Çanakkale Levrek - Ocak 2011

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında agartan tarafından paylaşıldı.

  1. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    14.834
    Beğeniler:
    2.251
    Şehir:
    İstanbul
    Sponsorlu Bağlantılar
    Merhabalar

    Sonu balıklı biten bir av gerçekleştirmeyeli çok zaman oldu.

    Hele hele son levrek avımdan bu yana nerdeyse 1.5 (yazıyla birbuçuk) sene geçmiş.
    Bu süre içinde sıklıkla ava gidemesem de gittiklerimden de ya boş döndüm, ya da benim limitim altında kalan balık (levrek) yakaladığım için eve balıksız, siteye raporsuz olarak dönüyordum.

    Balıksızlığımın ana sebeplerinden biri belki de balığın asıl olduğu varsayılan sabah gün ağarırken ve akşamüstü ile akşam saatlerinde balıkta olamamamdır. Belki de bu sadece bir bahanedir. Geçmişte yakaladığım balıkları şöyle bir hatırladığımda günün ve mevsimin her zamanında levreğin av verdiğini görebiliyorum. Nisan sonu, Temmuz ortası, Ağustos, Eylül vs.

    O zaman sorun yeterli sıklıkta balığa gidememek, doğru zamanda orada olamamak, balığın av vaat ettiği hava şartlarına sahip günlerde avlakta olamamak.
    Bir taraftan da bakıyorum ki; balık olsam burada yaşarım dediğim yerlerde, hemen herkes tarafından şiddetle önerilen hava ve su şartlarına sahip zamanlarda da ava gitmişim ama sonuç yine sıfır.

    Yukarıdaki saydığım tüm şartlarda favorim olan olmayan değişik birçok sahte ile denemeler yapıp, üstüne bir de çokça yayınlanan levrek avı raporlarını okudukça iyice kudurmaya başlamıştım.

    Bu kadar denemenin ve olumsuzluğun tek bir cevabı kalmıştı artık benim için. Benim avlaklarımda balık kalmamıştı.

    Bu arada balık vaat eden (davet edenlerce de yakalanan) avlaklara da davet edildim. Her çalışan gibi tek boş vakit hafta sonları olunca ve hafta sonları da kızım ve eşime ait olunca Balık Sevdam sadece sevda olarak kalıyordu.

    Ne olduysa geçtiğimiz ay oldu. Beklenmedik şekilde sınırsız boş vakit sahibi oldum. Bu duruma üzüldüm üzülmesine ama içten içe de planlar kurmaya başladım. Son beş senede online olmadan tatil bile yapamamıştım. İlk hedefim de bunun acısını çıkarmaktı.
    Son bir ayda ondan önceki bir senenin toplamı kadar balık avına gittim. Gittim ama sonuç yine sıfır.

    Tuhafiyecilerden birine tam “tığ” siparişi vermek üzereyken ben levrek avlamak istiyorum ve de hafta sonu yanındayım diyen kayınbiraderim Can (caldirmaz) aradı ve Cuma gece yarısı da geldi.

    Bu levreği ben de avlamak istiyorum ama nerdeeee. Kelin merhemi olsa kendi başına sürer değil mi?

    Çare yok. Bir çözüm bulacağım. Benim avlakların verimli olmadığı kesin. Uzak yakın gözetmeyeceğim yeni bir yere ihtiyaç var.

    Yeni bir avlak araştırırken imdadıma müthişaman Emre yetişti. Öyle bir tarif etti ki sanki kırk yıldır oraya gider de avlanırmışım gibi kolayca buldum. Aracı park ettiğimizde ilk gördüğümüz avlağa yayılmış kamışlar oldu. Avcı sayısı kamış sayısının dörtte biri kadardı. Tahmin edersiniz ki b hem iyi hem de kötü bir ilk etki bıraktı bizde. İyi tarafı balık vaat etmese bu kadar çok kamış olmazdı. Kötü tarafı hareket alanımız daralmıştı.
    Hemen üstümüzü değiştirip ava uygun hale geldikten sonra takımlarla beraber kumsala inip yakındaki avcıları selamlayıp hal hatır sorduk. Saat 11:00 sularıydı ve henüz kimse de balık (levrek) yoktu. Öğrendik ki bizimle birlikte orada olanlar çok uzaklardan gelmiş avcılardı. Bandırma’dan, Burhaniye’den....

    Bizim sahte yemler ilgilerini çekmişti. Bandırma’dan gelen avcı telefon hafızasındaki kaşıkla avlanmış bazı avlarını da gösterince biz iyice yerimizde duramaz olmuştuk. Gördüğümüz avların dopingi sözle yapılan teşviklerle birleşince muhabbeti daha fazla uzatmayıp at çek denemelerine başladık.

    Hava ara ara açıp kapatıyor, deniz genelde dalgalı ve rüzgarın azaldığı dönemlerde de çırpıntılıydı. Yani her şey uygundu ve biz de oradaydık.

    Oldukça uzun olan avlağın önce sağına doğru, sonra da soluna doğru denemelere devam ettik. Bir ara Can’dan Şeref diye bir bağırış duydum Hemen attığım sahtemi çektim ve ona doğru giderken suda bir sıplama gördüm. Bende adrenalin tavan yapmıştı. Yapmasın mı? O anda bir kere daha doğru yerde olduğumuza inanmıştım ama çok uzun sürmedi. Can bana bir şaka yapmıştı. Yakaladığının azman bir zargana olduğunu fark etmesine karşın ben yanına yaklaşana kadar bana çaktırmamıştı. Eh. En azından elimize balık değdi deyip denemelere devam ettik. Gün ilerledikçe umutlar azalmış, moraller düşmüştü. Ne bir takip, ne bir oynak, ne de sahtelere yapılan bir saldırı vardı. Dönüşe geçmek için sol baştan avlağın ortasına geldiğimizde saat 14:00 sularıydı. Bulunduğum yer taşlık ama olta attığım yer kumluktu. Ben çantamdaki bilmem kaçıncı sahteyi değiştirmiş ve Daiwa Saltiga 14.5 cm Chartreuse modelini taktım. At çek sonuç yok, at çek sonuç yok derken daha ancak boşluğunu aldığım oltam bir anda gerildi ve bu sefer de ben Can’a seslendim.

    Caaaaannn..

    Can zaten yakınımdaydı ve hem balığın direnişini hem de kamışın durumunu gördü. Bana hemen “karaya çık, karaya çık” diyerek taktik verdi. Ben de hem balığımı zaptedip, hem de geri geri yürüyerek karaya çıktım ve uğruna ne hayaller kurduğum levreği de karaya çıkardım.

    Hemen sahteyi balığın ağzından çıkardım. Ağzından sıkıca tutup suya sokup kumunu temizledim. Bu işlemler esnasında sonradan farkettiğim üzere elimde bir sürü ince kesik oluşmuştu. Bu satırları yazarken de sızım sızım sızlamakta.

    Benim sahte ile balık aldığımı gören yemciler de önce sahteye bakıp sonra da levrek hakkında yorumlarda bulundular. Balığın göçebe olmayıp yerli balık olduğuna kanaat getirdikten sonra bir tanesi el oltasına sahte takıp at çek yapmaya başladı.

    Levreği emniyete aldıktan sonra aynı bölgede çalışmalara devam ettiysek te saat 16:00 ya kadar ne biz de ne de diğerlerinde başkaca balık olmayınca avı sonlandırmaya karar verdik.
    Günlük kıyafetlerimizi giymek üzereyken aniden bastıran yağmur bizi bir miktar ıslattıysa da avlağı tam zamanında terk ettiğimize kanat getirerek eve dönüş yoluna geçtik.
    Evdekiler balıksız dönmemize alışkın olduklarından olsa gerek elimizdekini görünce pek bir şaşırdılar.

    Can’ın 22,5 aylık oğlu Deniz balığa parmağıyla dokunup o parmağı da ağzına götürerek yaladıktan sonra kararımızı verdik. Bu çocuk ta balıkçı olacaktı. Umarım o zamana kadar birkaç balığı koruyup saklayabiliriz.

    Balığı evde ölçüp tarttığımızda boyu 41 cm ve ağırlığı da 950 gr geldi.
    Hem kızımdan, hem Deniz’den balık için sevgi gösterileri gelince hemen balığı mutfağa alıp temizlemeye başladım. Bu ara da Can’da balık malzemelerimizin bakımlarıyla uğraşıyordu.
    Balığı daha çok olması açısından buğulama yapmaya karar vererek pişirdim. Bu kadarcık balığın hepimize yetmeyeceği aşikardı. Öncelik çocuklarda olmak üzere artan kısımlarını da 5 yetişkin olarak biz paylaştık. Deniz Levreğine bu kadar uzun süre ara verince nasıl bir lezzet olduğunu da yeniden hatırladık. Levreği hak ettiği şekilde! uğurlayarak gerek o avı, gerekse gelecekteki av hayallerimizi konuşarak geceyi sonlandırdık.

    Bir dahaki raporumun bu kadar uzun ara vermemesi ve peşine düşen herkesin yakalayabilmesi dileklerimle.

    Bu av için müthişaman nickli arkadaşımız Emre’ye avlağını benimle paylaştığı için özellikle teşekkür ediyorum

    Av yeri: Çanakkale
    Kamış: Abu Garcia 2.40
    Makine: Abu Garcia 103
    Misina: Okuma Sea Bass 0.26
    Sahte: Daiwa Saltiga Chartreuse 14.5 cm

    Kayda değer tüm levreklerimi Abu Garcia makine ve Okuma misina ile yakaladım ve bu ava kadar da epeydir kullanmıyordum. Acaba uğur faktörü de var mı ki işin içinde.

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.107
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    İSTANBUL
    Sponsorlu Bağlantılar
    Sevgili Şeref,
    senin adına çok sevindim.Şeytanın bacağını kırmışsın.Darısı bizim başımıza ama
    malesef bu sezon yazdan beri elime olta alamadım.Eylülde birkaç lfer seferi o kadar..
    Artık önmüzdeki maçlara bakacağız...
     
  3. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.060
    Beğeniler:
    66
    Şehir:
    İstanbul
    Şeref Bey,bana avlağımı,çok sevdiğim Çanakkale'yi getiren muhteşem avınız ve raporunuz için teşekkür ve tebrik ediyorum.Sanki oraların kokusunu alır gibi oldum.
    Sabah suyunu kaçırmasaydınız daha da güzelleri gelirdi.Hafta içi sakin zamanlarını yakalarsanız sabah suyu spinde en verimli zamanları(Çoban köpeklerine dikkat).
    Oradaki avcı arkadaşların namını yakın köydeki bir yemci arkadaştan duymuş,kendileriyle tanışamamıştım.
    Tekrar tebrik ediyorum.
     
  4. hunter

    hunter Organizayon Sorumlusu Organizasyon Sorumlusu

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.656
    Beğeniler:
    176
    Şehir:
    İstanbul-Pendik
    Tebrikler Sevgili Şeref,
    Seninde çok sık balık için vaktin olmadığını biliyorum,söylediğin süreden sonra bu balık hem büyük bir zevk,hemde mutlukuk vermiştir eminim. :)
    Devamları rast gelmesi dileklerimle.
     
  5. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.060
    Beğeniler:
    66
    Şehir:
    İstanbul
    Fotoğrafları şimdi daha iyi inceledim.Bu havada dalan yemler,çok ağır devirde iyi çalışıyor.Özellikle saltiga serisi.
    Uğur faktörüne kesinlikle inanıyorum.Yenileri olduğu halde uğurlu makine ve kamışımdan vazgeçemem.Diğerlerini dener yine uğurluma dönerim.:)

    Deniz ve hava levrek için mükemmelmiş...
     
  6. löngöz

    löngöz Daimi Üye

    Yaş:
    58
    Kayıt:
    5 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.786
    Beğeniler:
    12
    Şehir:
    İZMİR,AKYAKA
    kutlarım Şeref ,şeytanın bacağını kırdın derim,,hiç ara vemeden son sürat ava devam ,,rasgelsin....
     
  7. sonder

    sonder Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrik ederim Şeref, kendim tutmuş kadar keyif aldım, harikasın

    bassterra yı balkona mı koydun? icraat?
     
  8. ArateuS

    ArateuS Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    517
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    İstanbul
    Memleketimin Levreğide amma yakışıklı be Şeref abi :)
    tebrik ederim :)
     
  9. Fatih Koç

    Fatih Koç Üyelik İptal

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    25 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.221
    Beğeniler:
    8
    Tebrik ederim..
    devamıda gelir inşallah..
    O güzelliğe uzak kalmak çok zor olsa gerek..
     
  10. Aybata74

    Aybata74 Aktif Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    736
    Beğeniler:
    10
    Şehir:
    İstanbul
    Sessiz ve derinden gitmişsin yine Şeref abi, O kadar oltanın arasından balık avcısını bulmuş, tabi bu arada nokta atışı avlak içinde Emre size yardımcı olmuş :)
    Daha iyilerine herdaim rastgele abi...
     
  11. Sponsorlu Bağlantılar

Sayfayı Paylaş