Çapari yapımında az sayıda bildiklerim ve öğrenmek istediklerim...

Konu, 'Çapariler' kısmında ozgurarslan tarafından paylaşıldı.

  1. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.047
    Beğeniler:
    285
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa) ve Silivri
    Sponsorlu Bağlantılar
    hepsinden vazgeçtim. sadece adamlar bu örnek gösterdiğim çaparinin palasında (o kırmızı olan) oje benzeri madde ne olabilir? o konudaki fikirlerinizi almak isterim en azından.
     
  2. drasty41

    drasty41 Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    11 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    663
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    Kocaeli/Derince
  3. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.047
    Beğeniler:
    285
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa) ve Silivri
    ben de tam ama tam bu şekilde yapıyorum. arkadaş sarılı sim grubu kullanıyor, ben ona bir iki parlak kesilmiş simlerden (yaklaşık 25-30 cm olarak piyasada bulunan) ekliyorum.
    pek az yanıt alabildim bu hususta, bugün cuma diye sanırım, belki hafta sonu ustalar okuyup daha geniş bilgi verirler.
    şöyle bir yanlış anlaşılma oldu ise düzelteyim. kendi yaptığım çapariler yeterince sağlam, albenili ve balık alan çapariler. ben öncelikle palanın dibi en güzel görüneni (örnek fotoğrafta olduğu gibi) arıyorum.
    ustalardan şöyle yanıtlar bekliyorum: evet linkteki gibi bağla en doğrusu odur desinler. - bu arada değinmeden edemeyeceğim linkteki arkadaş --videoda çok net değil yanılıyor olabilirim ama -- sanki palanın ay kısmından ucuna goğru sarıyor, oysa ben ilk turu tesadüfi ama tüm simi ve misinayı yakalayıp kıstıracak şekilde atıp diğer turları paladan aya doğru, yani yukarı doğru diziyorum ki mantığım da öyle olması gerektiğini söylüyor düğümün.-
    ya da ojeyi sonradan boyama desinler. önceden köstekleri boya desinler. marker'la boya desinler. makara ipliği ile kazık bağı at sonra makara ipliği ile devam et desinler. çaparinin dibinde neden kırmızı renk kullanılageldiğini amacının ne olduğunu, başka renklerin kullanılıp kullanılamayacağını izah etsinler, bazı yabancı -isveç- hazır çaparilerde köstekler kısa ve boncuklu, bunun yararı olup olmadığını söylesinler.
    mesle şu; konunun başında da belirttiğim gibi balık varsa hazır takımla da yapma takımla da balık alınıyor. bence bilgilerimizi ve becerilerimizi geliştirerek değişik derinliklere değişik büyüklükte istavritlere (örneğin sadece kıraça var ise 8/10 takım ve 12-13 no iğne ile tam dolu alırken az kalın takımla 1-2 tane alınır, çok farkeder) nasıl takım dizmemiz gerektiği, tekenden ve kıyıdan beden kalınlıkları ve havaya ve akıntıya göre iskandil ağırlıkları farklarını derleyip toplayalım istiyorum. işin doğrusu arkadaşın videoda yaptığı sistem hem hızlı hem de sağlam. sadece vakti, keyfi ve merakı olan daha yavaş da olsa daha iyi takımlar yapabilir mi, yoksa son nokta bu musur? onu öğrenmek istedim.
    video linki için teşekkürler. umarım hafta sonu daha çok balıkçı ağabeyimiz okur, daha çeşitli yanıtlar alırız.
    rastgele.
     
  4. drasty41

    drasty41 Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    11 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    663
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    Kocaeli/Derince
    Sevgili Özgür, birilerinin çıkıp en doğrusu budur demesine gerek yok sanırım, çeşitli denemeler yapmışsın, bunlardan en hoş görüneni, en aklına yatanını, sen tespit edip, ona yoğunlaşmalısın sanırım.Kösteğin üzerindeki nesne, sanırım bir kimyasal, ama onun yerine kauçuk boncuklardanda kullanabilirsin, renk,renk sana kolay gelsin Özgür kardeş rastgele.
     
  5. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.047
    Beğeniler:
    285
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa) ve Silivri
    geçtiğimiz yaz günde 2-3 takım hazırlıyordum hep. yaptığım işe "tamam budur" diyemedim hiç.
    çok çeşitli renklerle ve iğnelerle denemeler yaptım. bu sebeple "hazır takım" gibi -özellikle de örneğini verdiğim hazır takım gibi- takım hazırlayabilmem için yardımlarınızı istiyorum.

    rastgele...
     

    Ekli Dosyalar:

  6. drasty41

    drasty41 Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    11 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    663
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    Kocaeli/Derince
    Özgür gördüğüm kadarıyla simleri çok bol kullanmışsın, biraz azaltmanı öneririm.Kolay gelsin.
     
  7. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.047
    Beğeniler:
    285
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa) ve Silivri
    evet simleri bol kullandığımın farkındayıp. arap yağı bol bulunca... :)
    geçtiğimiz yaz ilk denemelerimi yaparken, sanki pizzada ne kadar bol malzeme o kadar iyidir gibi bir yanlış inanışla yaklaştım. neredeyse balık için ürkütücü olabilecek miktarlar kullandım. burada fotoğraflanan amatörce çaparilerim ciddi miktarda balık aldı. ancak bu bir kıstas değil, balık boldu ve hazır çapariler de aldı. yegane avantajım fc misina, istenilen köstek uzunluğu ve sayısı oldu, ki bu da birşeydir.

    çapari yapma yöntemi ile ilgili soruma "sen zaten deneye yanıla kendince bir yöntem bulmuşsun" diye tek yanıt aldım. bunun için de teşekkürler.
    ancak benim için önemlki bu konuya başka yanıtlar da istiyorum açıkçası. belki de kendimi ifade edemedim o sebeple yanıt alamıyorum diye her iki yöntemin de videolarını çekmeye çalışacağım. o zaman ustalardan daha doğrusu için yanıt alabileceğimi ümit ediyorum.

    ilgililere bildiğim kadarı ile yaptığım cihazın açıklamaları buradadır. umarım link ekleyebilmişimdir.

    http://www.baliksevdam.com/forum/fiber-tekneye-portatif-balik-bulucu-aparati-tasarimi-8266.html

    rastgele...
     
  8. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    1.995
    Beğeniler:
    2.622
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Bana göre de öyle ve biraz daha kısa olabilirler. Hazırlar da uzun gerçi.

    Eskiden balık bolluğunda kullandığımız martı tüyleri süperdi. Bulamayınca tavuk kanat teleğinden çıkardığım birkaç lifi bağlardım. Bunların ömürleri martınınkine göre azdı. Bazı iğneler kısa sürede tüysüz kaldığında dahi istavrit yakalanırdı.
    Çocuk denecek yaştayken 18 Martta (Ç.Havuzlar sahili) sandal kiralar istavrite giderdik. Sonra bir sandal alıp içine gizlice koyduğumuz tüfekle Kınalı kayalıklarından martı vurmaya başladık. Martı da sağlam kuş, vurulduğunda bile kaçıp gittiğinden neredeyse domuz saçması kullanırdık. Kolyoz olursa uskumru için de hindi tüyü koyu renkli olduğundan istavrit gelmeyeceği düşünülerek kullanılırdı. Bu hayvanları bulmak kolaydı. Feneryolu, inek çiftliği bile olan yerdi. Her taraf tavuk, koyun, hindi. Birkaç da insan. Bağdat caddesinin ortasından geçip hatboyu denilen yerden orduevine giden demiryolu vardı. O orduevi eskiden mühimmat bölüğüymüş. Şimdi demiryolunun bulunduğu yerde asfalt yol var, eski asfaltın bulduğu at kestanesi ağaçlarının arasındaki yaya kaldırımıydı.
    Bağdat caddesi ise tramvay yolu olan parke taştandı.

    Bu konuyu görünce benim gibiler de varmış diyerek sevindim. Balık tutmaya yeniden karar verince geçen kış yüzlerce çapari yaptım. Yüzlerce iğne değil yüzlerce takım çapari. Tutmak istediğim balığı değiştirince ve istavrit kıtlığından hiçbirini kullanmadım. 100-150 çapariyi de isteyenlere verdim. Hala torbalar dolusu çaparim var. İyi ki yapmışım kıtlık günleri için saklıyorum. Şimdi parmaklar kütük gibi, deri deniz suyundan ve toprakla uğraşmaktan gergedan derisine döndü. Karşı pencereden beni dikizleyen bir kadın dantel yaptığımı sanıp mahallede dedikodu çıkarmış. Bana soranlara dantel değil oya yapıyorum demiştim. Bu söylenti üzerine geceleri 3 e kadar manyak gibi çapari yapmaktan caydım. Kadından Allah razı olsun.

    Şu an parmakların durumu nedeniyle çapari benim için zor iş. Çapari imalatımın başında tuhafiyecilerden türlü çeşit kurdela, sim vs aldım. İğne bir zamanların normal boyutu 6 numara hatta 5 ten de yaptım. Sonra modaya uyup küçülttüm. Daha sonraları da balıkçı malzemesi satanlarda bu iş için çok güzel simler olduğunu görüp aldım. Benim sim makaraları hala duruyor. İmalatın son zamanlarında da Üsküdar'da bir uçları kırmızıya boyalı 0.12 den daha kalına kesilmiş köstekler buldum. Bunlardan da evde bir yerlerde demet demet var.

    Misinayı iğneye bağlarken simle birlikte bağlıyordum. Kapı ve pencere kolları arasına gerdiğim bedene de düğümsüz olarak köstek bağlama işinde manuel fabrikasyon imalatı hızına erişmiştim. Akord sistemi ile çalışan bir iş yerinde bu işi yapsaydım acayip para kazanırdım. Tekerlekli sandalyede oturup gerdiğim misinaların önünde bir uçtan diğerine 15 iğneyi çok kısa sürede bağlarken evde çapari koyacak yer kalmadığını görüp ve kadının yaydığı dantel dedikodusu ile son montaj işini bıraktım. Hazır iğne ve simi bağlı bir yığın kösteğim de var şimdi.

    Apartmanda yapılan mantolama işinden arakladığım yoğun straforları ekmek bıçağı ile doğrayıp çapari ve köstekleri üzerine takmıştım. Bu malzemeyi hala diğer oltalarımda kullanıyorum.
     
  9. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    1.995
    Beğeniler:
    2.622
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Özgür Bey,

    Yukarıda yazdıklarımdan örnek alıp benim düştüğüm duruma umarım ulaşmazsınız. Bu çapari imalatı balık avlamak gibi hastalık. Siz uzun yazdığınız için gaza gelip uzun yazmadım. Aklıma o günlerim geldi.:eek:
     
  10. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.047
    Beğeniler:
    285
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa) ve Silivri
    evet gerçekten hastalık. geçtiğimiz lüfer mevsimi (lüfer de sadece bir adet alabildim, isimleri de değişti balıkların, sarıkanata lüfer deniyor artık) daha doğrusu sarıkanat mevsimi çelik telli mantarlı hırsızlı takımlara kafayı takmıştım. bir tane fotoğrafı var yukarıda, gerçekten işe yarıyor, balığın kesmesi mümkün değil. tek sorunu çok kullanılınca tel eğer bükülürse metal yorgunluğu denilen şey oluyor, o noktadan kopuyor. ama ancak yemi takarken hep aynı yerden bükülürse oluyor. rezistans teli kullanıyor başka yapanlar, ben paslanmaz tel kullanıyorum. belki onların kullandığı daha esnektir.
    çapari meselesine gelince ben dediğiniz kadar çok takım yapacak hıza erişmedim, ancak yaptığım işten emin olursam eminim erişirim bir ara.

    bunlar büyüklerin oyuncakları gibi, rapalalar da öyle. bazı sahteleri kullanmak için değil de bu renkte bir oyuncağım olsun diye aldığıma eminim, şekerleme gibi şeyler.

    çapariler de rengarenk tüyleri ile albenili çok. ben pahalı olmasına rağmen büyük mantarlardan ince uzun parçalar kesip sarıyorum takımları. bizim XPS dediğimiz mavi ya da pembe strofordan çok daha dayanıklı, kayıp hiç yok, takımı kaybedersem başka takımı sarıyorum. evet pahalı.
    sadece kolyoz ve palamut takımlarında köstek boyları uzun ve köstek sayısı fazla olduğundan strofor kullanıyorum sarmak için.
    zaten halka alinde satılanlar çapariler var ya, öyle sarmayı denemedim bile, açması da nispeten zahmetli, ben köstek boyunda ince uzun mantarlardan anında çapariyi açabiliyorum, zaten piyasa da da köpük çapari diye satılan yöntem.

    düğümler ve yöntemleri de büyüleyici. tek sorun eğer aynı iş için fazla sayıda düğüm öğrenirsen teknede bir anda kafan karışabiliyor. bir yönteme güvenip elini ona alıştırmakta fayda var.

    çapari düğümü ile ilgili video yüklemeye çalışıyorum şu an. ilk videom ve ilk youtube denemem olduğu için pek başarılı olmayacak. biraz parlamoş görüntü. umarım sorumu anlatabilirim böylelikle.

    teşekkürler ve rastgele...
     
  11. Sponsorlu Bağlantılar

Sayfayı Paylaş