İskorpit Balığı

Konu, 'Deniz Canlıları ve Balık Çeşitlerine Genel Bakış' kısmında Arif tarafından paylaşıldı.

  1. Arif

    Arif Admin Site Admin

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    416
    Beğeniler:
    115
    Şehir:
    İZMİR
    Sponsorlu Bağlantılar
    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]



    İSKORPİT
    Perciformes Scorpaenidae
    Scorpaena scrofa​



    Scorpaenidae familyasından olan iskorpit balıklarının iki türü denizlerimizin sahil bölgelerinde yaşarlar.

    Bilimsel adı Scorpaena scrofa olan iskorpitin ortalama boyu 20cm. olup, 30 cm.’e kadar olanlarına da rastlanır. Scorpaena ustulata bilimsel adıyla tanımlanan küçük iskorpitin veya sıçan iskorpitinin boyu 15 santimi geçmez.

    Dünyanın hem en güzel, hem de en çirkin balıklan olan iskorpitlerin dünya üzerindeki ılık denizlerde üç yüze yakın türü vardır. Ayrıca bu familyada dünyanın en zehirli balıkları bulunur. Bunların arasında çevresine renkleri ve yapısıyla en iyi uyum sağlayan ve görülmesi hemen hemen imkansız olan taş balığı da bulunur.

    İskorpit, trakonya ve varsam kadar kuvvetli zehiri olmasa bile, dikenlerinde zehir taşıyan ve vuran balıklardandır.

    İskorpitin tüm vücudu dikenlerle kaplıdır. Birinci sırt yüzgecinin on bir dikeni, anüs yüzgecinin üç, karın yüzgecinin de bir dikeni zehirlidir. Gövdesi koni biçiminde olan iskorpit balığının iri kafası eğri büğrü olup, dikenlerle kaplıdır. Dipte yaşayan balıklardan olduğu için gözleri yukarı, kafasının üstüne doğru yerleşmiştir. Çok geniş olan ağzının kenarları aşağı doğru bir eğim yapar. Alt çene, üst çeneye oranla daha ileri çıkık olup çenelerinde kesici dişler yoktur.

    Tembel, hareketsiz ve devamlı dipte yatan bir balık olmasına rağmen tüm yüzgeçleri mükemmel gelişmiştir.

    Taşlık, kayalık ve mağaralık mahallerde yaşar. Bütün denizlerimizde yaşayan iskorpit yerli balıklar arasındadır.

    Kışın derin sulara çekilir, ilkbahardan itibaren kıyı sulara sokulur. Ağustos-eylül aylarında taşlık sahillerde bol miktarda görülür.

    İskorpitin derisi çok sert, üstü koyu kahverengi, yanları alacalı kahverengi ve kırmızı, karnı turuncu ve beyazdır. Pulları deriye iyice intibak etmiştir. Rengini yaşadığı ortama göre uydurabilen iskorpit balığı küçük balıklar, deniz kurtları, balık yavrularıyla geçinir. İskorpitler yaz aylarında ürerler ve üç bine yakın yumurta dökerler. Yumurtalar kuytu yerlere döküldüğü için yaşama şansları yüksektir.

    Dikenleri zehirli ve vuran balıklardan olduğu için oltaya geldiği zaman veya ağdan alınırken dikkatli olmak gerekir. Kolayca ölmediğinden çavalya içinde hareketsiz yatmasına aldanmamak lazımdır. Şanssızlık veya dikkatsizlik eseri zehirli iğnesine maruz kalındığında iğnenin battığı yere amonyak sürülmelidir. Bu işlem yapılmazsa kısa zamanda iğne yeri şişer, hissizleşir ve uzun süre ağrır. Ağrı dayanılmayacak hale gelirse bir eczaneye veya doktora görünmenin yararı vardır.

    İskorpitin ağzından iğneyi çıkarmak veya canlı yem olarak kullanılmak üzere iğne takmak için sağ veya sol elin işaret ve baş parmaklarıyla ağzından tutulur. İskorpit, sinarit avında dip sürütmesi takımında canlı olarak kullanılan en makbul yemlerden biridir. İğneye takılı olduğu halde çabuk ölmemesi ve hareketli olması, kırmızıya çalan rengi sinarit balığını kıskandırır ve oltaya atlamasını sağlar.

    Eti beyaz ve çok lezzetli olan iskorpitin tulumu çıkarılıp çorbası, tavası, pilakisi ve buğulaması yapılır.

    İskorpit Avı

    Yaz ortasında, özellikle ağustos ayında iskorpitler ılık suları sevdikleri için sahile yaklaşırlar. Gece ve gündüz, sahilden veya sandaldan olta ile avcılığı yapılır. Bu mevsimde fanyalı ağlarla yapılan avı da çok iyi sonuç verir. Çok dikenli bir balık olduğu için ağdan temizlenmesi zor olsa bile etinin lezzeti bu zahmete değer.

    İSKORPİT TAKIMLARI

    a) Zokalı Takım

    Zokalı iskorpit takımı zokalı lüfer takımının hemen hemen aynıdır. Ancak köstek bölümü 2.5 kulaç yerine 1 kulaçtır. 50 metre uzunluğunda 0.40’lık misina kelebeğe (mantara) sarıldıktan sonra ucuna 1.5 cm.’ lik bir fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer gözüne 1 karış uzunluğunda 0.35’lik bir misina bağlandıktan sonra bu parça 10-15 gr.’lık ortası delik bir kıstırmadan geçirilip ucu 1.5 cm.’lik bir fırdöndüye bağlanır. Fırdöndünün diğer gözüne 1 kulaç uzunluğunda 0.35’lik misina bağlandıktan sonra ucuna 3/0 iğnesi olan lüfer zokası takılır.

    b) Köstekli Takım

    Köstekli iskorpit takımı da mercan takımının bir benzeridir. 50 metre uzunluğunda 0.40’lık misina kelebeğe (mantara) sarılıp ucuna 1.5 cm.’lik bir fırdöndü takılır. Fırdöndünün boş gözüne 1 kulaç uzunluğunda 0.35’lik misina bağlandıktan sonra misinanın diğer ucu 60-70 gr. ‘lık çift gözlü bir iskandilin birinci gözüne bağlanır. İskandilin diğer gözüne 30 cm. uzunluğunda 0.35’lik misina takıldıktan sonra bunun da ucuna no. 1/0 iğne bağlanır. Av mahalline gelindiği zaman oltaya istavrit veya izmaritten kesilmiş yaprak yem takılır ve suya koy verilir. Zoka veya iskandil dibe yatırılıp olta birkaç karış yukarı alınır. Bu işlem yeme hareket verdiği için balık tarafından görülmesini sağlar. İskorpit yeme atladıktan sonra olta çalınıp yukarı çekilir. Baş ve işaret parmaklarıyla balığın ağzı tutulup iğne çıkarılır.
     
  2. 35fish

    35fish Aktif Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    26 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    1
    Sponsorlu Bağlantılar
    Paylaşım için teşekkürler.
     
  3. mctymn

    mctymn Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    18 Eylül 2010
    Mesajlar:
    183
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    İstanbul
    Paylaşım için teşekkürler...
     
  4. Sponsorlu Bağlantılar

Sayfayı Paylaş