Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

‘Boğaz’daki avlanma yüzünden 30 balık türü yok olmak üzere’

Konu, 'Genel Konular' kısmında Önder Kanığ tarafından paylaşıldı.

  1. Önder Kanığ

    Önder Kanığ Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    17 Şubat 2013
    Mesajlar:
    4.115
    Beğeniler:
    4.220
    Şehir:
    İstanbul
    Tüm gönül dostlarına merhaba,

    Haber türk Gazetesi’nden Serkan Akkoç’un haberini sizinle paylaşmak istedim.

    Marmara Denizi’ndeki 30’a yakın balık türü, kaçak avcılık, yönetim boşluğu, denetimsizlik ve kirlilik gibi etkenler nedeniyle ya yok olma tehlikesiyle karşı karşıya ya da yok olmuş durumda. Büyük gırgır teknelerinin, balıkların henüz üreme aşamasında göç yolu olarak kullandığı İstanbul Boğazı’nda ağlarını atmaları balık nesillerine zarar veriyor. Türkiye’deki balıkçılar, gelişmiş ülkelerde uygulanan “Kota Sistemi” ve “Bölgesel Balıkçılık” sistemlerinin hiçbirini kabul etmiyor. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saadet Karakulak, balıkçılık yönetiminin iyileştirilmesi ve İstanbul Boğazı’nın bir an önce avcılığa kapatılması gerektiğine işaret ediyor.

    Birileri sesimizi duymaya başlayacak mı ne dersiniz ?

    İÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saadet Karakulak, Marmara’da balık stoklarının alarm verdiğini belirtirken, “İstanbul Boğazı gırgır balıkçılığına kapatılmalı” uyarısında da bulundu.
    1034976_detay.jpg
    ‘2000’DE BALIKÇILIK ÇÖKTÜ’

    Türkiye’de balıkçılığın 1980’li yıllardan sonra hükümetlerin desteğiyle artış gösterdiğini, 90’lı yıllardan sonra balık stoklarının azalmaya başladığını belirten Karakulak, 2000 yılında balık avcılığının çöktüğünü hatırlattı. Karakulak, Türkiye’de balıkçılık sektöründe bir başıboşluk bulunduğunu dile getirirken, “Denizlerimizdeki balık stokumuzla ilgili hiçbir veri yok. Balıkçıların av güçlerini, avladığı balık çeşitlerini ve miktarlarını doğru tespit edemiyoruz. Bu bilgiler elimizde olmadığı için balıkçılığı da yönetemiyoruz. ‘Hangi balık türünden, ne kadar avlanılabilir? Kaç balıkçı teknesinin çalışması lazım?’ bilemiyoruz. Avlanma zamanları, av araçları, balık türleri ve boylarıyla ilgili getirilen yasaklar denetimsizlik nedeniyle yetersiz kalıyor” dedi.

    ‘BALIK ÇIKIŞ NOKTALARI KONTROL EDİLMELİ’
    İllegal avcılığın çok fazla yapıldığını belirten Karakulak, “Trol avcılığı, Marmara Denizi’nde 1970’te yasaklanmış. Ancak trol teknelerinin sayısı her geçen gün artıyor. AB uyum yasaları çerçevesinde her balıkçının bakanlığın oluşturduğu sisteme girerek avladığı balıkları kaydetmesi gerekiyordu. Şu an balıkçı istediği yerden balığını çıkarıyor ve o bölgelerde denetleyen kontrol eden hiç kimse yok. Bu yüzden av miktarları da doğru olarak belirlenemiyor” dedi.

    ‘CİHAZLAR KAPALI TUTULUYOR’
    Karakulak, yurtdışı uygulamalara bakıldığında balıkçı teknelerinin, elektronik izleme sistemleri sayesinde Sahil Güvenlik merkezlerinden takip edilip, yasak bölgeye girmesi halinde teknenin yanına bile gitmeden ağır cezai yaptırımlar uygulandığını söyledi. Türkiye’deki teknelerde de bu cihazların var olduğunu belirten Karakulak, “Ancak balıkçıların büyük bir bölümü bu cihazları kapalı tuttuğu için Sahil Güvenlik, balıkçıları denizde yakalamaya çalışıyor. Bu da denetimi zorlaştırıyor” diye konuştu.

    ‘BALIK NEREDE BALIKÇILAR ORADA’
    Karakulak, “Balık nerede balıkçılar orada. Herkes kota ölçüsünde avlasa, fiyatlar çok fazla düşmeyecek ve kaynak korunmuş olacak” dedi. Marmara Denizi’nin endüstriyel balıkçılık için çok önemli bir alan olduğunu belirten Karakulak, “Palamut, lüfer, hamsi, istavrit gibi türler balıkçılığımız için önemli türler. Bu türler ilkbaharda üremek için Ege’den, Marmara’yı kullanarak Karadeniz’e göç eder. Yazın üremesini gerçekleştirdikten sonra eylül itibarıyla Boğazları kullanarak geri dönerler. Bu balıkların bir bölümü Marmara Denizi’nde kalır ve yatak yapardı. Hamsiyi, lüferi, orkinosu, kılıç balığını kış aylarında da Marmara’da bulabilirdik. Sadece illegal avcılık değil, kirliliğin de etkisiyle Marmara’da bazı türlerimiz azalmaya başladı, bazı türlerimiz kayboldu. Şu an Marmara Denizi’ne orkinos yok denecek kadar az, uskumru kayboldu” diye konuştu.
    indir.jpg
     

    Ekli Dosyalar:

  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.780
    Beğeniler:
    8.140
    Şehir:
    İstanbul
    Her bir damla ileri de belki göl olur sesimizi duymayı başarırlar. Umarım geç kalınmaz.
     
    Musti.barut ve Önder Kanığ bunu beğendi.
  4. pars

    pars Aktif Üye

    Kayıt:
    22 Haziran 2013
    Mesajlar:
    209
    Beğeniler:
    389
    Şehir:
    istanbul
    Herkesin bildiğini neden yetkililer görmez! Balığı tutmasınıda, pişirmesinide, yemesini de bilmiyoruz!
     
    Önder Kanığ ve Musti.barut bunu beğendi.
  5. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.725
    Beğeniler:
    5.727
    Şehir:
    İstanbul
    Bu konuda devletin adı var kendi yok, bizim de buralarda sesimiz çok ama baskı unsuru olamıyoruz.
    Bu şartlarda balıklar yok olmaya devam eder.. :(
     
    Önder Kanığ ve Musti.barut bunu beğendi.
  6. uur34

    uur34 Yeni Üye

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    25 Ocak 2015
    Mesajlar:
    10
    Beğeniler:
    1
    çok yazık..
     
  7. Musti.barut

    Musti.barut Daimi Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    26 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.359
    Beğeniler:
    1.245
    Şehir:
    terkoz/ Arnavutköy / istanbul
    Abi bu iş dillendikçe vede acı ama gerçek olan örneklerle karşılaştıkça amatör ruhu taşıyan her avcının bilinç altına yerleşmesi gerek bu hassas konunun birlikte hareket edersek sesimizi bir çok kuruma duyurabiliriz diye düşünüyorum..
    ama Şeref abinin dediği gibi
    devletin adı var kendi yok
    türkiye o kadar enteresan bir ülke ki zırt pırt Kanun değiştirmede dünyada birinciyiz ama iş denetime geldiğinde avrupada sonuncuyuz böyle bir ülkeyiz
    konuşacak çok şey varda neyse
     
    Önder Kanığ ve gürbüz bunu beğendi.
  8. bosporus fisher

    bosporus fisher Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    267
    Beğeniler:
    481
    Şehir:
    istanbul
    Su urunleri universite yetkilileriyle gorusup bogazda tv kanallarini cagirip hep birlikte sesimizi yetkililere duyuralim.Forumlardan facebook tweter ne varsa habeeleselim.Boyle aramizda konusup boe iki yetkilinin aciklama yapmasiyla bu is olmayacak.Ben hazirim varmi baska katilan?
     
  9. Erol 61

    Erol 61 Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2015
    Mesajlar:
    2.083
    Beğeniler:
    1.482
    Şehir:
    İstanbul
    Vallahi ben size şöyle söyleyeyim Sarıyer sahil guvenlikde komutan çok samimi arkadaşım var ismi yavuz kanay güzel bi adamdir anlayışlidir birgün tarabyada rapala yuzduruyorum tak adam geldi önüme çevirdi ağı bağırdım napiyosunuz gelin kaldirimdan atın dedim tık yok aradım komutanı aga gel dedim böyle böyle geldi bende izliyorum 4 dk sürmedi aradı Erol dedi napiyosun sen noldu dedim yemedimi dedim oğlum kaç kişi aradı telsiz susmuyor dedi anladinizmi bakın benim babam Gayrettepe de 3 yıldız di emekli oldu ama çevre çok bigün durumu anlattım babama bakalım dedi ama birsey söyleyim babam bile oğlum onların boğazda balık tutmamalari için çok büyük para ödenmesi lazım dedi öyle askerle valiyle olacak is deyil dedi biz kalkip 5 bin kişi tv ye ciksak inanın basaramayiz He şunu yapa biliriz bot lara binip onlara kafa tutabiliriz taşlaya biliriz ağ attirmamaya çalışa biliriz ama işi gücü bırakıp bunlarla ugrasmamiz lazım yapabilirmiyiz sizce kaç kişi dener varsa tamam diyen bende varım iki olduk
     
    Önder Kanığ ve gürbüz bunu beğendi.
  10. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.866
    Beğeniler:
    4.140
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Balığı yoksul fakir yese vallahi de gözüm yok, afiyet olsun kurutsunlar kökünü, ama zaten fakir yemiyor balığı.. Yem fabrikaları yiyor, yani eninde sonunda biz yiyoruz o balığı.. O yüzden fiyat düşmesin, ben pahalı yemeye devam edeyim, balıkçı kazansın, aradaki çakalları devreden çıkartacak bir sistem değişikliği olmazsa bu işin sonu gelmez, kimse kota mota anlamaz.. Ceza yeme pahasına atar ağını adam.. Hem denizi kurutuyorlar hem de birşey kazanamıyorlar, 2 sene önce Skytürk kanalında bir muhabir belgesel tadında bir program çekmişti, balıkçıları sezon boyunca alışta ve satışta, ağcısından tezgahcısına kadar izleyerek, ve sonunda hiç biri tatmin olmamıştı kazandığı paradan çünkü çok balık tutulunca fiyat düşüyor mecbur satacak adam, bişey kazanamıyor, az tutunca da birşey kazanamıyor, tabi bu normal balıkçılar için gecerli, buzhanesiyle vs ile bu işi karaborsa gibi yöneten kodamanlar da var esas parayı herzaman onlar kazanıyor.. Yani sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır..
     
    Musti.barut ve Önder Kanığ bunu beğendi.
  11. hakandaspinar

    hakandaspinar Aktif Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    8 Mart 2015
    Mesajlar:
    132
    Beğeniler:
    112
    bizim insanımız aç gözlü işte cevre bilinci oluşmazsa yeni nesilde böyle devam edicek kurutucaklar boğazı sonunda çok yazık