Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

1 Haftalık Bodrum Atçek raporu (Spinle baraküda,dev kalamar,çupra,palamut)

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Theseus tarafından paylaşıldı.

  1. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Yıllar sonra ilk de fa bu yaz uzun bir tatile çıkabildim.Şanssızlık bu ya bu defa 11 aylık evliydim,yani tatil planını tek yapamazdım

    Seçenekler Bodrum ve Datça olunca ilk işim avlak araştırmak oldu. Forumdan Emre arkadaşımızın Gümüşlük raporları ve bir dostumun tavsiyesi üzerine eşime Gümüşlükte ısrarcı olduğumu bildirdim (Tabii balık için olduğunu söylemeden )

    Uçak biletleri alındı çantalar hazırlandı.Yarım bavul kıyafetim olmasına rağmen,1 spor sırt çantası dolusu sahte +2 kutu aparat + 1 adet kılıfında 2 parça 2.40 Shimano spin kamış yüklendim.

    Kırılgan kamışı kavga dövüş yanıma alıp kabine soktum,zaten uçağa son dakika yetişmiştik,fazla tartışma çıkaramadılar.Yok boyu kör bastonu gibi elimdeydi yavrucak

    Bodruma,ordan Gümüşlükteki bir tatil köyü içindeki ufak hotele gittik. Daha önce telefonda otelin sahibiyle otellerini apart gibi kullanıp kendi yemeğimizi pişireceğimizi anlatmış kabul ettirmiştik. Öyle ya yakalayacağım balıkları ne yapacaktım??? Odayı gezerken yemek için yeterli techizatın olmadığını görünce hemen arızaya bağladım,otel sahibi de kaçırmamak için; ne var canım siz tutun aşçımız pişirsin dedi. Sevindiğimi belli etmedim


    Eşyaları bıraktıktan sonra sahile indim ve çevreyi kolaçana başladım.

    Kendime uygun birkaç bölge belirledim fakat at çeke başlamak için yazlıkçıların evlerine çekilmelerini beklemek zorundaydım. Bu sırada da odaya gidip klips,sahte ve makinayı gözden geçirdim,biraz sahilde oturdum.

    Ve saat 7 ye yaklaşıyor,güneş alçalıp iyice kızarıyordu.Yavaştan sırt çantamı yüklenip yola düştüm. Belirlediğim avlak; açık denize sitenin yaptırdığı kaya ve betondan büyük bir dalgakırandı. Üzeri çok geniş olduğundan bolca şezlong ve güneş şemsiyesiyle doluydu. Site sakinleri gündüz burada güneşleniyor ve dalgakıran sayesinde iç tarafı havuza dönen sakin yerde denize giriyordu.

    Gittiğimde iç taharta hala batan güneşin tadını çıkaran ve suya giren emekliler vardı. İstifimi bozmadan onlarda uzakta kamışı çıkarıp birleştirdim,ağır ağır makinayı taktım,misinayı geçirip çantadan 40-50 sahte arasından alacakaranlıkta iş yapacak su üstülere ve az dalarlılara baktım,birkaç tane seçip cebime koydum ve birini klipse taktım.

    İç tarafta hala yüzenler olduğundan dışa,açık denize doğru olan tarafa geçip,millete görünmeden kayaların üstünden atçek yapacaktım. Öyle ya daha yeni gelmişim,gündüz gündüz göze batmak istemem.

    Hem antrenman hem de sahayı araştırmak için yavaştan işe koyuldum,vınlayan kamış sesi,yakalanan balık şapırtısı gibi reklam kokan hareketlerden uzak durarak; hafif hafif takıldım bir süre.Yaklaşık 20 dk sonra son inatçı tayfa da yerlerine çekilince çantamı toplayıp şezlongların arasından geçerek mendireğin köşesine geldim. L şeklindeki mendireğin ordasında durup beyaza yakın 9 cm sahteyle rüzgara karşı kavgaya giriştim.Bulunduğum yer sudan 3 metre kadar yüksekteydi ve dev kayalar üzerinde bir yerdi,karanlıkta iş zor olacaktı,bu kesindi.

    Güneş batmış ortalık kızıllaşmıştı artık ve sağ bileğimde ilk vuruşu hissettim. İğneler saplanmasa da balık vardı;hem de büyük birşeyler vardı.
    Birkaç atış sonra sahteyi kıyıya yakınlaştırmışken;kayalara takmamak için sudan çıkıp çıkmadığına bakmak için gözler baykuş gibi yere bakarken aşağıda sahteye sağlam bir kuyruk darbesi geldi. Balığı değil ama o dagla ve hengame içinde beyaz köpükleri ve kuyruğu zar zor gördüm. Birilerini kızdırmış olmalıyım,ama az kaldı hesaplaşacağız beyzadeyle.

    Fırlattığım sahte rüzgardan ve hafif oluşundan en fazla 25-30 mt uzağa düşüyordu fakat parlayan deniz yüzeyinden sahteye doğru giden izleri görüyordum,takip vardı ama yüzgeç yoktu. Derken birden birşey yapıştı sahteye. Fakat kafa atma yok çekme yok.Kamışa asılıyorum 2 büklüm gene hayvan kaçmıyor,tamam dedim alaca karanlıkta bir yere taktım.İnat edip asılıp sudan çıkarma amaçlı kastırdım kamışı.Ne olacaksa olsun,sudan çıksın.Misina ve kamış ucundan o an sahtenin nerde olacağına baktığımda garip birşey gördüm : Gri-renksiz bir sırt kıyıdan 20 metrede göründü ve geri suya girip sahteden kurtuldu. Hayret dedim dev naylon poşet gibi balık...

    Kafamda mekanın yabancılığı sürerken sonunda ufak sahtemiz tokatı sinirli abiye çarpıverdi.Kamış büküldü,arka arkaya 3 saniyede 3 darbe ama kurtuluş yok,iğneler işini yapıyor. Kayalardan aşağı baktım,hayvanı yakında yakalamıştım ve çıkardığı şapırtı köpükler ve çırpınırken parlayan şey aşağıdaydı. Buranın amatör balıkçılarıyla da sabah konuşmuştum,hemen hepsi ya yemliyle çupra karagöz ya da ekmekle kefal peşinde ehlikeyiflerdi. Bu balık ne olabilirdi? Levrek mi? Umarım.

    Ne yazık ki kepçem yoktu,uçak kabinine alamazdım,zaten 15 kg bagaj hakkım var derken onsuz herşeyi göze alıp gelmiştim.Misinaya takıma güvenip kaldıracaktım.Kamışı aşağı balığa doğru indirip boşluğu sarıp kaldırıp aldım hayvanı bir anda,havalandırıp arka tarafımdaki şezlongların arasına betona yatırdım : 70/80 cm bir baraküda. Şaka bir yana kimse gülmesin ama ilk defa yakalıyordum. Güçlü balık hakkını vermek gerek.
    Bu kadar heyecan ilk günden yeter deyip 1 saatlik avı noktalayıp her iyi eş gibi karıma koca bir besin maddesiyle döndüm

    Ertesi akşam gene aynı yerde birkaç atış 2 vuruş ama tasmadan kurtulma sayesinde yakalayamayış ve hem daha aydınlık hem de daha sakin diye insanların suya girdiği dalgakıranın iç tarafına yöneldim. Önce yozurinin küçük mavi bir jigiyle başladım.Bir ara kıyıya yakın bir yerde öyle bir vuruş aldım ki tasma atmaya gücüm yetmedi.Balık plastik kaplı jigi ısırmış ve arka arkada 2 darbe vurmuştu.Bunu yapacak balık bir kaslı kalın gövdeli taş balığıydı ve tadını beğenmeyip jigi bırakmıştı.Kendisiyle tanışmak için sabahı bekleyecektim.

    Jigi bırakıp sahte makete geçtim.Bu defa uçtan açığa doğru atışa başladım. Bir süre sonra dün kamışı büken sırtını gördüğüm arkadaşlarla müşeref olacaktım. Aynen dünkü gibi ağır ağır sardığım sahte birden stop etti,tasmaladım kaçış yok vuruş yok. Sarıp kaldırdım ki koca bir poşet sudan çıkıyor,kolları sarkıyor ve çevreye su ve mürekkep fışkırtıyor

    Hayvan kafamın üstünden geçerken fark ettim ki kalamar ama ne kalamar,en az 1,5 kilo.Laap diye koydum betona. Bunu da ilk defa yakalamayı bırakın bu kadar büyüğünü ilk defa gördüm.
    2 dk sonra aynı yerden bir ikizini kaldırınca çevremde beni izleyen bazı yerliler bana küstü.

    Tamam dedim kimseler kızmasın,doldurdum poşete döndüm otele,sabah 3 canavarı teslim ettim hotelin aşçısına.

    Hani foto derseniz ; ilk 2 günde böyle birşey yaptıysam diğer günlerde boyumdam büyük birşeyler yakalar onu çekerim diyerek inanın bunları fotolamadım. Bari hiç değilse yağda unla kızarmış kalamar halkaları ve baraküda tabağını çekseydim diyorum . 5 kişi doydu,çevreye ikram ettik,birayla da iyi gitti,öhm...

    Sonraki günün sabahında jigi kapan arkadaşla tanışmak için aynı yerdeydim.10 dk sonra ağır ağır yüzen sahteye ve koluma arka arkaya 2 darbe indi.Bu defa iyi bir tasmayla ben karşılık verdim. Canavar misinanın ucundaydı.Kayalık olduğundan,ince misinayı kesmemesi için takıma güvenip çektim kamışı,boşu sardım,su yüzeyine yaklaştığını hissettiğim canavarı kaldırıp serdim betonun üstüne.
    Bu an kısa ve hava çok aydınlık olmadığından zor hatırlıyorum ama sudan çıkarken ne yaptım lan ben diye düşündüğümü hatırlıyorum.

    Canavarın boyunu kilosunu ölçmedim ama hiçbir tezgahta böyle büyük çupra görmedim. Fotoda sinarit gibi görünse de konik yuvarlak dişleri vardı.Kuyruktan tutan elimden boy tahminini size bırakıyorum:

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us


    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us



    Ertesi gün Bodrum merkeze gidip günlük koy turları yapan teknelerle geziye çıkmayı planlamıştık. Eşim havluları ben de oltamı hazırlıyordum normal olarak :harika:

    Yol boyu yat arkasından rapala,yozuri,popper vs denememe rağmen fotodaki ufak palamutu 7 cm jigle aldım. Kaptan dahil yolcular benden çok sevindiler nedense. İşin garibi palamutun o civara indiğinden haberim de yoktu.
    İstanbulda şu ara tezgahta 5 liraya satılan bir balığı yakaladın diye sevindin mi diyecek üyelerimize de cevabımı tahmin edersiniz :mad:

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us



    Ve son günün misafiri,bir iri sargoz:
    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Bunun dışında sargozdan sonra dalgasız kesimde yakaladığım ama karanlıkta ne olduğunu göremediğim balığı kaçırdım; kepçesiz,lambasız yardımcısız sadece tahmine dayalı su yüzeyine yaklaştırdığım hayvanı kamışı kaldırıp iskeleye alayım derken sudan çıkan kafasını saniyede 5 defa sallayarak sahteyi atıp hayatına devam etmiştir. % 90 çok büyük bir baraküdaydı. Suda 4 kişi devegüreşi yapmış gibi çalkantı ve köpük oluşmuştu

    Daha fazla sıkmamak adına salınan balıklar yazılmamıştır,dalgıçlar ve balıkçılarla yaptığım görüşme ve benim gözlemlerimle destekli olarak henüz levrek kıyılamamıştı. Bütün balıklar yozuri,rapala,strike pro, jig ve sahtelerle yakalanmıştır.
    Kamış : Shimano 2 parça 2.40 m,50 gr atar sert aksiyon.
    Makina :Shimano Exage 4000
    Misina : 0.25 fc kaplı naylon ve 0.19 örme iptir.
    Avlak: Bodrum Gümüşlük
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Verimli bir tatil olmuş, tatil dediğin böyle olmalı..:) tebrikler.
     
  4. ekvator1907

    ekvator1907 Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Haziran 2012
    Mesajlar:
    104
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    yer ile gök arası
    Tebrik ediyorum. Çupranın maşallah var çok güzel görünüyor. Orkinos yavrusundan bir kere tutmak nasip oldu, 1 metrelik baraküdadan daha iyi mücadele ediyor, onu yakalarken aldığım zevki başka balıktan alamadım. Daima rastgelsin
     
  5. lost_zombie

    lost_zombie Daimi Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    3 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.486
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bu sevdaya gönül veren herkesin hayali olan bir tatil yaşamışsınız.Balıklarında bolca sizi ziyaret etmesi gerçekten keyfe keyif katmış.Palamuta gelince o yakaladığınız yazılı orkinos yavrusu, yani İstanbul'daki tezgahta 5 liraya satılan palamut değil.
     
  6. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Palamutla-pardon orkinos yavrusuyla sargozu balıktan bıktığımız için kendimiz yemeyip otel çalışanlarına vermiştim. İyi etmişim galiba :p

    Birkaç fotosunu daha ekleyeyim:
    Yan fotoyu imageshacktan dizeltemedim pardon. Kedi de işin bonusu:

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Bu da birkaç saat sonraki hali:
    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us
     
  7. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikleriniz için teşekkürler arkadaşlar,sağolun. Dediğiniz gibi tam istediğim gibi bir tatildi. Umarım daha iyilerini yaşarsınız.
     
  8. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.715
    Beğeniler:
    5.716
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Genco,
    Harika bir tatil olmuş.
    O koca balıkları spin kamışla 3 metreye kaldırmak intihara eşdeğer olsa da şansın senin yanında olması hem orel nezdinde, hem de eşinin nezdinde seni kurtarmış..

    O kaldığın yerde satılık kiralık bir yer varsa durma yerleş derim.
    Sahteye gelmeyecek ne kadar balık varsa yakalamışsın. :D
    Ne çupra, ne sargoz sahteyle avlanabilecek balıklar değil.
    Senin durumuna kısmet, hatta ve hata bal derler.. :D

    Not: Yazılı orkinosun minimum avlama boyu 45 cm. Tekrar denk gelirse aklında olsun.
    Yakalanınca suda çılgın hareketler yapan balık muhtemelen lüfer/kofana..
    Lüfer yakalamışsan asla ve asla kafasını suyun üstüne çıkartmayacaksın. kamışın ucunu da suya sokup öyle çekeceksin her ne kadar senin pozisyonunda imkansız olsa da..
     
  9. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Hocam o şans bu bal;peki bu garibanın hiç mi yeteneği yok? :cool: Avatarımdaki 61 cm levreği de kimse yakalayamaz denilen Temmuz sıcağında öğleden önce gene spin-sahteyle yakalamıştım. Kabul edin biraz yetenek var bende :harika:
     
  10. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.863
    Beğeniler:
    4.131
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Tebrikler keyifle okudum raporunuzu:) Poşet gibi dediğiniz kalamar veya vatoz olabilir. Suyun üstünde şapur şupur eden ise lüfer veya ıskarmoz olabilir. Sargozun sahteye geldiği durumlara çok şahit oldum ancak çipuraya pek nadir, yemli ile bile gerektiğinde saatlerce beklenen bu balığın ağzına hele bi de sahteyi denk getirmek büyük kısmet her daim rastgele:)
     
  11. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Sağolun forumdaşlarım.

    Dediğiniz gibi hayvan palamut değil yazılı orkinos yavrusu galiba. Bilmediğimden palamut diye ısrar etmem de doğru değil.

    Yavru olduğunu bilsem yüzdürür kendine getirir sonra salardım. Küçük yeğeninin ağlamasına rağmen yakaladığı yavru balıkları gözyaşlarına prim vermeden suya iade adamım ben :)