Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

15 Aralık 2011, Bursa

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında agartan tarafından paylaşıldı.

  1. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.688
    Beğeniler:
    5.694
    Şehir:
    İstanbul
    Merhabalar

    Bundan yaklaşık bir ay kadar önce iş programım belli olmuştu ve 14 Aralık'ta Bursa'da olacaktım. Daha o gün içim kıpırdamaya başlamıştı.

    Bursa demek İrfan demek, Musa Kaptan demek, İrfan demek, Musa Kaptan demek se Levrek demekti. Hemen İrfan'la temasa geçip durumu bildirdim ve hiç şüphe etmediğim o olumlu yanıtı da aldım.

    Böylece bir ay önceden başladım levrek hayallerini kurmaya.

    Bu süre içinde ne yapacağız, nasıl yapacağız vs gibi konularla ilgili olarak telefonlaştık, yazıştık..

    Nihayet zaman geldi. Tarih 14 Aralık 2011 i gösterdiğinde saat 12:30 sularında
    Bursa'da işimizi yapacağımız adrese ulaşmıştık. İşle ilgili ilk ayarlamaları yapıp ekibe gerekli işleri paylaştırdıktan sonra sevgili İrfan'ı aradım ve o da bana -"Şimdi ben seni aramaktaydım" dedi ve hoşgeldin, beşgittin muhabbetlerinden sonra asıl konuya geçtik.

    Akşam saat 21:30 sularında İrfan ziyaretime geldi. Sarılıp kucaklaşıp hal hatır faslından sonra güzel bir "iskender" eşliğinde balıklardan ve geceki programdan konuştuk. Arada Musa Kaptan'ı arayıp balık durumlarını sorduk ve aldığımız olumlu haberler yüzümüzü güldürdü.

    İşim minimum geceyarısında bitebilirdi ve bu süre de zaman zaman sarkabiliyordu. Bu nedenle İrfan önden avlak bölgesine gidip gerekli hazırlıkları yapmaya koyuldu.

    Gün artık bitmiş ertesi günden de 3 saat kadar almışken işim bitmiş, özgürlüğüme kavuşmuştum.

    Ekibim Bursa'da kalmak istemediği için onları otogara götürüp bıraktım ve oradan da doğru avlak bölgesine. Hızlıca üzerimi değiştirip ava hazır hale geldim.

    Sevgili İrfan Musa Kaptan'dan tekneyi devralmış ve kararlaştırdığımız yerde beni bekliyordu. Hemen tekneye atladım ve usul usul avlanacağımız bölgeye doğru yollandık.

    İrfan av için gerekli olan herşeyi hazırlamıştı. En şanslı takımlarını bana ayırmıştı. Getirdiğim hiçbirşeyi kullanmama gerek kalmadı.

    Saat:04:00 ve sonrası..

    Gökte ay vardı. Su ise kıpırtısızdı. Misinaların hareketleri suda inanılmaz ışıltılar yayıyordu.

    Yem olarak teke kullanacaktık. Av ve avlak konusunda gerekli tüyoları aldıktan sonra takımları suya indirdik ve beklemeye başladık.

    İlk vuruş İrfan'ın oltasına geldi. Tasmalama başarısız olunca yemi kontrol etmek üzere takımı çekti ve yemi değiştirip tekrar suya salındı takım.

    Bir müddet hareketsiz gecen bekleyişten sonra benim oltamda da o beklenen tıkırtı vardı ama ne şans ki ben de tasmalamayı başaramayıp sonraki tıkırtıları beklemeye başladım.

    Derken İrfan'da bir hareketlenme, bir tasma ve balık oltada. Yüzümüzde gülücükler açarken ben kepçeyi aldım ve tekneye iyice yaklaşan balığı kepçeleyerek tekneye alıverdim.

    Bir çaaak hareketinden sonra keyfimizin yerine geldiğini söylemeye sanırım gerek yok..

    Balık ispendek kategorisinde ve yaklaşık 900 gr.

    Yakalanan balık orada başkalarının da olduğu hakkında içimizde çok daha fazla umut uyandırdı.

    Tekrar bir bekleyiş süreci ve bu sefer benden bir tasma.

    Tsmalamasına tasmaladım da balığı şöyle bir tarttığımda çok küçük bir şey olduğu belli.

    İrfan tabii ki meranın kurdu. "Minekoptur" dedi ve dediği gibi de el kadar bir minekop çektim.

    Yapılacak tek bir şey vardı. Büyü de gel deyip öperek ait olduğu yere uğurlamak.

    Kısa bir bekleyişin ardından İrfan'dan bir tasma daha ve ikinci İspendek. Bu da tahmini olarak 750-800 gr civarı.

    İkinci balık ta livara girdi ama biz aramızda konuşuyoruz. Beklediklerimiz bunlar değil, bunların babalarının da buralarda olması gerek ama yapacak ta birşey yok. Bir noktadan sonrası artık kısmet işi.

    Benim bir de fazladan sıkıntım var. İspendek bile olsa benim oltamı ziyaret etmemiş.. :(

    Aradan ne kadar zaman geçti tam hatırlamıyorum ama gün ağarmadan hemen önce oltama bir dokunuş hissettim ve uygun zamanı bekleyip tasmalayıverdim.

    Hah dedim, işte geliyor. ben çekiyorum, o çekiyor. Makina vızıldıyor, ben kalomayı sıkıyorum. Balık benim balığım, istediğim gibi çekiyorum, onunla mücadele ediyorum. İster gelsin, ister kaçsın... Ben o heyecanı yaşadım ya o bana yeter.

    kısa bir mücadeleden sonra kepçe mepçe beklemeden balığı oltayla tartıp alıverdim tekneye. İrfan bana bakıyor "abi naaptın" diye..

    Ben de "takımı çok sağlam hazırlamışsın, bişey olmaz deyip alıverdim içeri" dedim.

    Balık sonradan tarttığımda 2kg 200gr geldi.

    Bu levrekle beraber yüzümüz daha da gülmüş, neşemiz iyice artmıştı.

    Hava aydınlanmaya başlamış ve avlağa yeni tekneler gelmeye başlamıştı. Her tekne selam verip durumu soruyor ve ava başlıyordu.

    Yeni gelenlerle birlikte merada hareket alanı daralmış ve balık vurma olasılığı da azaldı (levrek sessizliği sever ya) diye düşünürken İrfan yine bir tasma attı ve sonradan 2kg olarak tarttığımız levrek te teknedeki yerini aldı.

    Yeni bir çaak faslı, tebrikler, yem kaptırmalar, (merada babacan karagözler ortaya çıktı) derken benim oltamda yeni bir tıkırtı vee tasma..

    İşte günün son balığı 1kg 700 gramlık bir levrek..

    Artık iyice sabah olmuş, ortalık kalabalıklaşmış ve iş saatleri yaklaşmış..
    Balığı bırakıp normal hayata dönmenin zamanı gelmiş biz istesek te, istemesekte..

    Motoru çalıştırp marinaya yollandık, üstümüzü değiştirip bir börekçiye uğrayıp karnımızı da doyurduktan sonra yola koyulduk.

    İrfan işine, ben istanbul'a..

    Sevgili arkadaşım. Sana çok teşekkür ederim. O güzel misafirperverliğin ve meradaki ustalığın sayesinde güzel bir av gecesi yaşadım ve ilk defa birden fazla levrek tuttum. Üstelik bir gece önceden de uykusuz olduğun halde..

    Levreklerden biri aynı akşam tuzdan yapılmış yatağına yatırılıp hakkıyla tüketildi.

    Tekrar tekrar teşekkürler..

    Herkese rastgelsin..


    Ekipmanlar:
    Bende tekne kamışı, ellilik okuma makina ve ikili sarkıtma yemli takım.
    İrfan'da Sportex zander spin kamış, Shimano Biomaster 4000 ve yiine ikili sarkıtma yemli takım.

    Şimdi de fotoğraflar

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 17 Aralık 2011
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. olmeca

    olmeca Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    2 Haziran 2010
    Mesajlar:
    94
    Beğeniler:
    0
    Şeref ağabey, tebrikler, sabah 2 saatlik at-çekten boş dönünce bu rapor ilaç gibi geldi :) Rastgele...
     
  4. mahmutignak

    mahmutignak Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    606
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İSTANBUL
    Hay maşallah...Harika bir av günü geçirmişiniz.Ellerinize sağlık.afiyet olsun
     
  5. sadi

    sadi Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2011
    Mesajlar:
    364
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    İstabul
    Maşallah..!
    Bu güzel avla ikinizide tebrik ederim abi.Harika balıklar kısmet olmuş,ne güzel :)
    Böylesine işten sonra uykusuz avların bu şekilde verimli olması en zevklisi ;)
    Paşalar bi harika görünüyo :)
    Kısmetiniz herdaim olsun abiler.
     
  6. hunter

    hunter Daimi Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.966
    Beğeniler:
    630
    Şehir:
    İstanbul-Pendik
    Sevgili Şeref,Sevgili İrfan,

    Bu avdan kısmende olsa haberim oldu,harika av yapmış,çok güzel balıklar almışsınız.

    Bursa seyehatin çok güzel değerlenmiş sevgili Şeref,İrfan'ın ev sahipiliğine zaten diyecek bir şey yok,insanı şımartan cinsden bir ev sahipliği,içden samimiyeti,beklentisiz ve karşılıksız yardımlaşması taktire şayandır,bunu İrfan'
    la ilk tanışan biri olarak çok iyi biliyorum.

    Her zaman rast gelmesi dileğimle.
     
  7. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.149
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bu avdan haberim vardı,benle de paylaşmıştın.Senin adına çok sevindim Şeref,
    İrfan'ın boş döndürdüğü bir misafiri olmamıştır.Sende bundan nasibini almışsın.
    Kısmet bana diyelim ve tebrikler...

    İrfan,
    sana da misafirperverliğin ve ağarladığın misafirleri mutlu mesut evine geri gönderdiğin için teşekkürler.
     
  8. Fatih Koç

    Fatih Koç Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    25 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    11
    Şeref abi ve İrfan Beyler canıma iskender çektirdiniz gece gece balık falan gözümde yok inanınki .. :)
    Abi şaka bir yana çok güzel bir av gecesi olmuş, dostlukta en güzeli böyle anları paylaşabilmek değilmidir..
    Gecenin köründe denizin orta yerinde fısır fısır konuşmak uykuya yenik düşmeyen muhabbetleri paylaşmak, sabah yenilen o börekler.. Birde oltaya gelen o güzellerden sonra yaşanan sevinç.. mımmmmm nefisssss..
    Canım hala iskender istiyor yaa :)
    Abi 2. resim olsa sadece dalgıç zannederdim seni ben gece avına dalış patiklerim ve dalış elbisemin bir kısmıyla gidiyorum sende öyle yapmış gibisin aynı :)
    Canı gönülden tebrikler..
    Önce o güzel dostluk ve paylaşımlarına..
    sonrada yapılan bu güzel ava..
    Selamlar..
     
  9. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.149
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İSTANBUL
    Fatih,
    Benim canım levrek çekerken,senin mesajını okudum.şimdi hem levrek hem iskender çekiyor :eek:
     
  10. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.761
    Beğeniler:
    8.120
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Şeref abi güzel av yapmışsınız. Kısmetine düşeni yakalamışsın :)

    İrfan'ım, Balıkların korkulu rüyası. :D

    Baliklar nerde yaşar, nerde gezerler hep rapor verirler. :p
     
  11. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.125
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    İstanbul
    Bu mera çok ilginç.Özellikle levreklerin her sabah uğradığı bir börekçi gibi.
    Ekibe...