Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

2011 Levrek Felsefesi Almanağı

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında flyingbass tarafından paylaşıldı.

  1. flyingbass

    flyingbass Üye

    Kayıt:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    33
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    bursa
    Selamlar ....
    2012 yılndaki güzellik ve saglık dolu 365 gün hepinizin olsun..
    Geçen yılda neler yapmısm levrek ugruna dedim de karsıma cıkan manzaralar asagıda;Şimdilik bu kadar vaktim vardı devamı gelecek..

    01.01.2011 yılbası gecesi sonrası saat 05.00
    Çanakkaledeyim.Gülpınar. Yine sabahın uyandıgı saatte elimde fly kamışım,(fly kamısını levrek avında kullanmanın essiz doyumu)hafif içine su alan (2.5 lire/saat) kasık cizmem, o meşhur üzerinde oynamalar yaptıgım ve tüm dostlarımın sırlarını anlamaya çalıştıkları kandırıcılarım.Yine hızlı hızlı adımlar klasigi....

    Av mekanımı seçmiştim.Bana yakın olması sebebi ile dönüş zor olur diye seçtiğim meradayım.20 dakika sonra at çek kandırıcım denizde dalga üzerinde sörf yapmaya baslamıştı bile.

    Kandırıcı ile levrek almak zor iştir maharet ister.Öncelikle aç olanını bulmanız gerekiyor sonra onu cezbetmeyi bileceksiniz her türlü oyun ve kur serbest...güzel olan bu zaten.Düşünsenize;o akıllı siz akıllı.Enteresan bir durum o yemek istiyor siz yedirmek..ama bu kadar kolay olmuyor.

    Tam üç saat kandırıcı dansı yaptırıyorum.Hatta öyle bir dans ki bütün salon dansı bırakmış bize bakıyor.Vakit geçiyor. Sanki yelkovan levrek, akrep ben olmuşuz.Birbirimizi kovalıyoruz.
    Beklemek diyemediginiz av bu av türü.Çalışmanız gerekiyor bu avda, tembel işi değil.Bir lafımı kendi kendime yineliyorum'olta denizdeyse şansın var,denizde olta yoksa şansın da yok'lafını düşündükçe kamışım denize dogru gözlerim dalga tepesinde.
    Yok yok yok..Aç yok mu diye düsünürken yine yanıldıgım bir an...Kandırıcıyı salladım kıvrak, kaçan balık misali çekiyorum. Denizden cıkarıp yine sallayacagım.Atışımı yaptım ve cekiyorum.Yarım metre kaldıgında kalamada cızzz sesi ? Hadi canım derken kafasını denizden beni bir kez görmek için cıkarttı.Yakalamıştı beni belliydi açtı.Son hamleyi yapmak için kıyıya hedeflemişti kendini alıp o meşhur dönüşü yapıp geri gidecekti.Yakaladıgı bendim ama....kara adamıyım.. kötü adamdım...bir o yana bir bu yana çok uğraştı örgü misinam vınlıyordu.Hatta ıslak olan tüm bedeni kurumustu misinanın.
    Avlarımda asla kepçe kullanmıyorum.Sebebi esit mücadele etme istegi.Elime alana kadar onun da sansı olmalı ki en mücadele ettiği an son karanın göründügü andır.Karsınızdaki ava şans vermek demek tabii birde işin biraz püf noktası...Ava saygı..
    İncitmeden yorarak kıyıya aldım.Hiç bimedigi bilmek de istemediği dünyaya hoş gelmemişti.Benim için ise hoş gelmişti.Sevdim, baktım yine saygıyla 3.5 kg lık bir arkadaşı daha 2 boyutlu dünyaya almıştım…Artık onun için 3 boyut sona ermişti..
    Levrek bir felsefedir.Misinanız ince avınız kepçesiz elinizde olsun.

    Kalın saglıcakla..
    26.08.2011 sabah 04.00

    Herkese selamlar..
    Bursada ikamet eden bir balıkseverim.(tutmayı daha cok sevrim,yakınlarımda tutugum için beni sever)Çocuklugumda alabalık avı (fly ve meps) ile büyüdügüm için bu avların bir felsefe oldugunu düsünerek yetiştirdim kendimi.Sonrasında Mersin'de tanıştım o asil arkadaşla.Yılların birikimi sonrası orası burası derken Bursa'da ikamet durumu ile kıyıyada yakın olmamam dolayısı ile sazan avı deneyeyim dedim.Neticede boili yöntemi ile bayagı sazan aldım fakat o alabalık ve levrek avlarının yerini tutmadı.
    Kendi kendime sordum.Neden levrek ve alabalık diye...sonuçta birebir eşit mücadele ile sürekli hareket etmeniz lazım bu arkadaşlarla tanısabilmek ugruna.Kıyıda oturup beklemeyi sevmiyorum.Aramanız ve çalışmanız gerekiyor.Mücadele etmeniz gerekiyor.Ufak bir arkadaş gelincede kıyamıyorsunuz hemen geri yuvasına diyorsunuz.Bırakmanız lüzumgelir çünkü; ya bir gün bu haz biterse... ki alabalık durumu ortada.Balık biter mi? Evet biter bence.Tek yapmamız gereken yavru sayılanlarını bırakmak ve kurallara uymak sanırım. Daha bir sürü ÇARE bulunabilir.
    Levrek ve alabalık tükenmesin, bu zevki para ile alamayız...
    Çanakkale Babakale'de kayınpederime sık sık bu arkadaşlarla buluşmaya giderim..geçen cumartesi günü sabah 04:00 te kaldırıldım.Gel diyordu arkadaş.Yaz günü kandırıcı çalışırmı? düşüncesi de hakimdi.Limandan kefal yavrusu alayım dedim ki iyikide gitmişim.2 kefal yavrusu aldım, yemli yapayım avı dedim.Ama karsıma cıkan bir martı bütün akışı degiştirdi.Gagasına ve boynuna olta takılmiş günlerdir aç susuz belkide kedilerle günlerce harb etmiş.Düşünmek bile zor geliyor şimdi.Yine hata bizde kendimizde diyorum.Martıyı kurtardıktan sonra gücünü kazanması için 1 hafta kadar tedavi etmek için eve döndüm.Veteriner hekim olmam bunu emrediyordu ve gece gece benim karşıma cıkmasıda tesadüf degildi.Fakat levrek hala beni çagırıyordu ki kıştan bu yana artık ellerim uyuşmuş vaziyette yaşıyordum.Kıs ayları bitip nisan gelince levreklere veda etmiş omuz operasyonu gecirmiştim.Sanıyorum fazlaca at çek yapmış omuzumun içinide yemiştim.Martıyı saglama aldıktan sonra hızlı o klasik adımlarla gün ışıgına dogru ......
    04:00 da başlayan av kefallerin kedi tarafından kaçırılması ile(martı sag olsun) rapalaya döndü.Kolumdaki omuz sıkışma sendromuna fizik tedavi ve ameliyat basarısını ölçme degerlendirme zamanı sanıyorum gelmişti. Kandırıcıyı her türlü at çek yapıyordum.Özlemişim.Kesinlikle su üstü yüzen uygulama ve gagasız modellerle avlanıyorum.Levregin o dalganın üzerinde iken görünmesi, yan dönerek kandırıcıya atlayısını görmek bu yöntem ile daha bir keyif veriyor bana.Kuzey 10 Nt esen rüzgar, mera, alabalık fly kamışım, kandırıcım, azmim yeterlimiydi diye düsünürken...geldi. O, dalga ve üzerinde 3 kg lık arkadaştı.Gördüm!! dalganın tam kıyıya bakan kısmında sanki beni bir defa süzdü gibi geldi.Kandırıcıyı aldı ve yana dönerek ayna yaptı.Yakalamıştı beni.Bu felsefede BALIK BİZİ YAKALAR BİZ BALIGI DEĞİL ana temeldir.Muhtemel 10 yaşlarındaki arkadaşı yorarak yanıma aldım.sevdim öptüm saygı ile baktım ona...
    Martı bana hediyesini vermişti.Hemde 2 hediye birden.Birisi 5 aydır uzak kaldıgım arkadaşım levrek, ikincisi omuz sıkışma sendromu hastalıgıma fizik tedavisi saglayarak tedavi sürecimi hızlandıran en az 1000 defa at çek...
    saygılarımla...

    Murat Ercan
     

    Ekli Dosyalar:

  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    murat abi o zilli yi yerim ben :D allah nazardan saklasın :D
     
  4. Cazador

    Cazador Aktif Üye

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    18 Ekim 2011
    Mesajlar:
    167
    Beğeniler:
    1
    Süper anlatım tebrik,teşekkür...
     
  5. m1976k

    m1976k Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    ortaca /muğla
    bu almanak sanki eksik gibi adaşım özet mi geçtin sadece....
     
  6. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.768
    Beğeniler:
    8.127
    Şehir:
    İstanbul
    Kalemine sağlık çok güzel bir konu olmuş.
     
  7. balıkçıı

    balıkçıı Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Eylül 2010
    Mesajlar:
    368
    Beğeniler:
    87
    Şehir:
    zonguldak
    tebrikler harika balıklar her daim rast gelsin
     
  8. ambrosia

    ambrosia Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    11 Kasım 2011
    Mesajlar:
    782
    Beğeniler:
    159
    Özellikle geniş açılı fotolar ve paşalar şahane ötesi...
     
  9. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.125
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    İstanbul
    Levreğin en son tükenecek,hatta dünya var oldukça yaşayacak bir tür olduğunu düşünüyorum.Çevresine ve şartlara adapte olabilen,şüpheci ve yutucu bu karakteri silmek çok zor.Belki,denizde su kalmazsa...
    Levreğin tükendiği ve azaldığından dem vuran bir raporu okuyan eşimin tepkisi oldukça ilginçti.
    Raporada bir kişi tarafından avlanmış 15 kilodan fazla levrek vardı ve avcımızın avladığı levreklerden en büyüğü 5-6 kg civarı idi.
    Bu raporu okuyan eşim "Bu tükenmiş hali mi?"dedi.Doğru,tükenmişi böyle ise...
    Raporu yazan kişi ise geçmişte 12-15 kg arası levreklerin bolca olduğunu ve avladığını anlatırken bugün bunun imkansızlığı ile ilgili kelamları sıralıyordu.
    Gerçekten imkansız mı?
    Yoksa,açgözlülük müydü?
    Hayır,mümkün.
    Neden?
    Av az olunca,başarısızlığa ya da yanlış zamanlamaya değil de kısırlığa,
    azalmaya yorulması klasiği idi bu.
    Av her yerde var.
    Özellikle Levrek...
    Tüketmek...?
    Zor.
    Tek tek tutup yok etmek gerekir.
    Tükenir.
    Dünyasını kirletir,yaşayamaz hale getirirsek.
     
  10. Ediz Dülger

    Ediz Dülger Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    341
    Beğeniler:
    0
    Masal tadında okudum..Yatmadan önce..Şidi uyumam lazım,zira levrek sabah erken beni bekliyor..
     
  11. janavar

    janavar Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    27 Ekim 2011
    Mesajlar:
    88
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    istanbul
    tebrikler adeta belgesel tadında olmuş :D