Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

2012-2013 Levrek Sezonunu Açtım

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Çağatay Yılmaz tarafından paylaşıldı.

  1. Çağatay Yılmaz

    Çağatay Yılmaz Aktif Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    201
    Beğeniler:
    4
    Şöyle bir kapıyı tıklayıp bakalım dedik, acaba gelmişler mi?

    Dünkü fırtına ve onun eşliğinde ilk soğukların gelmesi bir şeylerin habercisiydi aslında. Ne zamandır gözlediğim bir havaydı, ancak rüzgarın şiddetinin çok aşırı olması da diğer yandan beni düşündürüyordu. Gündüzden niyet olmasına rağmen akşam üstüne doğru ava gitmeme düşüncesi ağır bastı. Akşama doğru İshak abiyle yaptığımız görüşme sonucu ava gitmeme kararı almıştık. Akşam evime gittim, pijamalarımı giyip evde çoktandır yapmayı düşündüğüm bir tamirat işine giriştim. O an avlak bölgesi ile irtibatı olan bir arkadaşımdan telefon geldi, av için düşündüğüm tarafa yağmur yağdığını söyledi. Bu da benim av planlarımı hepten yatırdı. Tamirat işini bitirdikten sonra sezonda kullanmak üzere oturdum iki levrek takımı bağladım ama içimdeki şeytan da rahat durmuyordu. Bir süre düşündüktükten sonra, İshak abiyi aradım, abi dedim gel bir delilik yapalım ve gidelim. Zaten çok kalmayız zira ertesi gün iş günü, şöyle bir kapıyı tıklar içeri bakarız bakalım gelmişler mi diye sonra da döneriz dedim. Hastaya ilaç sorulur mu ben giyiniyorum dedi. Acele ile henüz bağladığım iki yeni takım, geçen seneden kalma bir takım, diğer gerekli edevatı yanıma alıp giyinip evden çıktım. İshak abiyi evden aldıktan sonra yolda geçen zaman, yem ve nevale tedariki derken özetle oltalamamız saat 21.00'i buldu.

    [​IMG]

    İlk bir buçuk saat oltalarımızı ara sıra belli belirsiz yoklayan minik kaya balıklarından başka ziyaret eden olmadı. Bu sırada fırtınamsı rüzgar ve aşırı çalkantılı denizle de mücadele ediyorduk. 150 gramlık kurşunlarımız bile yerinden zıplıyor, takımlar denizde sürekli geziniyor, çalkantının kıyıya vurduğu yosunlar takımlarımıza binip yemi dağıtıyor ve sürekli at-çek yapıyormuşuz gibi takımları sık aralıklarla toplayıp dağılan yemleri yenileri ile tazeliyorduk. Bu bir buçuk saatin sonunda, İshak abiye dönüp abi, kapıyı tıklayıp şöyle bir içeri baktık ama bizim müdavimler herhalde henüz buralara gelmemişler dedim. O da bana daha makul zaman vaktimiz var arabaya binene kadar umudu kesmeyelim dedi. Saat 22.45 sularında takımdaki yemi tazeleyip tekrar attım. Önce hiç elimden bırakmadığım kamışımın ucunda belli belirsiz bir hareket oldu, allah allah dedim içimden yine ya kurşun zıplıyor ya da arap saçı gibi yosun bindi iğneye herhalde. Ama yok sanki onlara da benzemiyor diye düşünürken zaten hiç de esnek olmayan kamışın ucunun bir anda U biçimi aldığını görüp balığı hissetmemle tasmayı oturtmam neredeyse saliseler içinde oldu bitti. Ağır abi, faka basmıştı. İshak abi ile aramızdaki mesafe zaten neredeyse iki kamış mesafesiydi ve abi balığı aldım diye seslendim. Aldım dedim ama oltanın diğer ucundaki ağır abinin hiç de kolay gelesi yoktu. Henüz balığın başını çevirmeyi başaramamıştım. Balık o anda ilk su üstü denemesini yaptı ve gelenin hatırı sayılır bir parça olduğunu o karanlıkta zor da olsa seçebildim. İshak abiye bak su üstü yaptı gördün mü diye seslendim, ama karanlıkta o serpintide görmesi pek mümkün değildi. Benim avantajım bizzat kamışı elimde tutmam ve misinanın ucunu yakından takip ediyor olmamdı. Balık kıyıya paralel gezmeye ve makinenin uygun sıkılığa önceden ayarlanmış kalaması cayır cayır ötmeye başladı. Sanki parkta evcil hayvan gezdiriyor gibiydim. Misinaya boşluk vermiyordum, balığın hamlelerini ise kalama cevaplıyordu. O an balık ikinci bir su üstü denemesi yaptı, bir arkasından üçüncüsünü denedi. Bu sırada çıkan şapırtı görülmeye değerdi. Üçüncü su üstü hamlesinden sonra bir müddet mücadele ettikten sonra balığın başını kendime doğru çevirmeyi başardım. Hala direnmesine rağmen artık bana doğru geliyordu, direnci de nispeten kırılmıştı. Şiddetli dalgaların gel git hareketinin de yardımı ile soğukkanlılığımı kaybetmemeye çalışarak balığı artık olağanca kıyıya yani son çizgiye yaklaşık 3 metre mesafeye almıştım, sığ köpüklerin içinde sağa sola hamlelerini ve o koca kafasını görebiliyordum. Geçmiş acı deneyimlerimden, bu anda yapılacak en yanlış hareketin kamışı kaldırmak olduğunu biliyordum. Zira balığın su dışındaki ağırlığına dayanamayan mutlaka bir unsur olacaktı, ya beden-köstek misinası zayıf yerinden kopacak ya da onlar sağlam olsa bile bir şekilde iğne balığın ağzını yırtıp balık kurtulacaktı. Boşluk vermeden bir yandan makineyi çok çok ağır devirde usul usul çalıştırıp diğer yandan kamışa yüklenerek, kamış ucuyla balık arasındaki mesafeyi olabildiğince kısalttım ve ardından en kaba dalganın (genelde 3 ya da 4 dalga aralığında kıyıya vurur) kumda tümsek yaptığı yer olan son noktaya adeta bir gemiyi karaya oturtur gibi balığı kıyıladım. Aslında kamışı yere bırakıp, balığı galsamasından tutup alacaktım ya da en kötüsünden bir kucaklama hareketi ile en kaba dalganın bile ulaşamayacağı güvenli yere atıverecektim. Ancak balığın durduğu yer, benden ziyade İshak abiye daha yakındı. Ayrıca bu işlerde saniyeler bile çok uzun zaman sayılabilirdi. Üstelik ayağımda çizmelerim de yoktu ve mecbur kalmadıkça eve ıslak ayakla dönmek istemiyordum. Hemen İshak abiye seslenip atıver şunu güvenli yere dedim. İshak abi saliseler ile ifade edilebilecek bir duraksama anından sonra hemen hamle yaptı ve balığı kucaklayıp güvenli yere doğru atıverdi. :harika:

    [​IMG]

    İşte artık o an benim için av sona ermişti ve keyif zamanları başlamıştı. Levreği, uğurlu saydığım çuvala yerleştirdikten sonra bana bu gece bu kadar yeter diyerek kamışı topladım ve malzemelerimi arabaya yerleştirdim. :cool:

    [​IMG]

    Av işi büyük ölçüde şans faktörüne bağlı olduğundan İshak abinin kapısını çalacak bir başka misafiri beklemeye başladık. Ancak o misafir nedense hiç ortalıklarda görünmedi geri kalan zamanda. Ertesi gün iş günü de olduğundan birbirimize daha önce söz verdiğimiz gibi hırslarımıza yenilmeden saat 23.40 gibi avlağı terk edip dönüş yoluna geçtik.

    [​IMG]

    Böylece levrek sezonuna moralli bir başlangıç yapmış oldum. Levrek, 2.97 kg. geldi.

    Darısı tüm dostların ve levrek severlerin başına. Hepinize rastgelsin.
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Tebrikler çağatay abi sezonu çok güzel bir balıkla açmışsın, darısı başıma inşallah. :)
     
  4. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.073
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    İzmir
    Sevgili Çağatay,
    Tebrikler, süper bir paşa. Açılış on numara, devamı da gelir inşallah.
    Herdaim keyifli avlara...
    Sevgi ve selamlarımla...
     
  5. m1976k

    m1976k Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    ortaca /muğla
    sezonumuz hayırlı uğurlu kazasız belasız olsun harika bir rapor çağtay by artık seni tutabilene aşk olsun daha nicelerine ...
     
  6. Çağatay Yılmaz

    Çağatay Yılmaz Aktif Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    201
    Beğeniler:
    4
    Sevgili Oktay, çok teşekkür ederim.

    Sevgili Bahadır yorumların için teşekkür ederim. Aslında bu balık benim tüketebileceğim sınırların hayli üstünde, zira etrafı çok kalabalık olmayan sonuçta bir başına yaşıyan biriyim. Bugün Bülent (Güner) abi ile görüştüm. Aslında koşullar uygun olsa, bu hafta sonu senin de dahil olduğun İzmir'lilerden bir ekip oluşturarak, sezonun ilk levreğinin hep birlikte uygun bir mekanda hakkını vermekti düşüncemiz. Ama koşullar elvermediğinden olamadı. Umarım önümüzdeki günlerde böyle bir buluşma da yaparız. Sevgiler, saygılar...
     
  7. Hayri Karaca

    Hayri Karaca Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    3 Ocak 2011
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    51
    Tebrikler çok güzel levrek.. afiyet olsun....
     
  8. drasty41

    drasty41 Aktif Üye

    Yaş:
    55
    Kayıt:
    11 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    665
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    Kocaeli/Derince
    Tebrikler Çağatay devamlarını dilerim.
     
  9. Çağatay Yılmaz

    Çağatay Yılmaz Aktif Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    201
    Beğeniler:
    4
    Çok teşekkür ederim.

    Teşekkürler abi. Senin levreği ne kadar çok sevdiğini biliyorum. O yüzden senin tebriğin daha güzel bir anlam ifade ediyor. Daha güzeli sana denk gelsin...
     
  10. CAHİT ACUN

    CAHİT ACUN Daimi Üye

    Yaş:
    62
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.057
    Beğeniler:
    291
    Şehir:
    İSTANBUL
    Çağatay,on numara bir iş çıkarmışsın.Çok harika bir Levrek.Devamını diliyorum.Sana ve İshak kardeşime sevgilerimi gönderiyorum.
     
  11. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.734
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Çağatay,
    Sezonu çok güzel bir levrekle açmışsın.
    Devamını dilerim