Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

30 Nisan 2012.. Çanakkale... ve nihayet..

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında agartan tarafından paylaşıldı.

  1. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.734
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Uzun sayılacak bir aradan sonra tekrar merhaba,
    Yazmadığım süre boyunca yaratabildiğim her fırsatta yine balığa gitmeye devam ettim.

    Gitmesine gittim ama değil balık yakalamak, denizde canlı görmedim desem yeridir.

    Balığın azaldığının hepimiz farkındayız da benim bu süre içinde hissettiğim şey "sanki deniz kurumuş" olarak özetlenebilir.

    Yine bu hal ve düşünceler içinde avlağıma gittim. Koca avlakta benden başka bir kişi daha vardı. O avlağın sol tarafında avlanmaya çalışırken ben de at çek yaparak sağ tarafa doğru yürümeye başladım.

    Son gittiğimden bu yana avlağım biraz derinleşmiş, dere ağızları büyümüş. Bunlar bana iyi bir habermiş gibi geldi. Saat 10:00 gibi başladığım avıma aralıksız olarak 12 sularına kadar devam ettim ve o süre içinde bir hareket te görmeyince avlağın diğer tarafına gitmeye karar vererek harekete geçtim.

    Bu sırada da aklımdan son raporları geçiriyorum. Sabah gittim boş geldim, sonra inat ettim balığı aldım gibi yazılar gözümün önünden geçiyor, bana yeni bir kuvvet veriyor. Bu da olmasa vazgeçmek işten bile değil. :(

    Sonunda diğer tarafa ulaştım. Avcıya merhaba deyip durumu sordum ve "az önce bir ispendek aldım" cevabına kendim yakalamış kadar sevindim. Demek ki deniz kurumamıştı. :D
    Hâlâ umut vardı.. :D

    Bu güzel haberin ardından biraz çay ve bisküvi desteğiyle beslenip işe koyuldum. Ardımdan da diğer avcı benden 20 metre kadar ilerde pozisyon alıp at çeklere başladı. Daha 10 dk olmamıştı ki O'nun bir balığı daha kıyıya aldığını gördüm.

    Balık bir öncekinin aynı gibiydi ama O bizden biraz farklıydı sanırım. Balığı sevip okşamak yerine kumlarda bırakıp avlağına geri dönüp atışlarına devam etti. Sanırım olası bir sürünün diğer bireylerinin de oralarda olduğunu ve hazır yakınlardayken içlerinden başka birini daha kandırmayı hedeflemişti.
    Çok geçmeden de hedefine ulaştı. Öncekilere göre hayli küçük te olsa yasal sınırlarda bir ispendeği daha kıyıya almayı başardı.

    Durum 3-0 olmuştu. O'nun benimle bir rekabeti olduğunu düşünmüyordum ama ben içten içe kuduruyordum. Bu işte bir yanlışlık olmalıydı.
    3-0 lık fark sadece şans ve kısmet olarak açıklanamayacak kadar açık bir şekilde karşımda duruyordu.

    Hava müsaitti. Rüzgar fırtınamsı bir süratte esiyor, dalgalar köpük köpük kıyıları dövüyor ve hatta bizi ıslatıyordu. Zaten kıyının çer çöpünden nispeten kurtulabilmek için bel-kalça hizasına kadar suyun içindeydik.

    Karaya çıktım. O ana kadar kullandığım sahtelerime baktım. Hemen hepsi de anlı şanlı sahtelerdi. O'nun kullandığıysa İzmir işi "Hand Made" bir sahteydi ama farkı yaratanın o sahte olduğundan fazlasıyla kuşkuluydum.

    Ekipmanımı kontrol ettim.

    Kamışın bu skora etkisi olamazdı.
    Makinanın da etkisi olması mümkün değildi.
    Sahtelerse zaten servet değerinde ve kendini çeşitli kereler kanıtlamışlardı.
    Geriye sadece misina kalmıştı ve suçu ona yükledim.

    Makinamda Berkley Crystal sarılıydı. Etiketinde Low wisible yazmasına karşın kaplamasının bozulmuş olması Low'u High yapmış olabilirdi.

    Hemen malzemelerimi toparlayıp arabama gittim ve ağırlık yapmasın diye belkide ilk defa yanıma almadığım yedek makinamı kamışa monte ederek levrek vaadeden avlağa geri döndüm.

    Malzemelerimi eski yerime bırakıp hemen suya koştum, başladım çalışmaya. 1,3,5,10 derken makinanın kolunun zınkk diye durduğunu ve aynı anda da makinamdan boşalan misinanın sesini duydum.

    İşte beklediğim an buydu. karşımda kuvvetle basan bir balık vardı. Hemen sudan dışarı çıkmak için hamle yaptım, aynı anda da boşluk vermeden balıkla mücadele etmeye çalışıyordum. Kalomayı bir parça daha sıktım, sıktım ama balık yine de benden misina alabiliyordu.

    Her balıkta hissettiğim o kaçırma korkusu bu defa daha ağır bir şekildeydi üzerimde. Balık artık iyice sığa gelmiş ve hala direniyordu. Son bir gayretle çekip kuma yasladım ve biraz da geriye çekerek sağlama aldım.

    İşte o an "işte buuuuu" diye bağırıp çığlık attım. Kalbim küt küt atıyordu, eminim gözbebeklerim de büyümüştü. Bu müthiş bir zevkti. Bunun için defalarca av bölgelerine gidiyor, çoğu zaman boş dönsem de ilk fırsatta yine gidiyordum. İşte bunun için, bu heyecanı yaşamak için..

    İlk bakışta balığın görüntüsü ve direniş kuvveti bana kilosunu 5 civarı olarak tahmin ettirmişti. Böyle olduğunu bilmek içimdeki heyecanı bir kez daha artırmıştı. Sonradan anladım ki kilo konusunda fazla uçmuşum. :) Bunu anladığımda ise bir gün 5 kg lık bir balıkla mücadele edersem şimdikinden çok daha zorlu olacağını düşündüm.

    Balığımı Rapala Fish Grip'le emniyete alıp ağzında kurtulmak için dudağının ucunda sadece ince bir misina kalığınlığında ki bir yerde duran iğneyi çıkarmaya gerek kalmaksızın çekip aldım. Bir kere daha kafa sallayabilseymiş sanırım kurtulacakmış. İşte işin bu kısmı da biraz kısmet.. :) Saate baktığımda 14:30u gösteriyordu.

    Kumlarını temizleyip malzemelerimin olduğu yere giderek istirahat etmekte olan avlak arkadaşımdan fotoğraf çekmesini rica ettim. Birkaç tane de ben çekip birkaç arkadaşa mail attım. Eşimi aradım, sevgili kayınçomu aradım, "O An"ımı paylaştım.

    [​IMG]


    [​IMG]

    Balığımı aylardır yanımda taşıdığım ama bir türlü kullanmaya fırsat bulamadığım sağlam bir torbaya koyup belki bir balık daha kandırabilirim umuduyla suya indim.

    Saat 15:30 gibi de avı sonlandırıp aracıma doğru yola koyuldum. Ağzım kulaklarımda birkaç poz da orada çekip evin yolunu tuttum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yolda paylaşım ve tüketim planlarını düşünerek, hatta tarif konusunda da destek alarak eve vardım.

    Evde yaptığım ölçüm ve tartımda balığın boyu 62 cm ve kilosu da 2,80 kg geldi.

    [​IMG]

    Şimdilik buzdolabında, az sonra kendisi için hazırlayacağım tuzdan yatağını beklemekte.

    Herkese rastgelsin



    Takımlar:
    Kamış: Shimano Alivio 10-30gr 2,40m 2 parça
    Makina: Shimano Aernos xt5000, 1:5.1 devir ve 6kg drag. (Boyuna göre küçük ve hafif (340gr) bir makina. Başka amaçlarla satın almıştım ama misina kapasitesi sadece spine yeter.)
    Daiwa Saltiga Minnow 14.5cm Black Shiner
    Misina: Angel Kiss 0,26 gri. En az iki sene önce almıştım. Geçen ay makinama sardım.


    Not: Balıktan bir adet yumurta kesesi çıktı. Kesede yumurta olmasına karşın dolgun değildi. Belki de yumurtalarını döktü ve yeni sezona hazırlanıyor..
    Midesinden kafa ve kuyruğu sindirilmiş ya da atılmış, derisi kalmamış iricene bir balığın beyaz eti çıktı.
    Formuna ve boyuna göre kilosuna bakılırsa göçmen olmalı.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 9 Ekim 2014
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.734
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Hikayenin devamı. :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    resİm yÜkleme
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 9 Ekim 2014
  4. ondersoydinc

    ondersoydinc Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    358
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Keyifli bir av olduğu belli abi, tebrikler. Çokta güzel boyda bir balık ayrıca. Kısmetini almışsın hemde mükemmel bir kısmet olmuş. Eline emeğine sağlık, daha irilerine inşallah .
     
  5. bluedeep83

    bluedeep83 Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    29 Nisan 2012
    Mesajlar:
    54
    Beğeniler:
    0
    abi tebrikler öyle bir anlatmışsınki sanki ben tutmuşum balığı abim eline emeğine sağlık vede tebrik ederim şansın daim olsun unutmadan afiyet olsun :)
     
  6. ragıp oy

    ragıp oy Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    26 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    397
    Beğeniler:
    13
    Şeref tebrik ederim. Harika balık, harika rapor.
     
  7. m1976k

    m1976k Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    ortaca /muğla
    Şeref abi ne sevindim anlatamam emin ol sanki orada ben varmışımda o balığı ben çekmişim gibi yüreğim hopladı tebrikler dediğin gibi bu yıl resmen deniz kurumuş gibiydi ama mayıs ve hazirandan çok umutluyum kış boyunca gide gele bitap düştüğümüz meralardan nihayet cevap gelmeye başladı daha nicelerini yakalamanız umuduyla ... bu arada sonradan takdığın misina kalınlığın kaçlıktı?
     
  8. dronur1980

    dronur1980 Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    20 Aralık 2011
    Mesajlar:
    81
    Beğeniler:
    3
    Elinize sağlık..
     
  9. Mert Yılmaz

    Mert Yılmaz Daimi Üye

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    21 Mart 2012
    Mesajlar:
    2.065
    Beğeniler:
    459
    Şehir:
    Kocaeli/Gebze Ankara
    Abi eline sağlık.Çok güzel balık.Daha güzellerine inşallah..
     
  10. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.149
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İSTANBUL
    Dn işyerinde çalışırken bilgisayarıma düşen E-posta ile haberdar olduğum bu yakışıklı ile ilgili raporu keyifle okudum.
    tebrikler Şeref,ve afiyet olsun.Darısı tutamayanların başına.:D
     
  11. srdr_bngl

    srdr_bngl Üye

    Kayıt:
    1 Mart 2012
    Mesajlar:
    44
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Istanbul
    şeref abi eline sağlık