Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

7-7 İbrahim Galip...! :)

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Hür MOL tarafından paylaşıldı.

  1. Hür MOL

    Hür MOL Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    28 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    250
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    İzmir
    Biraz önce saat 08:45 gibi avdan döndüm. İki bardak sıcak çayımı içtim; biraz olsun kendime geldim. Ee e… artık şöyle uzanıp bir istirahat etmek ister değil mi? Sonra da kalkar bir kahve hazırlarım , kahvemi yudumlarken de otururum raporumun başına. Ama olmadı beyler , maalesef olmadı. Gözlerim kapanıyor ama bu raporu taze taze yazmam için bir şeyler beni dürtüyor. Yoksa av dürtüsünden sonra şimdi de rapor dürtüsüne mi takılmaya başladım acaba? Yok yok değil; sanırım ben sizlerle paylaşmanın hazzını seviyorum, bu duyguyu seviyorum, sanırım beni , bir an önce raporumu yazmaya da zorlayan bu duygu olsa gerek.
    Ne yapalım; benim suçum yok, sizler şımartıyorsunuz beni. 

    Birkaç gün önce Erhan Babacan ile telefonlaştık, Görüşelim birlikte bir av yapalım dedik. Şöyle bir hava tahmini sitelerini karıştırdıktan sonra en uygun günün Salı akşamı olabileceğini gördük, Malum bu aralar havalar yağışlı gidiyor. Biraz sabaha karşı yağmur görünüyor ama o da rahatsız edecek gibi görünmüyor. Bu tahminin de bu şekilde gerçekleşmesi için ‘İnşallah’ diyoruz. Pazartesi günü o inanılmaz sağanak hepimizi bir yerlere hapsetti. Kimimizi işyerlerine ; kimimizi evlerine. Hiçbir yere kımıldayamadım o gün. Artık Salı günü hava nasıl olursa olsun çıkmalıyım diye düşündüm.

    Salı günü öğleden sonra ekibimizin ‘janti’ yakışıklısı İbrahim’in telefonu ile kendimi Kemeraltı’ nda buldum. Çocukluğumdan beri çok severim Kemeraltı’ nı; nasıl hayır derim ki… Biraz dolaşıp, birkaç alışveriş yaptıktan sonra, Akşam buluşmak üzere randevulaşarak ayrıldık.

    Saat 20:30 gibi avlaktaydık. Erhan arkadaşımız da ilerleyen saatlerde bize katılacaktı. Alışkanlığımızdır ; avlağa vardığımızda önce bir şeyler içer , avlağın pozisyonunu şöyle bir fizibilite eder, şartlar uygunsa keyfimiz gıcır olur, hırs basar, yok değilse de ; biraz canımız sıkılır ama ya nasip deriz. Ama bugün hava inanılmaz güzel, kokusuna varıncaya kadar. Rüzgar şiddeti süper, akıntı debisi muhteşem, bulanıklık son zamanlarda olmadığı kadar harika kısacası tüm doneler pozitif. İçimi bir sevinç ve heyecan kaplıyor ki sormayın. Bir de balığın combaklarını görebilsem tadından yenmeyecek ama; akıntı ters akıyor o an. Ters akıntıda avlanacağımız noktada balık oynamaz. Heyecan ve iki üç gündür av yapamananın özlemi ile hemen başlıyoruz takımları hazırlamaya. 1.95 lik Cormoran Bullfighter 5-25 atarlı kamışımı tercih ediyorum ve Okuma Trio 30 luk makinemi dikkatle iliştiriyorum üzerine. Peki paşaları neyle kandırıcam, kısa bir süre tercihte zorlanıyorum ama , suyun bulanıklığı bana JL-119F 005 Renk kodlu 7.5 cm 5.3 gr. Son derece becerikli sahtemi kullanmaya zorluyor.

    Evet hazırız , akıntı da yavaş yavaş dönüyor. İşte av başlıyor…

    Henüz 3. ya da 4. atışımdı ki hafiften bir vuruş alıyorum, neşem daha da katmerleniyor. Galiba biz bugün iyi bir ava imza atacağız. Hatta böylesine, tüm taşların yerine oturduğu bir gecede iyi bir av çıkarmak zorundayız; çünkü, doğa ana bu gece bize avı neredeyse altın tepsi de sunmuş. Gerisini de bize bırakmış…

    5 dakika kadar sonra ilk salto geliyor. Aman Allahım , sanki birkaç aydır avlanmıyor muşum gibi, ne kadar da özlemişim bu vuruşu ve oltamın ucundaki bu ağırlığı, usulca başlıyorum çekmeye. Yavaş Hür aceleye gerek yok , akıntı debisi yüksek. Deniz ana , ‘o benim vermem’ der gibi kendine çekiyor paşayı, çok ısrar etmiyorum, yalvarırcasına ben paşaya doğru küçük adımlarla yürüyorum, yavaş yavaş kıyılıyor . Şapur… Şupur…Ve işte yanımda. Keyfime diyecek yok. İbrahim kardeşimi biraz üzdüm ama…(!)

    Yok bunu hemen Erhan kardeşimle paylaşmalıyım. Bir an önce gelmeli; gelmeli ki bu şahane ortamı yaşamaya başlamalı yoksa havanın ilerleyen saatlerde ne edeceği belli olmaz. Sarılıyorum telefona; anlatıyorum şartların mükemmeliğini ve siftahı yaptım bile diyorum. Bir saate oradayız diyor Erhan.

    Ava devam…At-Çek At-Çek…. 10-15 dakika kadar sonra bir salto daha alıyorum sahteme. Müthiş, harika bir duygu bu… O paşayı da alıyoruz kanaviçe çuvalın içine. Sonra bir daha ve bir daha. Erhan gelinceye kadar dört tane paşa kanaviçe çuvala girdi bile.

    Bir saat kadar sonra Erhan ve arkadaşı Cem’i de aramıza alıyoruz. Erhan avlağımıza ilk kez geliyor. Süratle teknik bazı konularda kendisini bilgilendirmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki , bu avlak aslında zor bir avlak, adapte olmak biraz zaman alıyor; çünkü çok sığ bir suda avlanıyorsunuz. Bir gün oraya dalmaya kalksanız eminim ki aşağısının sahte tarlası olduğunu görürsünüz. Hiç unutmam bir gün sahtemiz dibe takılmıştı. Takılmıştı ama çok ağır ağır da gelmeye başlamıştı. Ne çektik biliyor musunuz ? Bir atlet ama üzerinde de üç tane sahte…  Hatta Carpe rumuzlu arkadaşımız Hakan’ın sahtesi bir hafta sonra benim sahtemin ucunda geldi, hala bendedir 

    Biraz sohbet ve muhabbetten sonra hep beraber ava devam ediyoruz. Erhan ve Cem kardeşlerim haklı olarak avlağın yabancılığını çekiyorlar; ama olsun alışacaklar bizim paşalarımızın evine.

    Bu arada tam ağlamaya başlayacakken (!)  İbrahim kardeşim de ilk paşası ile kucaklaşıyor. Ama mutsuz ! Neden diye sorar gibi duyuyorum. Anladınız siz onu !  Geçenlerde 1 tane 3 kg. ve bir tane de 2 kg.lık paşaları 15 dakika arayla aldı İbrahim, Kepçenin birini boşaltırken ikincisine hazırlanmak zorunda kaldım. Tamam işte fırsat bu fırsat, doladı beni diline ‘’ Ya Hür abi bak ne diyeceğim? Nasılsa sen tutamıyorsun, istersen sen bu akşam bana kepçecilik yap da , ben sana bir iki balık veririm giderken’’ 

    Ufffff…Yazdıkça yazasım geliyor yahu. 

    İlerleyen saatlerde Erhan ve Cem arkadaşlarımızı yolcu ediyoruz. Bunu saymıyoruz Erhan kardeşim. Bu avlağımızla tanışma gecesiydi.

    Kalıyoruz Fish35 İbrahim ile baş başa, bende 5 paşa, İbrahim’de 2 paşa, Ağladı-ağlayacak hani, derken başlıyor ağlamaya.  ‘’ Bu nasıl iş yaaaa… Saat sabahın 3 ü oldu hala 2 balık var. ‘’ Tabii ya, gerçek paşa İbrahim kardeşiminkiler oluyor; benim tuttuklarım fıstıktan 
    Seviyorum onu yaaaa Biraz amiyane olacak, affınıza sığınıyorum ama , hani bir deyiş vardır, ‘’Azimle mıçan (!) kayayı delermiş diye. İbrahim o saatten sonra 3 yaşında İngiliz atı gibi son düzlükte koyverdi, tutabilene aşk olsun. Bir paşa bir paşa daha ve bir daha. Sanki deniz ana da paşalar da acıdılar zavallıya da hepsi ona hizmet etmeye başladı. İbrahim mi ?
    Ne olacak beşlik simit gibi yayıldı koltuğuna keyif sigarasını tüttürüyor şimdi. Eminim o an , şeytani fikirler dolaşıyordur kafasında

    Derken bir sağanak yiyoruz ki sormayın ama mesele değil , ekipman olarak tam teçhizatız . Biraz zamanımızı çalıyor sadece. Yağmur dindi sabah da olmak üzere. İbrahim benden bir fazla balık tutmak için olanca gücü ile çalışıyor, gözler olmuş kan çanağı gibi. Ama gol benden geliyor  Bir salto daha sahteme , İbrahim’in içinden saydırdığını duyar gibiyim. 
    Ama çok geçmiyor. Bir salto da İbrahim’e. O da alıyor paşasını, gülleri açıyor yine. Azimli, hırslı bu maçı ben kazanacağım der gibi. Der gibi ne demek; zaten ağzı durmuyor ki adamın.  Sabah ezanı sessizliği bozuyor bir anda, birazdan karanlıkta kalacağız demek bu. Bir yerde avın bittiğini işaret ediyor. Ezanın bitmesiyle de ışıklar sönüyor. Bırakıyoruz avlanmayı ve sandalyelerimize oyurup birer sigara yakıyoruz. İbrahim neşeli , İbrahim mutlu 5-2 geriden gelip (hatta 4-0 dan) 6-6 eşitliği yakalamış. Galiptir bu yolda mağlup.!  Bir combak görüyorum suda, sesizce kalkıp sandalyemden alıyorum kamışımı elime. Neden olmasın, varsın ışık da sönsün, imkansız değil ya. Ya bir tane daha tutarsam… İbrahimin yüzündeki o ifadeyi görebilmek için denemeye değer. Sallıyorum sahtemi suya, başlıyorum ağır ağır çekmeye … BOOOOOOOMMMMMM…………
    Tek bir atış…. İnanılmaz…. Paşanın suda çıkardığı sesler ibrahim’i sersemletmiş olmalı  Paşayı kıyıya alıyor ve İbo’ya bir bakış fırlatıyorum. Olmaz diyor İbo.  Mümkün değil.
    Ben bu şekilde eve gitmem der gibi kapıyor silahını, pardon kamışını.  Ben mutlu… Mağrur toparlıyorum kamışımı ve sonlandırıyorum avımı. Ama İbo kararlı…Bu gece böyle bitemez.
    Sigramı yakmış keyifle İbo’yu izliyorum. Son saniyeleri oynana maçta yenilgiden kurtulmaya çalışan takım gibi , doldur boşalt saldırıyor.
    BOOOOOOOOOOMMM….. Gözlerime inanamıyorum. Yukarıda bahsetmiştim ya azim hikayesini. İbo’cuğum çeliği de deldi bu akşam. 

    Yenişemediğimiz çok tatlı, hoş bir rekabet yaşıyoruz bu gece. Bu arada yağmur da aptal ıslatan misali yağmaya devam ediyor. Güzel , çok güzel, heyecanlı, bol aksiyonlu bir gece yaşıyoruz ve tam 14 paşayı buyur ediyoruz İbrahim kardeşimle… Böylesine güzel bir geceyi ve böylesine verimli bir avı hepiniz için yürekten diliyorum. Uzun raporum ile sıktıysam affola. Ama bu yorgunluğuma karşın bile sizlere hoşunuza gidecek bir rapor hazırlamaya çalıştım. Sağlıkla Kalın…. Mutlu Kalın…. 

    BEN YATIYORUM ……. 

    Video Linki : http://img41.imageshack.us/img41/3527/file2762.mp4


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.734
    Beğeniler:
    5.729
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Hür
    Tambir derbi maçı kıvamında anlatmışsın dün akşam yaşadıklarınızı.
     
  4. İrfan

    İrfan Moderatör

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.987
    Beğeniler:
    350
    Şehir:
    Bursa /Mudanya/Osmangazi
    Tebrikler Hür abi,
    Ne güzel anlatmışsın keyifle okudum.bu güzel maçlarınız ve heyecanınız,
    hiç bitmesin her daim rastgelsin selamlar.:)
     
  5. Hür MOL

    Hür MOL Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    28 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    250
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    İzmir
    Doğru link koyuyorum ama , yanlış video çıkıyor. Silemedim ayrıca.
    Moderatör arkadaşlar yardım lütfen.

    Ok , Hallettim :)
     
  6. Ümit

    Ümit Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    608
    Beğeniler:
    56
    Şehir:
    İstanbul ve Silivri
    Tebrik ederim ,çok keyifle okudum raporunuzu harika bir anlatım olmuş, biz levrek siftahı olmayanların işhanı kabartacak :), tekrar tebrik ederim, afiyet olsun
     
  7. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.780
    Beğeniler:
    8.140
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler...

    Çok keyifli bir av olmuş, raporuda bu keyfi ve rekabeti tüm açıklığı ile yansıtmış. :)

    Neşeniz daim olsun :)

    Rastgele...
     
  8. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.780
    Beğeniler:
    8.140
    Şehir:
    İstanbul
    Doğru videoyu ekledim.
     
  9. YaşaR

    YaşaR Moderatör Yönetici

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.032
    Beğeniler:
    218
    Şehir:
    İstanbul
    Güzel rapor için teşekkürler zevkle okudum. Avlarınızın devamını dilerim. Rastgelsin
     
  10. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.870
    Beğeniler:
    4.147
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Valla süper ötesi bir rapor olmuş.. Sakın uzun yazıyorum acaba sıkılırlar mı diye düşünme abicim biz böyle hikayeli raporlara bayılıyoruz:) Aldım çayımı yaktım bir sigara keyifle okudum heyecanlandım ve mutlu oldum.. Ne mutlu size böyle imkanlarınız var ama kendinize saklamıyorsunuz bizlere de bu zevki heyecanı tattırıyorsunuz ellerinize sağlık. Tebrik ve teşekkür ederim. Şansınız ve keyfiniz daim olsun. Rastgele:)
     
  11. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    tebrikler Hür abi, bayıla bayıla okudum geniş ayrıntılı raporunu,

    Selahattine kesinlikle bende katılıyorum, yay abi yayabildiğin kadar:) bütün ayrıntıları anlatmaya çalış, sanki yanınızdaymişiz gibi yaşıyoruz o anları

    Saygılar sunuyorum..