Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Acemi balıkçının günlüğü (21 Ekim 2014) (2)

Konu, 'Kıyıdan Balık Avcılığı ve Uygulamalı Teknikleri' kısmında adbakt tarafından paylaşıldı.

  1. adbakt

    adbakt Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Eylül 2014
    Mesajlar:
    326
    Beğeniler:
    312
    Şehir:
    İstanbul
    Acemi bir balıkçının neler çektiği, nasıl öğrendiği ve öğrenmediği sergilenmiş olsun :)
    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------



    (2) 21.10.2014 Salı
    ==========================================================

    Dünya kimin yüzü suyu hürmetine döner

    Bu gün sahilde kimse yoktu, böylesi de iyi; rahat çalışırım.

    Ama ara ara Boğaz tarafından gelen balıkçılar –orada balık olmadığı için- “burada var mı?” diye sormak üzere bulunduğum yere uğruyorlar. Boğaz boyunca her birkaç durakta inip kontrol ediyorlar anlaşılan. Balığın azlığı üzerine sohbet edip hayıflanıyoruz. Hayıflanmayı çok profesyonelce yapıyorum, acemi olduğumu anlamaları imkânsız.

    Çinekop için yemli attım; her gün önce yemli atıyorum, kamışı tripoda yerleştiriyorum, sonra diğer –spin- kamışa makine takıp maket balıkları uzağa atma ve yüzdürme çalışması yapıyorum. Galiba en çok utandığım bu! Sorduklarında “yok, ben yemli attım; bununla öylesine oynuyorum” diye açıklama yapıyorum, hemen tripodta duran öbür kamışı gösteriyorum. “Yeni kamışı deniyorum” diyorum, “maket balığı deniyorum” diyorum… bir şeyler mırıldanıyorum.

    Bu gün yem olarak -taze istavrit almaya gidemediğim için- “neden olmasın?” diyerek eve aldığım somon balığından şerit halinde bir iki parça kesip attım. Balıkların somon fiyatından haberleri varsa koşa koşa gelmeleri lazım :)

    Sonuç: Somon ve istavrit eşit derecede başarısız. Ama bunu yapmayı düşündüğümde ilk aklıma gelen şey “somon iğnede durmaz” şeklindeydi. Öyle düşünmemek gerekirmiş; yağlı ve derili kısmıyla birlikte kesilince üç dört kere atılınca bile gayet muntazam duruyor.

    Sabah güneşinde yürüyen ve gemi saatini bekleyenler önce biraz uzaktan bakıp, sonra yanıma geliyor, bir şeyler anlatıyorlar. Giriş babında basit bir soruyla başlayıp sonra kendi balıkçı ustalıklarını ve hatıralarını anlatmaya koyulanlar çoğunlukta. “Biz Ordu’da şöyle yapardık…”, “ben Tekirdağ’da…”, “ben Antalya’da…”, vs.

    Bir tanesi "sonra sıkıldım bıraktım” dedi, “etraf acemi balıkçı doluydu, attığım çapariyi çekiyorlar falan” dedi. Kendini ayrı bir sınıfta hissediyordu ve anlaşılan benim teçhizatın profesyonelliğine bakıp kendisine yakın hissetmişti. Kendisine göre aynı sınıftan, aynı ayrıcalıklı kesimdendik ve bu yüzden mesela biz yukarıdakiler “kendi aramızda” acemileri çekiştirebilirdik. Biraz sohbet ettikten sonra bu adamın balıkçılık dünyası için büyük bir kayıp olmadığına kanaat getirdim.

    Ben balık konusunda yeniyim, ama bir şeye sıfırdan başlayıp aşama aşama geliştirip öğrenmek konusunda hiç de yeni değilim; bunu daha önce de yaptım, yine yaparım. Yani başka konularda daha önce acemi de oldum usta da! Balıkçılık konusunda ilk tanıdığım kişi bu adam olsaydı belki balığa başlamazdım. Oysa ilk tanıdığım kişi yanımda balık tutan ve teklifsizce gelip benim oltaya taktığım kıbrıs takımına çeki düzen veren otuzlu yaşlarında bir adamdı. O gün o adamın sayesinde kefal yakayalabildiğim için bu gün lüfer peşine düştüm. Dünya bu iki adamdan hangisinin hatırına döner?
    Neyse…

    8-10 yaşlarında dört beş Suriyeli çocuk bana baktılar ve sonra yerde çöpler arasındaki misina artıklarından ve kopmuş bir iki çapariden kendilerine bir düzenek yaptılar. Ucuna ağırlık olarak taş bağlayıp hemen yanımda suya attılar. Eğer tutabilirlerse onlara bütün bu teçhizatı hediye edip buradan uzaklara gideceğim. Hayat beni sınıyorsa yaşları biraz daha büyük olanlarla sınasın; saygılı olsun biraz :)


    Önceki Günlük Sayfası Sonraki Günlük Sayfası
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 27 Ekim 2014
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. sunny1403

    sunny1403 Daimi Üye

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    7 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.022
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    MERSİN
    Duygu ve düşünceelerinizi guzel paylaşmıssınız öncekı konunuzda oldugu gıbı.Bana kalsa kendınıze bıraz haksızlık yapıyorsunuz Kendınıze ıyı davranın:D
    2.adam dogru olan adam sonucta olmak ıstedıgımız ve olunması gereken..
    Kısa zamanda arzuladıgınız sevıyeye ulasacagınıza ınanıyorum..Mısınanız hep gergın olsun Saygılar
     
    adbakt bunu beğendi.
  4. Berke Öztürkmen

    Berke Öztürkmen Aktif Üye

    Kayıt:
    19 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    733
    Beğeniler:
    576
    Şehir:
    İZMİR
    Anlatım diliniz o kadar kitabi ve akıcı ki gözlerimle satırları takip ederken sona yaklaştığımı gördükçe üzüldüm ne yalan söyleyeyim.
    Deneme türü yazını denediniz mi hiç? Balıksız geçen bir av zamanı bu kadar zengin anlatılabilirdi. Çok keyif alarak okudum. Arayı soğutmayın balık önemli değil
     
    adbakt bunu beğendi.
  5. hayalet avcısı

    hayalet avcısı Aktif Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    9 Mart 2014
    Mesajlar:
    695
    Beğeniler:
    440
    Şehir:
    silivri
    köşe yazarı veya edebiyatçımısınız merak ettim,yarınki avınızı bekliyorum
     
    adbakt bunu beğendi.
  6. fthklc

    fthklc Aktif Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    22 Ocak 2013
    Mesajlar:
    168
    Beğeniler:
    145
    Şehir:
    KOCAELİ/Gebze
    on numara yazı olmuş. insanı sıkmadan öyle güzel akıcı gidiyordu ki kendimi birden yazının sonunda buldum. Gelecek yazılarınızı bekleyeceğim.
     
    adbakt bunu beğendi.
  7. Can_Ordu

    Can_Ordu Aktif Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    24 Ekim 2013
    Mesajlar:
    510
    Beğeniler:
    206
    Şehir:
    Ordu
    Keyifle okudum, devamını dilerim. "Sahteyi yeni aldım yüzşünü deniyorum." diyen bir ben değilmişim. :)
     
    adbakt bunu beğendi.
  8. karatepe

    karatepe Aktif Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2013
    Mesajlar:
    207
    Beğeniler:
    67
    Şehir:
    denizli
    Saygılar bizden,devamını heyecanla bekliyorum.. : ))
     
    adbakt bunu beğendi.