Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Agartan'a Mektup

Konu, 'Genel Konular' kısmında Horozbina tarafından paylaşıldı.

  1. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.177
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Sevgili şeref,
    Kıkırdaklı konusunda ve daha öncekilerde yediklerimizi okuyunca buralara gelirsen yanında peksimet getireceğini yazmışsın. Biz hep alışılmışların dışındaki besinlerle beslenmiyoruz. Normal sayılanları da pişirip yiyiyoruz. 3-4 gündür balığa yani denizden çıkacakları avlamaya gidemiyorum ya da gitmiyorum. Dolaptakileri bitirmeye çalışıyorum hala daha buzlukta 2 levrek 2 lüfer, ahtapot vs bir şeyler kalmış. Terasta da kuruma işi bitmiş çirozlar hala kuyruklarından asılı benim onları almamı bekliyor.

    Bugün bir arkadaş tenekede tavuk yapalım dedi, onu yaptık. Tabii yanında harbi acı biberden yaptığım bir Boşnak mezesi, salata,sarımsaklı ıspanak graten, matrakuka bakla vs vardı.
    Alttaki kek kalıbına tereyağ ve zeytinyağında kavurup bire bir su kattığım arpa şehriye doldurdum. Bunun resmini çekmemişim.

    [​IMG]

    Bu DIY özel aparatın üzerine silindir kabı geçirip tahtaları ateşledim. 40 dakika sonra masadaki özel aparatın bir parçası olan sehpaya tavuk parçaları oturtuldu. Masadakiler bagetlerini alıp tabaklarında yediler. Ne yazık ki bunun da resmini çekmeyi atlamışım.

    [​IMG]

    Kalan odun ve tahta parçası korlarının ziyan olmaması için sonra Nasip İsmail’in ağından çıkan jumbo haşeratı bahriyeleri pişirip yedik.
    Sanırım yiyeceklerinin hazırlanışını gözünle görecek olursan peksimet getirmene gerek olmaz.

    Yanaklarından öperim.
    Bülent


    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.125
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    İstanbul
    Bülent Abi,
    Yemek yeme ve yapma konusunda uzman
    olduğunu düşünmeye başladım.:)
    Afiyet olsun.
     
  4. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.177
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Sağolasın Emre Bey, bu akşam da böyle geçti işte. Balıkçı İsmail'in karidesleri nefisti. İrfan ismindeki arkadaş ağdan çıkar çıkmaz alıp gelmiş, son anda onlar da bu dünyada ateşi gördüler.
     
  5. Kasırgaemre

    Kasırgaemre Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    20 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    316
    Beğeniler:
    101
    Afiyetolsun bülentabi
     
  6. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.780
    Beğeniler:
    8.140
    Şehir:
    İstanbul
    Afiyet olsun Bülent abi :)
     
  7. drasty41

    drasty41 Aktif Üye

    Yaş:
    55
    Kayıt:
    11 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    665
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    Kocaeli/Derince
    Yaşantına imreniyorum Bülen abicim :)
     
  8. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.730
    Beğeniler:
    5.729
    Şehir:
    İstanbul
    Vazgeçtim peksimetten..
    Dımdızlak geleceğim.. :)
     
  9. dr.zeki

    dr.zeki Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    451
    Beğeniler:
    113
    Şehir:
    Balıkesir-İzmir
    Yine döktürmüşsün Bülent Abi; Ellerine Sağlık...
    Olsa da yesek dediğim bir ziyafet olmuş.
     
  10. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.177
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Ye, iç, sıç, uyu, çalış, hepsi bu. Son 4-5 gündür balığa da gitmiyorum.
    Bu sabah 5 te kalktım yine gitmedim. Balık azaldı sadece mercan vs var.
    Aslında gitmek gerek at boş çek de güzel uğraş.
    Afiyet nasıl olur bilmem ama oldu sanırım.

    Bu akşam yediklerimi görsen böyle yazmazdın.:D Bence nefisti.
    Alışkanlıklarımızın dışında olanları yerken insan zorlanabiliyor. Fakat bunları yiyenlerin olduğunu düşünmek bazılarını rahatlatabilir. Çoğunluk ise alışkanlıklarının yani doğru sandıklarının dışına çıkamaz. Atalarımızın besinleri içinde en önemli protein kaynaklarının böcekler olduğunu düşünmek bile istemez. Her bir modern insanın yılda 1.5 kg böcek kalıntısı yediğini öğrenmek onu tiksindirir ve kabul edemez. Dünya gıda standartlarında pirinç vs gibi besinlerde kg başına izin verilen böcek kalıntısını sıfıra çekilmesi durumunda fiyatlarının onlarca katına çıkacağını bilmezler. Biz aslında solunum yaparken bile organik ve inorganik neler yutuyoruz.

    Peksimetsiz gel, bulduğumuzu avlar, topladığımızı yeriz. Hoşlanmazsan marketten aldıklarımızı yeriz. Ya da oğlak alır çeviririz, dana kuyruğu, istersen köy tavuğu bulur alırız. Keçi, inek ve koyun sütünü gözümüzün önünde sağdırtıp alır yoğurt, sütlaç vs yaparız. Köy tavuğu nefis olur. B.k yer, solucan yer. Yine de lezzeti nedeniyle yumurtadan çıktıktan 40 gün gün sonra kesilenlere göre tercih nedenidir. Bunları yediğinde, bu tavuksa bizim marketten alıp yediklerimiz nedir diye düşünürsün. Doğala yakın ortamda yaşamış tavuğun yediklerini görsen uygun ortamda yetiştirilmiş fare gözünde daha hijyenik kalır.

    Sandalının adı nasip olan ve balıkçılar arasında Nasip İsmail lakaplı arkadaş her gün karides ağı atar ve her gün 5 kg kadar yakalar. Ondan 30-35 liradan alabiliriz, Tezgahta 60 lira onun jumbolar.
    Ben hala teke tuzağını kurmadım. Daha doğrusu balığa da gidemiyorum. İki gün sonra denemeler ve yeni balık otlakları arayışları başlayabilir.
     
  11. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.730
    Beğeniler:
    5.729
    Şehir:
    İstanbul
    Sevgili Bülent,
    Ben ilk çocukluğumu ve okul çağlarındaki yaz aylarımı köyde geçirdim hep.
    O tavukların nasıl yetiştiğini, neler yediğini yakından bilirim ve onları da yerim.

    Ben çok yemek seçen biriyim maalesef. bu yüzden dışarda yerken çoğu zaman zorlanırım. Beyin denen uzvumuz maalesef çok hassas. Bir kere birşeye kafayı taktımı ikna etmek çok zor. Bu nedenle benim yiyeceklerimi beynimin onaylaması gerekiyor. Evvelki gün Güney Korelilerin yemek alışkanlıklarını anlatan bir programa kısa süre baktım. Tabaktaki ahtapot bacakları kımıl kımıl oynuyorken adam aldı ve ağzına attı. Sakız niyetine çiğnedi de çiğnedi. Sonra anlattı ki iyi çiğnenmezse vantuzlarıyla boğaza yapışabilir ve yiyeni boğarak öldürebilirmiş.
    Hala bir şey çiğnerken aklıma geliyor... :D