Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ahtapotlar Hakkında

Konu, 'Deniz Canlıları ve Balık Çeşitlerine Genel Bakış' kısmında nuri deniz tarafından paylaşıldı.

  1. nuri deniz

    nuri deniz Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2012
    Mesajlar:
    462
    Beğeniler:
    23

    [​IMG]


    Ahtapotlar; omurgasızlar arasında tam ve mükemmel donanımlı harika bir beyin yapısına sahip tek canlı olan, hayati tehlike yaşadıkları herhangi bir yeri, aradan yıllar geçmesine rağmen unutmayan , bir kaza ya da saldırı sonucunda kollarından herhangi birkaçını kaybatseler dahi, kısa bir süre içinde o kolları yeniden yaratabilme özelliğine sahip olan, denizin dip kısımlarında yaşayabilen, insanlar için tehlikeli olmayan, istiridye, balık gibi her tür canlı ile beslenebilen, çok güçlü kollarıı avlanmak ve kendini korumak için kullanan, görme yetenekleri fevkalade gelişmiş olan, kafadan bacaklılar olarak adlandırılan ve güçlü kolları çok sayıda vantuzlarla döşenmiş olan, bu kollar sayesinde kendisini rahatlıkla koruyabilen, elastiki bir yapıya sahip olan ve en küçük bir delikten dahi vücut şeklini değiştirerek geçebilen, sabır ve anormal zekaya sahip olan,
    saklandığı yer ile mükemmel bir uyum gösterebilen ve istediği şekilde renk değiştirebilen, ve en önemlisi de hareketsiz bir şekilde saatlerce avlarını bekleyecek kadar sabırlı olan, midye, yengeç ve ıstakoz gibi kabuklular ile beslenebilen, en sert ve kalın kabukları bile gagası ile kırabilecek kadar dayanıklı olan, tükürük bezlerinden salgıladığı zehir ile avının sinir sistemini etkiliyerek ve çok kısa bir sürede ölümüne neden olabilen, besin değeri çok yüksek olan lastik gibi kıvrak çok zeki deniz canlılarıdır.
    Bu canlıların en önemli özelliklerinden biride ıslak bir beze sarılı olarak 50 saat kadar havada yaşayabilmektedirler.



    Diğer bir özellikleri de, avcılarından kurtulabilmek için çeşitli renk değiştirmekte ve kamuflaj yetenekleri ile solungaçları arasında yer alan bezlerden salgıladıkları mürekkep ile kendilerini
    savunmaktadırlar. Her ne kadar salgıladıkları mürekkep düşmanlarından kendisini belirli bir
    süre saklasada, kendisi bu mürekkebin içinde kalma zorunda kalırsa, mürekkebin zehirli olmasından dolayı kendiside zehirlenmekte ve ölmektedir.

    Ahtapotlar, yaşamları boyunca sadece bir kez eşleşebilme özelliğine sahiptirler. salkım halinde döllenmiş olan ve sayılarıda ortalama olarak 200'ü bulan yumurtalardan ancak, birkaç tanesi ergin hale ulaşabilmektedir. Dişi ahtapotlar kollarındaki ince zarlar yardımıyla yumurtalarını hafifçe tutup onların temiz kalmalarına sağlamaktadır. Sifonu ile su akıntısı meydana getirerek yavrularına oksijen sağlamaktadırlar.

    Ahtapotların en trajedik özellikleri ise; yumurtalarını bıraktıktan sonra yemekten kesilmekte ve 5ay boyunca yavrularının yumurtadan çıkmasını beklemektedirler.
    Bunun sonucunda yavruları hayata merhaba dediğinde, kendisi de hayata veda etmektedir.
    Ahtapotların en büyük düşmanları,Müren balığı ve insanlardır. Bu canlılar trol motorları ve buna benzer dreçler ile avlanmaktadırlar.
    Bilhassa Ege ve Marmara denizinde avlanmaktadırlar. Marmara Denizinde avlananların ağırlıkları fevkalade küçüktür.

    1380 sayılı ticari amaçlı su ürünleri avcılığı kanununun 2/1 nolu sirkülerinin 17.Maddesine göre avlanılması gereken minimum Ahtapot ağırlığı 1000 gram'dır. Bu ağırlığın altında avlanılması kesinlikle yasaklanmıştır. Yine 5326 sayılı kanunun 17.maddesinin 7.bendinde de belirtildiği gibi büyük miktarlarda para cezası hükmü getirilmiştir.
    Aynı zamanda Ahtapotların madde 29'a göre Bütün karasularımızda, 1 Mayıs - 31 Ekim tarihleri arasında, avlanmaları da yasaktır.kaynak:nuri deniz
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.713
    Beğeniler:
    5.710
    Şehir:
    İstanbul
    Yasakları koyanlar denetlemeyi de becerebilseydi ne güzel olurdu..

    Ben bu güzel yaratığı gözlükle yukarıdan izleme şansına sahip oldum ve yaptığı o kamuflajları gördüm. Gerçekten harikulade..
     
  4. sabriyazici

    sabriyazici Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Mart 2012
    Mesajlar:
    1.244
    Beğeniler:
    701
    Şehir:
    İçerenköy / Ataşehir / İSTANBUL
    nuri abi yazılarını büyük bir keyifle okuyorum ve bana gerekli yerleri arşivliyorum ahtapot konusunda tamamen yasak olan türlerde var yanlış hatırlamıyorsam bakıp bilgi verirsen sevinirim yanlıs biliyor olabılırim eline sağlık bılgiler için saol abi
     
  5. nuri deniz

    nuri deniz Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2012
    Mesajlar:
    462
    Beğeniler:
    23
    Değerli arkadaşım...Söylediğinize aynen katılıyorum...Tüm sıkıntı denetlemede yatıyor...
     
  6. nuri deniz

    nuri deniz Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2012
    Mesajlar:
    462
    Beğeniler:
    23
    Sirkülerimizde tamamen yasak olan türlerden bahsedilmiyor.

    Madde:17 ( Boy ve ağırlık yasakları)

    Bu maddedeki belirtilen Ahtapotun Latince adı ( Octopus Vulgaris )tir...
     
  7. sabriyazici

    sabriyazici Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Mart 2012
    Mesajlar:
    1.244
    Beğeniler:
    701
    Şehir:
    İçerenköy / Ataşehir / İSTANBUL


    tamam abi teşekkür ederim saol bilgilendirmen için kancalı ahtapot ve misk ahtapotu muydu neydi yanlış biliyor olabilirim diye yazmamıştım sağlcakla kal abi yazılarının devamını büyük bir zevkle bekliyorum teşekkür ederim
     
  8. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.176
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Ben de Kasım ayından itibaren kıyılarda ahtapot avlıyorum.
    Av aletimi değiştirdim.

    Eskisi buydu. 2.5 metre uzunluğunda ucuna çapraz çivi çakılmış ve kırtasilerde 25 kuruşa satılan hologram bant sarılmış bir sopa. Bunu iskele veya yüksekçe bir yerden suya sokup hareket ettirince ahtapot önce yanına gelip bir ayağıyla dokunuyor sonra saldırınca ben de hızla çekiyordum. Çivi hayvana saplanıp yakalanıyor.
    [​IMG]

    İkinci geliştirme aşamasında her sırada 3 adet 2 sıra üçlü iğne ile iş daha kolaylaştı. Çivi de üzerinde hala iğnelerle birlikte duruyor.

    Bu sene ise ProCatch Trapper kullanıyorum. Bu 14 cm 50 gramlık şapşal şeyi görünce ben ahtapot olsam bunu merak ederim deyip bir tane aldım. Denedikten sonra önce 3 sonra 10 tane daha aldım.
    Bunun benim değneğe göre avantajı, misinaya bağlayıp 20-30 metre uzağa atabiliyorsunuz. Eskiden sopayı suya sokup sallarken av alanı büyümüş oldu. Bu zımbırtının altında üçlü kanca var bu dibe takılıyor, Alırsanız ilk işiniz bu kancayı çıkartmak olmalı. Attığım yerden yavaş yavaş kıyıya çekiyorum. Taşlık yerde attığımdan bazen sırtındaki iğne de takılıp misinayı koparmak zorunda kalıyorum. Bu nedenle ve çok ucuz olduğundan bu kadar çok sayıda aldım. Her rengine çevrede ahtapot varsa mutlaka saldırıyor. Neredeyse tüm renkleri denedim. Balık tutamayınca ahtapot bununla garanti. Şimdi terk ettiğim körfezdeki evde buzdolabını kapatmadım. Buzlukta birkaç ahtapot bıraktım. Ocak sonuna doğru gidince ahtapotlar hazır beni bekliyor. Hala doğru dürüst levrek tutamadığımdan ahtapotla idare ediyorum.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bir sitenin deniz kenarında güneşlenen bir ahtapot

    [​IMG]