Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Anneler gününde valide ile kofana avı ve rövanşı

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Bahadır Sarıca tarafından paylaşıldı.

  1. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.073
    Beğeniler:
    58
    Şehir:
    İzmir
    Merhaba Amatör Balıkçı Dostlar,

    Kolumdaki rahatsızlık sebebiyle; at-çek, levrek çaparisi, levrek süpürgesi şeklindeki avlarla, levrek peşindeki serüvenim fiziki olarak ara verse de, fikri olarak sürekli devam ediyor. Kah okuduğum keyifli raporlarda, kah dostlarla yapılan fikir teatilerinde aklımızda hep “O”. Uzun bir aradan sonra, anneler günü vesilesiyle sevgili annemi çok istediği balık avına götürme fırsatım doğdu. Hava, ilk defa botumla ava çıkacak olan annem için çok elverişliydi:

    Av tarihi : 13/05/2012, Pazar – Anneler günü
    Av yeri : İzmir kıyıları
    Av türü : Tekneden sürütme(sırtı)
    Avı gerçekleştirenler : Nermin Sarıca-Bahadır Sarıca
    Hedef av : Levrek
    Gerçekleşen av : Kaçırılan 1 adet kofana – tahmini 50-60cm 2-2,5kg
    Hava : 0-2 Bft Kuzey
    Av saati : 06.00 - 10.00 (Balıkla mücadele 09.00 civarı)
    Kullanılan ekipman : 10-15LBS kamış Lenght:2.10 Section:2, 4000 kafa makine, Ф0,21mm(65LB) ip, muhtelif sahteler
    [​IMG]

    Sabaha karşı 03.30’da botu hazırlayıp annemi aldım. Yolda kahvaltı keyfini yapıp gün çakarken avlağımıza vardık. Bu saatlerdeki kalabalık(balıkçılar) annemi çok şaşırttı.
    Ihlamur ağaçlarının kokusunda, kuş cıvıltılarıyla suya indik.
    [​IMG]

    Bu havada balık biraz zordu ama hava tam da Valideye göreydi.
    [​IMG]

    Valide ile birlikte, önümüzde kaçışan balıklar eşliğinde güneş yükselmeye başladı. Balıklara merhaba demek için sabırsızlanıyorduk.
    [​IMG]



    Sevgili annemin keyfine diyecek yoktu. Tabii anneler gününde onun mutluluğu beni kat be kat mutlu etti. Balık arayışlarımızın sonuçsuz kalması ve denizin biraz çırpıntısı(1 bafor), maalesef Valideyi biraz rahatsız etti. Deniz tutmuştu. Bu da mola demekti;
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu arada avlak bölgemizde balıkçıların ağları avımızı olumsuz etkilemişti. Fakat mola sırasında ağlarını toplamaya gelen avcılar annem için umut olmuştu;


    Ben her ne kadar geriye dönelim desem de, avı bozmak istemeyen sevgili annem devam etmek istedi. Tekrar yola koyulduk. Kıyıdan 200-300m açılmıştık ki, benim makineden gelen kalama melodisiyle irkildik. Kamış sanki taşa takılmış gibi eğilmişti. Bulunduğumuz bölge kumluktu, taşa nasıl takıldı diyerek kamışa uzanıp yokladım.
    [​IMG]

    Evet, bu balıktı. Hem de oldukça kallavi bir şey. Kalamayı hızla alıp, güzel kafalar atıyordu ki; 30-35m gerimizde annemle balığın resmen su üstünde taklalar attığını gördük. Bunu görmek muhteşem bir duyguydu. Daha önce sevgili dostum Aykut Aytış ile bu bölgeyi analiz ederken ciddi kofana avlarına rastlamıştık. Evet bu bir kofanaydı. Bir an kamışı anneme vermeyi düşündüysem de, balığı zapt etmekte ben zorlanırken onun için çok daha zor olacağını düşünerek, kepçeyi anneme uzattım.

    Herhangi bir tecrübem olmayan bu balıkta, levrek gibi boşluk vermeden sarmayı hedefliyorum. Hızla sararken makine kolu bir anda boşalıyor, "ahh kaçtı diyorum". Ardından hüsranla sararken; yok değil - bana doğru hızla geliyormuş, tekrar biniyor. Yakınlaştığında ise kepçelemek veya yormak ne mümkün. Anında tekrar fişekliyor ve botun altına giriyor. Tekrar sarıyorum. Ben kadar şaşırmış annem ise şokta gibi “Bahadır bu balık çok büyük” diyor. Validenin birkaç kepçeleme denemesi boşa gidince, kendim kepçelemeye çalışıyorum. Fakat balık çok hareketli. Kesinlikle levrek gibi değil. Tek şansımın balığı salla sırt bota almak olacağını düşünüp, kepçeyi tekrar tutması için valideye uzatıyorum. Fakat şokta olan valide tekrar kepçelemeye çalışıyor. “Dur anne, kepçeleme” derken, balığa çarpan kepçeden güç alan kofana bir anda sahteden kurtulup derin maviliğe yol alıyor. Bize “kaçtı” deyip ardından hüsranla bakmak düşüyor. Kofana mücadeleyi kazanıyor. Annem çok üzülüyor. Bense böyle bir gün için yüzlerce kofanayı feda edebilirim.
    [​IMG]

    Dönüşte bol bol kaçan kofanın muhabbetini ediyoruz;
    --Ne balıktı ama, bence en az 3 kiloydu.
    --Yok vallaha bence 5 kilo vardı.
    --İğneleri nasıl dümdüz etmiş ama.
    --Nasıl su üstüne sıçradı öyle, gördün değil mi?...

    Sonuçta ikimizde aynı fikirde mutabıkız;
    “Yakalasak bir defa anlatılacak, pişirilecek ve yenerek tüketilecekti. Ama şimdi hayatımızın sonuna kadar anlatacak bir kofana hikayemiz var….”
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.073
    Beğeniler:
    58
    Şehir:
    İzmir
    Fakat bunun bir rövanşı da olacaktı elbet. Rövanşımızı 18 Mayıs 2012 Cuma günü yaptık:

    Av tarihi : 18-05-2012, Cuma
    Av yeri : İzmir
    Av Türü : Tekneden sürütme(sırtı)
    Avı Gerçekleştirenler : Aykut Aytış ve Bahadır Sarıca
    Hedef Av : Kofana
    Gerçekleşen Av : 2 Adet Kofana (sadece biri alınabildi), 1 Adet Sinarit (çok küçüktü geri salındı)
    Hava : 0-4 Bft Güneydoğu, zaman zaman şiddetli sağanak, zaman zaman güneşli
    Gerçekleşen av : Kaçırılan 1 adet kofana – tahmini 50-60cm 2-2,5kg
    Hava : 0-2 Bft Kuzey-Kuzeydoğu
    Av saati : 06.30 - 15.00 (Balıkla mücadele 07.00 ve 09.00 civarı)
    Kullanılan ekipman : 10-15LBS, 150 - 180 cm uzunluğunda kamışlar, 4000-5000 kafa makineler, 44 lb örgü ve FG düğümü ile bağlanmış 1 kulaç 20 lb fluorocarbon leader - 20 lb örgü ve FG düğümü ile bağlanmış 1 kulaç 12 lb fluorocarbon leader, muhtelif sahteler
    [​IMG]

    Valideyle yaşanan hüsranın rövanşı için Cuma gününe işlerimi ayarlayıp, sevgili dostum Aykut Aytış ile yola koyulduk. Fakat tahminler Cuma günü hava yıkılacak diyordu, öyle de oldu. Sürekli değişken bir hava bizi bekliyordu. Sabaha karşı korkunç bir şekilde patlayan sağanak yüzünden, botumuzu suya istediğimiz saatte indiremedik:
    [​IMG]

    Yağmur biraz dinince kendimizi hemen suya attık, takımlarımızı saldık ve ilk video kaydımızı da aldık:


    Bu kayıttan sadece birkaç dakika sonra Aykut’un kamışına şiddetli bir vuruş oldu. Kofana beklediğimiz için epey sıktığı kalamasına rağmen misina öyle bir boşalmaya başladı ki anlatamam. Aykut’un "Aldım!" demesiyle hemen kameraya uzandım. Takımına ve düğümlerine güvenen Aykut, hiç boşluk bırakmamacasına makinesini sarıyordu. Balık suyun üstüne sıçrayınca emin olduk: Evet, bu gene bir kofana idi!
    Bir anda takımı boşalan Aykut, soğukkanlılığını koruyarak "Gene atlar..." düşüncesiyle bol bol aksiyon vererek sahtesini çekmeye devam edip başarılı oluyor, fakat kofana bota bir iki metre mesafe kala dipleyip, sahteden yine kurtuluyordu. Deklanşöre basmamam sebebiyle, bu heyecanı maalesef görüntüleyemedim. İkinci seferde de kofana kazanmıştı. Duygu ve düşüncelerimiz oldukça karışıktı:


    Bu arada, bu tür bir balığı nasıl kepçeleyebiliriz diye de düşünüyoruz. Acaba salla sırt falan mı yapmayı denemeli? Bir yarım saat kırk dakika böylece geçiyor ve hareket yok. Sonra Aykut:

    - Bahadır abi, Valide Hanım ile kofanayı yapıştırdığınız ve iğneleri açılan sahte yanında mı?

    - Yanımda Aykut’cuğum.

    - Benim de yanımda büyük ve sağlam üçlüler var, sahtenin üçlülerini değiştirip suya salalım, ne dersin?

    - Yapalım vallaha.

    İşte böyle, sahtenin üçlülerini değiştirip suya salıyoruz. Biraz daha turluyoruz ve iğnelerini değiştirdiğimiz sahtenin olduğu takım "Vızzz" adlı güzide eseri şakımaya başlıyor. Bu sefer Aykut’a “Aldımmm” diyorum.
    Geçen seferden tecrübem gerçekten yol gösterici oluyor. Durmadan sarmaya başlıyorum. Gene su üstü taklası yaklaşık 30-40m geride kendini gösteriyor. Evet bu Valide ile kaçırdığımız kofana. Boşluk vermeden sararken aklımdan nasıl kepçeleyeceğimiz geçiyor. Aykut’a güveniyorum, fakat balık gene çok hareketli olacak. Ara ara bana doğru yüzmesi sebebi ile takımı boşlayan balık bir süre sonra botun yanında. Bir anda karar veriyorum; çıldıran balığı salla sırt direk kamışı kaldırarak bota alacağım. Sözleşmişiz gibi sevgili Aykut olayı anlıyor. Ben bota alırken balığın arkasından takiple havadayken kepçeleyi veriyor. İşte adrenalin seviyemizin üst noktaya çıktığı keyif anlarımız:


    [​IMG]

    [​IMG]

    Efenin ölçüm sonuçlarına gelince;
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Balığı yakaladığımızı ilk öğrenen tabii ki sevgili Validemdi. Mutluluğu sesinden belli oluyordu. Ballandıra ballandıra anlattığı “kaçan balık” hikayesine benden başka pek inanan yoktu açıkçası. Belli ki anlattığı hikayesini doğrulayacak balığın geliyor oluşu onu çok mutlu etmişti.

    Hava oldukça sertleşmeye başladı:


    Sonrasında balığı da almanın keyfiyle oldukça bol ukalalık ve gırgır yaptık;


    İkinci balığı aramalarımız sırasında sinarit palazı ile karşılaştık. Bu küçük güzelliği, su altı videosunu alarak, büyümesi için ait olduğu yere gönderdik.


    Dönüş ise direk Validelereydi. Bu mutluluğu onlarla paylaşmadan olmazdı tabii. Eski bir balıkçı eşi olan sevgili annem ve babam hemen pozlarını verdiler:
    [​IMG]

    Ve hep birlikte ızgarada bu keyfi afiyetle paylaştık.
    [​IMG]

    Sonunda rövanş bizimdi.
    Tüm amatör dostlara keyifli avlar dilerim.

    Sevgi ve selamlarımla…
     
  4. SUNAY GÜNGÖR

    SUNAY GÜNGÖR Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    346
    Beğeniler:
    134
    Şehir:
    Tekirdağ
    Bahadır Abi tebrik ederim, çok güzel ve keyifli zaman geçirmişsiniz, kofana da şahane...
     
  5. Mert Özer

    Mert Özer Aktif Üye

    Kayıt:
    19 Nisan 2012
    Mesajlar:
    144
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    Kocaeli
    Maşallah abi çok güzel bir av gerçekleştirmişiniz Avlarınız Daim ve Bol olsun Afiyet olsun :)
     
  6. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.725
    Beğeniler:
    5.727
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Bahadır
    Denizlerin EFE'siyle güzel maçlar yapmış, unutulmaz anlar yaşamışsın.
    En güzeli de annene bu heyecanı yaşatabilmiş olmak olsa gerek.

    Raporun kurgusu, her anı bize de yaşatan kısa videoları ve en güzeli de o yavrucuğun sualtı videosu harika.

    İdeal boyda bir mangala da sahip olduğun anlaşılıyor.
    Kofana için güzel bir uğurlama olmuş.
    Afiyet olsun.
     
  7. Murat Çoşkun

    Murat Çoşkun Aktif Üye

    Kayıt:
    4 Eylül 2010
    Mesajlar:
    241
    Beğeniler:
    18
    tebrikler harika bir av hikayesi.
    her amatöre nasip olsun inşallah.
     
  8. balıkçı pehlivan

    balıkçı pehlivan Aktif Üye

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    1 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    436
    Beğeniler:
    13
    tebrikler abi herşey çok güzel
     
  9. AKIN KAPTAN

    AKIN KAPTAN Editör Moderatör

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.915
    Beğeniler:
    58
    Şehir:
    Marmaris
    Göçmen lüfer ve kofanaların Marmaris'e uğramasını çok isterdim ama nedendir bilinmez açıktan geçip doğruca Akdeniz'e iniyorlar. Mersin'de, Fethiye'de, Bodrum'da av veren lüferin bizim buralarda adını bilen yok. Güzel avınız için tebrikler. Annenizle birlikte sağlık mutluluk ve bolca balık dilerim. Hep rastgelsin.
     
  10. lüferoski

    lüferoski Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    12 Kasım 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğeniler:
    10
    Şehir:
    istanbul.
    sen bu işi biliyon be abi helal hoş olsun annemin ellerinden öpüyorum saygılar abicim.
     
  11. Ape

    Ape Üye

    Kayıt:
    10 Eylül 2011
    Mesajlar:
    63
    Beğeniler:
    0
    Abi okurken çok kıskandım çok güzel bir gün geçirmişiniz ayrıca tebrikler ve afiyet olsun.