Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

ATATÜRK KÖŞESİ

Konu, 'Genel Konular' kısmında Ersin tarafından paylaşıldı.

  1. Ersin

    Ersin Moderatör Yönetici

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.375
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Çorum
    Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatük ile ilgili tüm paylaşımlarınızı bu başlık altında gerçekleştirebilirsiniz.
     
    Hamdi ve arkadas bunu beğendi.
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Ersin

    Ersin Moderatör Yönetici

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.375
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Çorum
    YIKIN HEYKELERİMİ!

    [​IMG]

    Ey milletim,
    Ben Mustafa Kemal'im...
    Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
    Hala "en hakiki mürşit" değilse ilim
    Kurusun damağım dilim,
    Özür dilerim...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın diktiğiniz heykellerimi...

    [​IMG]

    Özgürlük hala
    En yüce değer
    Değilse eğer...
    "Prangalı kalsın" diyorsanız, köleler...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın diktiğiniz heykellerimi...

    [​IMG]

    Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı,
    Ortaçağ'a taşımak istiyorsanız zamanı,
    Baş tacı edebiliyorsanız
    Sanatın içine tüküren adamı...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın diktiğiniz heykellerimi...

    [​IMG]

    Yetmediyse acısı şiddetin, savaşın,
    Anlamı kalmadıysa
    "Yurtta sulh dünyada barış”ın,
    Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın diktiğiniz heykellerimi...

    [​IMG]

    Özlediyseniz fesi, peçeyi,
    Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi,
    Hala medet umuyorsanız
    Şıhtan, şeyhten, dervişten,
    Şifa buluyorsanız
    Muskadan, üfürükçüden...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın diktiğiniz heykellerimi...

    [​IMG]

    Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek...
    "Kara çarşafa girsin" diyorsanız,
    Yobazın gazabından ürkerek...
    Diyorsanız ki, "okumasın
    kadınımız, kızımız;
    Budur bizim alın yazımız..."
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...

    [​IMG]

    Fazla geldiyse size, hürriyet, Cumhuriyet...
    Özlemini çekiyorsanız
    Saltanatın, sultanın...
    Hala önemini anlayamadıysanız
    "Ulus" olmanın
    Kul olun, ümmet kalın,
    Fetvasını bekleyin Şeyhülislamın...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
    RAHAT BIRAKIN BENİ

    [​IMG]
     
    Hamdi bunu beğendi.
  4. Asi ve mavi

    Asi ve mavi Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.538
    Beğeniler:
    22
    Şehir:
    İstanbul
    [​IMG]
     
  5. Erhan41

    Erhan41 Aktif Üye

    Yaş:
    61
    Kayıt:
    3 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    341
    Beğeniler:
    17
    Şehir:
    İzmit
    ATATÜRK' TEN SON MEKTUP

    Siz beni hala anlayamadınız
    Ve anlayamayacaksınız çağlarca da
    Hep tutturmuş yıl 1919 Mayıs’ın 19’u diyorsunuz
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyorsunuz
    Mustafa Kemal’ i anlamak bu değil
    Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

    Bırakın o altın yaprağı artık
    Bırakın rahat etsin anılarda şehitlerde
    Siz bana, neler yaptınız!ondan haber veriniz
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
    Mustafa Kemal’ i anlamak yerinde saymak değil
    Mustafa Kemal’ in ülküsü sadece söz değil

    Bana muştular getirin bir daha
    Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan
    Kuru söz değil iş istiyorum anladınız mı?
    Mustafa kemali anlamak avunmak değil
    Mustafa kemelin ülküsü sadece söz değil

    Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda
    Hala oturmuş 10 kasımlarda bana ağlıyorsunuz
    Uyanın artık diyorum,uyanın, uyanın
    Uluslar fethine çıkıyor dünyaların
    Mustafa kemeli anlamak göz boyamak değil
    Mustafa kemelin ülküsü sadece söz değil

    Beni seviyorsanız eğer, anlıyorsanız
    Laboratuarlarda sabahlayın kahvelerde değil
    Bilim ağarsın saçlarınızı , kitaplar
    Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
    Mustafa kemali anlamak ağlamak değil
    Mustafa kemal ülküsü sadece söz değil

    Demokrasiyi getirmiştim size özgürlüğü
    Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
    Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen
    Mustafa kemali anlamak işitmek değil
    Mustafa kemal ülküsü sadece söz değil.

    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
    Bilime sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
    Bu vatan bu canım vatan sizden çalışmak ister.
    Paydos öğünmeye paydos avunmaya yeter, yeter
    Mustafa kemali anlamak aldatmak değil
    Mustafa kemal ülküsü sadece söz değil.

    HALİM YAĞCIOĞLU
     
  6. Ersin

    Ersin Moderatör Yönetici

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.375
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Çorum
    1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ
    "Atatürk" hitabını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış* Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

    2.EN SEVDİĞİ YEMEK
    Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

    3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
    Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

    4.BAŞ UCU KİTABI "ÇALIKUŞU" YDU
    Binlerce kitabi vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin`in unlu Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır* her gün rasgele bir yerinden acar* birkaç sayfa okurdu.

    5.KABUL SALONUNDAKİ AT YAVRUSU
    Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fob" adini verdiği köpeği* Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

    6.TAM BİR SALON ADAMI
    En sevdiği dans valstı. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

    7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
    Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına onculuk edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

    8.DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU
    Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

    9.ÖLÇÜLERİ
    Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46`ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

    10.RUMELİ ŞİVESİ
    Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

    11.HAZİN BİR HİKAYE
    Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

    12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.
    Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor* çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

    13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
    Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

    14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI
    Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur* günün ilk kahvesini sigarasını içerdi.Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

    15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
    Evinde *çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

    16.HOŞ GÖRÜLÜ LİDER
    Koylunun birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli yanmış*"Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

    17.SİGARA PAZARLIĞI
    Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş* Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım".

    18.BU NASIL HALKÇILIK?
    Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti.Kondüktörü n milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş* "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.

    19.LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!
    İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak demektir hocam*adam olmak!"

    20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
    Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

    21.YABANCI DİLE MERAKI
    Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca`yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

    22.FASULYESİNE POKER
    Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı.Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

    23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
    Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

    24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ
    Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: " T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar".

    25.BİR RİCASI BAŞ AÇTIRDI
    Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış* "Hafız Hanim benim hatırım için basındaki örtüyü acar misin?" diye sormuştu. Kadın bas örtüsünü açarak * Atatürk`un önünde eğildi ve ellerini öptü.

    26.BİLARDO VE YÜZME
    Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner * yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

    27.EN BAŞARILI DERS
    Eğitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca surdu.

    28.YAĞCILARA GEÇİT YOK
    Yağcılığa çok kızardı Bir aksam sofrası da kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.

    29.SON YILBAŞI GECESİ
    1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

    30.KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK
    Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`de özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı
     
    zarg ve Oldboy bunu beğendi.
  7. Ersin

    Ersin Moderatör Yönetici

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.375
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Çorum
    ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?

    Babası öldü.
    Yetim büyüdü.
    Tutuklandı.
    Hapse atıldı.
    Sürüldü.
    İşsiz kaldı.
    (Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
    fazla değil, zira gelirim hep az.)
    Hastalandı...
    Böbreklerinden.
    Vuruldu...
    Göğsünden.
    Mesleğinden atıldı.
    İdama çarptırıldı.
    Kardeşleri öldü.
    Çocuğu olmadı.
    Boşandı.
    Karaciğeri iflas etti.

    Evet...
    Mustafa Kemal Atatürk bu.

    Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
    evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

    Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
    ibaret değil çünkü... Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
    İşte liste yukarıda.
    Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş...
    Bunu anlatın.
    Direnen...
    Teslim olmayan ruhu anlatın.

    Korkmasınlar engellerden.
    Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
    Korkmasınlar işsizlikten.
    Korkmasınlar parasızlıktan.
    Korkmasınlar alçaklardan.
    Korkmasınlar doğrulardan.

    Yürek dediğin...
    Sadece organ değil arkadaş.
    Bunu anlayın!!!

    Izmir kurtulmus, çok tatli bir yorgunluk, Ankara`ya hareket edecekler...
    Trene binerler ve kompartimana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk`ün
    kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini
    yikamaktadir. Yaveri: `Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye
    böylesiniz`, der. `Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi
    unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
    uyumadim kalktim`, der. Yaveri: `Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
    hemen size bir yastikla battaniye getirirdik`, der. Ve bir ülke kurtarmaktan
    dönen komutan tarihi bir cevap verir:`Geç fark ettim, hepiniz en az benim
    kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
    milletimin rahat uyumasi`.

    ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?
     
    Oldboy bunu beğendi.
  8. Cahil Peri

    Cahil Peri Yeni Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğeniler:
    0
    Ellerinize sağlık arkadaşlar, ne güzel olmuş Ersincim paylaşımların. Şu son ay M.kemal Atatürk ve hayatı hakkında daha detaylı araştırma yapıyor, okuyor ve izliyorum. Ilgili tam 5 kitap okuyup 4 belgesel izledim ve zaman zaman hayrete düşerek gördüm ki, her bir eser bir puzzle parçası gibi birbirini tamamlıyor ve toplamında oldukça detaylı ve keyifli bir birikim ortaya çıkıyordu. Ancak doğal olarak biribirlerine eskik yada fazla kaldıkları çok açı da meydana geliyordu. Ancak bu açı, yazarın kitabı ''ne için'' yazdığı sorusuna bağlı olarak, olguyu atlama ve detaylandırma hakkına sahip olduğundan belli olaylar hariç bir yanlışlık yaratmıyordu. Bu nedenle de genelde birşeyi öğrenmek istemeniz yetmiyor, önce kaynağın kendisini araştırıp, bilmeniz ondan sonra okuyup izlemeniz gerekiyor. Bu nedenle her kalemi incelemek durumunda kalıyorsunuz, ben de elimden geldiğince bu bilgileri bu kaynak çokluğunda harmanlayarak paylaşmak isterim.
     
  9. lost_zombie

    lost_zombie Daimi Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    3 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.486
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İSTANBUL
  10. Tolga

    Tolga Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    ISTANBUL
    Bursa Nutku

    Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

    Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

    Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

    İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
     
  11. selçuk

    selçuk Aktif Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    273
    Beğeniler:
    8
    ATATÜRK VE İLİMİZ

    BALIKESİR HUTBESİ;



    Atatürk'ün Balıkesir'i ziyaretleri 7 kez oldu. Bunlardan ilki, 6 Şubat 1923'te gerçekleşti. İzmir'den trenle Balıkesir’e gelen Mustafa Kemal Paşa'nın beraberinde eşi ve Kâzım Karabekir Paşa ile diğer zevat bulunuyordu.

    Milli Kuvvetler Caddesi üzerine serilen halılar ve devasa taklarla süslenen cadde boyunca halkı selamlayarak Belediye binasına gitti ve burada yapılan geçit törenini izledi.

    Balıkesir Gazi Mustafa Kemal Paşayı büyük bir sevgi ve coşku ile kucakladı. Pasa geceyi Sacitzade Mahmut Bey'in evinde geçirdi.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılırken Mustafa Kemal Atatürk halkla içice olmayı ,memleketin esas sahipleri ile birlikte hareket etmeyi ilke edindigi icin olsa gerek ,zor koşullarda ülkeyi "Emperyalistler"den temizleyerek Bizlere emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmustur.

    Mustafa Kemal Atatürk sürekli Anadolu'yu dolasarak, halkinin yaninda olmus, sorunlarini dinlemis, Cumhuriye'tin kurulmasina yardimci olduklari gibi korumalarini da istemistir.

    Nitekim,7 Şubat 1923 günü öğleyin Paşa Camii'nde okunan mevlidden sonra minbere çıkarak yaptığı konuşmada da bu konulara değinmistir.

    "Balıkesir Hutbesi" diye anılan bu konuşmasında "Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun" diyerek söze başladı ve kurulacak yeni devletin temel esasları ile devrimler ve cumhuriyete ışık tutan mesajlar verdi.

    Atatürk, Zagnos Pasa Cami Hutbe'sin de cemaata söyle seslenmistir:

    “ Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir. İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.

    Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman
    insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

    Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

    Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.
    Kaynakça:
    Türkiye Cumhuriyetinin 75. Yılında BALIKESİR,Balıkesir Valiliği 1999