Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Avlayacağımız Levreğin Minimum Ölçüsüne Dair Araştırmamın Sonuçları

Konu, 'Deniz Canlıları ve Balık Çeşitlerine Genel Bakış' kısmında koxford tarafından paylaşıldı.

  1. koxford

    koxford Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2010
    Mesajlar:
    22
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İzmir
    Sevgili dostlar, daha önce Yakaladığımız Levreğin Büyüklüğü En az Ne kadar Olmalı? Bazı Sorular, Bazı Düşünceler başlıklı bir konu açarak çeşitli düşünce ve sorular ortaya atmış; mevzu bahis yazıda, amatör balık avcılığını düzenleyen tebliğde deniz levreği için verilen alıkonabilirlik alt limiti olan 18 cm’nin tüm ikna edicilikten uzak olduğunu belirtmiş; İrlanda’da amatör levrek avcılığını (ki orada profesyonel levrek avcılığı tümden yasak, yani amatör levrek avcılığından başka levrek avcılığı yok) düzenleyen kanunlardaki ölçüleri referans alarak deniz levreği için kendi alt limitimi 40 cm ve iki adet olarak ilan etmiştim. Yine aynı yazıda, deniz levreğinin Türkiye sularındaki üreme özelliklerine göre bu alt limitimi aşağı veya yukarı çekebileceğimi, meseleyi araştıracağımı söylemiştim. Umarım, hali hazırdaki ile birlikte bu iki yazı, “Nah şu kadar büyüklükte balık tuttum, gözünüze sokuyorum” formundaki, teknikten, yöntemden, av zamanından, av koşullarından vs. hiç bahsetmeyen, amatörlükten ve gerçek paylaşma ruhundan büsbütün uzak ‘raporumsu’lar kadar ilgiye mazhar olur. Bu kuşku ve endişeden hareketle, bu iki yazıya destek, fikir ve eleştirileriyle katkı yapmış ve yapacak olan herkese gönülden teşekkür ederim.

    Her neyse. Meseleyi araştırma sözümü yerine getirmek üzere, su ürünlerinden bir arkadaşımla elektronik bir yazışma gerçekleştirdim. Arkadaşım, bu elektronik yazışmayı başlatmamdan sonra üzülerek öğrendiğime göre çok yakın bir akrabasının sağlık problemleri yaşıyor olmasına rağmen, konuyla ilgili bazı bilgi ve fikirlerini üşenmeden benimle paylaştı ve konuyla ilgili bazı bilimsel çalışmaların linkini gönderdi. Buradan kendisine çok ama çok teşekkür etmek istiyorum. İşte ben de sizlerle bu yazışmadan edindiklerimi paylaşacağım. İlk önce, arkadaşımın bana yazdıklarından bazı bölümleri aktarayım (köşeli parantez içindeki ifadeler benim ilavelerimdir, köşeli parantez içinde üç nokta bulunan yerler, buralardaki bazı söz veya cümleleri atladığımı göstermektedir):

    <<Aykutcum […] levrek genel olarak kış aylarının en soğuk olduğu dönemde yumurtluyor. Hatta çipurayı hemen takip eder üremesi, yani çipura Kasım-Aralıkta ürerken, levrek Ocak-Şubat[ta ürüyor, ama levreğin üreme dönemi] bazen yıllara göre Marta kadar sarkabiliyor. Biliyorsun [bizim ülkemizde] levrek için mevsime dayalı avcılık yasağı yok, yani durumu Allahlık.. Bir de yaşadığı ortam ve sıcaklık (enlem) üremede etkili, yani balık Karadenizde farklı aylarda Ege veya Akdenizde farklı aylarda üreyebiliyor. Ne yazık ki ülkemizde levrek biyolojisi hakkında yayın ve araştırma çok çok az, ve dolayısıyla oldukça lokal. Linkte bir literatür veriyorum ama bu verilerde doğu akdeniz için geçerli.. [Arkadaşımın verdiği bu linkten edindiğim bilgileri birazdan sizinle paylaşacağım]>>

    <<Yine de yaklaşık olarak 1 yaşında 20 cm, 2 yaşında 25-30 cm, 30-35 cm iken [de] 3 yaşında; bu şekilde, büyüme ilk yaşlarda hızlı [gerçekleşirken] daha sonra yavaşlayarak […] devam ediyor […] Levrekler 2 yaşından itibaren üremeye başlıyorlar ama ben henüz 2 yaşında üreyen (25cm) bir levreğe rastlamadım. […] Akıl ve mantık açısından [alıkonabilecek levreğin minimum ölçüsü olarak] 18 cm değil de 30 cm ideal bir rakam ve en azından ürediği garantilenmiş olur. […]>>

    <<Bizdeki sirkülerler çoğunlukla yapılan [bilimsel] çalışmaları referans almaz, [bizim sirkülerlerimiz] daha ziyade çeşitli ülkelerin yasaklarının çevirileriyle ve [profesyonel] balıkçıların Ankara’ya baskısıyla oluşuyor. Dünya bu konuda ne diyor dersen, apaçıkkk belli: http://www.fishbase.org/summary/speciessummary.php?id=63
    Bu sitede Length at first maturity [ilk eşeysel olgunluktaki boy] diye belirtilen kısımda populasyon ortalamasının 27.2 cm’de ilk kez ürediği belirtilmiş, ama bölegelere bağlı olarak ilk olarak 17 cm’de veya 46 cm’de ürediği de kaydedilmiş. [Salt buradaki verilere bakılırsa] bu konuda referans olarak 27 cm almak daha mantıklı.>>


    Şimdi arkadaşımın söylediklerinden şu sonuç çıkıyor: www.fishbase.org'un verilerine göre deniz levreğinin populasyon ortalamasının 27.2 cm’de ilk kez ürediği belirtilmiş, ama 30 cm daha mantıklı bir ölçü. Bununla birlikte, arkadaşım “Göksu Deltasındaki Akgöl-Paradeniz Lagünlerinde Yaşayan Levrek (Dicentrarchus labrax (L., 1758), Perciformes: Serranidae)’in Büyüme …Özellikleri” başlıklı bir çalışmanın linkini de vermiş. Turkish Journal of Zoology, Cilt 23 (1999), Ek Sayı 2, sayfa 657-664’te yayınlanan bu çalışma, Mersin Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Serap Ergene’ye ait. Çalışma “Şubat 1992 ile Temmuz 1994 tarihleri arasında Akgöl-Paradeniz Lagününden yakalanan 415 Dicentrarchus labrax [deniz levreği] bireyi” üzerinde gerçekleştirilen incelemelere dayanıyor. Bu çalışma, şu sözlerle kapanıyor:

    <<Özellikle avlanılacak balıkların yaşamı boyunca en az bir defa Ÿüremiş olması ilkesi esas alındığında 0 yaş grubuna ait bireylerin avlanılmaması için gerekli yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Ergene (20)’nin Akgöl-Paradeniz LagünüŸiçin yaptığı çalışmada, D.labrax’ın [deniz levreğinin] eşeysel olgunluğa ulaşma yaşının III. yaş olduğu belirtilmektedir.
    D.labrax bireyler [deniz levrekleri] III. yaşta [yani eşeysel erginliğe ulaştıkları III. yaş grubunda] ortalama 286,13 mm. çatal boya erişmektedirler. Ekonomik önemi oldukça yüksek
    olan ve bu dalyanda oldukça verimli bir şekilde büyüyen D.labrax’ın [deniz levreğinin] bu sonuçlar gözšönünde bulundurularak en küçük av büyüklüğü olan 286,13 mm.’den daha küçük bireylerinin avlanmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca Akgöl-Paradeniz Lagününde bu tür için yetiştiricilik çalışmalarının geliştirilmesi Ÿülkede ve yörede yapılan balıkçılığa katkı sağlayacaktır.>>
    (sayfa 663-664)

    Ergene’nin bu sözlerle sonlandırdığı ve Turkish Journal of Zoology’de 1999’da yayınlanan bu çalışmasından sonra Akgöl-Paradeniz Lagünü’nde ne yapılmış, durum nedir bilemiyorum. Ama bizde avlanıp alıkonabilir levrek alt limitinin tebliğde hala 180 mm (18 cm) olarak belirtilmesi, arkadaşımın “Bizdeki sirkülerler çoğunlukla yapılan [bilimsel] çalışmaları referans almaz, [bizim sirkülerlerimiz] daha ziyade çeşitli ülkelerin yasaklarının çevirileriyle ve [profesyonel] balıkçıların Ankara’ya baskısıyla oluşuyor” şeklindeki acı sözlerini doğrular nitelikte.

    Her neyse. Biz Ergene’nin çalışmasından aktardığım bölümde ne diyor ona bakalım: Efendim, denmiş ki, Akgöl-Paradeniz Lagünü’nde levreğin eşeysel olgunluğa ulaşma yaşı III. yaş. Peki nedir bu III. yaş? Ergene 0 yaş grubu, I yaş grubu, II yaş grubu, III yaş grubu vs ile (veya I. yaş, II. yaş, III. yaş vs ile) ne demek istiyor? 0 yaş grubu levrekler 0-12 aylık olanlar, I. yaş levrekler 12-24 aylık olanlar, II. yaş levrekler 24-36 aylık olanlar, III. yaş levrekler 36-48 aylık olanlar vb (sayfa 658). Yani Akgöl-Paradeniz Lagünü’nde levrekler üçüncü yaş grubunda, bu da demektir ki 36-48 aylık iken ergen oluyorlar ve bu yaş grubunun boy ortalaması 286,13 mm. Yalnız dikkat ederseniz bu yaş grubu levreklerin ilk defa ergin oldukları yaş grubu. Bence, yakalayacağımız levreklerin üreme döngüsüne en az bir defa katkı yaptığından kesin olarak emin olmak istiyorsak, gelin, levrekleri bir yaş daha bekleyelim, yani avlayıp alıkoyduğumuz levrekler en az IV. yaş grubundan olsun. Ergene’nin çalışması, Akgöl-Paradeniz Lagünü’ndeki IV. yaş grubu için ortalama 344,75 mm. çatal boy ve ortalama 460.83 g. ağırlık vermiş (sayfa 660-661). Sadece boy üzerinden düşünürsek ve 344,75 mm.’yi 345,00 mm.’ye, yani 34,5 cm.’ye yuvarlarsak, ve Akgöl-Paradeniz Lagünü’ndeki bu ortalama değeri de Türkiye’ye genellersek, ben derim ki, 34,5 cm altındaki levrekleri almayınız.

    Sevgili dostlar, benim sınırlı araştırmalarımdan şimdilik bu sonuçlar çıkıyor. Lütfen görüş, öneri ve eleştirilerinizi esirgemeyiniz. Bir de ricam var: Ben şu ana kadar en çok levrek avından keyif aldığım için ve diğer balıkları pek avlamadığım için levrek özelinde bir araştırma yaptım; lütfen siz de, en çok avladığınız, avlamaktan en çok zevk aldığınız türler konusunda benzer araştırmalar yapıp bizi bilgilendiriniz. Bunu lütfen yapınız, çünkü gerçek şu ki, her tür bilimsellikten uzak bir şekilde ve bir takım balık baronlarının baskısı altında hazırlanmış bir tebliğin öngördüğü alt limitler, bizi her şekilde hayran bırakan deniz canlılarını hunharca katletmenin önünü açmaktan başka bir şeye yaramıyor……..
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.724
    Beğeniler:
    5.724
    Şehir:
    İstanbul
    Teşekkürler Aykut
    Güzel bir çalışma yapmışsın.
    Uyulması gereken ilk kural sirküler, sirkülerden sonra da vicdan ve bilimsel gerçekler.
    Sirkülerimiz nedense pek bilimsel verileri desteklemiyor. Levrek gibi bir balık için 18 cmi uygun görmüş ki bu oltalarımıza hiç te azımsanmayacak sayıda gelen istavritlerin boyuna eşdeğer. Yani istavrit kadar levrekleri alıkoymak serbest. :(
    Umarım tüm avcılarımız bu farkın farkına varır, ve tabii ki sirküleri hazırlayan kurumlar da..
     
  4. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.149
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İSTANBUL
    Aykut ,
    Çalışma ve bizimle paylaşım için teşekkürler.
    Daha öncede dediğim gibi daha önce konuşulmuş bir konuydu bu ve benim kişisel vicdani limitim 30 cm levrek avında.
     
  5. whitefoxss

    whitefoxss Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2010
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    7
    Şehir:
    Kocaeli
    Çok güzel bir araştırma yazısı olmuş.Bilgilendirme için teşekkür ederim.Yani bu durumda 35 cm alt limit oluyor benim içinde,her ne kadar levrek yakalayamasamda
     
  6. Murat BİLGE

    Murat BİLGE Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Haziran 2010
    Mesajlar:
    850
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    İstanbul/Eyüp
    Güzel bir çalışma sağolasın.
     
  7. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.072
    Beğeniler:
    53
    Şehir:
    İzmir
    Sevgili Aykut,
    Levrek özelinde yapmış olduğun ve bilimsel verilerle desteklediğin bu güzel araştırma hepimize ışık tutacaktır. Ellerine sağlık.
    Sularımızda sürdürülebilir doğal yaşam ve bunun gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için hepimizin belirli kurallar çerçevesinde hareket etmesi bir gereklilik. Bunu da halihazırda "sirküler" ile belirlemeye çalışıyoruz. Ama yazında da belirttiğin gibi yetersizliği maalesef ortada. Bunun için elele verip bunun değişimi için neler yapabiliriz? Su ürünleri konusunda çalışma yapan arkadaşından ne gibi çalışmalar yapabileceği konusunda fikir alsak derim. Buradaki tüm dostlarımızın bu çalışmaya destek vereceğini düşünüyorum.

    Yazının sonunda belirtmiş olduğun diğer türler konusu da çok önemli. Temelde avını yapmış olduğumuz türler konusunda bilgilenmemiz gerekiyor. Yurt dışında ava özel, teskere türü belge alınarak av yapılması ve eğitim alınma zorunluluğu bahsetmiş olduğun gereksinimlerden ortaya çıkıyor. Umarım ülkemizde de bu tür gelişmeler gerekli mercilerin görevlerini yapmalarıyla gelişecektir.
    Sevgi ve selamlarımla...
     
  8. koxford

    koxford Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2010
    Mesajlar:
    22
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İzmir
    Herkese değerli katkıları için teşekkür ederim.
     
  9. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    aykut ellerine emeğine sağlık bu kadar bilgiye bir amatörün ulaşabildiği halde sirküleri düzenleyenler acaba nasıl gözlerini kapatıyorlar da bu bilgileri görmüyorlar hayret doğrusu biz toplanıpta sivil toplum olarak bir tepki vermememiz halinde bu olay düzelmeyecek biz sadece balık sevdam değil bütün amatör balık avı ile ilgilenen tüm topluluklarla birleşip nasıl tırıvırıya hayır dediysek bilimsellikten uzak bu tebliğe de tepki vermemiz gerektiğine inanıyorum
    sağol