Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

bayramda levrek, akya, kofana hoş geldi sefa geldi

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında MADMAN tarafından paylaşıldı.

  1. MADMAN

    MADMAN Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    4 Eylül 2013
    Mesajlar:
    364
    Beğeniler:
    79
    Şehir:
    ankara
    merhaba arkadaşlar öncelikle geçmiş bayramınızı kutlarım

    Malum 9 günlük bayram tatili olunca denize olta atmamak mümkün olmuyor zaten haftalar öncesinde yapılan hazırlıklar planlar vs. vs. inanın artık rüyalarımda balık tutmaya başladım nasıl işlemişse bilinç altıma :D velhasıl cuma günü öğlen tuttum alanya yolunu bir hevesle, yolda karşımdan gelen arabaları beile balık olarak göreye başladım :D:D ve kazasız belasız ulaştım eve. ilk gün sabah gitmeyeyim dedim evde güzel bir kahvaltı yaparız diye düşündüm ama kuduruyordum bir taraftanda balığa gidemediğim için neyse dedim önümüzde günler çok nasıl olsa çıkarım dedim.

    1. gün :

    sabah 4:30 da eşimle birlikte çıktık meraya doğru hava zifiri karanlık 5 te meraya geldik hala karanlık şafağı beklerken yolda aldığımız fırından yeni çıkmış puaçarı götürdük sıcak sıcak çay ile derken beklenen an geldi saat 6:15 civarı hiç vakit kaybetmeden başladım denizi kırbaçlamaya, yer kayalık olduğu için az dalarlı sahte kullanıyordum eşimede acemi olduğu için su üstü sahtesi vermiştim zayıf bir olta takımıydı üzerinde 0.16 mono misina vardı zaman ilerliyordu fakat tek vuruş yoktu eşim burada balık yok deyip yatmaya gitti arabaya, ee kolay zannediyorlar balık avını aslında bilerek götürdüm onu anlasın nasıl bişey olduğunu lafı gelince sen balığa gidip eğleniyorsun demeyi biliyorlar :D:D aldı boyunun ölçüsünü bir daha bulaşmaz bana vel hasıl at çeke devam ettim, kutudaki bütün sahteleri denedim ama ne takip ne vuruş hiç birşey yok derken eşimin oltası takıldı gözüme :rolleyes: onu aldım elime başta rapalayı kendi oltama takmak geldi aklıma ama üşendim diyelim :mad: daha 2 . atışta kaptı sahteyi balık güzel bir atlayışla ama olta dandik balık fena asılıyor kamışı eğmekle kalmıyor elimden alacak sanki boş bıraksam gidecek olta , mecbur açtım kalamayı yoksa koparacak bari yorayım balığı dedim demez olaydım balık aldı kafayı soktu kayanın altına çıkart çıkarta bilirsen başta balığın darbeleri geliyordu sonraları oda kesildi kurtardı kendini, aslında balık adına sevindim rapaladan kurlulduğuna yoksa mümkün değildi oradan kurtarmam kalacaktı öyle misina kopacaktı ki öylede oldu o gün başka vuruş gelmedi zaten su üstü sahtemde tekti iş yapmaz diye götürmemiştim yanımda sanki cebimde taşıyacam at işte arabanın arkasına :mad: neyse tuttum av bayinin yolunu aldım 2 tane sahte ve ertesi günkü avı bekleeye başladım.

    2. gün :

    busefer saati 1 saat ilerye kurdumm 5:30 da ayaktaydım eşime seslendim hadi gidelim diye yataktan ayağıyla baybay geldi :D:D almış boyunun ölçüsünü bidaha tövbe bulaşmaz bana :D revan oldum yola ve olmazsa olmaz fırına uğradım aldım yeni çıkmış simit ve börekten termosta kahve hazır vardım meraya hala erken 15 dakka önce gelmişim ön hazırlık yaptım, malzemeyi taşıdım, kahve ile yuvarladım simiti ve başladım şafakla wtd ye 1 saat birşey yok ama yılmakta yok derken :eek: güzel bir şapırtı çıktı suyun üstüne balık kuyruk darbesini görmenizi isterdim balık öyle çok büyük görünmüyordu ama 50cm civarı vardı kaptı yemi ama busefer olta sağlam ama oda ne :eek: kalama neredeyse tamemen açık ben kalamayı sıkana kadar hain levrek :mad: daldı dibe yinemi dedim malesef yine girdi kayaların arasına. sinirden :mad::mad: kuduruyordum işmakinası tutup kayaları temizleyesim geldi siz düşünün :D:D velhasıl balıkta gitti sahtede sonraki atışlarda takip aldım fakat bir türlü sahteyi almıyordu ağzına aşağıdan vurp kaçıyordu sahte 50cm 1m havaya zıplıyordu derken hava iyice aydınlandı el boş akılda kalan balık yeni planlarla düştüm yola orduları yenilmiş general gibiydim eve geldiğimde rütbem bile kalmamıştı :D:D bizim hatun ne o yokmu bişey dedi cevap bile vermeden girdim eve arkadan kıs kıs güldüğünü fark ediyordum fena çiziliyordu karizma ama, ertsei gün böyle olmayacaktı gözünün yaşına bakmayacaktım nekadar hırs yapmışım siz düşünün eve gittim 0.20 ip misina sarılı yedek kafayla değiştirdim takımı ve ilk gün kaybettiğim rover 98 i de bulmuştum av bayinden onuda aldım herşey tamamdı av için.

    3. gün :

    bayramın 1. günü sabahı düştüm yola tam vaktinde geldim bu sefer hiç oyalanmadan başladım wtd ye 20 dak sonra :eek: ilk balığım atladı busefer yermi anadolu çacuğu verdim tasmayı kaldırdım kamışı asıldım makinaya sanki 50 kg balık çekercesine asıldım kıyıya bide ne göryeim :eek: 20cm ispendek nerde len abilerin dedim abi valla bilmiyorum dedi yal vardı yakardı :D :D kıyamadım saldım suya aradan 10 dakka geçti bir atlayış daha onada şans vermeden aldım kıyıa oda ispendek 25cm civarı bu ne ya dedim balıkların kreşinemi attım oltayı dedim onuda verdim suya arkasına bakmadan tüydü kerata :D devam ettim ava bi 3- 5 dakka geçmedi br atlayış daha onuda kıyıladım kalama vermeden, gelen diğerlerinden biraz daha büyüktü boyu 33cm di ben kilo altı levrek almam alanıda sevmem:mad: ama mecbur bunu aldım çünki rapalanın iğnesi gözüne girmişti dikkatlice çıkartmak istedim ama başarılı olamadım malesef gözü gitti balığın o halde bırakmakta istemedim, mecbur aldım balığı ve buruk bir sevinçle tuttum evin yolunu gelen 3 balık 2 iade ve sayısız atlayış keyifliydi.

    4. gün :

    Ankaradan gelen arkadaşım serken ile ertesi gün çıktık balığa mera yine aynı yer başladık ava üst üste atlayışlar geliyor fakat bir türlü kapmıyor sahteyi el boş döndük ama yılmak yok

    5. gün :

    sabah 5:30 da tekrar buluştuk serkanla busefer 2. meraya geçtik başladık at çeke atlayışlar var takipler var ama almadı yemi , hava kapalı saat 8 oldu hala balık yok serkan bütün sahteleri attı nafile ben istikrarlıyım rover 98 ile devam derken beklenen an :eek::eek: sağlam bir atlayış kamışa sağlam abandı makinanın kalaması sıkı olmasına rağmen arada alıyordu kısa paylar buna rağmen abandım aldım hergeleyi kıyıya oda ne :eek: gelen çatal kuyruk yani akya 45cm ilk kez akya tuttum deli asılıyor aslında 3-4 kiloluk balık çektiğimi sanmıştım nasipte akya tutmakta varmış, aslında o bölgede çıktığını söylemişlerdi ama ihtimal vermemiştim nasip işte. sonrasında 3 attlama olsada gelmedi oltaya serkanda 3-5 atlama ve takip aldı ama onada gelmedi günün tek balığı ile döndük evlerimize. artıkk eve gelişimde balık tutmanın haklı gururu ile geliyordum :harika: karizmayı toparlamıştım :D

    6. gün:

    aynı gün öğleden sonra yağmur başaldı tek tek atmaya gecede biraz yapmış ertesi sabah kalktığımda sağlam esiyordu rüzgar bayağıda yağmış yağmur sahile baktım deli dalga var merayi değiştirmek gerekiyordu bu dalgalarla sahilde mümkün değildi av yapmak aklıma liman geldi en azından liman içi durgun olurdu dedim ve öylede oldu dışarda rüzgar dalga gırla içerde sakinlik kol geziyordu attım sahteyi suya başladım wtd ye zaman aktı geçti ama hala yok atlayışı bırak takip bile yok anladım su üstü iş yapmayacak burada zaten derin bölge yozuri tobi marunun tam yeri dedidim 1.5m dalarlıyı buluşturdum suyla 20 dak at çekten sonra :eek: balık olta ucunda malum su derin öyle takacak kayada yok açtım kalamayı o yol alıyor ben çekiyorum çok büyük balık olmadığı belli fazla darbe yapmıyor 1-2 dakka oynadım balıkla sonrasında :eek: :eek: birden olta ağırlaştı deli bir kafa darbesi geldi ne olduğunu anlamadım hemen çektim balığı birde ne göreyim boğazın sultanı oltanın ucunda istanbuldan selam getirmiş ve aleyküm selam dedim hoş geldin sefa getirdin balığı elime aldığımda anladım 2 sağlam darbenenin nedenini 41cm lik kofonanın sol yanından baş parmağım büyüklüğünde bir ısırık vardı aklıma balon balığı olabileceği geldi boyu büyük ağız yapısı küçük ve güçlü, neyse yaralı sultanımı aldım kovaya birazdaha at çek yapayım dedim ama malesef deli bir yağmur başladı döndüm eve, eee bir sofralık olmuştu gelen balıklar fazlasına gerek yoktu. diğer günler sabah ve akşamları çıkmadım ava tadında bırakmak gerekir dedim birazda eşe dosta vakit ayırmak lazımdı yoksa hatun boşayacak beni :D:D velhasıl bayram süresince av maceram böyleydi arkadaşlar dilim döndüğünce güncemi paylaşmak istedim fakat baya yazmışım okurken sıkılmazsınız inşallah :( sürçü lisan ettiysek affola


    ekipman

    makina : shimano exage 3000 sfd yeni oyuncağım :D

    kamış : Okuma V system 2.40 10-40gr

    sahte : su üstü için ( rever 98 ) dalarlı için ( yozuri tobimaru f4 c136 )


    mera


    levrek avlağı

    [​IMG]


    akya avlağı

    [​IMG]

    lüfer avlağı alanya limanı

    [​IMG]


    balıklar ve boyları

    [​IMG]

    [​IMG]

    ee balığı tuttuk birde pişirelim değilmi :D

    hazırlanışı :


    lüfer ve levrek için fırında folyo ile pişirdim ilk önce 2 adet limonun kabukları soyulup atıldı limonların suyu sıkılıp bir kaseye kaydum limonları posalarını atmayın onu balığın altına serecez ve yerken güzel bir tat veriyor bu yüzden sıkmadan önce kabukları soyuyoruz acı olmasın diye fırın tepsisine serdiğimiz folyaya bir baş soğan orta boy halka kesilip parçalayıp baık altı için zemin oluşuturuyorum posa limonları parçalayıp soğanların arasına ilave ve 4-5 diş sarımsak ekiye kesmek suretiyle soğanın arasına ce en son 2-3 defne yaprağı balığın altına gelecek şekilde dizerek balığın zeminini oluşturuyoruz ve tercihen yarım domates küp küp doğranmış şekilde balığın altına seriyoruz aşaıdaki resimdeki gibi


    [​IMG]


    balığı malzemenin üzstüne yatırım içine defne yaprağı ve 1-2 parça tere yağı koyuyorum güzel lezzet veriyor

    [​IMG]


    en son balığın üstüne sürmek için sos yapıyorum başta sıktığımız limon suyuna zeytin yağı tuz ve az kara biber ekliyorum bu karışımı balığın üstüne gezdiriyorum


    [​IMG]

    en sonda folyoyu kapatıp üstten 1-2 delik açıyorum 30-35 dakka 200 derece fırında piştikten sonra folyoların üzerini açıp 5-10 dakika daha üstü kızarması için veriyorum fırına çıkınca balık bu halde oluyor

    [​IMG]


    akyayı ise takoz doğrayıp unlayıp tavada kızartım


    [​IMG]


    [​IMG]


    sonrasını göstermiyorum siz tahmin edersiniz
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. balık tutkudur

    balık tutkudur Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Ekim 2013
    Mesajlar:
    148
    Beğeniler:
    7
    güzel ve bereketli bir av olmuş, yemek kısmıda baya bi cezbedici, işin saha kısmını geçip mutfak kısmınıda iyi bilmek gerektiğini göstermiş oldunuz, yanlız en alttaki balık akya değil çatal kuyruk olsa gerek..
     
  4. MADMAN

    MADMAN Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    4 Eylül 2013
    Mesajlar:
    364
    Beğeniler:
    79
    Şehir:
    ankara
    yorumun için teşekkür ederim kardeş balığa gelince bende pek bilmiyorum görenler tüysüz dediler ekya diyen oldu çatal kuyruk dediler bence 3 üde aynı balık takılan isimler farklı
     
  5. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.866
    Beğeniler:
    4.140
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Tebrikler güzel anlatım ve keyifli rapor için ellerinize sağlık, afiyetler olsun, denizde bulunan bütün avcıları kandırıp çeşitleme yapmışsınız :) Helal olsun...
     
  6. MADMAN

    MADMAN Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    4 Eylül 2013
    Mesajlar:
    364
    Beğeniler:
    79
    Şehir:
    ankara
    sağolasın selahattin denizde avı bu yüzden seviyorum nezaman ne geleceği belli olmuyor sofra çeşitle zenginleşiyor
     
  7. sabora

    sabora Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.723
    Beğeniler:
    147
    Şehir:
    Kocaeli
    Tebrikler Kemal, güzel bir maraton olmuş. Karşılığını da almışsın sayılır. Umarım daha irileri nasip olur. Rast gele.

    (Rover 98' in renk kodu nedir acaba.)
     
  8. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.730
    Beğeniler:
    5.728
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Kemal,
    Anladım ki bu bayram sana gelmiş.
    Periyodik ava gitmiş, bol heyecan yaşamışsın.

    O kofanaya saldıran Akya ve/veya Çıplak (kuzu) olabilir. Akya'nın en sevdiği canlı yem Lüfer'dir..Ağzının tadını bilen bir balık yani. :D

    Senin yakaladığın o balık bana göre çıplak (kuzu). Akya'da ona benzemekle beraber sırt ve karın yüzgeçlerinin aynı hizada olmayışından bu balığın kuzu olduğu kararına varabiliriz..

    Balıkları da çok güzel pişirmişsin. Anladığıma göre hakkını da vererek yemişsiniz.

    9 günlük tatilin 5 günü peşpeşe balığa gidebilmek her Türk erkeğine nasip olmaz. Eşinin kıymetini bil valla.. :D


    not: Alüminyum mutfak malzemeleri ve alüminyum folyo Alzheimer tetikleyicisi olarak tescillenmiş durumda. Özellikle sıcağa maruz kaldığında içerdiği zararlı maddelerin yemeğe karışması kaçınılmaz.

    Bu nedenle ille de yemek pişirirken alüminyum folyo kullanılacaksa içine bir kat yağlı fırın kağıdı koymak ve yiyeceklerin folyodan uzaklaşması için yeterli.
    Yurtdışında dışı folyo, içi fırın kağıdı olan malzemeler bulunurken ülkemiz üretici ve ithalatçıları bir şekilde bu ürünü getirmemekteler. :(
     
  9. senihcan

    senihcan Daimi Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.475
    Beğeniler:
    1.561
    Şehir:
    İstanbul
    Hocam öncelikle tebrikler güzel av olmuş . Tuttuğunuz balığın aynısından aynı boylarda bende bu bayram mersinde tuttum. Tuttuğunuz balık Mersinde ve iskenderun taraflarında çatal kuyruk olarak bilinir diğer bölgelerde pulsuz olduğu veya çok az pulu olduğu için çıplak adı veriliyor. Tutması gerçekten çok keyifli inanılmaz bir mücadelesi var . Benim at çek avıyla tuttuğum 2. balığımdı :)
     
  10. sedatic

    sedatic Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    25
    Şehir:
    Kocaeli
    10 numara anlatım , 100 Ppuan değerinde avlar. Yüreğinize sağlık.

    GT-I9300 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
     
  11. balık tutkudur

    balık tutkudur Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Ekim 2013
    Mesajlar:
    148
    Beğeniler:
    7

    ben şimdi akşamın verdiği rahatlıkla tekrar inceledim vede bu kesin çatal kuyruk :) :) darısı daha büyüklerine inşallah..