Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bir av güncesi

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında tırtıl tarafından paylaşıldı.

  1. tırtıl

    tırtıl Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    5 Eylül 2013
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Muğla
    Nihayet Balıklar

    Uzun zaman süren balıksız avların ardından böyle güzel avla sizlerle buluşmak beni çok memnun etti. Poseidon’a güvenip Cuma gecesinden oltalarımı hazırlamış ve sabahın olmasını dört gözle bekliyordum. Çünkü her av öncesi olduğu gibi yine heyecandan uyuyamamıştım. Geçen sene bu zamanlarda sırtı ile inanılmaz lambukalar yakalamıştım. Ama bu sene daha siftah yapamamıştım. Gerçi bu sene yakaladığım lambukaları sırtı ile değil kıyıdan yaptığım canlı balık bırakmaları ile almıştım. Onlarda ayrı bir hikayeye konuk olacaklar.

    Eki Görüntüle 5246

    Öylesine güzel bir hava vardı ki, her şey bugün balık içindi sanki. Ama içimizde yine aynı hüsran mı olacak kıpırtıları git gel yapıyordu. En azından benim için öyleydi. Azmaktan usul usul ayrılıp denize açılırken, altımızda kayıp giden levrekleri ve kefalleri seyretmek muhteşem oluyordu. Bir seferinde, teknenin altından kayıp giden ve teknenin her iki tarafından da gözüken muhteşem vatozu tekrar hatırlamıştım aşağıya bakarken. Bir zamanlar köpekbalıklarının, lahozların, mercanların, onlarca kiloluk akya ve kofanaların cirit attığı bu sular artık sadece mırmır, kefal ve levreklerin olmuştu. Yüzyıllardan beri birçok balık türüne doğal yumurtlama için ev sahipliği yapmış olan bu sular bilinçsiz avlanmadan dolayı artık vasat bir yer haline gelmişti. Konuştuğunuz zaman ahkam kesen yerli balıkçıların “biz zamanında buralarda şöyle büyük balıklar tuttuk, böyle büyükleri oltalarımızı kopardı,nerede o eski balıklar” derken bile usulsüzce azmak ağzına ağ atan arkadaşlarını seyretmek bize düşmekteydi. Defalarca şikayet girişimlerime rağmen bir şey değişmedi, değişmiyor da ve bu da beni çok kızdırıyor. Bir gün kuytu bir köşede dayak yiyeceğim galiba böyle giderse. Ama olsun yine de onları uyarmaya ve şikayet etmeye devam edeceğim bende.

    2.jpg

    Şu muhteşem Akyaka manzarası yaşam zevkime ayrı bir tat katıyor. Böylesine güzel bir yerde yaşadığım için kendimi şanslı sayıyorum. Sincapların, kirpilerin, tavşanların, tilkilerin ve birçok yaban hayvanının yaşadığı bu doğal ortam, inanın insan yaşlanmaz. İşimi bitirip bir an önce evime dönmek daha önceden bana bu kadar çekici gelmiyordu. Herkesin birbirini tanıdığı, sessiz, trafiksiz ve kalabalık olmayan bu güzel beldeyi mutlaka görmenizi tavsiye ediyorum. Akyaka and Gkova in turkey, iformation , holidays, conservation, environment in akyaka, Gkova, Trkei adresinde bu muhteşem tabiatı ve çevreyi gösteren fotoğraflar bulabilirsiniz. Fırsat bulursanız bakmanızı tavsiye ederim.

    3.jpg

    Av ekibi ve ben. Genelde fotoğraflama işini ben yaptığım için, içinde bulunduğum nadir enstantanelerden biri bu.

    4.jpg
    Sedir adsındaki feneri 15 dakika kadar geçtikden (sırtınızı 45o açıya verip Akbük’e doğru) sonra GPS’te kayıtlı avlağımıza geldik. Deniz oldukça elverişliydi ama av için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Yakın yerlerdeki birkaç yer değiştirmemiz de sonuç vermemişti. Neredeyse 2 saat boyunca tek bir balık bile tutamamıştık. Kahvaltı ve geyik muhabbetinin üstüne bir de sıcak binince yine hüsranla sonuçlanacak bir av için her şey oluşmaya başlamıştı. Neredeyse saat 12.00 olmuştu. Bir iki balık haricinde bir şey yoktu elimizde. Artık klasikleşen “bir şey tutamazsak gider sedir adası içerisinde oyalanırız” durumuna geldik ve hareket ettik son yerimizden. Birkaç yüz metre gittikten sonra sevgili kaptanımız Ufuk “ya son kez burada deneyelim , olmasa gider sedirde oyalanırız” diye söylediğinde, oda yüzündeki umutsuzluğu yansıtıyordu dışarıya. Aslında her seferinde balığa çıkarken ” balık bahane ya, önemli olan o ortamı yaşamak, denizde olmak, dalgaların üzerinden kayıp giden rüzgarın etkisiyle sallanan teknede sarhoş olmak daha güzel” şeklindeki avutmalarımızın aslında balık tutamadığımız zamanlar ne kadar boş olduğunu söylemek mümkündü. En azından benim için bugün böyle söylemek mümkündü. Deniz her zamanki bonkörlüğünden vazgeçmiş, inatla saklıyordu kuzularını bizden. Dedim ya bu git geller arasında umutsuzca oltalarımızı son kez 60-70 metre arasındaki bu dipsiz derinliklere yollamıştık. Demir atmadan avlanmaya başladık. Aslında ben balık olsaydım iğnelerin ucunda antenlerini kıpır kıpır oynatarak fal taşı gibi açılmış gözleri ile aşağıda başına ne geleceğini bilmeden bekleyen tek tekleri kapardım. Ama o kadar albenilerine rağmen bir türlü kandıracak balık bulamamıştık. Yine umutsuzca bir on dakika geçmişti. Çapa atmadığımız için tekne usul usul kayıyordu egenin mavi sularında. Sabahtan beri bizi takip eden martılarda artık bizden umutlarını kesip kendilerine başka kısmet aramak üzere havalanmışlardı. Bir ara Ufuk “sanki küçük bir şey aldı oltayı” diyerek yukarı balığı aldı. Küçük bir hanostu bu. Benim klasikleşen “hanos varsa mercanda vardır” tezimi haklı çıkarırcasına “ben de balık aldım” dedi Bülent.

    5.jpg
    “Bu dehşet bir şey, çok güzel kafa atıyor, iyi basıyor” nidaları arasında Bülent balığı çekerken hepimiz ona odaklanmıştık. Son anına kadar zevkini çıkararak Bülent muhteşem sivri burun karagözü (sargoz) tekneye aldı. Çok büyük zafer kazanmış bir komutan edasıyla anın tadını çıkarırken, arka taraftan Ufuk’un “bende iri bir şey aldım” dediğini duyduk.

    6.jpg

    Evet bu iri şey güzel bir mercandı. Bütün günümüzün en güzel iki anını arka arkaya yaşadık. Sonunda balık olan yere denk gelmiştik. Ufuk ”Atilla hemen demir at” dediğinde ben çoktan attığım demirin oturduğunu söylemiştim bile. Tam balık havuzuna demirlemiş olduğumuzun farkına ilerleyen saatlerde varacaktık.

    7.jpg
    Dedim ya balık havuzu diye. Balıklar, özellikle de mercanlar ikili üçerli gelmeye başlamışlardı. İşin güzel tarafı ise bu balıklardan hepimizin tutuyor olmasıydı. Nihayet haftalardır gülmeyen yüzlerimiz gülmeye başlamıştı. Avın bu kısmından sonra çok fotoğraf çekemedim. Çünkü balık tutmakla meşguldüm.

    8.jpg
    Günün olay adamı Bülent, her şey onun karagözü ile başlamıştı. Bülent sonrasında da güzel balık tuttu. Dönüş yolunda birde lambuka alınca iyice keyiflendi. Tutuğumuz mercanlar içerisinde oldukça iri olanları da vardı. Ama benim hedef balığım olan fangrilere burada da rastlayamadık.

    9.jpg
    Avın sonunda tuttuğumuz tüm balıklar. Gerçekten gopez, kırma (deli veya sanki diye de adlandırılıyor) mercan, mercan sarıkanat istavrit ve ispariler bir arada harikalar değil mi?.. Mercan tutmada yeni öğrenip denediğim ve süper verim aldığım sistemi bir sonraki hikayede sizlerle paylaşacağım.


    10.jpg

    İçimizde en diri kalmış Şahin arkadaşım, “en güzel balık denizde temizlenendir” diyerek işe koyuldu ve balıklarını temizledi. Ama işin aslını dönünce eşinden öğrendik. Balığa çıkarken Şahine “balıkları temizle de getir, beni uğraştırma” demiş ?. Kardeşim Şahin yutmadık bunu bilesin.

    11.jpg
    Bu da bana bereketli denizimizin son armağanı. Ne demeli, hep böyle rast gelsin.
    18.10.2008 Atilla Coşkun AKYAKA
     

    Ekli Dosyalar:

    • 1.jpg
      1.jpg
      Boyut:
      91,3 KB
      Okunma:
      276
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. halimyildiz

    halimyildiz Daimi Üye

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    11 Nisan 2013
    Mesajlar:
    2.331
    Beğeniler:
    1.452
    Şehir:
    Kocaeli/Gebze
    maşallah bizde diyoruz balık niye yok olmaz tabi :)
     
  4. Ümit

    Ümit Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    608
    Beğeniler:
    56
    Şehir:
    İstanbul ve Silivri
    Tebrik ederim,

    Akyaka yı , Marmarise tatil de tekne turuna katılmak için geldiğimde görmüştüm, harika bir yer, lütfen yaşadığınız kıymetini bilin :).
     
  5. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.863
    Beğeniler:
    4.131
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Vay vay vay kimleri görüyorum :D Şahin abim de var o karelerde :D Çok güzel avlar tebrik ediyorum, Şahin abime ve Ferhat abime selamlar öpüyorum ikisini de :D
     
  6. tırtıl

    tırtıl Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    5 Eylül 2013
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Muğla
    Benim kadim dostlarımdır.
    Selamınızı ileteceğim.
     
  7. tırtıl

    tırtıl Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    5 Eylül 2013
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Muğla
    Haklısınız, burada yaşamanın kıymetini biliyoruz da buraların kıymetini maalesef bilemiyoruz ?
     
  8. flap

    flap Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Eylül 2013
    Mesajlar:
    254
    Beğeniler:
    97
    Şehir:
    istanbul
    Bereketli bir av olmuş tebrikler
     
  9. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.693
    Beğeniler:
    5.696
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Atilla,
    Belki de bir içgüdü ile söylenen "şurada da bir deneyelim" sözünün balıkları olmuş yakaladıklarınız.
    Çok güzel av olmuş.
    Akyaka tatil tercihlerimizin tepesinde durur her zaman.
    tekne tercihimiz Abdullah Kaptandır eğer tanıyorsan.
    Umarım en kısa zamanda aradığın Fangri'yi de bulursun.
    Her zaman rast gelsin
     
  10. sedatic

    sedatic Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    25
    Şehir:
    Kocaeli
    Balıklar, anlatım, fotoğraflar ve mekan 10 üzerinden 12.
    Allah muhabbetinizi ve avınızı daim kılsın..
     
  11. mahmutignak

    mahmutignak Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    606
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İSTANBUL
    Arkadaşlarınızla çok güzel bir av günü geçirmişiniz.Bereketli avlarınızın devamını dilerim.Afiyet olsun.