Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Bu bir LEVREK Hikayesi (CFT)

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında mrshadow tarafından paylaşıldı.

  1. mrshadow

    mrshadow Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Ekim 2010
    Mesajlar:
    185
    Beğeniler:
    12
    Çok uzun bir hikaye bu. Uzun ve yorucu bir o kadar da keyifli. Sitenin müdavimleri daha önceki denemelerimi ve hep hüsranla biten av maceralarımı hatırlayacaklardır. Ama her seferinde büyük bir umut ve vuslat arzusuyla koşuyordum paşanın peşinden. Forumda her açılan levrek raporu beni daha da kamçılıyor biraz daha hırs ve azimle koşturuyordu bu canlının peşinden. Tam birbuçuk yıldır hiç yılmadan her fırsatta güzel memleketimin ulaşabildiğim bir çok yerine onu aramak için gittim. Bazen kzıdım öfkelendim bazen daha zamanı var sabır dedim ama pes etmedim. Başladığımda tekdim ama şu günlerde bu raporu yazmama vesile olan dostlarımla bir ekip olmuştuk. Bu ekibin bir araya gelmesi tabiki BALIKSEVDAM sayesinde... Teşekkürler BALIKSEVDAM.

    Ekip olmuştuk olmasına ama birde isim gerekliydi ekibe. İsmide "Crazy Fishing Team" olarak belirledik (CFT) :)

    CFT olarak 2013 Eylül ayından bu yana bir çok organizasyon gerçekleştirdik kendi aramızda bazen İstanbul içi bazende uzak diyarlara yolculuk yaptık. Bunları yaparken hepimizin aklında spin ve levrek bu ikili hep en üst seviyede bir yerlerde duruyordu. Ve bütün planlar bu ikili üzerine kuruluyor muhabbet hep bu minvalde ilerliyordu. Ekip olarak Aralık 2013 de 2 günlük bir Saros planı yaptık ve 5 kişi çıktık bu yolculuğa, zaman kısıtlı yol uzun gidilecek çok yer var derken 2 gün için de sadece İzzet(Timsah) 2 levrekcik kandırmayı başarmıştı. Sadece o balık almıştı ama hepimiz o mutluluğu onunla birlikte yaşamıştık. Tabiki daha dönüş yolunda yeniden bu yollara düşmenin planları yapılmaya başlamıştı bile.

    Aralık ayı başında yapmaya başladığımız plan nihayet tüm izin işlemleri prosedürler halledilince 29 Ocak da başlayıp 5 gün sürecekti.

    Tam 5 gün boyunca levrek peşinde olacaktık. Savaşa hazırlanan bir Genel Kurmay edasıyla haritalar açılıyor mevzi tespitleri yapılıyor, istihbarat raporları değerlendiriliyor hava durumu an be an izleniyor vakti israf etmeyip verimli bir şekilde kullanmak için her şey en ince detayına kadar hesaplanıp not ediliyor ve tabiki takım çantası tekrar tekrar gözden geçirilip eksikler tespit edilip malzeme temin etmek için bile toplantı yapılıp kararlar alınıyordu. Hedefe kilitlenmiştik. şimdi durup geriye baktığım da hazırlık aşamasının bile ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu görüyorum.

    Vakit yaklaştıkça tabiri caizse ruhumuz bedenimize dar geliyordu. Belki yoğun iş temposunun verdiği keşmekeşden uzaklaşmak belki biraz tebdili mekan yapıp ferahlamak. Bunları yaparkende balık tutmak!

    Artık yolculuk zamanı gelmişti, gelmişti ama İzzet(Timsah) işleri nedeniyle son anda yolculuğu iptal etmek durumunda kaldı. Tabii bu durum CFT de bir hüzün rüzgarı estirmişti, estirmişti ama bizi iyi dilekler ve dualarla uğurlamıştı sevgili Timsah.


    Tekirdağ da verilen yemek molası sona ermiş vakit gece yarısını çoktan geçmiş hava soğuk ıslık çalan bir rüzgar ve yağmur. Bir sessizlik hakim aracın içinde. O sesizliğin içinde büyük çığlıklar kopuyor aslında. Acaba bu sefer ne olacak sorusu, bu sesizliği tüm çıplaklığıyla özetliyor du... Yol bitmek bilmiyordu oysa ki daha önce bir çok sefer kat etmiştik bu yolları. Birde bütün olumsuz hava şartlarına sis eklenip görüş mesafesi 1-2 metreye inince yolculuk hepten bir ızdırap olmuştu. Neyse ki gecenin ilerleyen saatlerinde ilk durağımıza vardık. Sabahın ilk saatlerini beklerken daha önce planladığımız yemli denemelerimize başladık. Yorgunluk bir yandan yağmur bir yandan ama azimle çalışmaya devam ettik. Gecenin ilk meyveleri kendini göstermeye başlamıştı. Mırmırlar arka arkaya oltalarımızı ziyaret ediyorlardı.

    Ve nihayet spin zamanı gelmişti. Daha önce tespit edilen meraların ilk durağına vardık operasyon için tüm hazırlıklar tamamlandı son kontroller yapıldı ve ilk atış. Günlerdir hayalleri süsleyen o anlar başlamıştı artık. Her atış başka bir heyecan başka bir umut saklıyordu içinde, değiştirilen ilk defa suyla buluşan rapalalar silikonlar her biri ayrı bir ümit kaynağı oluyordu. ilk günün sonunda geceninde yorgunluğuyla bitap bir şekilde geceden kalma mırmırlarla otelin yolunu tuttuk. Biraz dinlenmeye ve ertesi gün için enerji toplamaya ihtiyacımız vardı.

    İkinci gün başka bir mera bütün hünerler sergileniyor at-çek çek-at ama gelişen sadece kol kaslarımız. en ufak bir kıpırtı yok oysaki her zaman olduğu gibi yine çok umutlu başlamıştık bu yolculuğa. Arada bir dinlenme seansları yemek çay molası ve durum değerlendirmesi yapıyorduk. Gittiğimiz yerlerde karşılaştığımız balıkçılar hep bir ağızadan balık malık yok diyip suratlarından düşen bin parça ile yanımızdan ayrılıyorlardı. Her şeye rağmen çalışmaya devam bu sefer olacak bu sefer boş dönmek yok nidalarıyla birbirimizi gaza getirsekte sonuç değişmiyordu. Velhasıl ikinci günde bitti. Bitti ve henüz hedefe uzaktan yakından yaklaşamamıştık.

    Üçüncü gün Levrek mesaisine biraz ara verip biraz torik kovalayalım istedik. Mevzu torik olunca adres belli kömür limanı. Sabaha karşı gün aydınlanmadan düştük yollara dağlar tepeler aştık uçurumlar geçtik o ne biçim bir yoldu öyle siz siz olun öncesinde gökten damla düşse o yola gitmeyin :) Muhteşem bir doğa muhteşem bir manzara karşılıyor yolun sonunda. Sadece o güzel manzara için bile oraya gidilebilir. Gelelim bizim meseleye. Yeni bir gün yeni tazelenmiş umutlar her şey güzel. başladık yine atıp çekmeye, at-çek at-çek nereye kadar olmadımı olmuyor. Akşamı ettik yine temiz hava bol oksijen güzel manzara gırgır şamata mükemmel ama balık yok. Düştük yine otelin yollarına ellerimiz boş bir şekilde. O kadar hevesle yapılan planlar hazırlıklar sanki hepsi heba olmuştu. Artık kimse gizlemiyordu içindekini sabırlar zorlanmış sinirler gerilmiş hatta yeter artık daha fazla uzatmanın bir anlamı yok geri dönelim söylemleri ayyuka çıkmıştı. Durun hele biraz biz zaten 5 günü bu olumsuzlukları düşünerek planlamadık mı nereye ? Sabah ola hayrola...

    Sabah olmuştu yine ama bu sefer yorgunluktan bitap düşmüş yataktan kalkmak istemeyen keyifsiz bir ekip olmuştuk. Hemen bir durum değerlendirmesi ve ani bir gaza getirme operasyonu ile köklü bir değişiklik kararı aldık. Gelibolu yarımadasını terk ediyorduk hedef Kuzey EGE... Horozbina bizi bekliyordu... Cuma akşam üstü Horozbina (Bülent abi) bizi büyük bir misafirperverlikle karşıladı sağolsun. kısa bir hoşbeşten sonra hemen özel avalaklarından birine bizi götürdü. Hava su rüzgar herşey levrek için tıpkı kitaplarda forumlarda makalelerde anlatıldığı gibi. Başladık yine çalışmaya başladık lakin "vermeyince Mabud neylesin Sultan Mahmut". Yok! tek bir takip bile yok. Bülent abi sağolsun evini açtı bize biraz moral verdi üstüne birde güzel bir akşam yemeği sohbet muhabbet derken yatma vakti geldi çattı yarına hazır olmak lazım.

    Yatmasına yattık ama sevgili Muammer(yersel907) kardeşim yumdu gözünü açtı ağzını. Spini icat edenden başladı ona tavsiye edenden çıktı heralde iki saati aşkın bir süre sövüp saydı. O öyle kendi kendine konuşurken bizde gülüyorduk yapacak bişey yok.

    Hadi kalkın vakit geldi gidelim ama kimsenin umrunda değil umut falan hepsi hikaye olmuş durumda. Neyse kahvaltı seansı sonrasında Bülent Abi yine o keşfedilmemiş meralarından birine doğru yolculuğa çıkardı. Saat 10:00 civarı gidiyoruz ama sadece buraya kadar geldik olta atmadan gitmeyelim hesabına.

    Uzunca bir yolculuktan sonra mekana varmıştık. Herkes takımları çıkarmış at-çeke başlamıştı. Ben de aheste bir şekilde hazırlanmaya çalışıyorum. Birden Muammer den bir ses geldi aha tuttum walla geliyo nidası yükseldi :) Bülent abi oltayı elinden attı bir yandan kepçe diye bağırıyo bir yandan Muammere yavaş çek diye Senihcan karşıdan koşarak geliyor anlayacağınız ortalık karıştı biranda balık kıyıladığında gözlerimize inanamadık kocaman bir şey Bülent abi kepçeyi kafadan soktu o takla attı gözümüzün önünde bize bir selam çaktı ve geldiği yere geri gitti. Tüh vah diye diye yarım kalan hazırlığımı yapmaya giderken bir ses daha geldi yok artık demeye kalmadı Muammer yine aynı yüz ifadesiyle ikici balığı çekmeye başlamıştı bile aynı telaş aynı bağırtılar devam ediyor ama bu sefer balık kepçenin içindeydi ve artık spinle ilk levreğini almıştı Muammer. Bense bir yandan balık var diye seviniyor bir yandan hala kamış halkalarından ip geçirmeye çalışıyorum tabi heycan tavan yapmış elim titriyo ip bir oraya bir buraya derken Muammer bir nara daha attı 15 dk içinde oltasında üçüncü levrek bu daha da büyük dü kepçe getir yavaş sar onu yap bunu yap derken yine kepçeden kaçırdık balığı. Neyse ki bir tane kenarda duruyordu. Çok şükür artık Muammerin üçüncü balığından sonra ben de takımı suyla buluşturdum 3 veya 4. atış zınk diye bir gerilme ve işte o büyük an tam bir buçukyıldır hayalini kurduğum abartısız 15000 km yol katettiğim ben kovaladıkça kaçan o paşa hazretleri artık oltamın ucundaydı. Kalp atışlarım hızlanmış dizlerim hafiften titriyor bir yandan kaçmasın diye dua ediyorum o kısacık an öyle uzun geldi ki anlatamam. Sonunda kuyruğunu vura vura göründü ve kepçenin içine girdi. Çektiğimiz tüm zahmete değmişti artık. Yüzler gülüyor neşeler yerine gelmiş keyifler gıcır. Derken Senihcan dan bir nara geldi geliyoorrrr nasıl kalama alıyor balık cıırr cıırrr öttürüyor makinayı toplandık kepçe elimizde bekliyoruz ha geldi ha gelecek derken gele gele kocaman bir çuval çıktı :) heyecanı yetti ama. O gün, o günün gecesi ve sabahı oradan ayrılmadık 4 tane ben kaçırdım 4 tane Muammer (Bu arada Senihcan bilimum poşet ve çuvalları topladı çoğonu balık sandı :) ) Bülen abi de sanırım 2 tane kaçırdı toplam da 2 adet paşayla bu macerayı sonlandırdık. Bu arada Dr.Zeki ile de tanışma fırsatı bulduk aynı gün o da 4 ve 5 kiloluk 2 adet kandırmayı başardı zaten konuyu açmıştı daha önce. Bense işlerin yoğunlupundan ancak fırsat buldum konuyu açmaya. Balık peşinde koşanlara her daim rastgelsin.


    Bu yolculukda beraber yoldaşlık yaptığımız Muammer ve Senihcan'a dualarıyla bizlere destek veren İzzet'e ve bize misafirperverliği ile paşa hasretini dindiren Bülent Abiye en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum.


    Bu bir "Crazy Fishing Team" çalışmasıdır.

    CFT ile yeni bir macerada görüşmek dileğiyle.

    Sağlıcakla ve Hoşçakalın.
     

    Ekli Dosyalar:

    fthdmr, herobabyfb, KalamA ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. çamlıbahçedenahmet

    çamlıbahçedenahmet Daimi Üye

    Yaş:
    52
    Kayıt:
    19 Aralık 2013
    Mesajlar:
    1.944
    Beğeniler:
    1.954
    Şehir:
    istanbul - bebek çamlıbahçe
    şiir gibi bir anlatım ve sonuç . ellerinize sağlık. tebrikler...
     
    yersel907 bunu beğendi.
  4. trakonya79

    trakonya79 Daimi Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    18 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.342
    Beğeniler:
    2.334
    Şehir:
    İSTANBUL
    En yakın zamanda Fes başıma diyorum ve güzel raporlarınızın devamını diliyorum,

    daha bereketli avlarınız olması dileği ile Rastgelsin :harika:
     
    yersel907 bunu beğendi.
  5. senihcan

    senihcan Daimi Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.474
    Beğeniler:
    1.560
    Şehir:
    İstanbul
    Murat abi sonunda o beklenen rapor geldi :D Ben ancak mırmırları kandırabildim ama o çuval hala aklımda arkadaş 5 kiloluk levrek edasıyla kalama alan çuvalmı olur :D Ama benim daiwayı götüren paşayı unutmuşsun :D İnşallah şu yakın zamanda CFT olarka güzel bir av daha gerçekleştirebiliriz bence artık daha büyük balık peşine takılma vakti geldi CFT akya , lagos , orfoz peşinde :D Bence artık bir haftasonu Akdeniz zamanı geldi :D
     
    yersel907 ve Timsah bunu beğendi.
  6. Coşkun meray

    Coşkun meray Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    1 Nisan 2013
    Mesajlar:
    911
    Beğeniler:
    247
    Şehir:
    İzmit
    Ohh maşallah tebrik ediyorum daha güzellerinin gelmesi dileğiyle
     
    yersel907 bunu beğendi.
  7. yersel907

    yersel907 Aktif Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    4 Eylül 2013
    Mesajlar:
    387
    Beğeniler:
    490
    Şehir:
    istanbul
    Ellerine yüreğine sağlık murat kardeşim okurken yaşamış oldugumuz her güzel ve bizler icin özel olan anları tekrar yaşadım kah güldüm kah hüzünlendim ama bu ekibin ( CFT ) bir üyesi olmaktan nekadar mutlu ve gururlu oldugumu birkez daha anladım.aylar öncesinde yapılan planlar hazırlıklar keyifli sohbetler her fırsatta bir araya gelmek icin cabalamalarımız sayısız mera deneyip elerimiz boş ama mutlulugumuz herdaim yerinde döndügümüz naceralarımıza yenisini eklemek üzere düştük yollara yagmur sis dere tepe demeden moraller düşsede bir birbirinize ve paşalara olan inancımızı azmımızı kaybetmeden 5gün 4 gece gercekleştirmiş oldugumuz keyifli orgumuzun sonunda içimiz huzurlu birdahaki orgu nezaman yapsak diye cocuklar gibi sevinerek geldik tekrar memleketimize sevdiklerimizin yanına bu orgda canımız kardeşimiz izo nun olmaması bizi nekadar üzsede kendisinin tüm kalbi ve dualarıylada yanınızda yer aldığını bilmek üzüntümüzü hafifleti izo sagol kardeşim gelelim ümitlerini tükendiği o geceye bize evini acan herdaim yanımızda olan namıdiyer horozbina BÜLENT abim herşey icin keyifli sohbetin güzel yemeklerin sıcak evin ve Paşalar icin cok teşekür ederim o gece spın dısıplınıne sövüp sövüp gülerken gözlerime bakıp ben seni yarın görürüm diye bir bakışın vardı unutmadım ama iyikide sövnüşüm bak ters totem oldu cabası yaptık resmen 4 kaçan paşa 1 kova ah birde o kepceyi kıranı alabılseydik canımız sagolsun birdahaki ne kısmet se Senihcanın kalama alan postinide hic unutmam abi geldi geldi dedi bir heyecan gönül istiyor oda alsın aaaa bir baktım cuval Ahlar vahlar yollar gecip bitirdik bu güzel organızasyonu darısı herkesin başına e kardeşler can dostlar CFT Org ister

    SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    senihcan ve Timsah bunu beğendi.
  8. Timsah

    Timsah Aktif Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    26 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    384
    Beğeniler:
    260
    Şehir:
    Kuzey Kıbrıs TÜRK Cumhuriyeti - Lefkosa
    :))) kalemine saglik abi guzel anlatim kacirilan levrekleri bi dahaki sefere benim efsane siyah oltaya gelecegine inaniyorum bnm icin salmissiniz :)) sizinle beraber orada olamadiysamda kalbim sizinleydi
    CFT team forever....
     
    yersel907 bunu beğendi.
  9. harbyteam

    harbyteam Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2013
    Mesajlar:
    1.209
    Beğeniler:
    1.172
    Şehir:
    istanbul
    Tebrikler..paşalar harika :)
     
    yersel907 ve Timsah bunu beğendi.
  10. hayalet avcısı

    hayalet avcısı Aktif Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    9 Mart 2014
    Mesajlar:
    695
    Beğeniler:
    440
    Şehir:
    silivri
    bu ne güzel anlatım resmen sizinle balığa geldim:harika: çuval hikayesinde gözlerimden yaş geldi gülümserken:) okuduğum en güzel balık maceralarından biri oldu tebrik ederim, daha güzel avlar yapar bu ekip inşallah. rastgelsin
     
    yersel907 ve Timsah bunu beğendi.
  11. Devrim Balbay

    Devrim Balbay Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Haziran 2010
    Mesajlar:
    604
    Beğeniler:
    129
    Şehir:
    izmir
    Okudukca kuzey egeyi bir merak eder oldum.. kömur liman, koyun liman vs.. su raporlarda gecen yerleri bir göreyim istedim..Burda şu sıralar levreğin esamesi yok kalama sesini özledim valla elinize sağlık...biraz geç ama güzel rapor olmuş..
    (horozbina) bulent beyide tanımıyom ama nerdeyse tanımış kadar oldum raporlar sayesinde.. ;)
     
    yersel907 bunu beğendi.