Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Çapari yapımında az sayıda bildiklerim ve öğrenmek istediklerim...

Konu, 'Çapariler' kısmında ozgurarslan tarafından paylaşıldı.

  1. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    Usta arkadaşlardan fikir ve yardımlarını rica ediyorum. Forumda yeni olduğum için sorularımı fotoğraflarla destekleyemeyeceğim, ancak elimden geldiğince anlaşılır cümleler kurmaya gayret edeceğim.
    Çok kapsamlı bir konu olduğu için palamut, kolyoz vb. çaparilerini çıkarıp yalnız istavrit çaparisi üzerinde duralım.
    Kendi kısıtlı tecrübem ile bildiklerimden başlayayım. Öncelikle balık bol ise çok yanlış seçilmez ise çoğu takım çalışıyor, biri biraz daha çok, biri biraz daha az, rengine, iğnesine, köstek boyuna, köstek ve beden kalınlık ve misina cinsine göre. Tekneden kullanımlarda ben 2.20 hassas 8-20 atarlı mitchell kamış ve yine hafif bir makina tercih ediyorum. çoğu misafirim öyle alıştıkları için el ile tutmak istiyor, balığı daha iyi hissedebildiklerini söylüyor, kamış ile tutmaya alışınca avantajlarını onlar da farkediyor. öncelikle söz konusu kamış (elbet daha iyileri vardır) tek bir kıraçayı bile hissettiriyor, hatta kamışa alışınca aykırı gelmedi ise kaç adet balık olduğunu bile +-1 yanılma payı ile söylemek mümkün.
    ben tekne ile hareket halinde balık bulucu ile sürüyü bulup derinliğine sarkıtıyorum. bunun için durgun ya da az dalgalı denizde 75 gr. kurşun kafi geliyor ve bu kurşun bir saniye sayımı ile 2 yaklaşık 2.mt iniyor. örneğin balık 12 mt. derinlikte yoğun ise hiç beklemeden 6 sn sayıyorum, zaten oltayı durdurarak karşılıyorlar, kimi zaman (özellikle 50 gr kurşunda) inmesine bile müsaade etmeden, hafifçe tasmalamaya gerek kalmadan doluyorlar, aynı derinlikte ağzını yırtmadan, üç kereden fazla olmamak kaydı ile tasmalayarak mümkün olan en çok balığı toplayıp alıyorum. fazla oyalanırsam yakaladıklarımı kaçırıp yenilerini belki yakalıyorum, aynı hesap oluyor. oldukça yavaş topluyorum, bazen bu esnada üst derinliklerden de yapıştıkları oluyor.
    tekne 4.50 olduğundan teknenin eninde ıskarmozdan kurşunu sarkıtarak ve kamış boyu yarısı kadar tekneden çıkarak rahat toplamanın bir ölçüsü var. bu 270 cm ila 300 cm arası. bundan uzun çaparinin kullanımı bu sistemle zor oluyor. hem avlandığımız derinlik 12 ila 35 (çok ender 50'lere gideriz) mt olduğundan 3 mt çapari hatırı sayılır bir alan tarıyor. 270 cm bir hazır çapari 10 iğneli olup, köstekleri yaklaşık 15 cm'lik ve köstek araları 22 cm olan bir çaparidir.22 x 10 .:220 270-220 : 50 cm 25 üst fırdöndü, 25 kurşun kasası gibi oluşuyor. oysa aynı uzunlukta takımı kısa (10 cm) köstekler ile yaparak 15 iğne sığdırıp daha verimli avlar yapabildim. balığın bol olduğu zaman balık kösteğin 10 cm ya da 15 cm olmasına (salınmasına) bakmaksızın atlıyor. hem kullanışlı hem de bol balık alan bir takım elde edebiliyoruz. takımı 20 iğneye çıkardığınızda toplama sorunları başlıyor, kamışın ucundan 2-3 iğne dışarıda , kurşun tarafında da 2-3 iğne suda kalıyor, zaten o balık da çırpınıp düşüyor. takımı suya indirme hızı hayli azalıyor, özellikle rüzgar varsa oraya buraya takılıyor, hatta karışıyor. bu benim teknem ve kullanımım için böyle elbette.
    benim kullandığım iğneler gününe, başka bir ifade ile balığın büyüklüğüne göre 8 ila 11 arası değişiyor. 7 büyük kalıyor. 11-12 no'larda da yutabiliyor. siyah iğne beyaz iğne farkını hiç hissetmedim ama belki de göz zevkim için düz beyaz mustadları tercih ediyorum. yine keyif için yalnızca 9 numara yovella kırmızı da kullanıyorum.
    renklere gelince ben çok kullanılan yeşiller yerine sarı ve beyazları, bazen de portakal-kırmızı türü takımları tercih ediyorum. yeşik simli-tüylü olanlar balık yakalamıyor değil ancak ben açık renklerden daha çok verim alıyorum akşam saatleri 16-20 arası.
    takımın tamamını fc misinadan yapıyorum ve evet ne kadar ince takım o kadar avcı sözü tamamen gerçektir. teknede savurma-atma işi olmadığından beden de ince tutulabiliyor. bu kıyıdan avcılığa göre büyük avantaj. ince takımın ise bilinen dezavantajları gam yapması ve dolanması. ben optimumda tutmaya çalışıyorum. 08-010-012 köstek yapmıyorum. cesur zamanda 012 belki ama genelde 014'ten yapıyorum. bedende ise 018-020-022 aralığında kalıyorum. 15'i dolu gelse istavritler de iri olsa dahi takımın koptuğu hiç olmadı.
    ben sert fc yumuşak fc diye dikkat etmedim (forumda okudum sizlerden iyi markalar yumuşak olanların avantajı sert olanların köstekte daha iyi olduğu gibi) ben trilene , gorilla, fladen maxximus gibi fc'ler kullandım ama bahsettiğiniz markaları da alıp deneyeceğim.
    düğümsüz çapari yapmak nispeten zor, belki elim düğümlüsüne alıştığından. özellikle ince takımda bazı düğümler otururken az bir kısmı da olsa kayıyor. (nedeninin yanıtını ustalar biliyordur) kaydığında üstten alttan birer ikişer daha atarak otutabiliyorum ama bu sefer de düğüm noktası şişiyor. bunu her düğüm bedeni zayıflatıyor diye düşünerek tercih ediyorlar. oysa dediğim gibi, istavrit çaparisinde (kolyoza isabet ettiğimde, takımı havalandırdığında bile) köstek koparmadım, takım da ortasından bölünmedi. gerekçesine ikna olmadığımdan düğümlü takım yapıyorum. düğümünü de buradan anlatmak zor ama bilen okurken anlar diye -bilmeyene anlamsız olacak ama- köstek yerine bir kasa yapıp içinten bir halka çekiyorum, kösteğin boş ucunu (uç düğümü atmadan ya da ucunu sigara ile yakmadan) halkadan geçiriyorum, iğneli kısmı halkadan çift dolayarak sıkıyorum. adını bilmiyorum. başka yöntemler de denedim, en iyi bu düğüm sonuç verdi, hiç kaymadı hiç kopmadı, çok hızlı yapılıyor.
    kopma sorununu bazen köstek ucu-iğne düğümünde yaşıyorum, onunla ilgili soracaklarım var zaten, halen de sorulara geçemedim.:)
    bizim oralarda amatör olarak avlana teknelerin hiçbirinde balık bulucu yok, ben özel bir aparat tasarlayatarak takılır çıkarılır bir balık bulucu gps far için alet tasarladım. teknesinde balık bulucu olan profesyonel balıkçı necmi abi aletin yararsız olduğunu söylüyor. ben katılmıyorum. bizim kullandığımız tüketici sınıfı aletlerden balığın cinsini anlamak su üstünde pek kolay değil. aşağıdan bir sürü geçiyor ise bunun senin oltana gelecek hedeflenen balık olmaması gayet mümkün. ancak aşağıda bir derinlikte sürü var ise orada bir şeyler kesinlikle var. istavrit olmayabilir (başıma geldi) ama var, bu boşta çapari sallamayı engelliyor. herkes akıntı ile sürüklenip balık araraken sen motoru çalıştırıp dolaşarak balığın üzerine binebiliyorsun. balıkla bir müddet akıp kestiğinde kısa bir arama ile (az açılarak ya da sığa gelerek) tekrar yakalayıp ava devam ediyorsun. bu kısıtlı vakitte büyük avantaj.
    sorularıma geçeyim...
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    çapari yapımı ile çok sayıda sorum var. misinası, iğnesi, tüyü , simi, ipliği, ojesi, hemen herşeyi ile ilgili.
    çok kısa zamandır kendi çaparilerimi yapmaya gayret ediyorum, yaklaşık 8 ay kadar bir zaman. öncelikle belirtmek isterim ki çelik telli mantarlı hırsızlı lüfer (çinekop demek istemiyorum) takımlarımı, çift iğneli mercan takımlarımı, başarısız olsa da 50 iğneli paraketelerimi kendim yapıyorum. yemli takımlarım hazır aldıklarıma göre başarılı, giderek de geliştiriyorum. onlarda bir sorunum yok, ancak çaparide bahsettiğim gibi acemiyim ve doğru öğrenmek istiyorum.
    belki de yaşım ileri olduğu için çekiniyorum balıkçı üstatlara sormaya, bir kaç kişi gösterse de her yiğidin ayrı yoğurt yiyişi varmış gibi geliyor. birinden öğrendiğin bir diğerinde sil baştan oluyor.
    burada bir anı anlatmak istiyorum. son sene gidemesem de her sene bir kere çanakkale'nin babakale ilçesine gidip oradaki balıkçılar ile avlanmaya çıkıyorum. orada mendirek civarında kullandıkları bir takım var. bizim kefal avlamak için kullandığımız kıbrıs'a benziyor, 10 tane iğne dipdibe ama mantarsız. kıstırma kurşun ile tekneden ya da mendirekten salınıyor. "göz" dedikleri mürekkepbalığı yavrusu gibi bir şey takılıyor yem olarak. orada sargoz -ismini yanlış yazabilirim askoz- gibi balıklar var ve muhtelif derinliklerde atlıyor. merak eden olursa takımı daha da anlatırım bir zaman. bunun bağlanması benim bildiğim iğne düğümleri ile hayli zor idi. şimdi de onların düğümü ile bağlayamıyorum, hırsızın dibinden başlayıp parmaklarım döndüğünce dibine çekerek bağlıyorum. sonuç iyi oluyor. onlar oltya 8 biçimi verip sıkıyorlar, palayı 8'in gözlerinden geçirip, 2. gözden bir tur attırıyorlar. bunu bana 5 defa gösterdiler, yine beceremedim. saçımı başımı yoldum. istanbul'a geldim, bir yapıyorum bir olmuyor. artık vazgeçtim, şimdi elim daha yatkın bir daha gittiğimde bir daha öğrenmeyi deneyeceğim.
    bunu neden anlattım.
    ben bazı arkadaşlarıma, rapala düğümü, kasa gözü, fırdöndü düğümü vb bildiğim düğümleri öğretiyorum. hiç bilmeyen adama öğretmek daha kolay. eli yatkın değil ama gösterdiğini yapıyor, yavaş oluyor, bazen tutmuyor ama dediğini yapıyor.
    benim gibi -7 yaşında eniştem sinek iğne bağlamayı öğretti, öyle başladı- biraz bilen ise zor öğreniyor. eli hep bildiği düğümlere gidiyor. o sebeple bir kez öğrenip doğru öğrenmek istiyorum.
    devam edecek...
     
  4. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    internetten çapari yapımı ile izlediğim çoğu yetersiz videolaradan öğrendiklerimle ve kendi tecrübelerimle çapari bağlama işini fotoğrafsız videosuz bildiğim kadarı ile açıklayayım. yanlışlarımı ve eksiklerimi ustalar düzeltsin lütfen.
    anladığım kadarı temelde ile iki ekol var.
    biri iplik olmadan direkt misina ile ile biri de kırmızı iplik ile.
    iplik ile olanın da iki alt grubu var. 1.si önce misina ile iğneyi kazık bağı ile 3dolayarak bağlayıp ardından tüy-sim koyup, kazık bağlarına devam edip, iğnenin ayına doğru kesilmiş uzayan kösteğin ucuna uç düğümü atarak çekmek. 2.si ise aynı işi misine ve tüyler beraberlen kazık bağı ile bir kerede bitirmek. sanırım 1. si iğne ile misina bağını önceden sağlama alayım tüy bir biçimde kopsa da iğne bağı kalsın diye yapılıyor. sonuçta mantığı aynı. bu cins bağlamadan benim yaptığım örneklerde iğnenin palasında iplik hafif şişkince bir sonuç veriyor. pek estetik değil, işe yarıyor mu? yarıyor. ama takıma baktığımda da keyif almak istiyorum. ne kadar düzgün sarmeya dikkat etsem de kazık bağları orayı şişiriyor.
    ikinci yöntemde ise iplik yok. bu yöntemde kösteklerin uçlarını boyuyorlar (ben sonradan oje sürüyorum) baştan ojeye daldırmayı deneyeceğim. marker'lar ile de daha güzel oluyor diyorlar, onu denemedim. bunda işlem daha basit.iğne üzerine malzeme pala ucuna gelecek şekilde yerleştiriliyor. misina ucuca halka yapılıp normal iğne bağı gibi paladan aya doğru 6-7 tur dolanıyor. bunda çıkan - ancak engellenebilir -kusurlar şöyle. bazen misinayı sıkarken simler de araya sıkışabiliyor. ya da iyi ıslatılmazsa (ben boydan boya ıslatıyorum zira tümü dğümden geçiyor) misina çekme esnasında kırışıyor.
    piyasadan hazır aldığım bir cins kösteği ise çok beğendim - iş yapar yapmaz ayrı, denemedim - aynı onlar gibi yapmak istiyorum. fotoğrafını çekip eklemeye gayret edeceğim, hani bunu insan değil makine yapıyor olmalı dedirtiyor. bu iş makine ile yapılıyor mu bilmiyorum gerçekten ama çok muntazam. palanın dibinde kırmızı bir plaka var. mum gibi, oje gibi. ne olduğunu anlamadım. dışarıdan bakınca çok ince 1 mm kalınlığında bir elektrik bandı sarılmış gibi düzgün. ama bıçakla zorlayınca kırılan bir nesne, parça parça dökülüyor ve ardından 6'lı düğüm çıkıyor, yani aynı yöntemle bağlanmış, üzerine de bu eski mektupları mühürlemek için kullanılan mum gibi nesne damlatılmış. böyle anlattığıma bakmayın oje bile olabilir.

    bizim balıkçı necmi abi, misina makarasına sarılı sarı simlerden kullanıyor. ibrişim, ip kullanmıyor. ben günde 100 tane bağlıyorum uğraşamam onlarla diyor, ben uğraşırım doğrusu oysa. avantajı varsa. sim makara olduğu için bağlıyor, iğnenin bitiminden 4 mm yukarıdan kesiyor, yenisini bağlaya bağlaya gidiyor. varyete yok, çeşitlilik yok. bu şıkırdayan parıldayan şeylerden yok, gerçek tüy yok. gezinerek avlanıyor, çaparisini 25'li yapıyor, çok da balık tutuyor, ama onun işi o.

    ustalardan ricam, herkes kendince en doğru yöntemi olabildiğince anlatmaya gayret etmesi. fotoğraflar, videolar, en azından linkler de iyi olur. aslında benim anlattığım gibi ifade ederek anlatılmaya gayret edilmesine de razıyım. gerek yazlıkta gerek kışlıkta minicik atölyeler oluşturdum. mengeneler, aletler, makaslar simler vb. elimi doğru olan düğümlere alıştırmak istiyorum.

    yanıt yazan olursa peşin peşin teşekkür etmiş olayım şimdiden.
    dosya ekleyebilirsem hazır köstek ile kendi yaptıklarımı eklemeye çalışacağım.

    rastgele.
     
    addemarch bunu beğendi.
  5. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    bunlar anlattığım ve beğendiğim hazır takım
     

    Ekli Dosyalar:

  6. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    iğne 8 no. kırmızı oje yerine parlak aluminyum rengi oje kullandım. beğenerek göstermiyorum bu çapariyi sadece hazır gibi olmadığını ifade etmek için gösteriyorum. hazır takımı bir önceki fotoğrafta gösterdim, kıyaslanabilmesi ve nerede yanlış yaptığımın söylenebilmesi içindir.
     

    Ekli Dosyalar:

  7. Sökeli

    Sökeli Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    3 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    186
    Beğeniler:
    1
    Özgür sen acemilikten çıkmış ustalıga dogru yol alıyorsun, çapari yapımı konusunda önce fly baglama takımın olacak mengene vs. gibi kutu ile takım halinde satılır ondan edinmelisin, nette fly balıkçılık ile ilgili inceleme yaparsan dügüm vs. konularında bilgini genişletebilirsin.
     
  8. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    fly takımım var, mengenesi bobin tutucusu vb. .internette yapılışlarına dair videolarını da izledim, videolarla birlilkte hiç kullanmayacağım halde bir kaç iğne donattım. ucu bucağı olmayan bir konu ama, boncuk kafalı arı kanatlı o mucizevi iğnelerden donattım. denizde pek bir kullanım amacı yok ama madem takımım var bilgi iyidir diye düşündüm, ne zaman lazım olacağı belli olmaz.
    bu narin mengeneyi (ağır iş için de mengene almıştım) kullanarak çapari yapmayı da denedim. iğnenin ay kısmını mengenenin gagasına sıkıştırdığım zaman tüy-sim vb. malzeme ile misinayı yerleştirme işi kolay olmuyor, başka bir deyişle mengeneyi kullanmadan elde daha kolay oluyor.
    fly takımının bobini ile sarmak çok kolay, ancak bu sebepten işe yaramasını sağlayamadım. fly takımında bir alet daha var, isimlerini tam bilmiyorum ama bizim kazık bağı dediğimizi atmaya yarıyor. pek gerekli değil, elle de atılabiliyor ona alışana kadar. baziları el ile tek dolamalı çekmeli (benim yaptığım adı her ne ise) düğümün yerine bunun çiftlisini yapıyor. double half hitch ingilizce ismi. sonuç itibarı ile fly bağlama takımındaki hiçbir enstumanı çapari için kullanmayı ya da avantaja dönüştürmeyi başaramadım.
    ancak bu harika mengenenin başka bir işte dev avantajı var. ben çelik telli mantarlı hırsızlı lüfer oltası yapıyorum. işte orada çift kerpetenle teli sarmak için iğneyi sabit tutmak adına bu mengene şart neredeyse.
    o mengen olmadan da yapabiliyordum ama iki elim serbest olunca teli çok sıkabiliyorum ve sira sira dizi dizi çevirebiliyorum.
    ben bu takımın fotoğrafını bulmaya gayret edeyim, bulursam da ekleyeyim. ancak çapari ile ilgili sorularımın yanıtını üstatlardan hala bekliyorum.
    ustalık meselesini asla üzerime kondurmam, meraklı bir amatörüm, ancak kolay vazgeçen bir adam değilim. bilmediğiklerimi sormaya biraz çekiniyorum yüzyüze, belki de bu yüzden buradan soruyorum, yoksa bilen insanlarla da tanıştım balık yolculuğunda...
     
    Balıkçı murat bunu beğendi.
  9. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    Tarifi: en üstte no 10 okuma fırdöndü, altında şarap mantarına 502 ile yapıştırılmış kalın alüminyum folyo, üzerine kendinden yapışkanlı alba çinekop yaldızı, mantardan ince matkap ucu ile açılan delikten sıkı sıkıya geçen sert plastik boru (bazı şamandıra içinde vardır) borunun dibinde 0 no remixon klips, bu klips ile mantarın başındaki fırdöndüyü bağlayan .40 paslanmaz tel, borunun üzerinde sunlight marka L ebadında geçmeli (rod tip clip) fosfor. no 12 okuma fırdöndü ve klipsli fırdöndüler ve .18 paslanmaz tel ile sıkılmış no 2 mustad delikli palalı iğnelerden oluşan üçlü (çift hırsızlı) takım.
     

    Ekli Dosyalar:

  10. ozgurarslan

    ozgurarslan Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    18 Ocak 2013
    Mesajlar:
    1.433
    Beğeniler:
    2.764
    Şehir:
    İstanbul (Avrupa)
    neyse sorularım çapari ile ilgili idi, dalıp gittim. :)
     

    Ekli Dosyalar:

  11. mrshadow

    mrshadow Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Ekim 2010
    Mesajlar:
    185
    Beğeniler:
    12
    üstad sen aşmışsın olayı maşaallah takımlar üzerine doktora tezi okur gibi oldum. Umarım sorularına cevap verecek ustalar çıkar.