Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

DENİZDE İLK YARDIM

Konu, 'Sağlık' kısmında Ersin tarafından paylaşıldı.

  1. Ersin

    Ersin Moderatör Yönetici

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.375
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Çorum
    DENİZDE İLK YARDIM

    DENİZ TUTMASI

    Bir kimseyi gemide deniz tutmaz iken, küçük bir filika veya can salının sallanması, onu hasta yapabilir. Her hasta oluşta kazazede, kusma sonucu çok değerli vücut sıvısını kaybedecek, bu da gereksiz yere zaten sınırlı olan su miktarının azalmasına sebebiyet verecektir.

    Bunu önlemek için, eğer varsa, deniz tutmasını önleyici haplardan almak gerekir. Eğer imkan varsa, filika veya can salına binmeden önce alınması daha iyi olur.

    SICAK ÇARPMASI

    Fazla sıcağa maruz kalma sonucu, su ve tuz kaybı ile birlikte halsizlik, kuvvetsizlik, baş dönmesi ve ağrısı, görme bulanıklığı ve huzursuzluk olur, nabız hızlanır. İnsan organizmasının yüksek sıcaklığa dayanma yeteneği, havanın kuru veya nemli olmasına göre değişir. Hava kuru ve rüzgar akımları varsa, kazazede saatlerce 350C ye dayanabilir. Fakat hava %100 rutubetli olduğu taktirde, buharlaşma meydana geldiğinden çevre sıcaklığı 34,50C olunca vücut ısısı da yükselmeye başlar. Vücut ısısı 42-430C olunca ısı artık düzenlenemez ve önlem alınmazsa, bu sıcaklıktaki bir kazazede ancak birkaç saat yaşayabilir.

    Bu durumdaki kazazedelerin vücudu, alkol ile silinerek buharlaşma yoluyla serinletilmeli ya da buzlu suya konarak ısı kaybı sağlama yöntemi kullanılmalıdır.

    SOĞUK ÇALMASI

    Genel olarak, ciltte, yüzde, ellerde ve kulaklarda, esen dondurucu soğuk rüzgarların etkisiyle ortaya çıkar. Donan yerlerde ilk belirtiler, uyuşma ve "ölü beyazlığı" görünümü şeklindedir. İhmal edilirse ülserleşir, ihmalin devamında kesme zorunluluğu ortaya çıkar. Soğuğun etkisi ile o bölgedeki damarlar büzülür, kandaki oksijen miktarı azalır ve deri morarır. En sonunda damarlarda tıkanıklık olur.

    Vücudun soğuğa maruz kalan bütün kısımları, özellikle eller ve yüz, yünlü atkılarla veya eldeki herhangi bir örtü ile rüzgardan korunmalıdır. Eğer ellerde donuk lekeleri veya yaraları görülürse ya da hissedilirse, elleri ceplere sokarak, koltuk altlarına veya ayak arasına sıkıştırılarak ısıtılmalıdır. Donmuş kısımlar hiç bir zaman kar ile veya başka bir şeyle bastırılarak oğulmamalı, fakat üzerine yağ ya da gres sürülerek rüzgarın etkisinden korunmalıdır. Yağı sürerken mümkün olduğunca kalın olarak tatbik etmelidir. Donmuş yeri, sıcak bir yere tutarak birden ısıtmaktan kaçınılmalıdır.

    SUDA KALMIŞ AYAK

    Bu rahatsızlık, ayağın çok uzun süre vücut sıcaklığından daha soğuk bir suda hareketsiz kalmasından olur. Aynı şey soğuk yerlerde olduğu gibi, sıcak iklimli yerlerde de olabilir. Ayak şişer, su kabarcıkları oluşur ve sonuçta ülserleşir, ayak iyileşse bile bu kısım hissiz kalır. Ayak şiştiği zaman, ayakkabı bağları çözülmeli veya ayakkabılar tamamen çıkarılmalıdır. Kazazede ayağını hareket ettirmeli, ayak baş parmağını oynatmalı ve ayaklarını uzatarak istirahat ettirmelidir. Bastırarak masaj yapmak zararlı olur, ani sıcaklığa maruz bırakmak da sakıncalıdır.

    YANIKLAR ve HAŞLANMALAR

    Yanıklar sıcak su, kuru ısı, elektrik, kimyasal ve radyoaktif maddelerle meydana gelir ve vücut dokularının yanma derecesine göre üç gruba ayrılır:

    a) 1. Derece Yanık : Bunun en tipik örneği, güneş yanıkları olup deri yüzeyi kırmızı, hafif şiş, hassas ve dokunmayla acı hissi verir.

    b) 2. Derece Yanık : Yukarıda belirtilenlere ek olarak, deri üzerinde içi su dolu kabarcıklar meydana gelir.

    c) 3. Derece Yanık : Derinin tamamını içine aldığı gibi, bazı durumlarda daha derinlere, kemiğe kadar yanık meydana gelebilir.

    1 - Elbiseliyken Meydana Gelen Yanık

    Böyle bir durumda, kişinin üzerindeki ateşe, yangın söndürücü sıkılarak söndürülebilir. Eğer yakında bir yangın söndürücü bulunmuyorsa, kazazedenin üzerine hava ile bağlantısını kesecek (battaniye gibi) bir örtü örtülmeli, ya da üzerine bir kova su dökülmelidir. Tüm alev almış kumaşların söndüğüne dikkat edilmelidir.

    2 - Ateş Yanıkları ve Haşlanmaları

    Tüm ateş yanıklarında esas olan, yanan bölgeyi en kısa sürede soğuk suya tutmaktır. (Deniz suyu veya tatlı su olabilir.) Yanan kısım en az 10 dakika soğuk tampon veya soğuk suda tutulmalıdır. Haşlanan bir kazazedenin üzerindeki elbiseleri yavaşça ve deriyi kaldırmadan çıkarmak gerekir. Yanık yeri varsa, mikropsuz pansuman malzemesi ile örtülmeli, eğer yoksa temiz bir mendil veya çarşafla örtülmeli, aksi halde açık bırakılmalıdır. Yanık yerin hava ile temasının kesilmesiyle ağrı olması da azalacaktır. İçi su dolu kabarcıklar asla patlatılmamalı, eğer patlamış ise üzerine temiz bir pansuman malzemesi ya da temiz bir mendil örtülmelidir. Kazazede sakin olarak ılık bir yerde yatırılmalıdır.

    3 - Elektrik Yanıkları

    Elektrik çarpmış birine yaklaşırken, ikinci kurban olmamak için mümkünse elektrik şalteri veya sigortası kapatılmalıdır. Eğer bu mümkün olmazsa, kurtarıcı kauçuk bot giyerek ve kazazedeye kuru gazete veya tahta parçası ile dokunarak kendini yalıtkanlamalıdır. Kazazede elektrik kaynağından uzaklaştırılmalı ya da yalıtkan bir cisimle ittirilmelidir.
    Kazazedenin nefes alışına ve kalp atışlarına bakılmalı, eğer nefes almıyorsa suni solunum, eğer kalp durmuşsa kalp masajı uygulanmalıdır. Kazazede nefes alabiliyorsa, yanan yerleri soğutulmalı, üzerine kuru yumuşak olmayan pansuman uygulanmalıdır.

    4 - Kimyasal Yanıklar

    Kazazedenin yanmasına neden olan üzerindeki kimyasal madde, başka yerlere bulaşmadan çıkarılmalı, en az 10 dakika su ile temizlemeye devam edilmelidir. Kimyasal maddenin tamamen temizlendiğinden emin olunduktan sonra, temizleme işine bir 10 dakika daha devam edilmelidir. Gözleri yıkamaya öncelik gösterilmeli, eğer yalnızca göz yanmışsa baş yanan tarafa yatırılarak, diğer göz korunmuş olur.

    KANAMALAR

    Çeşitli nedenlerle kanın damar dışına çıkmasına kanama denir. Sağlam bir insan 700 cl. kadar kan kaybederse, vücut sisteminde büyük bir aksaklık meydana gelmez. Vücut bunu karşılayabilir. Eğer vücuttaki kan miktarının %30 undan fazlası (yetişkin bir insan için 1500 cl.) kaybedilirse ve bu yerine konmazsa, kazazede için öldürücü olabilir. Kan kaybı sonucu kişide baş dönmesi, baygınlık, dudaklarda ve yüzde solukluk, deride soğukluk, derinin nemli olması, huzursuzluk, heyecan, şiddetli susama hissi, nabızda zayıflama ve hızlanma olur. Nefes alıp verme çabuklaşır, kazazede nefes almak için çabalar, çırpınır ve şuurunu kaybeder.

    [​IMG]
    Parmakla ve sargı ile baskı yaparak kanamanın durdurulması


    Dış kanama, damardan çıkan kanın vücut üzerindeki yaradan dışarı akmasıdır. Eğer atar damar kanaması ise, açık kırmızı renkte ve fışkırır, derhal durdurulması gerekir. Eğer toplar damar kanaması ise, taşar şekilde ve koyu kırmızı renktedir. Kılcal damar kanamaları ise, yüzeysel bir yaradan yavaş sızma şeklindedir. Vücuttaki bir dış kanamayı durdurucu olarak aşağıdaki şu önlemler alınabilir:

    1 - Parmakla Veya Sargı İle Baskı Yapma

    Yara küçük ve kanama az oluyorsa yara üzerine temiz bir mendil koyup parmakla 5-15 dakika kadar bastırılır. Yaranın üzerinde oluşan kan pıhtısı asla silinmemeli yoksa kanama tekrar başlayabilir.

    [​IMG]
    Baskı yapma yöntemi ile kanamanın durdurulması
    için vücuttaki uygulama noktaları



    2 - Damar Köklerine Baskı Yaparak Kanamanın Durdurulması

    Doğrudan baskı hemen hemen tüm yaralardan gelen kanamayı durdurmada etkilidir. Doğrudan bir baskı genellikle sıkı bir sargının yerini alır. Vücuttaki baskı noktalarını kullanmak, basınç bandajına baş vuruluncaya kadar yoğun kanamayı kontrol eden doğrudan bir yöntemdir. Baskı noktası, o bölgeye giden atar damarın kemik üzerinde yüzeyleştiği ve nabız atışının hissedildiği yerdir. Parmak ile kemik arasında damarın sıkıştırılması ile uç bölgeye kan geçmez. Bilinçli bir kazazede kendi yarasına baskı uygulayabilir. Baskı daima yara ile kalp arasında uygulanır. Vücuttaki baskı noktaları şöyledir:

    a) Şakak bölgesindeki kanamalarda, hemen kulak önü.
    b) Yüz bölgesindeki kanamalarda, alt çene kemiğinin alt kenarının orta kısmı.
    c) Baş ve yüzün bir tarafının kanamalarında, yukarıdakilere ilave olarak çene köşesi hizasındaki boyun kısmı.
    d) Kol kanamalarında, kanayan taraf köprücük kemiğinin üçte bir iç kısmının arka ve alt tarafı.
    e) Bacakta olan kanamalarda, kanayan tarafın kasık kıvrımının üçte bir iç kısmı.

    3 - Turnike (Bandaj) Uygulayarak Kanamanın Durdurulması

    [​IMG]
    Turnike uygulayarak
    kanamanın durdurulması



    Diğer yöntemlerle kanama durdurulamıyorsa ve hayatı tehlikeye sokacak bir kanama varsa, o zaman sıkı bandaj (turnike) uygulanmalıdır.

    Kanayan yerin daha yukarısından bir eşarp, mendil, kravat, ince lastik hortum ile kanama tamamen durana kadar sıkılır.

    Sıkı bandaj sadece kol ve bacak üzerinde uygulanabilir. Sıkı bandaj uygulamasındaki adımlar şöyle olmalıdır:

    a) Bandaj hemen yaranın üzerine yerleştirilmeli,
    b) Dokunun kesilmesini önlemek için geniş bir bandaj kullanılmalı,
    c) Basınç yapması için atar damarın üzerine katlanmış sargı bezi konulmalı,
    d) Önce turnikeyi kol veya bacağa iki kez sıkıca doladıktan sonra bir düğüm atılmalı,
    e) Sonra düğümün ortasına bir kalem, tahta parçası vb. konularak, bunun üzerine iki düğüm daha atılmalı,
    f) Kanama tamamen durana kadar tahta parçası çevrilerek sıkıştırılır ve turnikenin gevşememesi için bağlanır,
    g) Turnike iki saatten fazla asla uygulanmamalıdır. Eğer, hastaneye bu süre içinde kazazede ulaştırılamazsa, turnike her yarım saatte bir gevşetilerek yara üzerine mendille sıkıca bastırarak kan kaybı önlenmeli, böylece bandajdan uzak bölgedeki organların hayatiyeti sağlanarak, 10 dakika sonra turnike tekrar sarılmalıdır.

    4 - İç Kanama

    Bir iç kanama; kaza, hastalık veya çeşitli zehirli maddelerle olur. Darbe derecesi artarsa, damardan çıkan kan vücut boşuklarına ve içi boş olan organların içine akar. Genelde, kanama iç organlarda olduğu zaman kesinlikle tehlike oluşturur. Karın bölgesindeki organlar yalnızca çok kuvvetli olmayan karın zarıyla korunmakta olduğundan, iç organların kanamasında en kısa zamanda tıbbi bir tedavi gerektirir.

    İç kanama belirtileri olarak şunları sayabiliriz; kahve taneleri gibi görünen kusmalar, parlak kırmızı veya bulanık kanlı öksürme, solgunluk, hızlı ve hissedilmesi güç nabız atışı, hafif baş dönmesi ve rahatsızlık, susuzluk, şaşkınlık ve halsizlik. Bu belirtileri gösteren kazazede bir iç kanama durumuyla karşı karşıya demektir.

    Eğer iç kanamadan şüphe ediliyorsa, kazazede yatağa yatırılmalı, nabız atışı 10 dakika ara ile kontrol edilmelidir. Nabız atışının düşmesi kanamanın durduğunu gösterir.

    ŞOK

    Kelime olarak "sarsılma" anlamına gelen şok, kişinin ölümüne neden olabilen ciddi bir durumdur. Vücudun organlarına ve dokularına sağlanan kanın azalması ile ortaya çıkar. Bütün yaralanmalarda şokun bazı dereceleri ortaya çıkabilir. Şok belirtileri, durum ciddileşinceye kadar ortaya çıkmaz. Sadece nefes alma ve kalp atımı kontrolünü içeren ilk yardım ile yoğun kanama tedavisi, acil şok tedavisinden önce yapılmalıdır.

    Şok belirtileri olarak şunları sayabiliriz; hızlı veya zayıf nabız (genelde 100'ün üzerinde kalp atışı), düşük kan basıncı, hızlı ve derin olmayan nefes alma, donuk gözler ve büyümüş göz bebeği, soluk cilt ve dudaklar, soğuk ten, bulantı ve kusma, susuzluk, kazazede rahatsız, sinirli, heyecanlı ya da şaşırmış ve sorumsuz olabilir.

    Şok geçiren bir kazazede, uygun bir yerde sırtüstü yatırılmalı ve mümkün olduğu kadar az hareket ettirilmeli, yakası, kemeri ve gömleği gevşetilmelidir. Solunum yolu tıkanıklığı varsa giderilmeli ve gerekirse suni solunum ve kalp masajı yapılmalı, kanaması varsa kanamayı durdurucu önlemlere baş vurulmalı, nefes almada zorluk çekiliyorsa baş ve göğüs kısmı hafifçe yükseltilmeli, battaniye ile örtülmeli, terletilmemeli, eğer hemen hastaneye gönderme imkanı yoksa, ağızdan sulu gıda verilmemelidir. Tıbbi bakım hayli gecikmişse, her 15 dakikada bir yarım bardak su içersine, bir çay kaşığı kadar tuz ve yemek sodası katılarak verilmelidir.

    YARALANMALAR

    Vücudun her tarafında meydana gelebilecek olan yaralanmalar, şu üç problemi doğurur; kanamanın kontrol edilmesi, şokun önlenmesi ve enfeksiyonun önlenmesi. Yarayı kesinlikle yıkamayınız. Kolayca çıkarılmayacak olan metal ve camları gazlı bezle tutarak çıkarmaya çalışmalıdır. Yaranın üzerine antiseptik dökülmemeli ve mümkün olduğu kadar kısa sürede yaraya pansuman yapılmalıdır.

    Eğer kırık varsa tesbit edilmelidir. Kırığın tesbit işleminde kullanılan tahta, kalın karton gibi sert malzeme, kırık yerinin bir üst ve bir alt tarafındaki eklemlerin ötesine kadar uzanmalıdır. Kırığın yerine konmasına ve gereksiz ellemelere izin verilmemelidir. Çünkü yapılan her müdahale ile, ağrı olur ve bu da şoka yol açabilir. Kırık yerin üzerine mümkünse havluya sarılı bir buz torbasının konulması, yararlı olacaktır.

     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.723
    Beğeniler:
    5.722
    Şehir:
    İstanbul
    Çok faydalı bilgiler Ersin.
    Eline sağlık
     
  4. İrfan

    İrfan Moderatör

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.987
    Beğeniler:
    350
    Şehir:
    Bursa /Mudanya/Osmangazi
    Kısa bir süre önce kıyı kaptanlığı başvusunda bulundum.bursa yelken kulübü bünyesinde verilen seminerde sağlıkla ilgili bu dersleri görmüştüm.
    Tekrar burdada bu konuları görmek çok güzel. çok faydalı olmuş Ersin,elerine sağlık önemli detaylar var.:harika: