Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Eskilerden

Konu, 'Sohbet' kısmında yaserkut tarafından paylaşıldı.

  1. yaserkut

    yaserkut Yeni Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    20 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    29
    Beğeniler:
    3
    Az önce Djemo arkadaşımızın raporunu okudum. Raporun sonunda güzel bir ifade gördüm. Motoru yarım iple çalıştırmak hakkında. Hemen böyle bir maceranın oldukça eskilerde başımdan geçtiğini hatırladım ve sizlerle paylaşmak istedim.

    1982 yılında üniversite öğrencisi olarak 3 arkadaş farklı illere dağılmış ancak yaz tatilinde bir araya gelebilir olmuştuk. Yine bir yaz bitiminde akşam bizde toplanmış ertesi gün için plan yaparken coğrafya öğretmenliğinde okuyan lise sınıf arkadaşım Tuzlada amca oğlunun teknesi olduğunu üçümüzün birlikte tekneyi alarak balığa çıkabileceğimizi söylediğinde oldukça heveslenmiş hemen takım ve çapari hazırlığına başlamıştık.

    Önce tek görerek kovaladığım bir iki kanat tüyünü kopardığım hemen ardından bağırtısına yetişen diğerlerinin kanatlarını açarak tıslaya tıslaya beni önlerine katarak apansız kovavalamacalardan kurtardığım kaz tüylerini özenle saklıyordum. Hemen çapari imalatına başladım.

    Evet takımlar yedekleri ile yarına hazırdı. Sabah erkenden Hüseyin, Uğur ve ben banliyö treninin ilk seferinde tuzlaya doğru yoldaydık. Tuzlada iner inmez biz sahile Uğur amcaoğlunun evine doğru yollandık.

    Az sonra Uğur gelmiş amcaoğluyla birlikte bize kötü haberi veriyordu. Tekne karadaydı. Şimdi biz o hırsla buralara kadar geldik tekne karadamı kalacaktı. 3 kişi biz birde amcaoğlu eder 4 kişi tekne ise kallavi ne kadar ıkınsak kımıldayacak gibi değil. Yakaladığımız kolundan tutup çektiğimiz etrafta geçerken bize yakalanan ne kadar adam varsa teknenin bir tarafından tutturup Fatihin gemileri karada yürütmesine benzer birşekilde denizle kucaklaştık.

    Evet sonunda denizde ve teknenin üzerinde idik. Uğur durun kıyıda yüzenler başladı biraz kürekle açılalım dediğinde bu tekneyi tek bir kişinin kürek kullanımı için biraz büyük olduğu da düşünülerek önce bir küreğe ben diğer küreğede hüseyin geçti.

    Yok sen zayıf çekiyorsun tekne döndü hayır sen kuvvetli çektin ondan döndü ve devamında inatlaşma Uğurun bukadar yeter durun motoru çalıştırayım sözleri bize değilde martılara ulaştı. Bu inatlaşmanın sonunda bitmiş iki adam yorgunluktan teknede 2,80 uzanmış kıkırdıyorduk.

    Evet Şimdi şov sırası Uğurdaydı döndü ya ben bu motora hastayım daha yarım ipte marşı alacak diyerek ipe asıldı. Motordan önce pat pata pat ardından daha uzunca bir pat daha ve yok başka birşey yok. Uğur hiç bozulmamış tavrını takınarak ama ben pompalamamıştım diyerek önce pompalama ardından boşluğunu aldığı ipi kuvvetlice çekme ve sonuç pat pata pat ve bitti bu sefer uzun pat ta yok.

    Normal olarak depo kapağı açıldı yakıt var ok ama motor çalışmıyor. Uğurdan sıkıntılı bir ses: arkadaşlar ipe birlikte asılalım belki ben kuvvet veremiyorumdur. Üç kişi boşluğu alımış pompalanması yapılmış motora var gücümüzle asıldık. Çıkan ses yine aynı pat pata pat.

    Eee ne olacak şimdi herkes doğruldu kara kara düşünmeye başladıki benden bir bağırtı çıktı. Yahu arkadaşlar akıntı bizi İzmit kıyılarına doğru götürüyor. Ya motoru çalıştıralım yada küreklere asılalım yoksa yakında izmitten otobüsle gelmek zorunda kalacaz.

    Şimdi şov sırası Hüseyinde çekilin bakim ben doktorum eh öh yani motor teknikeriyim. Adamım İTÜ motor teknikerliğinde 1 sınıfı bitirmiş 2 ye geçmiş ya motor onun için çocuk oyuncağı. Teknenin heryeri sıkı bir aramadan geçirldi. Bulunanlar bir kırık kontrol kalemi bir bisikletler için olan çok kenarlı uyduruk anahtar ve birde açmak için kapatmaktan daha çok çaba gerektiren paslı bir pense.

    Motorun sökülebilen her parçası büyük bir çaba ve inatla söküldü. Buji başta olmak üzere depodan çekilen benzinle temizlenerek yerlerine güzelce takıldı. Pompalamanın ardından ipin boşluğu alındı üç kişi aynı anda besmele eşliğinde asıldık ve sonuç ses aynı ses ve herkesde bir hüsran. Ardından benden bir bağırtı bırakın motoru asılın küreklere yoksa bu akıntı ile işimiz çok zor.

    İki kişi kürekte bir kişi dinlenmede. Sonra sırayla değişim. Üç kürek yol al bir kürek akıntı seni geri götürsün. Öğle üzeri Tuzlaya vardık. Uğur doğruca amcaoğlunun evine onu almaya bizde teknenin için de kolu kanadı kırık martılar gibi hem yorgunluk hemde amaca ulaşamamış olmanın hüsranıyla büzülmüş halde beklemeye başladık.

    Sonunda amcaoğluyla gelen Uğur bitmiş bir halde yanımıza büzülerek beklemeye başladı.

    Pompa ve boşluğu alınan ipi takiben motordan beklenen ses aynı........

    Eeee siz depo altındaki musluğu açmamışsınız benzin gelmiyorki diyen bir sesin devamında pompalama boşluk alma ve yeri göğü yırtan bir homurtu. Hadi rast gelsin diyerek şaşkın bakışlarımız altında tekneden iskeleye atlama ve bizi açığa iteleme. Bizse şaşkınlıktan şanzımana bile yol vermemiş aptal aptal birbirimize bakıyoruz.

    Sonuç açıldık çaparileri koyverdik ama ne sallamaya nede yukarı çekmeye kimsede mecal yok. Bel hareketi ile sallanmaya çalışılan iyice dolmadan kimsenin çekmeye takati olmayan ama buna karşın 1,5 satte yaklaşık 5 kilo alınan istavritle eve dönüş.

    Ugur kendi payını alarak evine yolandı Hüseyinle ben aynı apartmanda komşu olduğumuz için bizim evdede kimse olmadığından kalan balıklarla bize. Önce birkaç saatlik kestirme ardından ben balık ayıklama uzlama unlama ve kızartma faaliyetine Hüseyinde salatanın başına. İlk tabak Hüseyinlerin evine kalanlar bizim mideye.

    Anlıyacağınız her motor yarım ipte çalışmaz bu bir, deponun birden fazla vanası vardır bu iki nerde o zamanki balıklar şimdi buda üç. Kalın sağlıcakla ve bol balıkla.
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.780
    Beğeniler:
    8.140
    Şehir:
    İstanbul
    Keyf alarak okudum :) Buna benzer anıları tekneyle av yapan herkes yaşamıştır, o anlar aklımıza geliyor :)

    Musluğun açılmadığını okuduğumda ise çok güldüm :p

    Bu arada aramıza hoşgeldiniz :)
     
  4. hunter

    hunter Daimi Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.966
    Beğeniler:
    630
    Şehir:
    İstanbul-Pendik
    Çok güzel bir anlatım olmuş,yüreğinize sağlık.
    Bende çok güldüm doğrusu,işte insanların hayatında bazan böyle hoş hatıralar kalabiliyor.
    yeni hikayelerinizide bekleriz :)
     
  5. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.730
    Beğeniler:
    5.728
    Şehir:
    İstanbul
    Adam yalan söylememiş. Motor yarım ipte çalışıyormuş ama yeter ki benzin gelsin. :)
    Güzel bir anı olarak belleklerinizde yer etmiş. herşey düzgün olmuş olsa idi bugün yazacak birşeyin olmayacaktı büyük ihtimalle.
    Aramıza hoşgeldiniz.
     
  6. sedatt

    sedatt Aktif Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    24 Haziran 2010
    Mesajlar:
    201
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    iskenderun hatay
    hoşgeldiniz keyf alarak okudum :)