Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Hikaye kofana ve beklenmeyen trofe levrek

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Bahadır Sarıca tarafından paylaşıldı.

  1. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.072
    Beğeniler:
    53
    Şehir:
    İzmir
    Merhaba amatör balıkçı dostlar,

    Sıcak yaz günlerinin ardından, sonbahar serinliklerinin gelmesiyle balık avcılığımız da hareketlenmeye başladı. Eylül ayı ilk haftasında sevgili dostum Enes Save ile, İzmir-Ayvalık-Çanakkale şeklinde kuzeye doğru uzanan Sea-fari 2’yi gerçekleştirdik. Av açısından kayda değer herhangi bir gelişme olmasa da, yeni yer keşifleriyle dolu, tecrübe ve dostluğun paylaşıldığı çok keyifli beş günlük bir maceraydı.

    Sea-fari dönüşü, yöntem ve takım araştırması ile geçen uzun bir aradan sonra 27 Eylülde, bu yaz oldukça güzel kofana avı veren avlağımızı yoklamaya karar verdim. Sabah 06.00’da başlamayı hedeflediğim avıma, botun su tıkama tapasını kaybetmem sebebiyle 11.00 civarında başlayabildim. Tek başıma yapacağım bu avda, araştırdığım yeni yöntemleri deneyecektim.

    Av tarihi : 27/09/2012, Perşembe
    Av yeri : İzmir kıyıları
    Av türü : Tekneden sürütme(sırtı)
    Avı gerçekleştirenler : Bahadır Sarıca
    Hedef av : Kofana(Yakala-bırak yapılmak üzere)
    Gerçekleşen av : Tecrübe hanesine bir çizik
    Av saati : 11.00 - 19.00
    Kullanılan ekipman : 15-30LBS kamış Lenght:1.65m Section:2, 4000 kafa makine, Ф0,21mm(65LB) ana ip, Ф0,35mm(16LB) öncü misina, yerine göre FG, Albright ve palomar düğümleri, muhtelif sahteler
    Hava durumu : 2-3 Bft Kuzey/Kuzeybatı
    [​IMG]


    [​IMG]

    Not: Yukarıdaki hava tahmin sitesine Deniz Tahmin Sistemi internet adresinden ulaşabilirsiniz. Çeşitli birimlerde rüzgar hızını gösteren bu sitede sıcaklık, basınç vb gibi birçok bilgiye ulaşmanız mümkün.

    Balık avı ile ilgili bu yöntemler konusundaki bilgileri, fikir alışverişinde bulunduğum değerli dostlarımdan ve balık avı konusundaki internet sitelerinden edindim. Hepsine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim. Nihayetinde de öğrendiklerimi, yöntem ve sonuçlarıyla, öğrendiğimiz dostlarla paylaşmak gerekir düşüncesiyle yazıya döküyorum.

    Lüfer balığının yakalanması bilindiği gibi; canlı yem, sahte balık ve türevleri, çapari vs gibi birçok şekilde olabilmektedir. Bizim av yöntemimiz-ki tekne ile sırtı avcılığı- ve avlandığımız bölgenin yapısı itibarıyla-derinlik (0-3m-8m)- kullanmayı tercih ettiğimiz yöntem; sahte balıkla yapılan sırtı avcılığı. Bunu da çeşitli tür ve özelliklerde olan sahte balıklarla gerçekleştiriyoruz. Bu yöntemle, yaptığımız kofana avlarında başarılı da olduk. Fakat lüfer konusunda tecrübeli İstanbullu dostlarım “Eylül ile birlikte lüferin yemliklerinin artmasıyla, sahte yeme, canlı yem kadar itibar etmeyeceğini” söylediler. Ayrıca sahte yemle levrek ve kofana avlarında zaten başarı sağlamıştık. Hem İstanbullu dostların söyledikleri hem de yeni yöntem ve teknikleri denemek gerekir düşüncesiyle, uzun zamandır denemeyi düşündüğüm canlı veya ölü yemle sırtı avcılığını araştırmaya başladım.
    Sonucunda birkaç yöntemi kullanmaya karar verdim;
    1-Canlı veya ölü zarganayı yem olarak kullanıp, uzun olta ile avcılık.
    2-Kaşıktan kafa yapılarak ve yaprak(fileto) zargana kullanılarak iki sabit iğneli, uzun olta ile avcılık.
    3-Sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan avcılık.

    Bu avımda üçüncü yöntem olan sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan avcılığı denedim. Konuyla ilgili olarak sevgili Önder Özgür’e çok teşekkür ederim. “Rapala arkası yaprak(Lüfer-çinekop)” adlı paylaşımından çok faydalandım. Bu tür nitelikli ve ayrıntılı paylaşımlar, hem paylaşım hem de av heyecanımızı gerçekten arttırıyor.

    Diğerlerine göre daha kolay olduğunu düşündüğüm bu yöntemin içine girince öyle çok çok kolay olmadığını da anlamış oldum. Bu yöntemde birincil olarak sahte balığımızın hareketlerinden(aksiyonundan) faydalanıyoruz. İkincil olarak da canlı yem(yaprak-fileto- şeklinde kesilmiş yem) kullanılarak hem koku hem de salınarak gelişiyle hareketinden faydalanıyoruz. Takım detayları ise şöyle;

    [​IMG]


    [​IMG]


    Bu takımı avlakta kullanılmak üzere çeşitli dalarlı sahtelere hazırladım.

    [​IMG]


    [​IMG]


    Bu yöntemde; takım hazırlandıktan sonra asıl olan fileto yemin(ben filetosu çıkarılmış zargana kullandım) düzgün olarak hazırlanması, takılması ve yüzdürülmesi:

    [​IMG]


    [​IMG]


    Sahte balığın yüzdürülmesinde, yemin dönmemesinin sağlanması gerekiyor. Yaprak yem, sahtemizin hareketleriyle(aksiyonlarıyla) tâbir-i câizse arkadan salına salına gelmeli. Bunun için ikili iğnenin kancaları ve takılacak yemin pullu kısımları, sahte balığın yüzüşü sırasında yukarıya bakacak şekilde olmalıdır. Videolarda görüleceği üzere, ilk denelerimde yüzüşünü beğenmesem de, sonunda başarılı olabildim. Yemin hazırlanması, takılması, yüzdürülmesi ile ilgili görseller ve tecrübelerim:

    Sahte balık arkası yaprak(fileto) yem takılması



    Sahte arkası yaprak(fileto) yem yüzdürme denemesi-1


    Sahte arkası yaprak(fileto) yem yüzdürme denemesi-2



    Sahte arkası yaprak(fileto) yem yüzdürme denemesi-3



    Deneyimle geçen tüm günün sonunda, zaman zaman palamut oynaklarının içine girerek akşamın nevalesini çıkarttım. Anlaşılan kofanalar çiftleşme dönemini tamamlamış, çoktan kuzeye dönüşe geçmişlerdi. Kofana avımsa “hikâye” olmuştu… Hikâye olan avıma rağmen güzel manzara eşliğinde soluduğum hava, kendimle olan hayallerim, her zamanki gibi bana müthiş keyif verdi.

    [​IMG]


    [​IMG]
     
    kyuksel bunu beğendi.
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.072
    Beğeniler:
    53
    Şehir:
    İzmir
    Hikâye olan kofana avımın üzerinden bir hafta geçmişti. Sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan sırtı avcılığı yönteminin başarıya ulaşması çok hoşuma gitti. Bu yöntemleri kofana avı için araştırsam da, aklım levrekteydi. Ayrıca bu yöntem/yöntemler, aynı zamanda levrek için de kullanılabilirdi. Yöntem seçimlerimi levrek avcılığını gözeterek yapmıştım.

    Bu yöntemdeki takım aslında uzun olta tarzında kullanılıyordu. Bense bu takımı uzun olta şeklinde kullanmıyordum. İlk üçlü iğnenin kullanılmama sebebi; uzun olta tarzında kullanıldığında dipteki ilişkenlere takılmasını önlemekti. Takılmayan ilk üçlü iğneyi de takarak, sahteye genelde kafadan saldıran levreği yakalama şansımı arttıracaktım.

    Fakat levrek mevsimin gelişini müjdeleyecek yağmurlar bir türlü gelmiyordu. Birazda hava soğuyup, kuzey rüzgârları başlarsa levrek avı için gerek şartlar oluşacaktı. Yeter şartları da, biraz da şansın eşliğinde biz sağlardık nasılsa…

    Perşembe gecesi bu düşler eşliğinde av hazırlıklarımı yaparken Tahsin abi aradı. Zaten Cuma için(05/10/2012) hazırlıklarımı tamamlamış ben, telefonu; “kaçta çıkıyoruz?” şeklinde açtım. Sabah suyunu kaçırmayalım diyerek, 03.30’u buluşma saati olarak belirledik. Bir önceki hafta sabah suyunu kaçırmama sebep olan bot su tıkama tapası, yedekli olarak alınarak yola çıkıldı.

    Av tarihi : 05-10-2012, Cuma
    Av yeri : İzmir kıyıları
    Av Türü : Tekneden sürütme(sırtı)
    Avı Gerçekleştirenler : Tahsin Mersin ve Bahadır Sarıca
    Hedef Av : Levrek ve palamut
    Gerçekleşen Av : 2 Adet levrek (70cm / 4,20kg / saat 06.30 civarında yakalanmıştır - 33cm ispendek geri salındı, 12.00 civarı),
    6 Adet palamut,
    1 Adet sinarit palazı(30cm geri salındı, 11.15 civarı)
    Av saati : 06.00 - 19.00
    Kullanılan ekipman : 15-30LBS / 10-40LBS kamışlar Lenght:1.65m / 2.10m Section:2, 4.000/10.000 kafa makineler, Ф0,21mm(65LB) / Ф0,33mm(35LB) ana ipler, Ф0,35mm(16LB) öncü misina, yerine göre FG, Albright ve palomar düğümleri, muhtelif sahteler
    Hava : 3-4 Bft Kuzeydoğu,
    [​IMG]


    [​IMG]


    Avlağımıza ulaşır ulaşmaz botumuzu suya indirdik. Alacakaranlıkta sahtelerimiz suya inmişti. Ayılmaya çalışan Tahsin abim ve ben;

    [​IMG]


    [​IMG]



    Birbirimize henüz “rastgele” deyip, bugünkü avımızın güzel geçmesi temennilerinde bulunurken; aniden fast aksiyonlu kamışım ters L şeklini aldı. 4000 kafa makinemde sarılı ip delicesine boşalırken en sevdiğim senfoniyi çalıyordu “cıızzzzzzzzzzzzzzz”…

    Her şey bir anda oluyordu. Her iki tarafın(av ve avcı) adrenalin patlaması yaşadığı bu durumda, düşünerek hareket etmek mümkün değil. Tamamıyla tecrübelerinizle otomatik hareketler yapıyorsunuz, ya da dona kalıyorsunuz.
    Motora uzanıp boşa almamla, kamışı elime almam bir oldu. Kalamam genelde 1,5-2 kilograma(tahminen) ayarlıdır. Balığın kalama alış hızı oltanın ucundakinin 2 kilogramın baya üzerinde olduğunu gösteriyordu. Evet, oltamın ucunda baba bir levrek vardı. Bu sırada Tahsin abim çoktan kendi oltasını toplamış kepçeyi eline almıştı. Defalarca beraber avlandığım, kendi balığını kendi kepçeleyecek kadar levrek konusunda tecrübeli olan Tahsin abimin balığı kepçelemesi konusunda hiçbir sıkıntım yoktu, güvenim tamdı. Yaklaşınca ilk su üstünü yapacaktı. Görmek için sabırsızlanıyorduk. Balık sürekli kalama alıyor, bense sürekli sarıyordum. “Hala su üstü yapmadı, oldukça iri sanırım sürekli kalama alıyor” dediğim anda, paşa tüm haşmetiyle 5-6 metre önümüzde göründü. Alacakaranlığın içinde ay gibi parlayordu. İkimizin de sesi kesilmişti. Sakinliğimiz korumaya çalışarak son hamlemizi yapmalıydık. Doğru hamleyi yapan kazanacaktı.

    Bence, levreği ilk deparında iyi yönetebilirseniz işin büyük bölümünü halletmiş sayılırsınız. Zeki ve mücadeleci olan bu güzellik, çitalar gibi başta çok hızlı fişekler, fakat bu süreç kısadır. Sonrasında ani yorularak, zekiliği ve darbeleriyle kurtulmaya çalışır. Bu süreci de doğru atlatırsanız su üstüne yatarak teslim olur. Mücadelemiz 2-3 dakika kadar sürdü. Tekrar su üstü yaptığı sırada Tahsin abim kepçeleyip, tekneye alıverdi.

    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    Mutluluğumuzu anlatmaya kelimeler yetmez. Levrek hesaplarıyla henüz başladığımız avımıza “merhaba”, trofe sayılacak güzel bir levrekleydi.
    Gün ağarınca yeni hesaplar yapılıyordu.




    Sonrasında palamut oynakları görünce o tarafa yöneldik. Tahsin abim affetmedi, uskumru ardından palamut . Bu arada sahte balıkla pek av yapmayan Tahsin abinin kancalarla dansını son anda önleyebildim. Yeri gelmişken sahte balık ile av yapan tüm dostlara tavsiyem, yanlarında mutlaka forseps bulundurmaları.

    [​IMG]





    Avımız her yönüyle muhteşem geçiyordu. Yakaladıklarımız, saldıklarımız, kaçırdıklarımızla sürekli bir hareket vardı. Daha ne olsundu…

    Tahsin abiden sinarit palazı yakala&bırak



    Paşayı aldıktan sonra Tahsin abiye, bundan sonraki avımda yakala bırak yapacağımı söylemiştim. Nitekim sonrasında güzel bir ispendeği geri gönderiyorduk.

    İspendeğin özgürlüğe dönüşü



    Av öyle keyifli geçiyordu ki; karnımız acıkmasa öğle saatlerini bulduğumuzu anlamayacaktık. Deniz buradaydı nasılsa, yemeklerimizi yiyip, güzelce çaylarımızı içip tekrar gireriz diyerek kıyıladık. İşte öğle keyfi;

    [​IMG]



    Akabinde bu güzel paşayla yapılan ölçümleme ve pozlar;

    [​IMG]


    [​IMG]


    Bu güzel paşa ile rastlaşmamız, mevsim ve hava şartları itibarıyla alışılmamış bir durumdu. Beklemediğimiz bir anda trofe ile karşılaşmıştık. Zaten bu tür rastlaşmalar değil miydi av yapma isteğini ve heyecanını canlı tutan?

    [​IMG]


    [​IMG]



    Öğleden sonrası bol muhabbet, gezi ve sahte denemeleriyle geçti. İkimiz de av keyfini fazlasıyla yaşamıştık zaten. Yakalanan iki güzel palamut da livarımızda yerini aldı. Gün batımıyla birlikte düşler dünyasından ayrılarak, dönüşe geçtik.

    [​IMG]


    Tüm amatör dostlara bundan daha keyifli avlar dilerim.

    Sevgi ve selamlarımla…
     
  4. bahadir37

    bahadir37 Aktif Üye

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    10 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    415
    Beğeniler:
    12
    Rüya gibi bir av olmuş :)
     
  5. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.717
    Beğeniler:
    5.719
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Bahadır,
    Herzamanki gibi harika anlatımın, detaylara verdiğin önem, her konudaki videolu ayrıntılar senin raporlarını eşsiz kılıyor.

    İtiraf etmeliyim ki bir de Akın Kaptan bu kadar detaylı rapor hazırlıyor.


    Avcı böyle olunca avı da bir başka güzel oluyor haliyle.

    Her zaman rastgelsin..
     
  6. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    buram buram tecrübe ve emek tebrik ederim kalender abi :)
     
  7. balıkçı pehlivan

    balıkçı pehlivan Aktif Üye

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    1 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    436
    Beğeniler:
    13
    süper süper süper söylencek bir şey bulamıyorum tebrikler :harika: :harika:
     
  8. lorel

    lorel Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    6 Nisan 2011
    Mesajlar:
    295
    Beğeniler:
    75
    Şehir:
    Aydın-Didim
    Bahadır Abi sizi ve Tahsin Bey'i tebrik ederim.
    Avınız çok güzel,raporunuz şahane,avcılığınız hayallerimdeki BEN kadar harkülade.
    En kötü avınız böyle olsun.
     
  9. AKIN KAPTAN

    AKIN KAPTAN Editör Moderatör

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.915
    Beğeniler:
    58
    Şehir:
    Marmaris
    Hareketli bir av, kitab gibi günce ve muhteşem balıklar. Ellerinize sağlık. Sayenizde İzmir kıyılarında avlanmış olduk. Allah keyfinizi bozmasın, hep rastgelsin.
     
  10. dogu

    dogu Aktif Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    10 Haziran 2010
    Mesajlar:
    129
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    İzmir
    Bahadır abi şu pazar günüme bu güzel raporunla neşe kattın.
    Bir mühendisin balıkçılığıda böyle olur, sürekli yenilikler ve daha iyisinin peşinde.
    Görüşmek dileğiyle rastgelsin.
     
  11. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.125
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    İstanbul
    Raporu okumaya başladım.
    Senfoni'den sonraki cızzzzzzz'ın altındaki satırların sonunda botun içinde
    ayaklarınızın ucundaki tosunu görmemle: "Ohhh..." dedim.
    Harika bir Levrek!:harika:
    Çok güzel bir günce.

    Sezon güzel başladı.:)
    İçimde bir his bu trofelerden çok göreceğimizi söylüyor.