Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

''Hoşgörü''

Konu, 'Sohbet' kısmında ondersoydinc tarafından paylaşıldı.

  1. ondersoydinc

    ondersoydinc Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    358
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Yazının herhangi bir yerlerine çeşitli atasözleri ve deyimleri, ya da din alimlerimizden,evliyalarımızdan günümüze aktarılmış çoğumuzun duyup bilip ama uygulayamadığı Mevlana görüşlerini, peygamber hadislerini, ve ve ve olabilecek söylenebilecek çeşitli sözleri ayrıştırıp serpiştirmek bana göre değil.. Varsa isteyen cevaplarına yazabilir. Önemli olan hoşgörünün temelini, toplum içerisinde varolan bireylerin benimsemiş olması ve uygulamasıdır kanaatimce.
    Din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün, birey özgürlüğünün çeşitli kısıtlamalarla günümüze gelmiş hali ile, bizim yüzümüze yansımasının ne kadar yumuşak olduğunun tartışmaya açık olduğu ülkemizde hepimizin kendi çevremizdeki kokuşmuş düzen veya insanlardan sıyrılabilmek için çeşitli hobilere yöneldiğimiz çeşitli forum platformları veya dernekler ya da vakıflarda, yeni insanlarla tanışırken gösteremediğimiz hoşgörünün gerçek hayatla ilişkisini yazmak istedim.. Dilim dönüp, beynim elverdiği ölçüde..

    Şahsi çıkarlar doğrultusunda, en yakın arkadaşların birbirinin kuyusunu kazdığı ticaret dünyasında yaşanıyor belki birçoğu haksızlıkların. Hoşgörüsüzlüğün sınırları aile ilişkilerinde daralmaya başlayıp, aşk ilişkilerinde devam edip, ticari dünyada had safhaya çıkıyor günümüz şartlarında.
    Dertten tasadan, iş yapamaz-aşk yaşayamaz-meşk edemez hale geliyor insan çoğu zaman.
    İşte birey olarak mutsuzluğun başladığı bu noktada hobiler ve diğer yapmak isteyipte yapamadıkları geliyor insanların aklına. Dr.Bülent bey hastanede yoğun dakikalardan sonra evde huzur bulamayıp balık tutmak istiyor ; Av.Necati Bey dağa tırmanmak; Mağazacı Mustafa daha 23 yaşında ama sabah 10 dan gece 22 sularına kadar kapalı AVM lerin içinde bunalmış ve hafta içi bir günlük izninde havuza gitmek istiyor; Dolmuşçu Naci abi kafasını rahatlatmak için ava gidecek hafta sonu eski dostları ile; Uzun zamandır iş bulamayan Cemil Usta'da balıkta atıyor stresini ve belki tuttuğu balık gece evde gizli gizli içten içten ağlamasını engelliyor. Kimisi kız arkadaşı ile dans kursuna gidiyor, kimisi köpek beslediği için hayvanları koruma derneğinde sokak köpekleri için bir çuval mama alıp kendini kemerburgaz yollarına atıyor. Bazıları yıllarca siyaset yapmak istemiş ama dönem izin vermemiş, şimdi ilçe teşkilatlarında görev alıp seçim sürecinde gönül verdiği partiye hizmet etmek için her dakikasını doldurmak istiyor.
    Hepsinin bir ortak noktası var.. İnternet üzerinde bu gibi organizasyonların derneklerin bir forumu olması ve üyelerin burda birbirleri ile sohbet edebilmesi.
    Gülük hayat o an için önemini yitirip, bireyin farklı bir dünyada en az 1,5 saat huzur bulmasını sağlıyor.
    Tam bu noktada yeni tanışmalar, farklı insanlar ile yeni dostluklar kurmayı ve kimilerine 50 yıl sonra dost edinme psikolojisini sağlıyor. Sağlıyor ama bazen de hoşgörü sınırlarının karşısındaki bireydeki oranını bilemeyenler kendi arasında tartışmaya başlıyor. Bir anda herşey o günlük hayatta hastanedeki hemşireye kafayı takan doktor ile evde hanımı ile kavga etmiş avukat beyin kavgasına dönüşüyor.
    Hoşgörünün temelindeki rahatsızlıklardan ve oluşmasını engelleyen unsurlardan kurtulmak üzereyken, herşey gerçek dünyanın kalleşliğinin içinde kaybolup gidiyor. Önemli olan hoşgörünün ne kadar gönül alıcı, ne kadar affedici, ne kadar haz veren bir duygu olduğunu unutmamak. Unutuyoruz bazen, unutmayalım. Biraz daha hoşgörü, anlayış, tatlı bir söz ve iyi insan ilişkileri.
    Hepinize sevgilerle.:rolleyes:
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar