Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İstanbul'un Levrekleri

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Theseus tarafından paylaşıldı.

  1. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Selam arkadaşlar.

    Malum daha önceki yıllarda belirlediğimiz boğazdaki meralar levrek vermeye başladı.Arkadaşlarım yakalarken benim bir tane kaçırmam hırsımı artırmıştı.3 günde 10 saat uykuyla soğukta yağmurda kaya liman iskele tepelerinde sahte sallamanın ödülünü ben de aldım sonunda.

    Haftasonu arkadaşlarım 3 tane tutmuşlardı.Kuzenler ise Tarabya Kireçburnu arası aldıklarını söylüyorlardı.Ben mecburen daha yakın yerleri deneyecektim.Yani boğazın Üsküdardan Anadolu Hisarı,Beykoza kadar olan bölümlerini,Tarabyaya gidemezdim.

    Balığın kıyıya yanaşma saatleri belliydi,mekanlar belliydi,düştüm erken iş çıkışı birkaç saatlik uyku ve 3 günlük yorgunlukla yola.

    Diğer arkadaşlar haftasonunun yorgunluğunu hala atamamışlar sıcak evlerinde olmayı tercih etmişlerdi,en azından öğlen böyle diyorlardı.

    Gözüme kestirdiğim bir yerde durdum,deniz fena,dalgalar kıyıya sert vuruyor,hava kapalı ve ufaktan yağmur çiseliyor.İlk birkaç atıştan sonra 1 sahteyi misina kılavuzunun kapanmasından dolayı kırıyorum.Küfredip değiştiriyorum,yeni sahte çok yosun topluyor,dalgada aksiyon bozuyor,her atıştan sonra temizliyorum.

    Biraz daha yan tarafa doğru ilerledim bu mera tat vermedi.

    Yalnız bu defa tehlikeli bir yer,denize yüksek kepçe yok(Hiç olmadı ki zaten)

    Işıl ışıl sahteyi fırlatıyorum karanlığa.Sar sar çek,hoop kaldır temizle bir daha fırlat.

    Sağ omzum 3 günlük geceli gündüzlü avdan bitik,konuşurken kaburgalar ağrıyor,vücut birkaç saat uykuyla 3 günlük avın zorladığını anlatıyor bana.Boşver diyorum sen sağlamsın,hiç hasta olmazsın,dayanırsın,şu levreği alalım çok iyi besleyeceğim seni,2 gün de deliksiz uyku…fena gaz veriyorum.

    Derken sahte kıyıya 20 metre kala kamışa asılıyor kraliçe.

    Bildiğin kum çuvalı mübarek.40 kafa makinanın sıkılı kafası zırıl zırıl ötüyor ben kamışı gerdikçe.Hayvan iri lüferlerden farklı olarak fişeklemiyor.Hemen su üstü yapıp taklaya dönmeye başlıyor.

    Yarı karanlıkta görebildiğim kadarıyla ortaboy bu hayvan salarım herhalde diyorum.

    Salayım da önce hayvanı almam gerek.Deee nasıl alacağım? Bir elde kamış tutuna tutuna bulunduğum iskelemsi yerden aşağıdaki kayalara iniyorum,daha denize var.Bu arada hayvanı idare etmeye çalışıyorum.

    Deniz bir acayip,dalga bir çekiliyor 1,5 metre aşağı iniyor su,bir geliyor hoop 2 metre.Bir düşsem o karanlık buz gibi su alır götürür diye düşünmemeye çalışıyorum.

    Balığı iyice kendime yaklaştırdım,kamışı bir kaldırdım ki;hayvan bildiğin toklu koç. Benim gördüğüm meğer hayvanın yan yaparken parlayan beyaz karnıymış.Neyse her zaman kalın misina kullanırım,rahatım.

    Ehh be dedim Genco kendine oltaya hayvana yazık etmeden yap bakalım yapabiliyorsan.

    Valla işin doğrusu bundan sonrasını net hatırlamıyorum. Her iri balıkta böyle birkaç dakika şokla karışık hafıza kaybı durumları oluyor.

    Hatırladığım şey,gelen dalgayla yükselen denizle bir anda hayvanı yukarı çekip,bir kaya arasında elini galsamasına sokmam oldu.4 parmak kayboldu,herhalde 4 parmak daha alırdı.

    Bu arada kayalara örümcek gibi yapışmışım,balık çırpınca dengem bozulsa o özgürlüğüne ben karanlık sulara.

    Biraz hareketsiz bekleyip aldım hanımefendiyi yukarıya.

    Açık bir yere koyup kendisine teşekkür ettim ve ölümüne sebep olacağım için özür diledim.Yakaladığım bir sürü ispendeği geri saldığımı büyümelerini sağladığımı anlattım.Gören polisi arar ama her büyük balıkta bunu yapmazsam rahat edemem,başıma kötü bir şeyler gelir. Böylece nefeslenip sakinleştim,titreyen eller dizler kendine geldi.

    1 saat daha kalıp döndüm eve.

    Daha eve girer girmez ultra hayvansever eşimden beklediğim tepki : Bu neee? Bu kadar büyük bir hayvanı nasıl öldürürsün?Hayvan büyüdükçe acı çekmesi artıyor,yazık değil mi… Her büyük balık yakaladığımda aldığım tepkidir,alışıyorum.

    Çok iyi anlıyorum ben de balıkseverim ama balıkavını daha çok seviyorum :)


    Balık yaklaşık 3 kilo. Boyuna göre çok iri ve kalın,kuzey somonlarına benziyor. Kış öncesi iyi yağlanmış,iyi beslenmiş.


    Karadenizin Çanakkalenin kaçak avcılarından dinamitçilerinden tırıvırıcılarından bohçaçılardan kurtulmuş bu güzelliğin hayatı da İstanbula kadarmış.


    Avda kullanılan malzeme:
    Okuma V sistem kamış
    Shimano Exage 4000 Makine
    Nippon misina
    Japon Megabass ve Daiwa Sh. Line Shinner sahteler.


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. fthdmr

    fthdmr Aktif Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    5 Haziran 2013
    Mesajlar:
    614
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    İstanbul\ tuzla
    Genco abi tebrikler güzel ve sürükleyici bir av güncesi okudum tekrar tebrikler her daim bol bereketli avlar
     
  4. İbrahim TEKE

    İbrahim TEKE Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    12 Eylül 2013
    Mesajlar:
    115
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Salihli Manisa
    Harika bir anlatım, eline, emeğine, klavyene sağlık....

    Darısı tüm balık sevdalılarının başına.......
     
  5. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.724
    Beğeniler:
    5.724
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Genco
    Böyle güzel levrekleri ve daha da irilerini özellikle Üsküdar'da, Sarayburnu'nda, Haydarpaşa'da zıpkıncılar ve işi bilen profesyonel küçük tekne balıkçıları mevsiminde çokça yakalıyor/şişliyorlar.

    Açıkçası kıyıdan da yakalanabiliyor olması (tesadüfler dışında) beni oldukça şaşırttı ama bir o kadar da sevindirdi. O kadar alışmışız ki bu balığı uzaklarda aramaya...

    Sana bundan sonraki avlarında da başarılar diliyorum.
     
  6. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.776
    Beğeniler:
    8.135
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Genco, kısmetin açık olsun.
     
  7. mrshadow

    mrshadow Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Ekim 2010
    Mesajlar:
    185
    Beğeniler:
    12
    memleketin ücra köşelerinde aradığımız varlık yanı başımızdaymış da haberimiz yok. tebrikler hep böyle güzellikler nasip olsun...
     
  8. fenerli

    fenerli Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    202
    Beğeniler:
    6
    Şehir:
    ist
    SÜPER.Daha marmarada levrek siftahım olmasada yakalanmış olmasını görmek insanı umutlandırıyor.Ben çok denedim çok aradım ama marmarada bulamadım.Tebrik ediyorum.:harika::harika::harika::harika::harika::harika:
     
  9. Theseus

    Theseus Aktif Üye

    Kayıt:
    2 Ocak 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    İstanbul
    Teşekkürler,sağolun.
    Aslında Marmaranın birkaç yerinde ve boğazın akıntılı derinlerinde 12 ay var zaten birkaç tane de olsa.Fakat bunlar göçmen hayvanlar,yani meranın yerlisi değil.Denk geldi işte.
     
  10. scorpion26

    scorpion26 Daimi Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    24 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    1.443
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    İstanbul
    Roman tadında bir paylaşım olmuş. Tebrikler. Darısı hepimizin başına.
     
  11. lorel

    lorel Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    6 Nisan 2011
    Mesajlar:
    295
    Beğeniler:
    75
    Şehir:
    Aydın-Didim
    Tebrik ederim...
    Çok güzel bir levrek yakalamışsınız.İlk resimde evin kedisi fena bakıyor;)
    Her zaman rastgelsin.