Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İzmit Körfezine Her Yıl 1,5 Milyon Balık Bırakılacak

Konu, 'Genel Konular' kısmında Ozkanartuc tarafından paylaşıldı.

  1. Ozkanartuc

    Ozkanartuc Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    27 Nisan 2014
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    192
    Şehir:
    Kocaeli
    Arkadaşlar, bu gün Karşıyaka da bulunan mendireğin orada vakit geçirmek ve lüfer yoklaması yapmak amacıyla gittim.Balık yoktu ancak güzel sohbet,muhabbet vardı. Güzel insanlarla güzel sohbetler ettik.

    Sohbette arkadaşlar körfezin eski halinden ve şimdiki halinden,yapılan ve yapılması planlanan çalışmalardan bahsettiler,açıkçası ben bunların lafta kalacağını yetkililer totolarını kaldırana kadar bizim ihtiyarlayacağımızı falan düşündüm.Eve döndüğüm de bilgisayarı kaptığım gibi araştırmaya başladım.

    Körfeze ağ atmanın yasaklanacağı ve 1,5 milyon yavru balığın salınması planlanıyormuş.

    Salınacak balık türleri, levrek, çipura, karagöz, aşkina, kalkan, pisi, mercan, mırmır ve minekop.

    İlgili bir kaç haberin linkini aşağıda paylaşıyorum,şu kısım dikkatimi çekti.Körfez olta balıkçılarının cenneti olacak mı hep beraber göreceğiz.

    İzmit Körfezi’ndeki mevcut balık tür ve çeşşitliliğinin zenginleştirilmesi olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kenan Güllü, İzmit Körfezi’nde daha önce yaşamış ve yaşayan yerel balık türlerinden olta balıkçılığına ve balıklandırmaya uygun türlerin listesinin oluşturulduğunu belirtti.

    İlgili haber linki.
    İzmit Körfezi'ne 1.5 milyon yavru balık bırakılacak - Çevre Haberleri - Radikal
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. wolf

    wolf Aktif Üye

    Kayıt:
    26 Mart 2012
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    25
    şaka gibi...ama gerçekten uygulanırsa mükemmel olur.üçüncü dünya ülkesi sıfatından çıkmaya başladığımıza ben bile inanmaya başlarım..
     
  4. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.176
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Kişi başı 0.17 adet balık:D

    Yaşayacak ortam bulabilecekler mi?
    Neyle beslenecekler, artıma borularından çıkanlarlar mı? Parçalanmamış deterjanlarla mı?
     
  5. Ozkanartuc

    Ozkanartuc Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    27 Nisan 2014
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    192
    Şehir:
    Kocaeli
    Balık başı en az 0.30 Krş. abi. :) Akdeniz Su rnleri

    Proje TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Su Ürünleri Fakültesi ve Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü ile Doğu Marmara Kalkınma Ajansının (MARKA) desteğiyle yürütülüyor.

    Seçilen balık türleri daha önce körfez'de yaşamış ve yaşamakta olan çeşitlerden seçilmiş,gerekli araştırmanın yapıldığı kanaatindeyim.

    Gır gır ile avlanmak yasaklanacak ise proje genişletilip çeşitli şekiller ile kaynak sağlanabilir diye düşünüyorum.

    Hepimizin ödediği su faturalarına her ay 0.30-0.50 krş. gibi cüzzi bir miktar bu proje için eklense kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum.

    Bu balıklar büyür yumurtlar çoğalır falan derken 4-5 sene sonra körfez balıktan geçilmez. Hayellere daldım yine biri uyandırsın beni :)
     
  6. senihcan

    senihcan Daimi Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.474
    Beğeniler:
    1.560
    Şehir:
    İstanbul
    Hocam çok güzel proje ama Bülent abinin değindiği şeyde çok haklı. Balık nüfusunun azalmasında gırgırların evet çoke tkisi var ama atık sularının da bir okadar etkisi var. En son araştırmalarda uzmanlar izmit körfezinden çıkan balık ve midyeleri yemeyin çok yüksek ağır metal oranları var demişlerdi. Daha hala atık sularını kimyasal deterjan gibi atıkları kimyasal arıtma yapmadan denizlere döküyoruz :S Bir diğer konu ise balıkların üremesi için gerekli resifler. Bunun için balıkları salmadan önce yapay resiflerin yapılması lazım . Akdenizde ve Ege de bazı bölgelerde bunu yaptılar ve çok verim aldılar. Eski araba, gemi , veya kayalar ile denizde belli alanlarda doldurma yapılmalı ki orada balıkların üreyeceği besleneceği resifler oluşsun . Akdeniz de balıkların azalmasında ki en büyük nedenlerden biri yazlık ve oteller nedeniyle kıyı şeridindeki bütün kayalık ve resiflerin kaldırılması .
     
  7. murat karahan

    murat karahan Aktif Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    25 Kasım 2011
    Mesajlar:
    558
    Beğeniler:
    333
    Genel olarak habitat kaybı bırakın deniz canlılarını, her türlü canlının azalmasında, yok olmasında bir numaralı etkendir. Aşırı avcılık neredeyse her zaman ikinci sırada gelir. Türkiye genelinde tam arıtma yani hem biyolojik, hem de kimyasal arıtma yapılan atık sular anca %2.5 civarında. Bizde arıtma denince ancak içme suyunun arıtılması anlaşılıyor. Eskiden İski atık sularının yüzde kaçının ne tür arıtmaya tabi tutulduğuna dair tablolar yayınlardı, bu tabloların utanç tablosu olduğunu fark edince kaldırdılar. İzmit Körfezi daha Mayıs ayında kırmızı deniz olayı yaşamıştı. Kırmızı deniz, o suların iyice öldüğünün emarelerinden biri. Her gün 6.6 kilo kurşun, 209 kilo krom, 5.1 kilo cıvanın aktığı belirtilen Körfez'e balık bırakmak, TEM otoyolunda gece tavşanlandırma çalışması yapmaktan farklı olmaz. İyisi mi durumumuzun vehametini kabullenelim, Körfez'e sadece kefal ve çırçır bırakalım çünkü bu duyarsızlık artık cırcır boyutunda.
     
    bulent45 ve senihcan bunu beğendi.
  8. lufermania

    lufermania Daimi Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    17 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    1.650
    Beğeniler:
    1.473
    Şehir:
    İstanbul
    Herhangi bir uygulama yapmaları, en azından durumun farkında olduklarını gösterir bu bile sevindirici. Ama birşeyi yapıyorsan sadece göstermelik yapma, tam yap. Yani o yavru balığı oraya bıraktın diyelim. Arkadaşların dediği gibi hayvan zehirin içinde ölüp gittikten sonra, yem bulamadıktan sonra nasıl büyüyecek. Hadi büyüdü diyelim oradan tutulan balık ağır metal içermeyecek mi.

    Madem birşey yapıyorsun o zaman tam yap, Karadeniz'e özellikle levrek(eskiler çok tuttuklarını söyler) lüfer bırak, Akdeniz' orfoz, lagos bırak.
    Bir sene balık avını yasakla ve balıkçıları geçinebilecekleri bir para ile sübvanse et. Bunu yapmıyorsan Norveç'teki gibi denetimleri tam yap, av başlangıç zamanını bir ay ileri çek, her balıkçıya belirli bir kota koy ve bundan daha fazla tutacağı bir donanıma sahip olmasına izin verme.
    Limana balık getirdiklerinde gelen balığı denetle.
    Sahil güvenlik çağırılınca gelmesini sağla.

    Bu yazdıklarımı okuyanlar "Ohooooo" diyip güldüklerini biliyorum çünkü yazarken ben bile gülüyorum malesef ama bu yazdıklarım hiçbir masraf gerektirmeyen şeyler, fakat yine de yapılmaması insanın aklına tek bir soru getiriyor
    "Birileri bu işten nemalanıyor olmalı". Yoksa balıkçının tuttuğu yaprak çinekopun veya tonlarca hamsi ve istavritin balıkçıdan başka kime faydası olacak???

    Yoksa göstermelik ya da iş olsun diye 1,5 milyon yavru bırakmışsın, bırakmamışsın çok ta anlamlı değil gibi...
     
    bulent45 bunu beğendi.
  9. Ozkanartuc

    Ozkanartuc Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    27 Nisan 2014
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    192
    Şehir:
    Kocaeli
    İzmit Körfezi'nde ne kadar kurşun ne kadar,ne kadar krom vs. aktığını bilmiyorum açıkçası bu rakamların nereden alındığı ve güvenilirliği konusunda ise şüphelerim var.

    Körfez'e 1,5 milyon balık bırakılacak ise çevre şartları,beslenme alışkanlıkları,beslenme kaynakları araştırılıp,hesaplanıp yapıldığı kanaatindeyim.Biraz araştırdığımız da bildiğimiz bir çok "doğru"nun aslında "yanlış"olduğunu görebiliriz.

    Denizin yüzeyini kaplayan kırmızı tabakanın aslında ne olduğu ile ilgili ufak bir araştırma sonucu edindiğim bilgiler şöyle;

    Körfezdeki kırmızı tabakanın sebebi yapılan analizler sonucu fitoplankton yoğunluğu olduğu raporlanmıştır. Peki bu fitoplankton nedir?

    Kısaca denizdeki beslenme halkasının en küçüğü ve atmosferimizi koruyan mikro canlılar.

    Basit bir mantık ile madem ki körfez'de fitoplankton yoğunluğu mevcut ve bu organizma balık türlerinin beslenmesi için büyük bir öneme sahip,salınacak balıkların beslenme sorunu çözülmüş gibi görünüyor.

    Gözlerimle gördüğüm bir olay ise izmit sahil yolu üzerindeki dere içine giren bir çok zargana sürüsüne şahit oldum ve geçen sene derenin deniz ile birleşiminden dere yatağına doğru 100 metre içinde tesadüfen yarım kg.a yakın kalkan yakalamıştım.

    Sonuç olarak kesinlikle Körfez'in eskisinden çok daha temiz olduğu kanaatindeyim,yetkililerin boş durmadığı ve yeni çalışmalar yapıldığını gördükçe umudum daha da artıyor.

    Ayrıca lüfermania'nın söylediği aşağıdaki satırlara sonuna kadar katılıyorum 1 sene değil 3 sene 5 sene yasaklansın denizlerimiz kurtulacaksa.

    Yukarıdaki bilgilere ulaştığım bir kaç kaynak.
    http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cevre/52425/izmit_Korfezi__kizil_tabakayla_kaplandi.html
    Fitoplankton Nedir
    FİTOPLANKTON NEDİR | FG XPRESS

    Bu yazıdan sonra en azından denizdeki kırmızı tabakaya üzülmeyeceğiz aksine sevineceğiz. :)
     
    lufermania bunu beğendi.
  10. lufermania

    lufermania Daimi Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    17 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    1.650
    Beğeniler:
    1.473
    Şehir:
    İstanbul
    İnşallah sizin dediğiniz gibidir de bir nebze olsa da birşeyler yapılmış olur.

    Ama yine de denetim yapmadıktan sonra hiç bir önemi kalmaz.

    Düşünün mesela soyu tükenmek üzere olan bir türü hayvanat parkı gibi bir yerde çoğalmalarını sağlayıp 100 adet olarak doğaya saldınız. Tabiri caizse Hıyarın biri gelip hepsini vurduktan sonra senin yaptığın onca zahmetin, çabanın ne önemi kaldı.
    Şu av sezonunu 1 ay erteleseler de balıklar en azından 1 sefer üreme boyutuna erişebilse bari. Hayvan daha boğazdan geçemeden bütün gırgırlar sarıyor etrafını, eee aşağılara kaçamadı ki hayvan tekrar gelip üresin. Ve de adam gibi denetim yapsalar da balık tezgahlarında üreme boyunun altında balık görmesek inanın o bile yeter. Adım gibi eminim bu sene yine heryer küçücük istavrit, yaprak dolu olacak....
     
  11. murat karahan

    murat karahan Aktif Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    25 Kasım 2011
    Mesajlar:
    558
    Beğeniler:
    333
    Fitoplankton bitkisel planktondan başka bir şey değil. Denizin rengini kırmızıya dönüştüren bir alg patlamasına yol açarak "Red Tide" olgusuna neden olan türü o denizin sağlıksız olmayı bir kenara bırakın, can çekiştiğini gösterir. Kocaeli arıtma konusunda hep %99 arıtılıyor gibi rakamlar verse de, Körfez'e İstanbul tarafından akan atıksular Kocaeli'nden akanların dört katı ve o tarafta İSKİ'nin bir tane bile arıtma tesisi yok. Günlük 1.2 milyon metreküp atık sudan söz ediyoruz. Olan atık su arıtma tesisleri de biyolojik arıtmaya yönelik, kimyasal arıtma tesisi yok. İzmit Körfezi sırf bu açıdan ticari balık avcılığına kapatılmalıdır ve buradan hiçbir şekilde midye çıkartılıp tüketilmemelidir. Amatöre gelince, ileri yaşlarda Alzheimer ve ağır metallere bağlı hastalıklara susayanlar yakalayıp yiyebilir.
    Ben Samsun'da geniş bir kıyı şeridinin, kırmızı deniz olayından sonra nasıl çöle dönüştüğünü gördüm. İki saat içinde kıyıdan el oltası ile 3-4 kilo balık yakaladığımız yerlerde üzerinden yıllar geçmesine rağmen artık insanlar 15-20 istavrit yakalayınca şanslı bir gün adediyor.