Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kar soğunun bereketi...:)

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında ishak BALLICA tarafından paylaşıldı.

  1. ishak BALLICA

    ishak BALLICA Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    99
    [​IMG]

    Kişi emekli olduğu zaman gerçekten kendine çok daha fazla zaman ayırabiliyor.En azından kitap okumaya bolca vakti olabiliyor.Ben de elimden geldiğince vakit buldukça bu aralar kitap okumaya çalışıyorum.Şu an elimde Beki İkala ERİKLİ hanım efendinin yazmış olduğu ''Meleklerle yaşamak'' adlı kitap var.Yazar bu kitabında tanrı sevgisinin yanında tanrının bir elçisi olan ve insanlara hizmet için yaratılmış meleklerden filan bahsediyor.
    Değişik ve spiritüal bir yaklaşım sergileyen çalışma.Kitabın yarısına geldiğim için az çok fikir sahibi de oldum sayılır.Bazı okurlar için eften,püften ve inandırıcı gelmeyebilir.Özetle kibrin kötü bir şey olduğundan,insanın olaylara gönül gözü ile bakmasını bilmesi gerektiği ana fikri işliyor.
    Öğleden sonra kitabı elimden bıraktım ve bilgisayarı açtım.Açar açmaz da elimde olmadan senelerin alışkanlığı olsa gerek, ilk önce hava tahmin sitelerine baktım.Hava şu an için yağmurlu olsa dahi, hava tahmini yapan internet siteleri akşam üstüne doğru yağmurun keseceğini ve kuzeyli rüzgarın değişeceğini veriyorlardı.Yani hava kararmadan önce Kuzey ve kuzey doğuya dönecekti rüzgar.
    Aklımda birden bir seçenek belirdi.Geçenlerde esen poyraz yüzümü güldürmemişti.Acaba bu defa olur mu diye kendi kendimi motive etmeye başladım.Bazıları için Poyraz demek buz gibi dondurucu hava anlamına gelse dahi, benim için Poyraz demek Levrek demekti.Nihayetinde evde bilgisayar başında oturmak ile levrek tutulmazdı hani.
    Sözün özü yarım saat içinde hazırlanarak hava kararmadan tek başına düştüm yola.Yoldan zor bela bir kaç yemci arkadaşlara baka, baka az biraz dünden kalma mamun buldum.Ve tam hava kararmasına yakın avlakta yerimi aldım.
    Hava gerçekten çok soğuk, hele buna sert esen bir de poyraz-yıldız eklenince gerçekten zehir zemberek bir ortam oluyor.Allahtan sağlam giyinmişim.Klasik 2 li köstekten oluşan takıma mamunları takarak suya gönderdim.Ve ilk kamışı kamış ayağına koyarak, başladım diğerini hazırlamaya.O da tamam olunca aynen o da suda yerini aldı.Bende soğuktan üşüyen ellerimi montun cebine sokarak başladım beklemeye.
    Ha, bir yandan da yerimde sayıyorum.Üşüyen ayak parmaklarımı ısıtmak için.Çünkü dondu, donacak kıvama gelmeleri an meselesi gibi.Hele dakikalarca heykel gibi sabit durunca insan gerçekten çok üşüyor.
    Bu arada kendi kendime cesaret veriyorum.Amannn...Çok üşürsen biner arabaya geri dönersin diye.Belki bir, belki de bir buçuk saat filan geçti.Tık yok.Ara ara yemlere bakıyorum.Yemler küçük balıklar tarafından tırtıklanıyor ve bozuluyor.Haydi çıkart takımı denizden, bir daha yemle ve bir daha savur.Velhasıl aklı karı iş değil.
    Sanırım saat 19.00 gibi filan oldu.İlk attığım kamışın ucu sert bir şekilde selam verir gibi olmasıyla, derhal ani bir hamle ile kamışı alıp tasmaladım.Baktım, bir hareket yok.Makinanın kolunu daha bir tur çevirip, yemi yerinden oynatmıştım ki, aha balık bu defa tüm gayreti ile yeme bastı. Evet.Sonunda azgın denizlerin o sert yakışıklısı ile birebir meydan muharebesine girmiştik bile.Garibim tam tam dansı yapan Afrika yerlileri gibi ağır abi hareketler ile gelmeyeceğim diye direnip kalamayı zızz, zızz diye öttürürken bende ara vermeden Ryobi Ecusıma 6000 in kolunu sarmaya devam ettim.Mücadele 2-3 dakikayı geçtiği halde balık gecenin zifiri karanlığında bir türlü su içinde görünmüyordu.Sonunda kıyıya yaklaşmadan bir su üstü yaptı.O su üstü yapınca benim ayak bağlarım çözüldü resmen.Zira kilo üstü balık gelirken mutlaka su üstü yaparak bir de su üstünde çırpınır.
    Çok şükür onu sağ salim sahile almayı başarabildim.Gelen gerçekten okkalı,kallavi bir balıktı.Onu emniyetli bir mesafeye alınca, Çantamdan metreyi çıkartarak boyunu endamını bir ölçeyim dedim.Maşallah 64 cm geldi.Haydi bir de çantamda yer alan digital terazi ile tartayım dediysem de başaramadım.Zira zapt etmek mümkün değildi.

    [​IMG]

    Hemen takımı yemledim ve su ile buluşturdum.Ve yine beklemeye devam.Bu arada bir kaç arkadaşımı arayarak sevincimi onlar ile telefonda paylaştım.Kimi keşke bende orada olsaydım veya rastgele hocam, bende avdayım şu anda dedi.Kimi ise Allah sana akıl-fikir versin.Bu soğukta hasta olacaksın.Sen kendini 20 li yaşlarda mı zannediyorsun dedi.Bence hepsi de içten ve samimi dileklerdi.
    Telefon görüşmesini yaptıktan kısa bir süre sonra, aynı kamış yine selam verdi.Ve arkadan kamış ayağından düşerek saniyeler içinde suya doğru sürünmeye başlaması ile yetişerek kamışı son anda yakaladım.Aman Allah ım, amman ki ne amman.Bu defaki bambaşka bir şey.Olamaz böyle bir direnç.Ben resmen c gibi olmuş kamışı elimde tutarken, makinanın kolunu bir tur bile çeviremiyorum.Yok, makinanın kolu dönmüyor, dönemiyor.Ve sadece makinadan kalama sayesinde misina boşalıyor.Zızzz..Zızzzz..diye....
    Sahili adeta koşarmışcasına gelip döven dalgalara doğru biraz yaklaşarak, bir iki tur atabildim makinaya.Hepsi bu.Ve daha sonra birden takım rahatlıyarak boşaldı.Yerinden çıkarmışcasına gümbür gümbür atan yüreğimle heyecan içinde takımı aldım kıyıya.2 köstekten oluşan takımın en alttaki iğnesine balık vurmuş.Ve iğneyi kösteğin ucundan koparmış.Köstek duruyor.Ama ucundaki iğne yok.
    3-5 dakika içinde yaşamış olduğum bu heyecan beni nefes, nefese bıraktı.Derin bir oh çekerek, demek ki garibimin daha ömrü varmış dedim.Ve takımı yenileyek, yemledim ve suya gönderdim.
    [​IMG]

    Bu arada tüm gece boyunca 3-4 boufor esecek diye tahmin verilen hava yavaş yavaş sönmeye başladı.Soğuk yerinde olmasına rağmen, rüzgarın hızı düşmeye başlamıştı.Sanırım saat 20,30 gibi olsa gerek, bu defa tüm gece hiç selam vermeyen kamış bir anda selam verir gibi olmasıyla, hemen kamışı elime aldım.Ve belki 2-3 saniye geçmeden gerçek bir vuruş oldu.
    Evet, almıştım bunu da...Başladım makinayı sarmaya...Ben sardıkça, açık olan kalama nedeniyle ha bre misina geriye boşalıyordu.Ama sarmaya devam tabiki.O esnada yaşanan duygu selini sizlere kelimeler ile tasvir etmem mümkün değil emin olun.Hani anlatılmaz, yaşanır diye bir deyim vardır ya...Bence tam bu zaman dilimini tabir eden bir deyim olmalı..
    Yaklaşık 5 dakika filan mücadele ettik.Gecenin karanlığında gözlerim onu ha bre karanlık su içinde arasa da , kıyıya yaklaşmadan heybetini göstermedi bir türlü.Onu son dalgaya kadar çekmiştim ki, o anda haşmetini ve iriliğine şahit olabildim.
    Allah ım bu ne güzellik.Balık son dalga ile kıyıya yanaştı ve orada adeta çakıldı.Çünkü artık zemin ile temas etti ve akıcı şekilde gelemiyor.Ah keşke biri yanımda olsa ve balığı kepçeleseydi diye aklımdan geçirirken çıtttt diye sert ve tiz bir ses duymamla beraber ters giden bir şeyin olduğunu anlamamla birlikte elimdeki kamışı yere fırlatarak daldım son dalgaların içine ve bir hamle ile balığı emniyetli bir mesafeye attım.


    [​IMG]

    Balık emniyete alınmasına alınmıştı da, ellerim kan içinde kalmıştı.Çünkü balığın gergin sırt dikenleri adeta yeni bilenmiş lazer bıçak gibi parmaklarımı yaraladı.Mubareğin zaten galzamaları birer kıl testere misali.
    El bezini kanayan avuç içlerime bastırırken, bir gözümle de yerde kuzu gibi uzanan ağır misafirimin endamını izliyordum.Kahretsin yine iğne kopmuştu.Ve iğne balığın ağzında duruyordu.Bu defaki ilkine göre çok daha heybetliydi.Az nefes alıp, sakinleşince bununda boyunu ölçtüm.Tam 68 cm civarıydı.
    Bu arada hava iyiden iyiye kalmaya başlamıştı.Vakit bayağı bir ilerlemişti ki sağolsun Sevgili Serkan kardeşim ekip arkadaşlarıyla spin tekniği ile levrek avına gideken benim yanıma uğradılar.Onlar sayesinde balık elimde bir kaç resim çekilebildi.Ve Serkan'ım sağolsun özenle balıkları tekrar tekrar tarttı.Biri 3,200 gr, diğeri se 3,570 gr civarı geldi.
    Sözüm özü, kar soğuğunun bu defa bereketini yaşadığım güzel bir av güncesi oldu.Daha bereketlisinin sizlere denk gelmesi dileği ile cümlemize rastgele.





    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. B@ND!T

    B@ND!T Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    264
    Beğeniler:
    70
    Elinize sağlık, çok güzel balıklar. Afiyet olsun.
     
  4. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.724
    Beğeniler:
    5.724
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler İshak,
    Harika bir levrek avı olmuş.

    Bu soğuklarda üşümeden av yapmak istiyorsan ayağına termal çorap ve üzerine de neopren tulum giyip avlanmalısın.
    Hem gerektiğinde bir miktar da suya girebilirsin
     
  5. halilred

    halilred Yeni Üye

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Eylül 2011
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    2
    İshak abicim tebrikler! Sana bir tavsiyem olacak palası delikli iğne kullanırsan o kaçırdığın trofe gibi bir balık bir daha rasgelirse kucağına alırsın. Çünkü klasik palalı iğnelerde büyük balık bindiğinde misinayı kesme riski var. Ama delikli palalı iğneye hele bide palomar düğümü atarsan balığa kıyılaman kesin! ;)
     
  6. scorpion26

    scorpion26 Daimi Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    24 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    1.443
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    İstanbul
    Valla müthiş bir av olmuş. Bu soğukta azimle uğraşmış ve başarı sağlamışsınız. Tebrikler.
     
  7. hakan3506

    hakan3506 Aktif Üye

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    27 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    540
    Beğeniler:
    346
    Şehir:
    İzmir KARŞIYAKA
    Güzel rapor güzel av ellerinize saglık her daim rast gelsin
     
  8. sabriyazici

    sabriyazici Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Mart 2012
    Mesajlar:
    1.257
    Beğeniler:
    711
    Şehir:
    İçerenköy / Ataşehir / İSTANBUL
    maşallah abi ellerinize sağlık
     
  9. adaş

    adaş Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2012
    Mesajlar:
    9
    Beğeniler:
    0
    Tebrikler.Süper balıklar ve de ifade-takdim şekliyle daha da güzelleşen bir forum konusu yapmışsınız.Devamlılığını dilerim...
     
  10. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.776
    Beğeniler:
    8.133
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler İshak abi, güzel av olmuş :)
     
    ishak BALLICA bunu beğendi.
  11. ozan1977

    ozan1977 Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    26 Kasım 2010
    Mesajlar:
    335
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    istanbul
    ishak abi harika iş çıkarmışsın..hikayeni okudukça sanki yanında olduğumu hissttim.gerçekten müthiş.balıklar elinin acısını o an hissettirmemiştir sanırım..böyle avlar hepimizin hayallerini süslüyor gerçekten.daha bollarına inşallah.tebrikler abicim saygılar.