Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Köpekbalığı Hikayesi

Konu, 'Sohbet' kısmında seco tarafından paylaşıldı.

  1. seco

    seco Üye

    Kayıt:
    8 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    79
    Beğeniler:
    54
    Şehir:
    İstanbul
    '' Japonyayı bilirsiniz,her tarafı denizlerle çevrili bir ada.Bizde döner,kebap neyse onlarda da suşi aynı,yani milli yiyecekleri.Suşide en dikkat edilmesi gereken şey balığın ölmeden kesilmesi ve hemen servis edilmesiymiş.Bu yüzden Suşi ustaları itibarlarını ve ünlerini korumak adına canlı canlı balıkları sabahın erkeninden balıkçılara gidip satın alırlarmış.
    Ancak yıllar yılı avnanan balıklar sonucunda kıyıya yakın yerlerde balık tükenmiş ( sene 1960'lar ) Balıkçılar daha uzaklara gidip avlanmaya başlayınca canlı canlı balık sorun olmaya başlamış.Şöyleki Suşi ustaları bu balıkları almamaya başlayınca tezgahlarda ve lokantalarda suşi karaborsa olmuş.
    Bu durum karşısında Balıkçılar hatta Hükemet çözüm aramaya girmişler.Ve ortak bir arama toplantısında konuyu tartışmaya başlamışlar.Öyleki günler süren toplantılar sonunda balıkçılar teknelerinde akvaryum yapmaya karar vermişler.Akvaryumda balıklar canlılarmış ama canlı değillermiş.
    Şöyleki balıkların çoğu stresten ölürken kalan balıklar nefes alıyorlar ama sarhoş gibilermiş.Bir kaç hafta sonra Suşi yine karaborsa olmaya başlamış.Çünkü Suşi ustalarının bu balıklardan yaptığı suşiler tat vermiyormuş,durum böyle olunca yine suşi ustaları balık almamaya başlamışlar.
    Tabi balıkçılar ve hükümet yine kafa patlatmaya devam...
    Aylar süren tartışmalar sonucunda bir balıkçı Evreka Evreka misali çözümü bulmuş...
    Balıkçılar yine balıklarını tutup akvaryumlara koyuyorlar ama her birinin içine birer adet küçük Camgöz atıyorlarmış.Camgözü akvaryumda gören balıklar köşe bucak.Sonuncunda balıkçılar kıyıya geldiklerinde camgözün yediği ve telef ettiği bir kaç balık dışında tüm balıklar canlı canlı.''

    Bu konu Yönetim Bilimlerinde ders olarak okutuluyor ve bunu bilen İK'cılar her şirkete bir Camgöz alarak Şirket diriliğini sağlamaya çalışıyorlar. :)
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Murat BİLGE

    Murat BİLGE Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Haziran 2010
    Mesajlar:
    850
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    İstanbul/Eyüp
    Güzel bir hikaye.
    Yalnız böyle hikayeler kıssadan hisse tadında olduğundan,
    Yaşanmış bir olaya ithafen anlatılırlar.
    Burada hikayenin özünü anlamak için hangi olay düşünülerek anlatıldı bilmek lazım...
     
  4. enis59

    enis59 Daimi Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.211
    Beğeniler:
    4
    güzel bir hikaye paylaşım için teşekkürler ama ne için yazılmış kim için acaba bu hikaye dokundurma kime?
     
  5. lost_zombie

    lost_zombie Daimi Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    3 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.486
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bilindik ve doğruluk payı olan bir hikaye ama kesinlikle milli yiyeceğimiz kebaptır söylemini kabul etmiyorum.Bu güzel yazının bu kısmını düzeltmeniz gerekir bence ençok bilinen diyebilirsiniz, yada ne biliyim ençok tüketilen diyebilirsiniz ama milli değil.
     
  6. seco

    seco Üye

    Kayıt:
    8 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    79
    Beğeniler:
    54
    Şehir:
    İstanbul
    Merhaba,
    Burada dokundurma gibi bir amacım yok;)bu yazıyı 2 yıl kadar önce Balık Sevdası sitemize yazmıştım ve forumdan atılmıştım:eek:
     
  7. seco

    seco Üye

    Kayıt:
    8 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    79
    Beğeniler:
    54
    Şehir:
    İstanbul
    Düzeltiyorum ; MİLLİ değil, EN ÇOK BİLİNEN yiyecği kebaptır:)