Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kumsaldan Denize Balkon Gibi Uzanan Kayalar; Kıyısında At-Çek Avı

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Latif Uğurluçimen tarafından paylaşıldı.

  1. Latif Uğurluçimen

    Latif Uğurluçimen Aktif Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2011
    Mesajlar:
    359
    Beğeniler:
    5
    Aklımda kalmıştı, bir ay kadar önce bot üzerinden sürütme yaptığımız bu ıssız koyun burnundaki kayalar. Yanından geçerken yakalayışını gerçekleştirdiğim levrek, İki günlük etkinliğin en güzel on dakikasını yaşatmıştı bana. Yine olabilir miydi?.
    Bilecik’ten gelen misafir…
    Her şey onun için planlandı, Çok seviyordu balık yakalamayı. Geldiği yerde bolca turna yakalamışlığı vardı ama bizimle olmayı seviyordu galiba. Yaş itibariyle benden küçüktü ama eniştemizdi, bizde çok seviyorduk onu. Kardeşim İşyerinden izin alarak Perşembe akşamından eniştemizi de alarak yola çıktı. Ben de Cuma akşamı onlara katılacak ve kalan iki günde onlara eşlik edecektim. Cuma akşamı sahilde oturmuş mis gibi iyot kokusunu içime çekerken bu kayaları düşünüyordum. Sabah kayalarda ben at çek yapmalıydım, bu düşünceyle dalmıştım uykuya ki rüyamda sabaha kadar bu kayalarda at çek yaptım. Sabah kalktığımızda gün doğmamıştı kayaların olduğu yer bulunduğumuz yerden gözükmüyordu, kararlı bir bakış attım o tarafa ‘’hadi’’ dedim ‘’çıkalım artık’’. Bütün oltalar suyla buluşmuştu ben elime bile almamıştım sürütme takımlarımı hedefimdeki kayalara uzak bir mesafede kıyıya yöneldim, amacım motor sesiyle meranın doğallığını bozmamaktı.’’ Ben burada kıyıya çıkmak istiyorum siz sürütmeye devam edin sonra ben sizi ararım’’ dedim. O kadar kararlı ve kati bir sesle söylemiş olmalıyım ki itiraz etmediler (yoksa botta bir kişi eksildi diye sevindikleri için miydi?) Bir şişe su, bir sandviç ve özenle hazırladığım birkaç voblerin olduğu kutuyu aldım. Kayalara doğru yürürken sahiline fazla yaklaşmamalıyım diye düşündüm levrek varsa kayalara çok yakın duruyor olabilirdi. Kayaların başladığı noktada denize on beş metre kadar uzakta durup, kıyıya paralel atış yapmaya başladım. Sabahın karanlığına doğru yaptığım bu ilk atışlar meradaki sessizliği bozan tek şeydi. Seçebildiğim kadarıyla voblerin peşine çıkanda olmamıştı seri bir şekilde birkaç vobler değiştirdim. O ana kadar su üstü yemler kullanmıştım. Yalpa kanadı olan modellerden daiwa saltiga 17 cm atmaya başladığımda küçük bir heyecan yaşadım ama kayalara takılan saltigayı kolayca çıkartmayı başardım. Kendi yaptığım su üstü yemlerden 17 cm. ve 75 gram ağırlığı olan vobleri denemeye karar verdiğimde artık tan vurmuştu. Birkaç atıştan sonra yavaş, yavaş kayalar üzerinde bölgeyi bir uçtan bir uca yürümeye başladım. İlk temas çok cılız olmuştu ama kefal rengine boyadığım bu 17 cm. boyundaki voblerin üzerindeki diş izleri merada lüfer olduğunun ispatıydı. Tan yeni vuruyordu ve daha açık bir renk denemeliyim diye düşündüm. Yine kendi yaptığım 14 cm. boyundaki 35 gr. Ağırlığındaki daha parlak renkli vobler ile değiştirdim. İlk bir kaç atıştan sonra net bir vuruş aldım vobler artık suyun üstünde değildi fakat çok sısa sürdü ve ne olduğunu anlayamadan balık kurtulmuştu. Israrlı ve daha uzağa atışlar yapmaya başladım. Suyun üzerinde gelen yemin çıkardığı sesler ve önünden kaçışan birkaç yavru balığın hareketleri meradaki lüferleri benden daha çok heyecanlandırmıştı. Birkaç yerde birden lüfer avlanmaya başladı bana en yakın olan tarafına net bir atış yaptım. Balığın avlanırken yapmış olduğu dalgalanma henüz dağılırken benim voblerimde salınarak o civardan geçiyordu. İşte tam peşindeydi birden suyun üzerine çıkmış tam bir denizaltı gemisi gibi suyu yararak peşinden geliyordu hamle yapması an meselesiydi. Onu biraz daha iştahlandırmak için bileğime yüklendim ve kamışı limitleri zorlarcasına salladığım sırada bu hamlemi ikiletmedi. Seviyordum bu makaradan boşalan olta ipinin sesini misina gibi değildi. Önce uzaklaşmak istedi, müdahale etmedim şaşkındı, ilk defa mı? Böyle bir şey geliyordu başına, yoksa daha önce yakalanıp kurtulmuş muydu? Bilinmez. Sonra birden durdu, sağ tarafa doğru birkaç metre yüzdükten sonra, işte şov başlıyor dedim. O muhteşem sıçrayışını üst, üste birkaç kez yaptı. Olta ipimin üzerinde azalan baskıyı bu sıçrayışlar sırasında kamışımı geriye çekerek aldım ve biraz ip sardım. Kurtulamamış olmasının verdiği sıkıntıyla artık daha hırçınlaşmıştı. Sola doğru yüzerken bir sıçrayış daha yaptı ama tedbirimi almıştım. Yorulmuştu yanlamasına yüzerek yaklaştı bana, ben de bir kaç adım denize girmiştim. Sırtımda asılı duran kepçeme hızla uzanıp ani bir hareketle balığı kepçeye aldım. Kayaların üzerinde bir müddet seyrettim, güzelliğini. Bana bu duyguyu yaşatan çok güzel bir lüferdi.
    Sıra telefon açmaya gelmişti ‘’beni alın, güzel bir lüfer yakaladım''.
    Kullanılan kamış
    Balzer matrıx spın 75/ 30-75 atar 2.70 boy
    Kullanılan makine
    Banax helicon 500G
    Kullanılan olta ipi
    Balzer royal 0.22 mm.
    balığın boyu
    74 Cm.
     

    Ekli Dosyalar:

    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 6 Temmuz 2011
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. ryetik

    ryetik Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    28 Aralık 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    9
    Şehir:
    İstanbul - Samsun
    Latif Bey ;
    Avınızın raporunu büyük bir keyifle okudum ve sanki o anları yaşıyormuşum gibi heyecanlandım. Böylesine güzel bir av ve harika anlatımınız için sizi tebrik ederim. Avlarınızın devamını dilerim..
     
  4. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.149
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İSTANBUL
    74 cm boyunda bir lüfer insana nasıl heyecan vermez.
    Trofe sayılacak bir sırtıkara dense daha iyi olur.
    Tebrikler ...
     
  5. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Çok keyifle hazırlanmış bir rapor, Böyle keyifli bir av macerasınada bu yakışırdı zaten, daha güzel avlara rastgele, Tebrikler.:)
     
  6. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.734
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler
    Harika bir lüfer! yakalamışsın.
    Yalnız merak ettiğim bir şey var.
    Senin yakaladığın bu balık lüferse kofana nasıl bir şeydir onu merak ediyorum. :)
    Her zaman rastgelsin
     
  7. Devrim Balbay

    Devrim Balbay Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Haziran 2010
    Mesajlar:
    604
    Beğeniler:
    129
    Şehir:
    izmir
    söylenicek laf yok.. önsezimi desek, şansmı desek yoksa profesyonellikmi..?
     
  8. Emir Şengezer

    Emir Şengezer Daimi Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    14 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.477
    Beğeniler:
    61
    Yine harika bir av yapmışsınız tebrik ederim. Bu tarz sahtelerin ülkemiz sularında çalıştığını görmek de çok güzel. O sahtelerin el yapımı olması daha da güzel :)
     
  9. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.870
    Beğeniler:
    4.147
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Anlatımıyla ve diğer tüm detaylarıyla avlanılan avcının hakkını veren ve keyifle okunan çok güzel bir rapor olmuş ellerinize sağlık. Daha nicelerine rastgele:)
     
  10. Fatih Koç

    Fatih Koç Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    25 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    11
    Maşallah maşallah lüfere bak..
    Abi çok güzel bir av ve harika anlatmışsın tebrikler..
     
  11. duzensiz

    duzensiz Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.066
    Beğeniler:
    24
    tebrik ediyorum güzel balık ve anlatım. afiyet olsun :)