Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kuyruk Catali 18cm, Kismet Diye Ben Buna Derim

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Okyanusca tarafından paylaşıldı.

  1. Okyanusca

    Okyanusca Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Auckland /Yeni Zelanda
    "Cok degerli dostum, abim, ustadim Tahir Gurhan'a itafen"



    AZICIK NOSTALJI

    "YASAM VE OLUMUN ARASINDAKI CIZGIDE DENIZI BULMAK"

    Oyle durmus, commusum…Surgulu , demir pervazli cam kenarinda. Televizyon denen aleti duymusdum ama nasip olmamisdi seyretmek. Beylerbeyi sirtlarinda dedemin bahcesindeyim. Saklandigim koseden komsumuzun televizyonuna bakiyorum. Aksam, yavas yavas gunun perdesini indiriyor. Havada yazin o sessiz ama ic giciklayici sicagi, hafif bir meltemle oksuyor yanagimi. 6 yasindayim.Onumuzde guz. Ilk okula baslayacagim.


    Ekranda Kaptan Cousteau, kafasinda beresi, Rize Guneysu esrafindan dedeminkini aratmiyacak hasmette burnuyla bana oldukca sevimli geliyor.. Ekibin gemisi Calipso'nun beyaz govdesi , uzerinde sari batiskoplari, “ahh burdan denize altini seyretmek ne zevkli olur” diye ic gecirdigim pencereli bas altisiyla, bir cocugun duslerinin cok otesinde bir hayal dunyasina beni alip goturuyor.O isikli ekrandan daliyorum okyanusun derinliklerine.Artik dalgiclardan biri de benim. Kocaman gozlu muhtesem bir balina yavrusunu kucaklamaya gidiyoruz. Kadersiz bir yavru bu. Anacigini kaybetmis, gunlerdir ac susuz.Bu koca okyanusun kosesinde ona el uzatiyor, yardimci olmaya calisiyoruz... Ama nafile... Dedim ya kadersiz bir yavru bu. Doganin bagrinda ne yazik ki her hikaye mutlu sonla bitmez... Anasini kaybetmisse bir yavru, hangi suctan hukum giymisdir bilmem ...Affedilmez...

    Bir sure ugrastik durduk.Ama olacak gibi degildi.Sonunda pes ettik.Hep birlikte yavru balinanin cansiz bedenini issiz okyanuslarin, issiz kuytusuna terkettik . Derin bir huzun nedense bizimle kalmayi tercih etti.. Program bitti.

    [​IMG]

    Kaptan Cousteau...Sucul cevreye adanmis bir yasam...O benim ve benim gibi binlercesinin kalbine 'Okyanusca' bir imza atti...Bu imza o kadar guclu ki yillardir icim "Okyanusca"nin sesini dinliyor, yillardir "Okyanusca" icimde buyuyor.

    Birden kendine gelmek..Gelip de yasiyor olmanin saskinliginin ansizin uzerinize coku verdigini hissetmek.Olumun huznunden uyanmak...Yasamla arasindaki tarifsiz incecik cizginin varligini ilk defa solumak...Ilk defa yureginize onun derinden sizlayan bir cizik attigini duyumsamak ve olum karsisinda caresizliginize susmak. Hayat alisildik, oylesine devam ediyordur.Bir cocugun varligina her ne kadar uzaksa da olum , bir cocugun dimagina o kadar buyuk bir supriz ve o kadar buyuk bir muammadir onu sorgulamak. Cevapsiz sorularla bogulup kalmistim.Bogazimda dugumlu bir hickirik vardi.Goz yaslarim nedendir bilmez, o dugumu acamiyor, bir turlu bendini kirip dokulemiyordu.


    Kosmaya basladim, kacarcasina.Ardimda birakmak istiyordum bu sevimsiz, huzunlu, beni daraltan duygulari. Hoslanmamistim olumden...Kucuk kalbime guvensizlik salmisti... Benim de anam benden uzakti...Ben de babamdan , kardeslerimden kopmustum.Simdi onlar kilometrelerce uzakta, belki de aksam sofrasina oturmuslar,birlikte yemeklerini yiyorlardi. Bensiz...Kalbimde boylesi bir burukluk, soluk soluga eristim siginagima... Dev gibi bir koknardi bu...Dedemin bahcesinde belki yuz yildir, belki de daha fazla, dimdik gururla ayakta duran.

    Dallarinin birinden bir salincak sallandirmistik..Bunun ipini kullanarak govdeye tirmandim.Ilk dala erisir erismez kendimi uzerine cekip, hizla daha yukarilara ciktim..Zirvesine erdigimde Rumeli Hisari'ndan Besiktas onlerine, muhtesem o manzara gene onume serildi.O aksam karsidaki yem yesil zumrut tepeler karanliga donuyor, batan gunesin kizil gurubu Istanbul'a bambaska bir guzellik caliyordu..Bogazin koyu mavi, yer yer safak kirmizisi calinmis sularinda, huzuruyla seyru sefa eden, islerinden cikan Istanbullu'lari yuvalarina tasiyan bir istimli vapurun, ince bacasindan bembeyaz bir duman yukseliyordu.

    Ne guzeldi o vapurlar...Mazotlu olanlari kastetmiyorum... Kara komuru yedikce alev alev cosan , neseyle istim uzerine istim atan eski vapurlar var ya...Iste onlar... Isimleri hala hayal mayal hatrimda...Guzel Hisar, Kucuksu, Beykoz, Vanikoy... Her biri gunluk ugraklari semtlerin simdi animsadikca gonlumde hasret sizisi birakan o simsicacik , buram buram Istanbul dolu isimleriyle taclanmisdi... Icleri eski kokardi.Icleri tarih kokardi...Ortaokul lise yillarimda hayatim vapurlarda gecti.Gelip gecen yillar icersinde birer birer seferden kaldirilmaya baslandilar..Son kalan bir kacinda o zamanlar seyahat ederken, bir daha belki hic bir zaman onunla birlikte olamiyacagimi dusunerek, sessiz sessiz o vapura "Hoscakal" derdim. Verandalarinda, basaltinda, kicaltinda, sofalarinda dolasir, eski Istanbul yuzlerini beynime kazimaya calisirdim ve sormaktan kendimi alamazdim. Acaba bu oturdugum yere Orhan Veli, Sait Faik,Yahya Kemal veya ne biliyim Nazim Hikmet oturmus mudur?Su demli vapur cayindan onlar da bir yudum almis midir? Aslinda emindim bu essiz isimler ve daha pek cok ismini hayranlikla hatiralarimiza kazidigimiz yazarlar , sairler, sanatcilar; Istanbul'u Istanbul yapan ruhlarin hepsi, bir zamanlar simdi bu komur ve eski kokan ama bir o kadar nazli, bir o kadar narin, istimli vapurlarin en az benim kadar hayrani ve yolcusuydular..Semsiyelerini acmis, fotr sapkalarini, pardosolerini cikarmis, esi dostu selamlamis, inecekleri iskeleyi beklerken bu koltuklarda gazetelerini okumus, Memleket havadislerini tartismis, eserlerinin ilhamlarina ermis, dizelerinin , hikayelerinin taslaklarini dusunmuslerdi.O vapurlara askim onlari ilk gordugum gun basladi ve bugunedek suruyor.Dedemin bahcesinde, bir koknarin zirvesinden baktigim Istanbul'a ve Istanbul'u Istanbul yapan herseyin icersinde istimli vapurlarin yeri ayri, onlarin yeri bambaska.



    Istanbul Bogazi ve onun istimli vapurlari. Siirimizin ve sanatimizin yillardir gizli kahramanlari...

    O koknarin uzerinde o aksam Bogazin muhtesem guzelligi ve narin bir istimli vapurun bacasindan uzayan dumaninin huzurunda, olum ve olumle ilgili ilk sorgulayislarimdan siyrildim. Az once ekranda izledigim okyanuslar ve simdi onume serili bu deniz, beni tarif edemiyecegim bir tilsimla icine cekiyordu.Cunku o yaslarda ruhuma dokunan ne varsa onunla vardi.3-4 yasimda anamin "Altin Tabak" yemek kitaplarinda buldugum, Akdeniz ve Ege balikciligiyla ve baliklariyla bezeli fotograflarda ve babamin bana aldigi balik resimleriyle dolu, baliklari anlatan, simdi ismini hatirlayamadigim kitabin etkisiyle, dogaya, ozellikle denize ve baliga filizlenen hayranligim, Kaptan Cousteau'nun belgeselleri ve bu muhtesem Bogaz manzarasiyla butunlesiyor, tutkulu ve yasam boyu surecek bir meraga donusuyordu. Artik deniz ve denize ait her sey bana yasamin ta kendisiymisce gorunuyordu. Onlara sigindigimda tipki o koknarin zirvesinde Bogaza sigindigim gibi butun korkularimdan uzaklasiyordum. Olum anlamini yitiriyor, buram buram, civil civil bir merakla, tilsimli bir yasama doluyordum.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 6 Haziran 2012
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Okyanusca

    Okyanusca Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Auckland /Yeni Zelanda
    Yeni Bir Av Gununun Arifesinde

    Son bir haftadir soguk ve oldukca yagisli gecen kis, yerini iyiden iyiye ozledigimiz iliman havaya birakti.Ancak halen ruzgarlar buyuk problem. Tekneyle balikciliga zaman bulmakta gucluk cekiyoruz.Oldukca yogun bir tempoda gecen is hayati da cabasi...Daraldik. Cocuklar kafamin etini yiyor...Biraz gunes gorseler "Hadi baba baliga gidelim" ...


    Evlatlari artik oyle kolay kolay bulunmayacak kitaplari edinebileceginiz bir sahaftan aldigim Kaptan Cousteau'nun sucul cevre, ekoloji ve elbette okyanus ve baliklarla ilgili pek cok konunun her biri ayri ayri kitaplarda incelendigi "The Ocean World Of Jacques Cousteau" serisiyle kandirmaya calisiyorum. Rastgele sectigimiz bu serinin her hangi bir kitabini aciyor, fotograflari inceliyor, onlara pasajlar okuyor, karsimiza cikan baliklarin adlarini sorarak , deniz bilgilerini artirmaya calisiyorum.Oldukca heyecanli ve keyifliler.Egleniyorlar.Bu beni cok mutlu ediyor.Cunku tipki size az once anlattigim kendi cocuklugumda oldugu gibi onlarin gun gelip gecmislerine baktiklarinda babalariyla paylastiklari deniz ve baliklarla dolu cok renkli bir dunyayi hatiralarina kazimalarini istiyorum.Bu tutku, bu essiz ve tertemiz mutluluk, onlara her seyin otesinde birakmak istedigim yegane miras...

    [​IMG]

    Cok uzun bir zamandir deniz ve balikcilik uzerine yazili eserlerin koleksiyonunu yapiyorum.Su anda elimde gercekten cok nadir insanin sahip olabilecegi, kolay kolay bulunamiyacak, degerli kitaplar var.Bunlardan biri de "The Ocean World Of Jacques Cousteau" serisi...

    [​IMG]

    Evlatlarla birlikte bu serinin kitaplarina goz gezdiriyoruz...

    [​IMG]

    Cevirdigimiz her sayfa bizi buyulu bir dunyaya tasiyor...

    [​IMG]

    Rengarenk ucsuz bucaksiz bu dunya

    [​IMG]


    Gizem ve merakla birlesiyor...


    O sabahi boyle gecirdikten sonra ogleden sonra isinan hava bize gunlerdir bekledigimiz sartlari sunuyor.Ben de daha fazla uzatmadan cocuklara mujdeyi veriyorum."Haydi baliga..":D Bir telas, bir mutluluktur alip basini gidiyor. Takimlar toplaniyor, arabaya yukleniyor, yolluk hazirlaniyor.

    Canim, evlatlari alip, soyle bir-iki saat mesafede insandan, medeniyetten uzak bir sahile gidip, gercek bir balikcilik yapmayi cok istese de buna imkan, bu saatten sonra cok zor. Ben de onlari alip evimize 5dk'lik mesafedeki Kohimarama plajina goturuyorum.Burda aksam bir iki saatte olsa kurtlarimizi dokecegiz. Paylasimlarimi takip eden degerli dostlarim hatirlayacaktir.Daha once ayni plajdan buyuk oglum Erol , kendisinin ilk buyuk baligi olan guzel bir kahavai el oltasiyla yakalamisti.Bu videoyu daha once gormemis olanlara bir daha sunuyorum.

     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 6 Haziran 2012
  4. Okyanusca

    Okyanusca Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Auckland /Yeni Zelanda
    Oltaciligimiz Ve Teknik Ayrintilar

    Avlak ve Sartlar

    Kohimarama Plaji sehrin gurultusu ve yogunluguyla ic ice oldugu icin oyle buyuk baliklari umud ettigimiz bir nokta degil. Cocuklari ve takimlari plaja cikarir cikarmaz duzenekleri kurmaya basliyorum.Burda bir diger problem de kiyinin oldukca sig olmasi. Bu yuzden balikciligimizi hep gel-gitin yuksek sularina denk dusurmek zorundayiz. Bugun ay, balikcilik icin cok iyi olmadigi halde, yuksek gel-git sularinin gun batimi esnasina denk dustugu bir donem yakaladik. Kiyi balikciligi acisindan bu oldukca iyi bir firsat.Cunku hepinizin bildigi gibi gun batimi ve gun dogumu baliklarin tav yaptigi anlardir. Hele bu zamani gel-git dongusunun yuksek suyuyla birlestirdiginizde kiyidan aradiginizi bulmaniz daha kolaylasir.


    Kulandigimiz Takimlar, Yem ve Hedef


    [​IMG]

    Fotografta gordugunuz gibi atis sonrasi, dibe eristiginde telleriyle kuma saplanan ve balik bastiginda , calinir calinmaz telleri yuvalarindan cikarak saplandigi yerden kendini kurtaran 'capali kursunum' kumluk , plajlik avlaklarda "olmazsa olmaz" bir onem tasiyor... Bu takim akintili ortamlarda takimin suruklenmeden, gergin kullanabilmesinde oldukca buyuk faydalar sunuyor. Ignem Gamakatsu 4.0 Octopus markali. Yukarda ki fotograf aslinda baska bir balikciliga ait .Burda gordugunuz ignem 5.0. Bu balikcilikta kullanacagimiz bunun bir numara kucugu.Bu sefer azicik daha kucuk igneler(hirsizli takim) kullanacagim.Cunku bu avlakta genelde oyle cok cok iri baliklara rast gelmiyoruz ve igneyi hafiften kucultmekte yarar var. Kahawai buranin balikcilari icin Yeni Zelanda'nin istavriti , izmariti gibidir. Cocuklarin genelde ilk tutugu kayda deger avdir.Cok sportif, halkin tutarken oldukca keyif aldigi, saglam carpisan, yakalandiginda sudan firlayip, akrobatik gosteriler sunabilen bir balik olmasi da bu baligin balikciligini zenginlestiren noktalardir. Kahawai baligi her ne kadar lezzetiyle, sofra degeriyle levrek baligiyla asik atamiyacak bir balik olsa da, oltaciligi ve karakteristik ozellikleri levregi cok andiran bir baliktir.

    [​IMG]

    Takimimizi iste boyle bagladik.Simdi kismete olta atmanin vakti.

    [​IMG]

    Yemimiz taze gobene baligindan cikardigimiz kusaklar. Bu yem oldukca yagli ve pek cok baligin asla 'hayir' diyemiyecegi kalitededir..Dikkat ederseniz ana igneyi yemle doldurduktan sonra, hirsiz igneyi yem eteginin basindan daldirip, etegin bitim yerinden cikariyorum.Ignenin ucunun yemin deri kismindan degil etli kismindan cikmasina dikkat ederim.Yem hedef buyuklukte baligin agzina uygun olmali.Igne ucunun ve damaginin yemle dolu olmamasi gerekiyor. Balik basipta calindigimiz anda, bu noktada fazlalik varsa, ignenin agza girisinde problem yasiyabilirsiniz.Oltacilik pek cok kucuk dogruya dikkat edip, uygulamaniz gereken bir sanattir.Bu kucuk dogrulari ne kadar bilir ve uygularsaniz, balik vurusuna/yakalama rasyonuz o kadar yukselecektir.Buyuk oltaci kucuk ayrintilari atlamiyan oltacidir.


    Kostegim 0.60 kalinlikta florokarbon misina. Aslinda bu kalinlikta misina kulanmaya hedef baligin buyuklugu acisindan hic gerek yok.Ancak okyanus kiyisinda balik tutuyoruz ve burda en ummadik yerde ve en ummadik zamanda gercekten cok degerli bir trofeye denk gelebilirsiniz.Biz miktar balikciligi yapmadigimiz icin genelde tutacagimiz boylari gozeterek ince takima , cok ufak ignelere , kostekli takimlara yonelmiyoruz.Bizim aklimizda hep saglam bir trofe basarsa onunla asgari musterekte savasabilecek takimi kurmak var.Yemi buyuk takiyoruz, ignemiz normalde kullandigimizdan bir numara kucuk de olsa hala buyuk igne.Bir de kopek baligi gibi disli baliklarlada mucadele edebilme sansimiz her an var.Bunlarin hepsine dayanacak bir takim olmali.Eger tam tersini yaparda ince takimla , hassas olta, kucuk yem, kucuk igne ve hatta 2-3 kostekli takim kullanirsak, tutacagimiz porsiyonluk balik miktari artacaktir.Ayni zamanda limit alti baliklari da daha fazla tutacagiz.Bu baliklari elbette ki salacagiz ancak fazla fazla limit alti balik yakaliyabilecek bir takimla yakaladiginiz baligi salsaniz bile, bu baliklarin yasama oranini dusecektir.Hem kucuk balikla ugrasmak bize zaman da kaybettirecektir ve belki de guzel bir trofeden olacagiz.Belki ruhumuz bile duymadan bir odul balik kaybedecegiz. Ne gerek var...Varsin evimize goturecegimiz baligin adedini biraz riske edelim.Hem oltaciligimizda boyle bir yaklasim surdurulebilir balikcilik acisindan da en iyi yontemdir.

    Taktik

    Gunes yavas yavas ufukta kaybolurken cocuklara islanmadan uslu durmalarini tembih ederek, sol tarafimda kumsalin hemen yanimda denize 25-30m cikmis kayaliga dogru yollaniyorum. Avlagimiz bir korfez gorunumunde. Bir hilal bicimini goz onune getiriniz ve bunun ucunun bir kayalikla bittigini dusununuz.Amacim bu kayaliga yuruyerek,oradan atisimi yapmak. Ancak atisimi buradan direk onume yapmiyorum.Aksine bu hilalin merkezi istikamette olabildigince aciga atiyorum.Cunku burasi kayalikla biten korfezin en derin , kumluk kismi...Oltam icin guvenli.Ancak baligi taktigimda palaka plaka denize kafa vermis bu kayalar ve uzerindeki uzun yosunlar onu kiyiya almakta buyuk zorluk cikaracak.O yuzden atisimi yapar yapmaz kamisimi olabildigince dik tutarak geldigim noktaya geri donuyor, yolda gerginligini bozmadan misinami saliyorum.



    [​IMG]


    Oltamizi bu kayaligin ucundan korfezin ortasina dogru atiyoruz.Bu korfezin en derin ve uzak kosesine erismemizi sagliyor.


    [​IMG]

    Sonra korfezin icine yuruyoruz.Boylece baligi kayaliga dogru cekmeye, kayaliktan kaldirarak riske etmeye gerek kalmiyor.


    Boylece cocuklarin yanina tekrar vardigimda kursunumun indigi yerle kiyi arasinda yaklasik 175-200 m mesafe oluyor.Monofilmentin esnemesi, oltaya yasliyan sular, cok iri bir balik yapismadigi surece boylesi bir mesafede takimi hissizlestirir.. Zaten kullandigim sorf kamisim agir takimlari oldukca uzaga firlatmama ve buradan icabinda belki 50kg'lik balikla savasabilmeme izin verebilecek kapasitede. Okyanusta balikciligin en muskulpesent ve bir yandanda heycanli yani neye denk geleceginizi hic bir zaman tam olarak bilememeniz. Bu yuzden her yonunuzle her an hazir olmaniz lazim.Fakat bu durum hedeflediginiz baligin ortalama 1 ila 3 kg arasinda oldugu durumlarda buyuk zorluklar iceriyor. Cunku kamisiniz ve takiminiz hem trofe bir baliga hazir olacak, hem de limit ustu gelebilecek baliklari yakaliyabilecek.Boylesi kamisla, boylesi takimla bu mesafeden balikcilik yaparak baligin vuruslarini takip etmek, gerektiginde tam zamaninda porsiyonluk baliga calinmak neredeyse imkansiz.

    Iste bu yuzden kamisimi supriz bir av olmadigi surece sadece atista kullaniyorum ve yanimda hazir bulunduruyorum. Baligi beklerken misinayi elime aliyorum.Oltami capali kursun yardimiyla guzelce dibe taktirdiktan sonra, misinayi geriyorum. En ufak bir vurusu bile boylece kacirmiyorum.Balik geldiginde zaten ilk tiklamasindan buyuk mu, kucuk mu, assagi yukari ne cins anliyabilirim. Zaten cok buyukse vurustan bahsedemezsiniz, kaptigi gibi topuklar.Butun yapabilecegimiz belki bir iki saniye misinayi birakmadan ignenin agza yerlesmesine dayanmak.Bunu yapar yapmaz misinayi koy vermek zorundayiz ve hemen kamisa yapismaliyiz. Kalama ayarinizin onceden iyi yapilmis olmasi lazim. SIKIYsa agirlik makinaya biner binmez oltamiz patlar. Ancak balik kucukse bu sefer calinip, baligin igneye iyi yerlesmesi icin iki uc kulac cekip, baligi taktigimiza emin oldugumuz anda, tekrardan ona kalama vererek, kamisimizi kapmamiz , onu buyuk bir ihtimalle kacirmamiz anlamina gelecektir.Yani kucuk balikta baligi takar takmaz tek caremiz oltamizi el oltasi kivaminda kulanmak ve cekmeye devam etmek. Ancak bu sefer bir baska problemle de bas etmek zorundayiz.

    Makinaya sarili misina elbette sarmal gam icindedir. Makinayla cekmek yerine bunu elle toplarsaniz karisma neredeyse kacinilmazdir. Iste bunu bertaraf edebilmek icin baligi taktigim anda kumsal boyunca yuruyerek onu cekiyorum.Boylece sahilin nemli ve islak kumlarina yapisan misinama karisma sansi vermiyorum.Nadiren olan basit karisikliklarsa kolaylikla onlari sIkistirmadan acabilecegim kivamda kaliyor. Bir iki saniyede bu problem cogu zaman kendiliginden haloluyor.

    Sonuc olarak kucuk baligi cikarir cikarmaz misinami makinaya gergince sariyor, tekrar yemliyor ve tekrar bu kayaliga yuruyor, mesafeli atisimi yapiyor, yukarda ifade ettigim her ayrintiya tekrar tekrar dikkat ederek, balikciligima devam ediyorum. Yuruyorum, kosuyorum, caliniyorum, oturuyorum ve cocuklarla ilgileniyorum. Muhtesem bir spor.Her aninda cevremle ve oltamla muhtesem bir uyaniklik icersinde birlikte oluyorum.

    Ifede ettigim bu balikcilik neyi ne icin yaptigimi anlamiyanlar icin oldukca acemi bir goruntu cizebilir. Ozellikle burada sadece kamis balikciligini bilen, el oltasina asina olmayan insanlar, kamisini yanina yaslamis, eline misinasini almis, evlatlariyla muhabbette bir tipi gorunce bazen inceden bir gulumsemeyi yuzlerine yasliyabilirler.Ancak az sonra gorecekleri onlara oldukca farkli bir baska goruntu daha sunacaktir.
     
  5. Okyanusca

    Okyanusca Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Auckland /Yeni Zelanda
    Cocuklarim ve Dev Kahawai


    Avciligimiz ve Sonuclar

    Ilk atisim. Balik her zaman ki gibi bekletiyor. Hemen ardimizda sahile paralel arabamizi park ettigimiz yol geciyor. Karanlik nerdeyse coktu cokecek. Yol kenerindaki kaldiramlardan simsicacik , artik hafiften gurup vaktine donen aksamin sakin buyusunde yuruyuslerini yapan , kosan, bisiklet binen insanlar geciyor.Oltamda guclu bir tiklama hissediyorum. "Erol, Ilir balik!" diyerek evlatlari uyariyorum. Balik basti ama istedigim vurus degil bu.Hefiften misinayi boslayarak ikinci vurusu bekliyorum. Icimden "Hadi! Bir daha yavrum, bir daha.Tadini aldin, geri geleceksin" diye yakariyorum.Bu balik kucuk degil.Bu balik iri ama temkinli. Agzina aldi, birakti.Donup butun hismiyla gelecek.Ayaga kalkiyorum.Sag elim misinayi kavramis, sol tetikte...

    Bekledigim gibi ikinci vurus aninda calinmayi firsat vermeyecek siddette. Kuma takili kursunum bile yerinden firliyor. Olta havalaniyor...Ya kucuk bir kingfish veya oldukca buyuk bir kahavai bu. 4-5 m agzinda yemle baliga yol veriyorum.Sonra hani bizim Bogazda kofana, lufer yemli oltaciliginda balik atladiginda yaptigimiz gibi misinayi sag koldan kaldirip, sol elle basan saniyelik ama cok guclu tasmayi yapistiriyorum. Balik cildiriyor. Cocuklarin , kiyida ki insanlarin bakislari bana cevriliyor. Artik hareket zamani. Kamisi kapabilirim ancak bu zevki el oltasiyla yasamak istiyorum.Ardimda ki kalabaliga biraz show yapma istegi de elbette itiraf edilmesi gereken baska bir gercek. Misina kesigi riskini goze alip bu deli zemberekle basliyorum savasmaya. Gun batiminin kizil gurubu yansimis sulardan bir kuheylan gibi firliyor.Cilginca bir daha bir daha atliyor. Gozlerim ona sabitlenmis. Cocuklarim bagris cagris icersinde. Havanin kalmasiyla karincalarin su icebilecegi sut liman, kipirtisiz bir dinginlige kendini birakmis bu okyanus parcasinin yuzunde, baligin ani firlamalari, suyun tenini bazen boguk bir gurultuyle karistirmasi, bu esnada misinanin onu bir bicak sirti gibi takip edisi, kacirilmaz goruntuler. Ilir kumlarda sicriyor, Erol bagir bagir...:)

    Ellerim yillarin tecrubesiyle, benim icin ayri bir haz olan Bogaz balikciliginin o muhtesem el oltaciligi sitilini eksiksiz yerine getiriyor. Kulac sektirmek yok.Misina kacirmak yok. Bazen baligi tartiyor, bazen ona yol veriyor, fisekleyince onunla birlikte kollarimda fisekliyor.Bir santim bosluk vermiyorum ona. Kumsalda balik tutmanin en keyifli yani buyuk baliga son anda kakic kepce vurmaya gerek olmamasi. Suyun bittigi yerde balikta bitiyor.Kiyida toplasanlardan bir alkis tufani yukseliyor.

    Bu baliktan sonra uc kahawai daha yakaladik. Bugun sansimiz pek mercandan yana kismetli degildi.Gelen bir iki kucuk mercani saldik. Son yakaladigimiz baliklari ogullarima cektirdim. Boylece onlari da ava ortak oldular.Ilir'i gormeliydiniz. Televizyonda ki balik programlarindan ogrenmis bir seyler guya... :hahahaha: Ahh o kamisi dipcigi yere dayayip ucunu bir one bir arkaya sallayisini gormeliydiniz.Yerlere yatardiniz.Soruyorum..."Ya oglum sen ne yapiyorsun." Gozlerini denizden hic ayirmadan buyuk bir ciddiyetle, "Baligi yoruyorum baba" :hahahaha: Artik o nasil bir taktikse...Gulmekten kiriliyoruz...


    [​IMG]


    Erol'un elinde cikardigim buyuk kahawai. Ilir, evimizin kucugu, nesesi...Gene o muhtesem pozlarindan birini atiyor.Muziplige bakar misiniz?Bunun elinden cekecegim var benim...Allah(cc) eksikliklerini vermesin.


    [​IMG]

    Buyuk balikla poz verme sirasi Ilir'e geliyor...:)


    [​IMG]


    Bu da ganimet.Erol iki buyuk baligi kaldirmakta zorlaniyor.:eek:
     
  6. Okyanusca

    Okyanusca Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Auckland /Yeni Zelanda

    Kuyruk Capi 18cm,Kismet Diye Ben Buna Derim



    [​IMG]



    Baligimizi eve getirdigimiz de onu guzelce genis bir meyva tabagina koyuyorum.Gercekten cok iri bir kahawai.Ama nedense boyundan cok, kuyrugunun buyuklugu dikkatimi cekiyor.


    [​IMG]

    Bu baligin kuyruk capi 18cm.Icimden bunun cok nadir bir kahawai turu olan "ocean going kahawai,nothern kahawai, arripis xylabion" olup olamiyacagi meraki doguyor.Cunku bu tur kahawain en onemli ozelligi kuyrugunun buyuklugudur.

    [​IMG]

    Arastirmalarim sonucu bu fotografa erisiyorum. Benim balikla bu fotograftaki baligi karsilastiriyorum.Ne yazik ki baligim hala bir arripis trutta.Olsun, baska sefere.Gene de bu muhtesem bir kahawai.:)


    Evet sevgili dostlarim merakim, arayisim hala suruyor...Hala bir koknar agacinin dorugundan Istanbul'a hayran, denize tutkulu yasiyorum. Hala buram buram amatorum. Ayrintili yazarak sizlere paylasim acmaya calismam bir gosteris arayisi degildir. Bu yolda bulduklarimi sizlerle paylasmak ihtiyacidir. Bu paylasimda acemilik gibi gorunebilecek bir tarzin bile yeri geldiginde dogru olabilecegini, sartlari ve hendikaplari bir amator balikcinin iyi degerlendirmesi , ayrintiya onem vererek riskleri gorup, o risklere karsi cozum uretmesi gerektigini vurgulamaya calistim.Calinmanin onemi aciktir. Bunun icin mumkun oldugunca oltayla basbasa olmak gerekir.Ozellikle yemli balikcilikta.

    Paylasimimda bir diger dikkat edilmesi gereken taraf trofe ariyan bir oltanin mantigiyla, miktar ariyan bir oltanin mantiginin farkli olacagi gercegidir.Lutfen kendinize sorunuz bugune kadar gercekten buyuk kac balik kacirdiniz?Bunun nedeni neydi? Takiminizi sofrayi kollayan bir takim yerine, trofeyi arayan bir takima tercih etseydiniz o baligi alabilecektiniz degil mi?Elbette ki bunun bir maliyeti var. Limit olsa bile kucuk balik yakalama miktarinda azalistir bu maliyet.Sofrayi riske sokmaktir.Ancak amator balikci son nefesini verirken, yakaladigi tonlarca kucuk baligin degil, bir iki tane gercek odulun hatirasini hatirlayacaktir.Bir dostunuz olarak sizinle bunu acik yureklilikle paylasmak istedim.Dilegim oylesi baliklara ulasabilmeniz ve onlarin gururunu yasiyabilmenizdir.

    Yenilikler her seyde oldugu gibi amator balikcilikta da hizla Ulkemize akiyor.Japon dip segirtmelerinin , dogala ozdes organik sahte yemlerin piyasayi doldurmasi ve Ulkemizde de kullanilmaya baslamasiyla ve son zamanlarda amator balikcilik sitelerinin artisi ve bilgi paylasiminin kolaylasmasiyla gorduk ki, Ulkemizde de gercekten cok ozel baliklara ulasabilmek mumkun. 20 kucuk baligin kalan yasam suresinde, bir buyuk baligin kalan yasam suresiyle kiyaslandiginda daha fazla surdurulebilir balikciliga hizmet edebilecek jenerasyon uretecegi akli basinda her insanin acikca gorebilecegi bir gercektir. Bu nedenle de amator balikci her zaman kalitenin pesindedir. Ne yaptigini bilen bir amator, sinarit palazini salar, ispendegi ozgurlugune kavusturur, cinekoptan uzak durur. Her halukarda 20 izmaritini, olmazsa 30 istavritini bulur(hanosunu vs,vs). Kisaca gene sofrasina baligini getirir.Yakala-sal asla tuttugunuz her baligi salmak degildir.Yakala-sal "tuttugun balikta secici ol , avini tani" demektir.

    Yarin bu algilayisi yerlestirebilirsek eger, cocuklarimiz farkli bir amator balikcilik kulturuyle buyuyecek ve onlar bizleri amator balikci ruhuyla cok onemli gorevlerde, sorumlulukta, hatta devlet erkaninda , kolluk kuvvetlerinde , yargida, mecliste , amator balikcilik derneklerinde temsil edecek. Bu on sene gibi cok kisa bir sure de mumkun olabilecek bir atilimdir. Bu yuzden genc nufusumuzu dogaya ve baliga cok farkli bir mentaliteyi yerlestirerek yetistirmek cok onemlidir. Lutfen onlara bu isigin ulasmasinda lider olunuz. Yuksek degerlerle buyuyen hic bir evladimizin ac-acik kalmayacagina eminim. Bereket aklin oldugu yerdedir, akil bereketi yaratabilecek guctedir.

    Size evlatlarimin ayni sahilde yaptigi balikcilikla, balik salma fotograflariyla hoscakal diyoruz.

    Daha nice paylasimlarda bulusabilmek umuduyla, saglicakla kaliniz.

    Yeni Zelanda'dan hepinize saygilarimizi ve sevgilerimizi sunuyoruz...

    Gonlunuzdekine rast gelsin...Surcu lisan ettikse af ola...:)
     
  7. Okyanusca

    Okyanusca Aktif Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    Auckland /Yeni Zelanda
    Fotograflarla Ayni Sahilde Farkli Balikcilik Gunlerimiz.
    Maasallah Evlatlarimiz Buyuyor, Baliklari da



    [​IMG]

    Kohimarama sahili sular cekilmisken...

    [​IMG]

    Erol Kardesine yardimci olmaya calisiyor.Ilir'se sikayetci."Ben kendi basima yapabilirim" diyor.

    [​IMG]

    Ilir'in agzi cukulatali:), aportta baligini bekliyor.

    [​IMG]

    Erol'da ciddiyet her zaman o bicim.:D

    [​IMG]

    Erol yakaladigi baliklari olcebilmesi icin ona aldigim mezuru gosteriyor.:cool:

    [​IMG]


    Cok guzel bir gun.Gunesli, isil isil ama soguk. Bazen dikkatler dagilmiyor degil...


    [​IMG]

    Ilir abisinin yakaladigi kahawaila...Bu baligin boy limiti yok.O yuzden almasina izin verdim.

    [​IMG]

    Erol tabii gururla poz veriyor ...

    [​IMG]

    Kohimarama sahil yolunda bir kopekle Erol'un dostlugu...

    [​IMG]

    Ilir ve Erol yeni arkadaslariyla poz veriyor.

    [​IMG]

    Erol limit alti bir mercan yakaliyor...

    [​IMG]

    Baligi salmak her zaman kucuk kavgalarin sebebi.Ilir baligi salmak istiyor ama Erol kendi baligini salmayi tercih ediyor.

    [​IMG]

    Bunu salabilmek

    [​IMG]

    Buna ulasabilmek,

    [​IMG]

    Birgun bu mutluluga sahip olabilmek demek...Herkes icin.:)

    "Dunya denizleri , sucul cevre ve ona ait olan canlilar, butun insanliga aittir. Elbette bu sorumluluk butun insanlik tarafindan gerektigi gibi paylasilmali ve geregi hep beraber yerine getirilebilmelidir. "
    Kaptan Jacques-Yves Cousteau
     
  8. exemcli

    exemcli Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2012
    Mesajlar:
    266
    Beğeniler:
    274
    Şehir:
    Kocaeli / Karamürsel
    Tek kelime ile muhteşem , zevkle okudum . Hayatınız ailenizle hep böyle mutlu karelerle dolsun taşsın .
     
  9. altan

    altan Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    19 Mart 2012
    Mesajlar:
    91
    Beğeniler:
    0
    Çok güzel görüntüler.Devamlı olsun.Rast gelsin.
     
  10. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.717
    Beğeniler:
    5.719
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Alp,
    Bu paylaşım tam bir başyapıt.
    İçinde başta aile sevgisi, deniz, balık, doğa sevgisi barındıran, felsefesi olan, dersleri olan bir paylaşım.
    Büyük bir zevkle okudum.
    Ellerine sağlık.
     
  11. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.773
    Beğeniler:
    8.130
    Şehir:
    İstanbul
    Roman gibi olmuş ellerine, yüreğine sağlık.. Ne güzel insanın evlatları ile bir şeyler paylaşabilmesi :)

    Miniklerin gözlerinden öperim :)