Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Lambuka Avı

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında tırtıl tarafından paylaşıldı.

  1. tırtıl

    tırtıl Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    5 Eylül 2013
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Muğla
    Akyaka’nın en güzel zamanı bahar geçişleridir. Tatilciler gitmiş, her yer, her şey, deniz, orman, börtü böcek yani tüm tabiat bize kalmıştı. Marmaris’te dersim erken bitti. Öğleden sonra iki gibi evdeydim. Arkadaşım Akbük’te işi olduğunu, müsaitsem, onu bırakmamı istedi. Ne demek, böyle fırsat kaçar mı? Akbük, Akyaka’ya yaklaşık 30 km mesafede, koruma altında olan ve Gökova körfezi içerisinde imara henüz açılmamış tek koydur.

    1.jpg

    Düzlükleri, çamların kesilip yerine zeytin dikilmesi sonucunda oluşturulan tarlalardan, tepelikler ise yeşil çam ormanlarından oluşmuş şirin bir yerdir. Koyun tam ortasından çok cılız da olsa akan bir ırmak bulunmaktadır. 2011 yılında çıkarılan koruma kanunuyla bu koyun kıyısı her türlü olta avcılığına kapatılmıştır. Ancak, özellikle kış aylarında her türlü usulsüz avcılığın (dinamit, gübre, tüp, tüplü dalış) merkezi durumuna düşen bir yerdir. Mart aylarında 30 kilo üzeri akyaların geçiş yaptığı ve Kocaoğlan tarlası (her çeşit balık olduğundan) denilen bir boğazı vardır ve yasak olmasına rağmen gırgırların uğrak yeridir.
    Neyse, arkadaşımla yollara düştük. Aşağı tarafı cennet koyları, yukarı tarafı çam ormanlarının olduğu, orman yollarından geçerek Akbük’e doğru ilerledik. Gündüz olmasına rağmen önce bir sansar, sonrasında da yavrusuyla beraber bir domuz önümüzden geçerek ormana daldı. Bu manzaraya yaz aylarında daha çok rastlıyoruz. Çünkü piknikçilerimiz genellikle çöplerini ormanda bırakmaya alışkın olduklarından, hayvanlarda bu çöpleri karıştırmaya geliyorlar.

    2.jpg

    3.jpg

    4.jpg

    5.jpg

    6.jpg

    Artık lafı uzatmadan, işin balık kısmına gelmek istiyorum. Arkadaşımı bırakıp geri dönüş yolunda, çekek yeri olarak adlandırılan, gezi ve balıkçı teknelerinin bakımının yapıldığı yerde avlanmak için durdum. Ben, buralarda kullanılan tek tek ve mamun yemlerinin yerine, çocukluğumun geçtiği İskenderun’dan kalma alışkanlığım olan karides kullanmayı tercih ediyorum. Hedef balığım, küçük olduğundan eşimin yiyebildiği tek balık olan kupes.

    7.jpg

    Arabayı yola park edip, on metre kadar pek dik sayılmayacak bir patikadan av yerime iniyorum. Deniz tabir yerindeyse, çarşaf gibi ve içindeki her bir ayrıntıyı görebiliyorsunuz.

    8-8.jpg

    8.jpg

    Hemen takımı hazırlayıp suya yolluyorum. Önce şamandıralı bir takım deniyorum. Bir tıkırtı, hareket bile yok. Bu hiç alışılmadık bir şey değil benim için. Eğer bu zamanda hiç hareket yoksa, merada dolaşan yırtıcıların varlığına işarettir bu.

    9.jpg

    Ve hop, az ilerde kıyamet kopmaya başladı. Tahminen palamut dürüsü dalıyordu aterinalara. Birden, önümden rengarenk bir yaratık geçti. Çok güzel bir lambukaydı bu, derken bir ikincisi de teşrif etti. Ben su seviyesinin yaklaşık 1.5 metre yukarısındaki bir kayada olduğumdan (loca sayabilirsiniz) manzaram harika. Bu karga tulumba kargaşadan bende payıma düşeni almalıyım. Ama ne yazık ki yanımda bırakma kamışlarım ve takımlarım yok. Ayrıca canlı bir yemim de yok. Önce canlı yem tutalım, sonrasına da bakarım diyerek, kısa bir uğraştan sonra ilk kupesi yakalamayı başardım. Yem tamam da, şimdi de bırakma için takım yapmalıyım. Hemen çantandaki üçlü çarpma takımını bağladığım 50’lik misinanın bağlı olduğu kasnak aklıma geldi. Üçlüyü çıkardım, misinadan top şamandırayı geçirdim, yerine biraz büyükçe bir iğne taktım ve sonradan olma bırakma takımım hazırdı. Hemen bırakma iğnesini kupese takım, takımı suyla buluşturdum. Henüz 1-2 dakika geçmemişti ki güm. Kasnak öyle bir uçtu ki, çam ağacının dalından bir tur sarmasaydım suyu boylaması içten bile değildi. Hemen misinayı elime alıp balığı yokladım. İnanılmaz bir direnç ve ilk zıplama. Lambuka, zıplamıyor uçuyordu adeta. Önce biraz sağa sonra hızla sola daldı ama nafile. ,İğne iyi oturmuştu ve böyle bir durumda en iyi yolun hızla ve boşluk vermeden balığı çekmek olduğunu biliyordum. Öylede yaptım ve balığı kayanın üzerinden aşırdım. Lambuka yakalayanlar bilirler; bu balığı karada zapt etmek suda yakalamaktan daha zordur. Neyse, iyi bir uğraştan sonra balığı durdurmayı başardım.

    10.jpg

    11.jpg

    Buralarda edindiğim bir tecrübe bana şöyle der: Eğer bir lambuka tuttuysan bir ikincisini de çok rahat tutarsın. Çünkü bu balıklar, sürü mantığıyla hareket ederler ve bir arada olurlar. Öyleyse hemen ikinci bırakmayı yapabilmem için bir kupes lazım diyerek işe koyuldum. İkinci kupes ve ikinci lambuka da oltada. Aynı mücadele ve sonuç aynı. İki sıfır öndeyim. Avın devamında başka lambuka alamadım ama epey miktarla kupes, mercan, sokkan (çarpan) ve çıplak tuttum. Artık hava karamaya yakındı, gün batımında toparlandım ve eve döndüm.

    13.jpg

    14.jpg

    15.jpg

    16.jpg

    17.jpg

    18.jpg

    Balıkları temizledim, lambukaları fileto çıkardım ve komşularıma yolladım. Diğer balıkların bir kısmı da akşam menümüze dahil oldular.

    19.jpg

    20.jpg

    21.jpg

    Sevgiler

    Atilla Coşkun
     

    Ekli Dosyalar:

    • 12.jpg
      12.jpg
      Boyut:
      50,5 KB
      Okunma:
      421
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 20 Kasım 2014
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Pellegra45

    Pellegra45 Aktif Üye

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    11 Nisan 2014
    Mesajlar:
    460
    Beğeniler:
    296
    Şehir:
    Sakarya
    Raporunu keyifle okudum abi. Spinle yakalamayı hayal ettiğim balık; lambuka. Lezzetini bilmem ama mücadelesi ile adrenalin dolu balik. Rapor için teşekkürler. Daha güzelleri rastgelsin.:)
     
  4. tırtıl

    tırtıl Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    5 Eylül 2013
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Muğla
    Teşekkür ederim. Gerçekten bu balığın 5-6 kg gelenlerini sırtı ile tutmuştum. İnanılmaz mücadele ediyor ve metrelerce zıplıyor. Tadına gelince, çok kaslı bir balık olduğu için kendine has bir tadı yok. Ama ben fleto çıkarıp, birazda sosluyorum. O zaman fena olmuyor
     
    hakan4117 bunu beğendi.
  5. muhsin5791

    muhsin5791 Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    9 Kasım 2013
    Mesajlar:
    367
    Beğeniler:
    340
    Şehir:
    İSTANBUL
    tebrik ederim , sunum ise harika çok teşekkürler.
     
  6. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.737
    Beğeniler:
    5.732
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Atilla
    Güzel bir av olmuş.
    Afiyet olsun
     
  7. scorpion26

    scorpion26 Daimi Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    24 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    1.445
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    İstanbul
    Harika fotoğraflar eşliğinde çok güzel bir anlatım. Tebrikler.
     
  8. sunny1403

    sunny1403 Daimi Üye

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    7 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.022
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    MERSİN
    Harika bir rapor olmus.Tebrikler..Afiyet olsun..
     
  9. Mert Yılmaz

    Mert Yılmaz Daimi Üye

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    21 Mart 2012
    Mesajlar:
    2.065
    Beğeniler:
    459
    Şehir:
    Kocaeli/Gebze Ankara
    Eline sağlık Atilla güzel av olmuş.Raporunu keyifle okudum.
    Resimlerde içimi açtı cennet köşemiz.
     
  10. marule

    marule Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2014
    Mesajlar:
    38
    Beğeniler:
    46
    Şehir:
    İstanbul
    Cok guzel bir av, cok guzel bir mekan, elinize saglik.

    Sadece bir sey belirtmek istiyorum ciplak dediginiz (catalkuyruk veya lica da denir) balik esasinda akyayla ayni familyadan ve akya kadar buyuyebilen bir balik, o baligi salsaydiniz keske ama olsun yine de guzel av ve resimler harika.
     
  11. bogaz_1905

    bogaz_1905 Aktif Üye

    Kayıt:
    31 Mart 2014
    Mesajlar:
    239
    Beğeniler:
    166
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler, her yönüyle harika bir rapor olmuş. Rastgele..