Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Lüferin Hayatı ( Hakan Kabasakal Deniz biyoloğu )

Konu, 'Balık ve Avcılığıyla ilgili Makaleler' kısmında Hamdi tarafından paylaşıldı.

  1. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.768
    Beğeniler:
    8.126
    Şehir:
    İstanbul
    Lüferin hayatı
    'İşte yüzmekten çok dipte yatan, adeta yüzmeye üşenen bir balık.' Deniz biyoloğu Hakan Kabasakal'ın kaleminden bir lüfer hikayesi...

    Hakan Kabasakal-Deniz biyoloğu
    Boğazın en kıymetlisidir lüfer, İstanbul’un sembol balığıdır. Yerküre’de taa Atlas Okyanusu’ndan Karadeniz’e kadar uçsuz bucaksız bir coğrafyada kol gezmesine rağmen, o en çok boğaza yakışır.

    Akın balığıdır, durmayı sevmez. Çok yırtıcıdır, amansız bir avcıdır. Sabırla, inatla takip ettiği avlarının, hamsi, istavrit ve sardalye sürülerinin peşi sıra yaşar bitmek bilmeyen yolculuğunda.

    Lüfer, etine düşkün olduğu balıkları takip eder, balıkçılar da onu. Onun gelişiyle yüzü güler balıkçının. Onun yokluğunda, isterse yedi denizin balıklarıyla donanmış olsun, tezgâh yine de boş kalır, eksiktir.

    Balıkbilimcileri lüferi Pomatomus saltator olarak adlandırırlar. Oysa, geçimini bu kıymetli balıktan sağlayan balıkçı da, pazarda görünmesini dört gözle bekleyen meraklısı da, tıpkı bir insanın hayatındaki evreleri adlandırır gibi çeşitli isimler verirler aynı balığın farklı boylarına...

    Larva dönemini atlatıp gerçek bir balık görüntüsü aldığında adı ‘defne yaprağı’dır; boyu 10 cm’yi geçmeyen defne yaprağının 40-50 tanesi ancak 1 kilo gelir! Uzunluğu 11 ila 15 cm arasındayken ‘çinekop’tur ve daha üreyebilme olgunluğuna erişmemiştir; bu nedenle lüferin neslini korumak için çinekopa el sürmemek gerekir. Derken ‘kaba çinekop’ olur, 15 cm’den biraz daha büyük olan kaba çinekop dahi avlanmamalıdır. ‘Sarı kanat’ olduğunda artık 17 ila 20 cm uzunluğunda bir delikanlıdır. Balıkçıların bir tane tutmak için kar kış, yağmur çamur demeden şafağa kadar sabırla bekledikleri, zokanın en parlağını, yemin en tazesini özenle hazırladıkları ‘lüfer’ ise, uzunluğu 21 ila 30 cm arasında değişen* çok yaman bir balıktır. Şansı yaver giden, ağa oltaya takılmadan hayatta kalmayı başaran lüferlerin daha büyüklerine ‘kofana’ denir. Artık o boğazın külhanbeyidir. Denizlerimizde güneye indikçe daha büyüklerine, hatta yarım metre sınırını biraz olsun geçenlerine bile rastlanır.

    Başından kuyruğuna kadar amansız bir avcının karşıkonulmaz gücünü taşır. Keskin dişleriyle bir köpekbalığıdır o ve güçlü kuyruğuyla bir kılıçbalığıdır. Hızlı yüzer ve hızla ıssırır. Oltada can havliyle çırpınırken fırsatını bulursa, dikkatsiz bir balıkçının parmağından giderayak küçük bir ısırık almayı da ihmal etmez..

    En küçüğünden en büyüğüne çok yakışıklı balıktır lüfer. Özene bezene yaratılmıştır. Pullarının ışıltısı gümüşbalığını kıskandırır. Onun derinlerdeki ilerleyişine yüzmek denmez, sanki gümüşten bir ışık selidir çevik hareketlerle giderken, yaşamın ışığıdır...
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.713
    Beğeniler:
    5.708
    Şehir:
    İstanbul
    Güzel yazmış..
     
  4. Şemsipaşalı

    Şemsipaşalı Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    3 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    442
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    İSTANBUL
    Kelimeleri yazan o kadar güzel kullanmışki insan okurken herşey gözünde canlanıyor paylaşım için teşekürler.
     
  5. Cevat Göven

    Cevat Göven Aktif Üye

    Yaş:
    55
    Kayıt:
    24 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    688
    Beğeniler:
    265
    Şehir:
    bursa
    başta yüzmeye üşenen balık deyince hoşuma gitmedi fakat yazının sonunda nasıl ve muhteşem olduğu anlatılmış sezarın hakkı sezara verilmiş,bundan yaklaşık 25 yıl önce gerçek bir balık hastası olan yaz kış gece gündüz demeden en kısa izinleri dahi balık peşinde geçiren bir ustabaşımızın parmağında lüfer hatırası vardı,ozamanki lüferler kofanaydı,lüfer dendimi hep bu anıyı hatırlarım