Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

"Marmara Denizinde Müsilaj Tehlikesi" Herkes balığın azlığından şikayetçi işte sebebi

Konu, 'Genel Konular' kısmında poseidon106 tarafından paylaşıldı.

  1. poseidon106

    poseidon106 Yeni Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    27 Eylül 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    0
    İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, “Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor” dedi.


    Turan, Marmara Denizi'nde yaptıkları bilimsel araştırmalarda, denizde görülen problemin halk arasında salya yada lez olarak bilinen müsilaj olduğunu belirten Turan, problemin, fitoplankton olarak adlandırılan tek hücreli bitkisel mikroorganizmaların denizde aşırı şekilde artmasından kaynaklandığını ifade etti.

    Mikroorganizmaların, denizde kendilerine uygun ortam bulduklarında aşırı derecede artıp, besin rekabetine girerek denize salgılarını bıraktığını anlatan Turan, böylece su üzerinde ve dibinde sümüksü bir yapının oluştuğunu söyledi. Bu problemin Marmara Denizi'nde, 2007 yılında çok fazla görüldüğünü ifade eden Turan, şöyle konuştu:

    "PROBLEM TEKRARLANABİLİR"

    “Müsilaj probleminde geçen yıl bir düşüş yaşandı. Şu anda yüzeyde görülmemekle birlikte su dibinde hala bulunmakta. Problemin tekrarlaması muhtemel. Organizmalar ışık, sıcaklık gibi uygun şartlar ve besinleri olan evsel atıklar nedeniyle büyüyüp gelişmekteler. Deniz kirliliği ve iklimsel faktörlerde düşünüldüğünde, özellikle evsel atıklardaki artış, organizmalar için uygun ortam oluşturmakta. Şu anda Marmara Denizi'nin dibindeler. Müsilaj problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor. Balıkçılar bu durumdan direkt etkileniyor. Problemden dolayı ağlarını yüzeye çekmekte zorlanan balıkçıların iş gücü ve yakıt masrafları artıyor, av araçları zarar görüyor. Ağlar çok kirleniyor, bu da ağların temizliği için ekstra iş gücü demek.”

    Müsilaj sorununa ilişkin üniversiteler olarak çalışmalar ve araştırmalar yaptıklarını belirten Turan, ancak problemin çözümü için öncelikle yerel yönetimlerin çalışması gerektiğini ifade etti.

    Yerel yönetimlere ve balıkçılıkla ilgilenen sektörlerin başında yer alan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na görev düştüğünü bildiren Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Deniz kirliliğini önlemek adına yerel yönetimler çeşitli arıtma sistemleri kuruyor. Ancak hala bu tarz problemler tesislerin yetersizliğini ya da kontrollü bir şekilde çalışmadığını gösteriyor. Sadece bazı bölgelerde arıtma sistemi kurulması da yeterli değil. Marmara bir bütün olarak ele alınmalı. Evsel atıklara yönelik arıtım yapılıyor. Ama tek başına yeterli değil. Derelerden gelen atık ile birlikte, endüstriyel arıtımda denetim altında tutulmalı.”

    "MARMARA'DA BALIK BOLLUĞU YOK"

    Marmara Denizi'nde balıkçılık yapan İdris Şeremet, bu yıl balıkçılığa sorunsuz başladıklarını belirtti. Ancak, müsilaj probleminin yenilenmesi korkusuyla balığa çıktıklarını anlatan Şeremet, sorunun özellikle kirlilikten kaynaklandığını tahmin ettiklerini ifade etti.

    2007 yılından 2009 yılına kadar müsilajdan dolayı ağ çekemediklerini ve balık avlayamadıklarını bildiren Şeremet, şu anda bu tarz sorunlar yaşamadıklarını söyledi. Şeremet, şunları kaydetti:

    “Özellikle 2007 yılında müsilajdan dolayı balığa çıkarken çok sorun yaşadık. Ancak bu yıl bu problemle karşılaşmıyoruz. Yine de tekrarlamasından korkarak ava çıkıyoruz. Problemin kirlilikten kaynaklandığını tahmin ediyorum. Denizdeki oksijensizlikten balıklar Marmara Denizi'ne geçmedi ve yumurtlayamadı. Denizde şu anda balık bolluğu yok ancak para eden balık var. Bu sayede para kazanabiliyoruz. Yetkililerin bir an önce bu konuda tedbir alıp çalışmaları gerekiyor.”
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. poseidon106

    poseidon106 Yeni Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    27 Eylül 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    0
    Herkes Balığın azlığından şikayet edip hayıflanır ama bireysel olarak ne yapabilirim diye kimse düşünmez, belkide gücünün yetmeyeceğini böyle gelmiş daha kötüye gitmeye mecbur olduğunu düşünür... ama bir gerçek var ki çocuklarımıza balık avlayacak bir marmara kalmayacak. Bu saatten sonra marmaranın akıbeti ne olur? ekolojik dengesi bozulmuş şehir kirliliğinin maskesi olarak her günü diğerinden kötü bir hal alıp sürer gider...

    Yakında egeden karadenize uçan balıklar görürsek şaşırmayalım malum kirlilikten evrim geçirip kanatları çıkacak :)
     
  4. duzensiz

    duzensiz Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.066
    Beğeniler:
    24
    geçenlerde balık dönüşü barınakların önüne sermişlerdi bir ağı kurumaya bırakmışlar. salya sarmış komple. büyük teknelerin değilde küçüklerin daha çok problemi var bununla ve ben o küçüklere pekde üzülmüyorum. varsın hiç ağ atamasınlar ekmek parası diye diye anasını ağlatıyorlar talan ediyorlar ortalığı. liman çevresinde ağ bırakmadıkları yer yok. bir tanesi akşam üstü ispendekleri görüp taşların üzerine dökmüştü ağını benimde güzel başladığım sarıkanat lüfer maceramı orda noktalamıştı o gece. geçenlerde bir başkası göz göre göre iki takımımı kopardı gitti, saygı, düşünce hiçbirisi kalmamış ufak teknelerde. ve diyorumki ohh olsun daha beteri olsun..
     
  5. poseidon106

    poseidon106 Yeni Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    27 Eylül 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    0
    Aslında burda denizin kirlenmesi balıkçı teknelerine ceza değil o denizin etrafında yaşayan herkes için olumsuz.
    Balıkçıların ağlarını kullanmaları ile ilgili sorunlar bence farklı konu. bu yazıda marmarada yaşayan balık çeşitlerinin ve adetlerinin azalacağı ve bunun sebebinin evsel atıklar, çevre kirliliği olduğundan bahsediliyor.


     
  6. duzensiz

    duzensiz Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.066
    Beğeniler:
    24
    asıl konu salyadır, salyanın en büyük etkisi balıkçılaradır. vedat amcanında dile getirdiği gibi salya sayesinde küçük balıkçılar pek ağ bırakamaz olmuşlardır taşlıklara buda popülasyonu olumlu etkilemektedir.
     
  7. duzensiz

    duzensiz Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.066
    Beğeniler:
    24
    ayrıca evsel atıklar, deniz kirliliği devamlı dile getirilip bilinen şeyler. ben şahsen bu tarz haberleri okumaya sıkıldım. sorun hakkında uygulanan çözümleri gündeme getirseler daha güzel olucak oda pek yok. örnek vereyim, yazın devamlı olta salladım limanda belediye bir tane deniz süpürgesi getirdi 10 gün falan kaldı tek gördüğüm uygulaması bir şahsın elinde kepçe su üstündeki petleri toplamasıydı. sonrasında liman yine aynı liman. pislik aynı pislik. dostlar çarşıda görsün diye yapılmış işlerden kurtulamadan bu sorunlara çare bulunmaz. böyle gelmiş böyle giderde zaten :)
     
  8. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.865
    Beğeniler:
    4.134
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25135900/

    Bence asıl sebep balıkçıların aşırı avlanması.. Tabiki çevresel faktörler de var ama onlar belediyelerin işi, çözümü ,her nekadar ihmal edilse de, kısmen var diye düşünüyorum.. Ancak avlanılacak balık kalmayınca denizi temizlesek de neye yarar ki? Bence kendi düşen ağlamaz bindiği dalı hararetle kesenler bir gün gelip buna pişman da olacaklardır ancak iş işten geçmiş olacak.. O yüzden hiç acımıyorum balıkçılara bin beter olsunlar diyorum..
     
  9. Murat BİLGE

    Murat BİLGE Aktif Üye

    Kayıt:
    1 Haziran 2010
    Mesajlar:
    850
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    İstanbul/Eyüp
    İnsan nimet yediği yere nankörlük etmemeli.
    Yoksa veren Allah almasınıda bilir.
    Tabii burada ayrım olmaz. Kurunun yanında yaş'ta yanar.
    Hakkımızda hayırlısı.
     
  10. balıkoltası

    balıkoltası Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    4.156
    Beğeniler:
    2.956
    Şehir:
    İstanbul
    Daha şimdiden bir lodos ile boğazda salya başlamış. Yemli bile rahatça atılamıyor. Rapala çalışmıyor. Her sene daha kötüye gidiyor durumlar:(
     
  11. TEKNOTURK

    TEKNOTURK Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    890
    Beğeniler:
    52
    Şehir:
    İstanbul
    Benim yüzümden oldu:( 2007 de başladım İstanbul'dan olta atmaya, ilk vakitler, dibe takıla sürüye çekiyordum çapariyi kurşunu hep o jel tabakadan geliyordu misinanın-çaparinin etrafında.

    Lavabodan 1 damla yağ döksek, 1 tane kurşunu dipte takıp bıraksak bile suçluyuz zaten ama 2007 tarihini görünce daha bi suçlu hissettim kendimi. Ben yapmışım gibi geldi :(:(