Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Merhabalar

Konu, 'Tanışalım' kısmında İboretti tarafından paylaşıldı.

  1. İboretti

    İboretti Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2016
    Mesajlar:
    80
    Beğeniler:
    74
    Şehir:
    istanbul
    Merhaba değerli Balık Sevdam üyeleri aranıza yeni katıldım. Görevim nedeniyle uzak olduğum deniz kıyılarına kavuşmama az kaldı ve bu sebeple son 4 aydan beri balık avı özlemi içimde adeta fırtınalar koparıyor. Kısaca başımdan geçen ve bende gerçekten yara açan bir olaydan bahsetmek istiyorum. Nisan ayındaki iznimde İstanbul a ayak bastıktan sonra hanımında çalışmasını fırsat bilerek elimdeki mevcut spin ve teleskopik setlerim ile sabah saatlerinde üsküdar a balık tutmaya gittim. Tabi istanbul da daha önce hiç balık tutmadım akıntısını bilmem derinliğini bilmem avcılarını bilmem ama heves olta sallama ihtiyacı, velhasıl kelam üsküdarda bulunan balık avı malzemeleri satan işletmelerden muhtelif kurşun, spin için sahteler, boru kurdu vs. aldım ve nerede av yapabilirim diye sorduğumda radarın orasını tarif ettiler bende hadi bakalım diyerek radar mevkiine yol aldım. Bahsi geçen yere vardığımda herkesin elinde 3 metreli kamışlar büyük makaralar sallıyorlar salladıktan sonra hareket ediyorlar bende bir şaşkınlık tabi, yaptığım avcılık ege kıyıları at spini çek salla kasnağı bekle. Neyse efendim ben hanıma aldığım teleskopik seti koymuşum yanlışlıkla tabi heyecandan özlemişiz avı bağladım çaparimi kurşunumu salladım çat diye ses geldi dedim bu hanımın olta allah rahmet eylesin. Sonra gerisin geri boru kurdu aldığım okyanus balık av malzemeleri isimli dükkana sahibide emekli meslektaşım dedim abi böyle böyle bana hemen bir kamış bir makara bir ip bir kaç takım çapari aldıktan sonra döndüm aynı yere. Çıkardım çantamı deri yeleğimi de giymişim rüzgar çarpmasın diye ohhh salladım oltamı çektim boş, bu arada hala akıntı gücünü bilmiyorum bir daha salladım yine boş benim ip diğer avcılara karışmasın diye bide uzaktayım adamların şevkini kırmayayım diye üçüncü kez salladım benden sonraki altıncı adamın ipi ile karışmış gittim yanına adamın ipte sıkıntı yok dedim kes hemen benim takımı nazikçe, cengaver abim başladı beni azarlamaya " tutma kardeşim burda balık istirham ediyorum sen tutma" insan arasına uzun süre karışmadığımdan cevapta veremedim adama içim içimi yedi gittim köşeme dışlanmış çocuklar gibi topladım seti oturdum banka bir sigara yaktım sonrasında da bir simit yedim bir kaç yudum da su, düşündüm yahu bu insanlar neden bu kadar tahammülsüz ayıp değil mi yahu kızdım kendime ve oradakilere kendimi küçük düşürülmüş hissettim hem insanlardan uzak kalmanın etkisi hemde abinin yaşına saygı duyduğumdan tek söz etmeden yerimi değiştirdim. Harem tarafına gittim başlarım çaparisine bildiğini yap at spini çek sahteni böyle yaptım tabi elim boştu ama gönlüm hoş olmuştu. Nitekim hala içimde yara kaldı bu mevzu o yüzden shore jigging metoduna merak saldım istanbula gelmeme daha 37 gün var o yüzden gelmeden hazırlığımı yapmaya başladım ve mera konusunda yardımlarınızı bekliyorum evi çekmeköye taşıyacağımız için (iş sebebiyle) bana yakın olan meralar varsa ve beni bilgilendirirseniz çok memnun kalırım. Tekrardan Hoşbuldum. Saygı ve sevgilerimle.
     
    BS Okuru, trakonya79, coner ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Abdullah SÜRÜCÜ

    Abdullah SÜRÜCÜ Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Nisan 2016
    Mesajlar:
    1.089
    Beğeniler:
    1.317
    Şehir:
    İzmir/Balçova
    Öncelikle hoş geldiniz... Şunu söylemeliyim ki anlattığınız olaydaki yaşlı adam en nefret ettiğim insan tipi... Çıldırmışcasına bir balık hırsı... Balık tutmayı bizde seviyorum ama bu hırs niye... Başkası balık tutuğun da kendi tutmuş gibi sevinmek yerine için içine kendini yiyen, bir arkadaşı balık tutunca hemen onun yerine çöreklenenlerden Allah korusun...
     
    İboretti bunu beğendi.
  4. Önder Kanığ

    Önder Kanığ Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    17 Şubat 2013
    Mesajlar:
    4.115
    Beğeniler:
    4.220
    Şehir:
    İstanbul
    Sevgili İbrahim;
    Aramıza hoşgeldin.Toplumda ki genel sabırsızlık,tahammülsüzlük,saygısızlık hat safhada olduğu için;
    Kıyıdan yapılan balık avlarında, özellikle kalabalık yerlerde yapılan avlarda, her zaman karşımıza çıkıyor.Toplumda kendine doğru bir yer edinemeyen kişiler biraz olta sallamayı bereciyorsa adeta toplumdan intikam almaya çalışıyor ve sağa sola saldırıyor.İstanbulda;Özellikle boğaz kıyı şeritlerinde kalabalık olarak av yapılan yerler, her zaman en çok av veren yerler olduğu için, bu kalabalık ortamda her zaman bu tür kişilerle karşılaşacak ve çokça canın sıkılacaktır.
    Bunun için öncelikle bu kalabalık yerlerden biraz uzak durmalısın.Bu tür yerlere gittiğinde avlanmaktan ziyade öncelikle o avlağın akıntı durumunu akıntıya göre avlakta bulunan oltacıların ne şekilde hareket ettiğini gözlemlemeli ve kendinden emin olduktan sonra buralarda avlanmalısın.

    Bana soracak olursan,ne kadar usta olursan ol,bu tür yerlerde, senden daha usta olduğunu zanneden ukalalarla hep karşılaşacağın için bu tür kalabalık ortamlarda avlanmanı pek tavsiye etmem, forumda bir çok usta avcılarımızda benimle aynı görüşte olup kalabalığın arasına pek girmemektedir.

    Sana bundan sonra yapacağın avların için rast gele der,keyifli paylaşımlar temenni ederim.:)
     
    Son düzenleme: 19 Haziran 2016
    İboretti bunu beğendi.
  5. coner

    coner Daimi Üye

    Yaş:
    58
    Kayıt:
    29 Ekim 2014
    Mesajlar:
    2.866
    Beğeniler:
    3.600
    Şehir:
    istanbul/Üsküdar/Tuzla
    Aramıza hoş geldiniz.
     
    İboretti bunu beğendi.
  6. İboretti

    İboretti Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2016
    Mesajlar:
    80
    Beğeniler:
    74
    Şehir:
    istanbul

    Abdullah bey, Önder bey ve Eşref bey teşekkür ederim tekrardan hoş buldum
     
    Son düzenleme: 22 Haziran 2016
    coner ve Önder Kanığ bunu beğendi.
  7. BS Okuru

    BS Okuru Misafir

    Hoşgeldin demek için yeniyim ama keyifli paylaşımlar dilerim.Yazdığın konu benide gerçekten sinir ediyor hatta eline içki şişesini alan sahilde bir iki sene olta alıp takılınca oranın kralı ilan ediyor o an alıp ortalığı dagıtasım geliyor ama derdimiz tartışma değil bilakis yaşamın verdiği stresten uzak olmak hatta yeri geldiğinde insanlardanda uzak kalmak amacımız ama ona bile izin vermiyorlar....
     
    İboretti bunu beğendi.
  8. İboretti

    İboretti Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2016
    Mesajlar:
    80
    Beğeniler:
    74
    Şehir:
    istanbul
    Normalde her zaman yalnız avlanmayı, 2-3 kişiden fazla avcı olan merada olmamaya çalışırım tabi istanbulda yeni olduğum için en azından insanların hoş görülü olacağını düşünmüştüm lakin krallar üstadlar bitmez bitemez Albert Einstein çok güzel demiş''Ne kadar çok bilgi o kadar düşük ego,Ne kadar az bilgi o kadar yüksek ego'' cehalet ortadan kalkmadan bu krallarda ortadan kalkmaz. Teşekkür ederim Rıdvan bey.
     
    BS Okuru bunu beğendi.
  9. BS Okuru

    BS Okuru Misafir

    İstanbul öyle bir yer olduki asıl sakinlerinin bile kaçıp kurtulmak istediği bir şehir artık ben bile yabancı hissediyorum kendimi Allah hepimize sabırlar versin istanbulda yaşamak ayrı bir çaba istiyor herşeyiyle eritiyor insanı hem maddi hem manevi . bir kaç gün şehir dışına çıkmak ömür katıyor işim engel olmasa bir saniye durmam kaçar giderim arkama bakmadan...
     
    İboretti bunu beğendi.
  10. İboretti

    İboretti Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2016
    Mesajlar:
    80
    Beğeniler:
    74
    Şehir:
    istanbul
    Ev zaten İstanbuldaydı özel sebeplerde var o yüzden istanbulu tercih ettim tayinimde aslında Çanakkaleyi istiyorduk ama nasip tabi, artık 5 sene İstanbula katlanacağız ondan sonra hayırlısı ile Muğla Dalaman yaşımız gençken doğa ile olmak lazım yaş geçtikten sonra olsak ne olur.
     
    BS Okuru bunu beğendi.
  11. BS Okuru

    BS Okuru Misafir

    Yaş 38 istanbuldan başla memlekete gitmedim askerdeyken mardini bilirim senede bir kaç kez bursa sonrası mechul benim için ama imkanım olsa sahile yakın bir yerde ölene kadar yaşamak mümkünse insan görünümlülerden uzakta...yerleşik düzene alışan için 5 -6 senelik yaşamlar kısa kelebek yaşamı gibi her gittiğiniz yerde yeni bir yaşama başlamak her seferinde yanlızlık çekmek öyle bir anım aklıma geldiki aklıma geldikçe gözlerim yaşarır...1999 yılında mardinde ikem nöbetimde bir uzman çavuşumuzun ufak oğlu geldi çok akıllı ve gördüğüm en terbiyeli çocuk idi yanlızlıktan sıkılmış yanıma geldi büyük birisiymiş gibi sohpete başladı ve yanlıZlığını paylaştı o an ağlamamak için zor tuttum o kücücük yürek içinde fırtınalar kopuyordu adeta ..neyse çenemin düşüklüğü tuşlara yansıdı :) yerleşik yaşam iyidir Rabbim herkesin gönlüne göre versin
     
    İboretti bunu beğendi.