Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mersin Balıklarının Yetiştiriciliği

Konu, 'Deniz Canlıları ve Balık Çeşitlerine Genel Bakış' kısmında nuri deniz tarafından paylaşıldı.

  1. nuri deniz

    nuri deniz Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2012
    Mesajlar:
    462
    Beğeniler:
    23
    [​IMG]









    Mersin yetiştiriciliği genellikle stok takviyesi amacıyla yapılmaktadır. Bu yetiştiricilik tekniği en ileri bir sakilde Rusya'da ve son yıllarda da İran’da gelişmiştir.
    Yapay üretimine ilk defa 1868 yılında başlanmıştır, üretimin kolay olmasına rağmen döllenme, yumurtaların yapışkan özelliği nedeniyle güç olmaktadır. Bu sorun da 1914 yılında çözümlenmiştir. Buna rağmen yetiştiricilikte iki ana sorun;

    a) Yeterli sayıda üretime uygun ergin dişi bulmak,

    b) Yumurtadan çıkan yavruların stok takviyesi yapılabilecek seviyeye ulaştırılıncaya kadar bakımı ve beslenmesidir.

    Yetiştiricilikte, mersin türleri arasında önemli farklılıklar yoktur. Yetiştiricilik tekniği üç aşamada yapılır;

    a) Anaç balıklarının yakalanmam, olgunlaştırılması ve yapay dölleme,

    b) Kuluçka dönemi,

    c) Yumurtadan çıkan yavruların belli bir süre bakım ve beslenmesi.

    Yukarıda belirtilen bu işlemlerin yapılabilmesi için bütün mersin yetiştiricilik işletmelerinde;

    a) Anaç balıkların bulundurulması için yuvarlak beton veya büyük kanal şeklindeki havuzlar,

    b) Yumurtaların alınması ve yapay döllemenin yapılması için bir kuluçkahane,

    c) Yumurtadan çıkan yavruların bakımı ve beslenmesi için yuvarlak beton veya dikdörtgen şeklinde büyük havuzlar bulunmaktadır.

    4.1. Anaç Balıkların Yakalanması, Olgunlaşması ve Yapay Dölleme

    4.1.1. Anaç Balıkların Yakalanması

    Anaç balıklar, doğal sulardan veya mersin yetiştirilen inletmelerden yakalanarak ihtimamla üretim tesislerine getirilirler. Bu damızlıklar burada akarsu şeklinde dar ve uzun olarak yapılmış, kanal şeklindeki ön yumurtlama havuzlarına yerleştirilirler. Bu havuzlar, ekseriya 5-10 m genişliğinde, 200-300 m uzunluğunda, 1.5-3.0 m derinliğindedirler. Balıklar, bu havuzlarda erkek ve dişiler ayrı ayrı stoklamak suretiyle ve hormon enjeksiyonu yapılarak yumurta ve spermaların olgunlaştırılması için bekletilirler.


    Balıkların Olgunlaştırılması

    Balıklarda cinsi olgunlaşmayı hızlandırmak için hipofiz enjeksiyonu yapılır. Hipofiz, yumurtlama olgunluğu yaklaşınca enjekte edilir. Bu yöntem 1937'den bu yana uygulanmaktadır.
    Hipofizler, en iyi olarak Nisan ve Mayıs aylarında elde edilir. Balıklar bu safhada en aktif durumdadırlar. Yazın hormon muhteviyatı çok az ve alınması da uygun değildir. Eylül ayında tekrar yararlı duruma gelirler.

    Uygun görülen erkek ve dişi balıklara hipofiz eriyiği enjekte edilir. Hipofiz enjeksiyonu yapılmış balıkların olgunlaşması için optimal sıcaklıklar türlere göre değişir.



    Huso huso .......... 9-12 0C'de

    Acipenser sturio ... 12-16 0C'de

    Acipenser stellatus 16-22 0C'de

    Havuz mersini ......14 0C'de olgunlaşırlar.

    Taze alınmış hipofizlerin ağırlıkları da, türlere göre değişir. örneğin;

    Huso huso'da ortalama ............. 150 mg

    Mersin balıklarında ise ........... 30-60 mg dır.


    Hipofiz Alınması

    Hipofiz, yemeklik amacı ile pazara gönderilecek balıklardan alınır. Balık, sırtı yukarı gelecek şekilde yere konur. Kafası, iki gözü arasının 1-3 cm gerisinden dikine, içi boş bir matkapla delinir ve hipofiz, kıkırdak dokusunun içinde matkabın açtığı boşluk yerinden alınır.
    Çok keskin bir neşterle kıkırdak yapıda hipofiz, dışını saran zar zedelenmeden çıkarılır. Çıkarılan hipofiz yağlarından arınması için asetona konur ve kurutulur. Kurutulmuş olan bu hipofiz, cam tüplerde buzdolabında muhafaza edilir. Kurutulmuş durumda iken bir hipofiz:

    Huso huso'da ................ 70-80 mg

    Acipenser stellatus'ta ...... 10 mg dır.

    4.1.2.2. Hipofiz Hormonunun Hazırlanması

    Cam tüplerde muhafaza edilen hipofiz alınır ve havanda un haline gelinceye kadar dövülür. Toz haline gelmiş olan hipofiz % 0.65'lik fizyolojik tuz eriyiği ile muamele edilerek enjeksiyon için hazırlanır. Enjeksiyon sıvısının miktarı, balıkların büyüklüğüne bağlıdır. Bu miktar:

    Huso huso'da ................. 5 ml

    Acipenser sturio'da .......... 2 ml

    Acipenser stellatus’ta ....... 2 ml

    Acipenser ruthenus'ta ........ 1 ml

    Hibridler'de ................. 1 ml



    Enjeksiyonun Yapılması


    Enjeksiyon sırt kaslarından tatbik edilmektedir. Genel olarak balığın sırtındaki 3. ile 4. sırt plakalarının arasından, sağ veya sol yanından, meyilli olarak vurulur. Enjekte edilecek hipofiz miktarı ısıya bağlıdır. Bu miktar, bazı isletmelerde kg balık için, bazı işletmelerde ise balık başına basit olarak eşit miktarlarda hesap edilir. Sıcaklık asgari olarak 8-10 C olursa, bir balığa:
    Huso huso'da ..... 100-150 mg. kurutulmuş hipofiz tozu verilebilir.

    Rus mersinleri (A. guldenstaedti) için aşağıdaki dozlar

    verilir;

    Erkek Dişi

    Düşük sıcaklıkta bir balık için ................. 40 mg 60 mg

    Yüksek sıcaklıkta bir balık için ................. 20 mg 30 mg

    Acipenser stellatus türü için, aşağıdaki standart değerlerde kurutulmuş hipofiz tozu verilir.

    Erkekler ............ 20 mg

    Dişiler ................. 30 mg

    Havuz mersinlerinde ise şu miktarlarda verilir;

    Erkeklere ......... 10 mg

    Dişilere ............. 20 mg

    2 kg ‘lık 5 yaşındaki erkek hibridlerde bir balığa 15 mg hipofiz verilir. Enjeksiyondan sonra balıklar, 5-6 m çapındaki yuvarlak beton havuzlara alınırlar. Havuzlardaki su seviyesi azami olarak 1 metredir. Bu tip havuzlarda balıklar daha kolay kontrol edilebilmektedir.

    Hipofiz enjeksiyonundan sonra balıkların (yumurta ve spermaların) olgunlaşma müddeti su sıcaklığına bağlıdır.

    Huso huso ................. 10-12°C'de 48 saatte,

    Acipenser sturio ................. 14°C'de 30-36 saatte,

    Acipenser stellatus ................. 16-22°C'de 12-14 saatte olgunlaşırlar.


    Yumurtaların Alınması


    Şayet balıklar enjeksiyondan sonra tamamen olgunluğa erişmişlerse, daire şeklindeki havuzların içinde yüzeye yakın yüzmeye ve havuzun duvarlarına sürtünmeye başlarlar. Hareketleri oldukça yavaştır. Bu devrenin başlangıcından 6-10 saat sonra yumurta alımına başlanır. Mersin balıkların da yumurta alımı sağım ve kesim (operasyon) olmak üzere iki şekilde olur.
    Sağım, daha çok küçük formdaki balıklara uygulanırken, kesim yöntemi daha çok büyük boylu türlerde yapılmaktadır.


    Sağım

    Olgunlaşan yumurtaların sağılması için dişi balıklar kafalarına birkaç darbe vurularak bayıltılırlar. Sağım, balık solungaçları ile bir çengele asılarak yapılır. Solungaçlar civarında kanama varsa, balığın basından aşağı su dökülerek yıkanır. Sağım yapılırken, cinsiyet deliğine kan sızmasını önlemek ve yumurta artıklarını temizlemek amacıyla tampon uygulanır. Ayrıca, dişi balık sağım yerine götürülürken cinsiyet deliğinden olgunlaşan yumurtaların dökülmesini önlemek için bu deliğe tampon konabilir.
    Sağım işlemi, karına hafifçe bastırılarak yapılır. Yumurtaların çıkacağı cinsiyet deliğine yakın, temiz bir çinko kap tutulur. Yumurtalar, bu kapta toplanırlar.

    Operasyon

    Tesirsiz hale getirilmiş olan dişi balık, havuzdan alınacak operasyon odasına getirilir. Balık solungaçlarından baş yukarı gelecek şekilde kuvvetli bir iple askıya alınır. Şayet kanama varsa, balık başından aşağı su dökülerek yıkanır. Aynı zamanda, balığın kanayan solungaçlarının civarına peçete bağlanır. Böylece akan kanın yumurtalar üzerine akması Önlenmiş olur.

    Yumurtaların alınması için balık, solungaç yahut kalp damarları, ortasından ikiye ayrılacak şekilde, anüsünden gırtlağına kadar dikkatlice kesilir ve vücut boşluğu açılır. Dışarıya fışkıran yumurtalar, temiz bir küvet içine alınır. Yumurtalar buradan alınarak seyrek gözlü bir tülbent içine konur. Tülbent alttan oğularak yumurtalar yıkanır, yapışkan sular akar ve yapışkanlık önlenmiş olur. Bu işlemden sonra yumurtalar plastik kaplara konur ve ağırlıkları tespit edilir.

    Elde edilen yumurta miktarı; balıkların büyüklüğüne, türlerine ve çevre şartlarına göre değişmek üzere birkaç milyona kadar ulaşır. Ancak, bazı yumurtaların tam olgunlaşamaması, bazılarının da kırık ve bozuk oluşu nedeniyle, yüz binlerce yumurta veren bir dişiden (bazı türler 2.5 milyona kadar yumurta verir) dölleme işinde kullanılmaya uygun özellikte 100.000-300.000 adet yumurta elde edilebilir. Başka bir ifade ile, elde edilen yumurta miktarı, dişi balığın ağırlığının % 10'unu bulabilir. Mesela, 2.25 m uzunluğunda, 130 kg ağırlığındaki bir Huso huso'dan 12-13 kg yumurta alınabilir.

    Yumurtalar alındıktan sonra olgunlaşma derecesi, mikroskopta incelenebilir. Hayvanlar öldürülmeden önce "Biyopsi yöntemiyle araştırma gayesi için bir miktar örnek yumurtanın alınarak incelenmesi yapılabilir.


    Spermaların Alınması

    Sperma alımı için birkaç erkek hayvandan yararlanılır. Bir erkek genellikle, en çok üç defa kullanılır. Her sperma alımı arasında da 3-4 gün ara bulunmalıdır.

    Spermaların alınması için balıklar, başlarına birkaç darbe vurularak bayıltılırlar. Sperma alımı, birkaç yöntemle yapılabilir. Ya dişilerde olduğu gibi, karina hafifçe bastırmak suretiyle sağılarak spermalar alınırlar. Veya balığın baş ve kuyruğundan tutulur. Diz yardımıyla balık bükülerek, spermalar cinsiyet deliğinden boşalır. Bunlar kuru ve temiz cam veya alüminyum bir kap içine alınır ve ağzı kapatılır.

    Bu iki yöntem daha çok küçük cüsseli balıklara uygulanmaktadır, Huso huso gibi büyük balıklarda ise, spermalar özel bir enjektör aletiyle alınırlar. Bunun için balık, havuzun sığ yerinde sırta doğru yan olarak yatırılır ve spermalar enjektörlere çekilir.

    Bir alımda elde edilen aparma miktarı, balıkların iriliğine ve türüne göre değişir.

    90-130 kg Huso huso’da ........... 200-300 ml

    2 kg lık Hibridlerde .............. 20-30 ml

    300-500 g lık Acipenser ruthenus'ta... 10 ml

    Elde edilen spermaların kalitesi, değişik yöntemlerle ölçülebilmektedir. Eskiden pH değerinin tespiti yapılırdı. pH genel olarak 7.3-9.0 arasında değişir, örneğin; Huso huso ve Acipenser sturio ve Acipenser stellatus türlerinde pH 8.0 'dir. Bundan başka, sperma konsantrasyonu 1/100 oranında seyreltildikten sonra delikli bir cam levhada tetkik edilerek sayışı tespit edilebilir. Nihayet sulandırıldıktan sonra, spermaların canlılığı doğrudan doğruya mikroskopta incelenir. Canlılık müddeti, bütün mersin türlerinde oldukça uzun olup 40 dak. veya daha falladır. Spermalar, çok düşük sıcaklıklarda {-50°C gibi) dondurulduktan sonra, ileride çeşitli maksatlar için kullanılmak üzere, aktivitesini kaybetmeden uzun zaman muhafaza edilebilir.


    Yapay Dölleme

    Yumurtaların döllenmesi için her ihtimale karşı bir veya daha fazla parti yumurta, daima 2-3 erkekten alınan spermaların karışımı ile döllenir, 1 kg yumurta için;

    Huso huso'da ........... 10 ml,

    Hibridlerde ............ 5-7 ml. sperma kullanılır.

    Lüzumlu sperma miktarı, 1/200 oranında su ile seyreltilir ve bir küvetin içinde bulunan yumurtaların üzerine dökülür. Yumurtalar biraz daha sulandırılarak 3-5 dak. müddetle elle karıştırılır. Böylece spermaların, bütün yumurtaları dölleyebilmesine çalışılır.

    Döllenmeden sonra, yumurtalarda yapışma özelliği belirir. Bu durum, yumurta ölümlerine sebep olur. Bunu önleyebilmek için karıştırma işlemini takiben yumurtalar dikkatli bir şekilde yıkanmalıdır. Yıkama işlemi, işletmelere göre değişik şekilde yapılmaktadır.

    Bazı isletmelerde, basınçlı hava sirkülasyonu ile çalışan yıkama makinası kullanılır. Bunun için, 1 kg yumurtaya 0.5 lt hesabıyla sulu nehir çamuru ilave edilir. Yıkama işlemi l saat kadar sürer.

    Bazı işletmelerde ise, yıkamada kullanılacak suya % 10 oranında killi toprak veya kalker tozu ilave edilir. Bu su ile yumurtalar, 20-30 dak. süreyle yıkanırlar. Sonra, yumurtalar musluk suyunun altında çamurdan arınır, çamur üstten su ile beraber akar, yumurtalar ise küvetin dibinde çökelir. Bu muameleden geçirilmiş yumurtalar ne birbirine, ne de bulundukları kabın dibine yapışmazlar. Elde edilen döllenmiş yumurtalar, tekrar gözden geçirilir. Arada bozuk, kırık ya da döllenmemiş yumurtaların olup olmadığı araştırılır, varsa ayıklanır. Bilahare yumurtalar kuluçka makinasına yerleştirilir. Suda şişmiş olan yumurtaların çapı balıkların büyüklüğüne ve türüne bağlıdır. Bu büyüklük;

    Acipenser ruthenus'ta .......... 1.7-3.0 mm

    Acipenser stellatus'ta ......... 3-0-3.7 mm

    Acipenser sturio’da ............ 3.7-4.5 mm

    Huso huso'da ................... 4.5 mm dir.


    Kuluçka Dönemi

    Mersin balıkları yumurtaları için, çeşitli kuluçkalık tipleri kullanılmaktadır. Genel olarak alabalıklar için kullanılan kuluçkalıklara benzemektedir. Kullanılan eleklerin boyutları, genellikle 60 x 40 x 25 cm veya 75 x 65 x 40 cm ebatlarındadır.

    Bazı modellerin dipleri delikli olup oldukça basit durumdadır. Bazılarının ise dip ve yan duvarları delikli ya da ince elek telinden yapılmıştır. Diğer geliştirilmiş modeller, basit bir çıkış tablası yerleştirilmiş, üstü kapaklı, oldukça büyük, gerçek inkübatörlerdir. Bu inkübatörlerle inkübasyon doğrudan doğruya nehir suyunda veya akıntılı suda yapılır.

    Tıpkı çocuk beşiklerinde olduğu gibi,bir mile tutturulmuş olan inkübatör suyun hareketiyle sürekli olarak sallanır. Bu milin bağlandığı kalaslar sabit olabileceği gibi su üzerinde yüzer de olabilir. Böylece hem yumurtalar sürekli yıkanma imkanı bulurlar hem de oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. İnkübatöre bu hareketi vermek için ya akıntılı bir kanal kullanılır veya tunlar doğrudan nehir suyuna yerleştirilirler. Bu amaçla inkubatörler, akıntıya karşı, birbirine bağlı olarak bir veya birkaç sıra halinde yerleştirilerek bir kazığa bağlanırlar.

    Yumurtaların mil ya da benzeri kirleticiler ile ölmüş yumurtalardan sık sık temizlenmesi gerekir. Bunun için yıkama yapılır. Çamur söz konusu ise, litrede 15 g temiz kil ihtiva eden su ile 3 dak. ara ile iki defa yıkanmalıdır. Akıntı nedeniyle ölü yumurtalar su yüzüne yükselirler. Daha sonra bunlar sifonla alınır.

    Bir başka tip kuluçkalık, Rusya'da ve İran’da kullanılan Jusenko tipi kuluçka makinesidir. Aletin kuluçkalık kısmı madenidir ve çekmeceler halindedir. Bu çekmecelere ebatları 50 x 60 x 20 cm olan bölmeler (tablalar) yerleştirilmiştir. Kuluçkalıktaki su seviyesi 15 cm dir. Yumurtalar bu tablalara yerleştirilirler. Her bölmeye konan yumurta miktarı 2-3 kg dır. Yumurtaların her 15 sn de bir defa havalandırılması hidromekanik sistemle sağlanır.

    Kuluçkalıklar içinden devamlı olarak akması gereken su (30-70 ml/sn) ana havuzlardan filtre merkezine geçer. Buradan da bakterilerden arınmak için, ultraviyole ışınlarından geçerek sterilize olur ve kuluçka devresin! geciktirecek bir derecede ise, su sabit ısıtıcılardan geçtikten sonra kuluçkalığa gelebilir.

    Su yumurtaların üzerinden geçtikten sonra altta bir kapta toplanır. Su, limit bir ağırlığa erişince bulunduğu kabı dengede tutan kaldıracı yukarıya kaldırır. Kabın dengesi bozulur ve içindeki su, kanala dökülür, kaldıraç, tekrar önceki halini alır. işte bu kaldıraca bağlı olan sürgü kolu, bir yatak içinde ileri-geri hareketlerle, bölmelerdeki yumurtaların yerlerinin değiştirilmesini , dolayısıyla havalanmasını sağlar. Direkt ışık yumurtaların üzerine gelmemelidir.

    Yumurtalarda mantarlaşmayı (Saprolegnia) önlemek için kuluçkahanelerde malachit yeşili, formalin veya potasyum permanganat kullanılmaktadır. Bunun konsantrasyonu 1/200.000 dir. Tercihen malachit yeşili kullanılır. Bu ilaçlama işlemi günde 30 dak. süreyle tatbik edilmelidir.

    Kuluçka müddeti ısıya bağlıdır. Bu süre genellikle 5-10 gün arasında değişmek üzere;

    5-8°C'de takriben 12 gün

    12-16°C'de takriben 7 gün

    17-l8°C'de takriben 5 gün'dür.

    Kuluçka müddeti, hiç bir zaman 90 gün/dereceden az veya çok fazla olmamalıdır. Yani 15°C sıcaklıkta 6 gündür.


    Yavruların Bakımı ve Beslenmesi

    Larvalar yumurtadan çıktıktan sonra, çok hareketlidirler, tipik renk dereceleri gösterirler. Sırt kısımları siyaha kaçan kurşuni renkte, yumurta keseleri ise, beyazımsı renktedir. Kuluçka dönemi sonunda kayıp, genel olarak % 20-30 civarındadır. Yumurtadan çıkan larvalar, gergin bir tülbent kepçe ile alınır ve su dolu bir küvette toplanırlar. Paha sonra bu yavrular, belirli bir süre bakım ve beslemeye alındıkları yuvarlak beton havuzlara veya dikdörtgen büyük toprak havuzlara taşınırlar.

    Yumurtadan çıkan yavrular keseli durumdadırlar, İlk günlerde besinlerini bu keseden karşılarlar. Besin kesesi adı verilen bu kesenin absorbe edilmesi 5-10 gün içinde olur, Yavrular, keseli dönemlerinden sonra, ileride daha iyi gelişmelerini sağlamak amacıyla en az 2-3, en fazla 4-6 hafta daha beslenip, ondan sonra stok takviyesi amacıyla su kaynaklarına yerleştirilirler.


    Yavruların 2-3 Hafta Büyütülmesi

    Bu devre kısa olup 20 günden fazla sürmez. Yavrular, 2.5-3-0 m çapındaki yuvarlak beton havuzlara yerleştirilirler. Bu havuzlar, birbiri içinde iki havuzdan ibaret olup dıştakinin çapı 3 m içtekinin çapı 2.5 m dir. Su seviyesi 15-20 cm , faydalı hacmi 0,4 m3tür. Yavrular, içteki havuzlara konur, işi biten su dıştaki havuzdan akar. Havuzlardaki yavru balık kesafeti 20.000-30.000 adettir. Bir müddet sonra stok sıklığı önemli miktarda azaltılır. Yavrulara besin kesesinin büyük bir kısmı. çekilene kadar hiç yem verilmez (takriben 3-5 gün). Bundan sonra özel havuzlarda yetiştirilen planktonlarla beslenirler. önce Daphnia spp. (su piresi). daha sonra Artemia spp. (tuzlu su yengeci larvaları), Tubifex spp. (=küçük su kurtçukları), solucanlar ve oligochaetesler v.s ile beslenirler. Kurtçuklar ve solucanlar ince ince kıyılarak verilir. Yemleme takriben 3 hafta devam eder ve günde 3 defa yapılır. Bu büyütme sistemin-de kullanılan havuzların bazı avantaj ve dezavantajları vardır.

    Avantajları;

    a) Az bir alanda, fazla miktarda yavru bulundurulabilir,

    b) Havuzlar küçük olduğundan balıklar daha iyi kontrol edilirler,

    c) Bakım ve besleme oldukça kolaydır.

    Dezavantajları;

    a) Beslemede kullanılan hayvancıkların bol miktarda yetiştirilmesi sorunu vardır.

    b) Havuzlardaki yavru balık yoğunluğu çok olduğundan parazitlerin Hücumuna uğrama tehlikesi daha fazladır,

    c) Yavru balıklar devamlı olarak yemlemeye maruz bırakılmaktadırlar,

    d) Yenmeyen yemler, kokuşma yaparlar. Bu yemler, su sirkülasyonu ile bir noktada toplanmalı ve bir sifonla dışarıya alınmalıdır,

    e) Bu tip havuzlarda beslenen balıklar daha az ömürlü olmaktadır.

    Bu dezavantajlarından dolayı yavru bakım ve beslenmesi daha çok, büyük havuzlarda stoklanarak tek kademede 4-6 haftaya kadar büyütülmeleri arzulanır.


    Yavruların 4-6 Hafta Büyütülmesi

    Bu yetiştiricilik şeklinde kullanılan havuzların alanı genellikle 1-3 ha derinlikleri ise 1-2 m arasında değişir. Bu havuz yetiştiriciliğinde, gıda hayvanlarının yetiştirilmesine genç mersinler gübrelenerek yem geliştirilmiş havuzlarda yemlerini kendileri arayıp bulmaya zorlanırlar. Bu suretle doğal koşullara intibak ederler.

    Mersin yavruları yumurtadan çıktıktan sonra hemen havuzlara alınmazlar, önce aktif olarak gıdalarım alıncaya kadar (besin kesesinin absorbsiyonuna kadar) havuzun bir kenarında inşa edilmiş olan bir tesiste asılı vaziyette bulunan tülbent kafes sandıklara alınırlar. Sandıkların alanı 2.0 x 1.5, derinliği 0.5 m dir. Sandıkların üzeri, kafes telli kapaklarla kapatılır. Kafesler ayrıca kuvvetli güneş ışınlarına karşı kamışlarla örtülür. Her kafesteki yavru balık kesafeti 20.000-25.000 adettir.kaynak
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar