Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mesele sadece balık değil..

Konu, 'Genel Konular' kısmında Önder Kanığ tarafından paylaşıldı.

  1. Önder Kanığ

    Önder Kanığ Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    17 Şubat 2013
    Mesajlar:
    4.086
    Beğeniler:
    4.202
    Şehir:
    İstanbul
    Sevgili Gönül dostlarım;

    Bildiğiniz üzere Ülkemizde balıkçılık, 22/03/1971 tarihinde kabul edilen 1380 Sayılı
    Su Ürünleri kanunu ile kanun altına alınmış ve bu kanun günümüze kadar tebliğlerle desteklenerek bu günlere gelmiştir.

    27 Mayıs 2016 tarihinde Ankara da 4/1 numaralı tebliğ için bir istişare toplantısı gerçekleşecek.
    Umarım, Ülke balıkçılığımız için güzel kararlar alınır ve alınan bu kararlar uygulanır.

    Ankara’da yapılacak bu toplantı ile ilgili Defne Koryürek’in ‘’Mesele sadece balık’’ değil başlıklı makalesi aşağıda yer almaktadır.

    Noktasına, virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedim.

    Yorumlarınızı; Forum kuralları çerçevesinde(Özellikle 7.maddeye dikkat) bekliyorum.
    Forum Kuralları ve Sözleşme
    DEFNE KORYÜREK
    68407.jpg
    21 Mayıs 2016 Cumartesi 08:30

    Mesele sadece balık değil

    27 Mayıs günü Ankara’da önemli bir toplantı gerçekleşecek.


    Bilmeyenler için hızla özetleyeyim.

    Bizim 1380 sayılı bir yasamız var, Su Ürünleri Yasası diye de bilinir. Su ürünlerinin avcılığını ve ticaretini düzenleyen bu yasa ta 1971 yılında kaleme alınmış ve nasıl derler.. eski! Çok eski! Zira ne bugünkü av filomuz, ne av teçhizatımız ve ne de yasa yapmanın önemli parçası denetimi başarılı kılacak müeyyideler yasanın yazıldığı yılı bugünle kıyaslayabilir vaziyette. Haliyle de çok sıkı elden geçmesi ve yenilenmesi gerektiği, herkesin dilinde.

    İnanmazsınız, neredeyse dört yıl önce, yasa yeniden yazıldı da!

    Şeffaf bir süreç içermediği için bu yazım, ne değişti bilen çok yok ama umut fakirin ekmeği. Meclis’e gelsin diye bekliyoruz! Adil bir yasa ile caydırıcı cezalara çok ihtiyacı var can çekişen denizlerimizin. Bu süreçte ise, yama niyetine elbette ama tebliğlerle yetiniyoruz.

    Yasanın dönemsel dokunuşlarla yenilemesine “tebliğ” deniyor. Konunun ilgilisi kişi, kurum ve makamlarla istişarelerin ardından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından kaleme alınıyor.

    Son istişare 2012 Haziran’ında yapıldı. Öncesinde yapılan iki büyük kampanyaya öfkeli gırgır reislerinin toplantıya katılan kadınlara, en vasat erkeklik vurgusuyla, “benimki 18 cm”, küçük ölçekli avcılık yapan balıkçılara ise “gerçek balıkçılar gelsin” diye sataştıkları doğruysa da; bu toplantı kendini denizin tek yasal varisi sayan gırgır reislerinin iktidarlarının sarsıldığı önemli bir güne dönüştü. Yakalarına lüfer rozeti takmış onlarca küçük ölçekli balıkçının doldurduğu salonda yaşanan sürdürülebilirlik tartışmaları, istişarenin değerini ortaya koydu. Gazetecilerin de takip ettiği toplantı, şüphesiz tarihe geçti.

    Bu bağlamda 2012 Ağustos’unda yayınlanan 3/1 numaralı tebliğ de, yine sıradışı oldu. Hatırlarsınız, lüferin av boyu 14 cm’den 20 cm’e; avlanma derinliği de 10/18 m’den 24 m’ye bu dönemde yükseltildi. Gene bu dönemde Adalar bölgesinin avcılığa yasaklanması ve koruma alanı ilan edildi. Büyük ölçekli balıkçılar, özellikle İstanbul’un gırgır kayıkları şiddetle itiraz ettiler tebliğe ve o kadar ki, hatırlarsınız denize çıkmamakla tehdit ettiler hükümeti! Başbakana çıkanlar oldu, müstahsiller arasından. Beyanat üzerine beyanatlar verildi. Taviz vermedi bakanlık, tebliğden.

    Ve dört yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçiverdi.

    Dört yıl boyunca 3/1 numaralı tebliğ delindi duruldu ve bakanlık engel olamadı. Olamadı, zira işin hukuku, yani kabahat ve karşılığı cezai müeyideleri ile bunların ilişkisini takip edecek denetçi filosu kurulamadığından, tebliğ işletilemedi. Üstelik öncesinde ve sonrasında yaşanan yüklü kampanyalara, o kampanyaların da etkisiyle gümbür gümbür gelen kamuoyu desteğine rağmen… Sıra dışı bir istişare, sıra dışı bir tebliğ, sıradan uygulamaya kurban gitti.

    Dağlar, denizler geçip, açık çaylarda boğulmak diyorlar buna, değil mi?

    Her ne kadar denetim filosunun ve müeyyidelerin caydırıcı olmayışının karşılığı gibi görünse de bu “çaylarda boğulma” hali, aslında arkasında bir “niyetsizlik” mi barındırıyor diye sormadan geçmiyoruz tabi. Belki de bakanlık “her şeye rağmen” işleyen bir ekonomi olarak görüyor, balıkçının kendi kayığında kuru ekmeğe talim edercesine çalışmasını ve borç ödemek için yavru erişkin ayırmadan avlanmasını; ya da yeminden paketlenmesine balığın her halinin, işletmedeki her kaleminin faturalandırıldığı çiftlikleri desteklemeyi tercih ediyor. Belki de avcılık ölse, kime ne! Zira görüyoruz, inşaat yapmak ne inşa ettiğinden çok daha önemli, bu büyüme ekonomisinin ezip atan, çiğneyip geçen düzeninde! Çiftlikler olduktan sonra balık da olur tezgahta, büyümesiyle övünülecek bir ekonomi de!

    Acaba?
    screenshot-2016-05-21-at-065430rsm573ff223bb672.png

    Siz hiç düşündünüz mü, Boğaz’da artık hiç lüfer olmasa nasıl olur diye? Uskumrusuzluğa alıştığımız gibi alışır mıyız, dersiniz? Şehrimiz, coğrafyamız asıl efendisini kaybetse.. fark eder miyiz, sizce?

    Peki ya, hazır mıyız bu balıklara hiç dokunmamaya, hani bir kilosuna 3 lira vermeyi fazla bulmayı bırakıp hatta yememeye, yok olmasınlar diye ya da örneğin, hamsi aslında lüferin, palamutun hakkı diye.

    Ya da sorgulamayı düşünür müyüz, 1 kilo hamsinin denizden çekilmesinin etkisi nedir, sucul hayata ki hesabı doğru yapalım, fiyatı 50 kuruş mu olacak 50 lira mı, diye?

    Balık sadece balık değildir, demiş miydim size?

    27 Mayıs günü 4/1 numaralı tebliğ için bir istişare toplantısı gerçekleşecek Ankara’da. Bu kez STK’lar davetli değiller, hatta balıkçılar bile kooperatif başkanı ve beraberinde gelecek bir kişilik küçük bir kadro ile temsil olacaklar, bakanlığın salonunda. Konuyu sokaktaki insana aktaracak gazeteciler de olmayacak. 3/1’in neden aksadığını, neden işlemediğini konuşacak da çıkmayacaktır bu bağlamda baktığımızda. Ne Maliye Bakanlığı katılacak tartışmalara ne de hatırı sayılır bir üniversiteden bir akademisyen avcılığın kapitalizmle imtahanına dair bir araştırma sunacak. Bizlerin de, sivil toplum olarak, yukarıda sıraladığım soruları masaya taşıyamayacağımız düşününce… 4/1’in bir önceki dönemden daha kapsamlı çıkması için umudum yok. 3/1’in işlemesi için gösterilmeyen gayretin 4/1’e gösterilmesini de beklemiyorum. O halde...

    Vekillerin dokunulmazlıklarının, gazetecilerin fikri hürriyetlerinin ve sokakta yürüyen sıradan vatandaşın can güvenliğinin tasa olduğu bu günlerde; sucul hayata ilişkin bir toplantıya “önemli” derken aslında pek mahcup hissediyorum kendimi ancak… tümü bir bunların. Zira balık, sahiden sadece balık değil günümüzde. Sömürüden talana, adaletten üsluba, içinde yaşadığımız dönemle yüzleşmenin biçimlerinden sadece biri. 27 Mayıs’da sınavımız var, kısaca. Yüzümüzün akıyla çıkacağımız fevkalade şüpheli.

    Haber vermek istedim, zira bu konuya devam edeceğim.

    DEFNE KORYÜREK / HABERDAR
    Mesele sadece balık değil
     

    Ekli Dosyalar:

    Son düzenleme: 23 Mayıs 2016
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Apathetic

    Apathetic Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Ocak 2016
    Mesajlar:
    310
    Beğeniler:
    223
    Şehir:
    Düzce
    Cok duyarli ve guzel bir yazi olmus.. Umuyorum ki yasalar cikar ve uygulanir.. Kisa zamanda denizlerimizin eski guzel gunlerine donmesi dilegiyle.. Paylasim icin tesekkurler..
     
    Son düzenleme: 23 Mayıs 2016
    cemiltonguç ve Önder Kanığ bunu beğendi.
  4. trkc

    trkc Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Eylül 2015
    Mesajlar:
    656
    Beğeniler:
    1.956
    Şehir:
    53
    Yasaklar var, denetleme yok, dolayısıyla caydırıcı hiçbir durum yok. Denetleme mekanizmasını kurmadan ne kanunu çıkarırsan çıkar. Hep aynı terane..
     
  5. senihcan

    senihcan Daimi Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.474
    Beğeniler:
    1.560
    Şehir:
    İstanbul
    Önder abicim paylaşım için çok teşekkürler :) Hiç dikkatimi çekmemişti bu haber facebookta paylaşabildiğim kadar paylaştım yazıyı . Doğrusunu söylemek gerekirse benim hiç umudum yok iyi bir şey çıkacağından . %99 ihtimal 24 metre ve balık boyu ile ilgili 2012 de ki alınan kararlar bile kaldırılabilir gibime geliyor .
     
  6. Ercüment

    Ercüment Aktif Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    2 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    669
    Beğeniler:
    2.262
    Şehir:
    İstanbul-Gaziosmanpaşa
    Yukarı'dakiler bugün yazılır!
    yarın unutu'lur malesef:cool:
     
    cemiltonguç ve keremeymen bunu beğendi.
  7. Yakamoz

    Yakamoz Aktif Üye

    Kayıt:
    11 Kasım 2010
    Mesajlar:
    528
    Beğeniler:
    372
    Şehir:
    İstanbul
    Lufer boyu 20 cm e cikinca sasirmistim. Helal olsun bakanliga dedim. Bogazdaki eylemi seyrederken ohhh!!! canima degsin.... Birakin bu isi vs. gibi duygular vardi icimde girgir teknelerine karsi. Bir sezonda uygulandi yasak. Gayet guzel gidiyordu hersey.

    Lakin sonrasinda girgircilarin %90 nin memleketiyle o gunku basbakanin memleketi ayni olmasindan midir bilinmez, sessiz sedasiz yasak 18 16 cm lere dustu haberleri cikti. Tabi bir kac gun oncesindede bu girgircilarin bazi ziyaretleri ricalari olmustu haberlere gore. % 10 a kadar musade edilmis yok bu %10 un % 10ymus gel gelelim defne yapeaklari tezgahlarda gorunur oldu.

    Is siyaset degil. Hangi hukumet gelse degismeyecek belli de. Belki bir gun bizim icimizden gelen kararli mert biri cikarda radikal kararlar alirsa ne ala... Yoksa sonuc mualla.. Benim ikizler buyuduklerinde luferi ancak googlede gorsellerde gorurler muhtemelen..

    Istenirse iki gun degil iki saatte duzelir hersey. Sahil guvenlikte gorev yapan uzman cavus girgir kaptanlarina telefon acip dicek ki cemal reis dursun kaptan valla kusura bakma emir buyuk yerden gorursem baglarim. Olay orada biter. Ama o emri verecek buyuk yer ???
     
    Spin on the beach ve trkc bunu beğendi.
  8. Önder Kanığ

    Önder Kanığ Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    17 Şubat 2013
    Mesajlar:
    4.086
    Beğeniler:
    4.202
    Şehir:
    İstanbul
    :)
     
  9. Ercüment

    Ercüment Aktif Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    2 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    669
    Beğeniler:
    2.262
    Şehir:
    İstanbul-Gaziosmanpaşa
    Önder Bey kardeşim yöneti'ci olarak iki-de'bir bu güzel yüzü koyup-kaldırıp ,silip-yazıp yeniden yüklüyorsunuz,,,
    bişeyler yazsanız'da bilgilensek yani ,,,,,,

    sizce nasıl olur?
     
  10. Önder Kanığ

    Önder Kanığ Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    17 Şubat 2013
    Mesajlar:
    4.086
    Beğeniler:
    4.202
    Şehir:
    İstanbul
    Ben gerekli bilgilendirmeyi yaptım.İstişare toplantıları neticelenip 4/1 tebliğ yayımlandığında,sizin tabirinizle tekrar bir şeyler yazarım.
    Konu forum içerisinde çabuk kaybolduğundan görmeyen arkadaşlarımızın yorumları için güncel tutmaya çalışıyorum.
    Bunu anladığınızı ve latife yaptığınızı düşünmek istiyorum.
     
    Son düzenleme: 24 Mayıs 2016
  11. süheyl

    süheyl Aktif Üye Gold Üye

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    3 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    648
    Beğeniler:
    661
    Şehir:
    iskenderun / gülcühan
    lütfen umudum yok demeyin umudunuzu yitirmeyin hergün dahada bilinçli ve güçlü geleceğiz son nefesimize kadar koruyacağız ttek bir balık kalıncayakadar haykırmaya bağırmaya devam edeceyiz ben yapıyorum onlar yapmıyor demeyin siz üstünüze düşeni yapın ve umudunuzu kaybetmeyin
    gün gelecek pişmanlık yaşamıyacaksınız ben yapttım diyeceksiniz gururlanacaksınız denizle ilgili her birey umudum var dese zaten ses gelmiş oluyor küçük lüferin satılmasını bir mektup başlattı delinmiş ola bilir ama bitmişte değil çekinmeden güzel usluplarla anlatmaya devam edeceyiz balıkçılığın geleceği bilinçli ve çok iyi kanun ve denetçileri olarak gelecektir...

    size başıma geçen bir olayı anlatayım
    2013 yılında deniz sevgimden dolayı bir yazlık aldım 14 yıl balığa ara vermiştim hayata tutunma yarışımdan dolayı kışın ordada bulunmaya başladım baktımki oralarda dinamitçi kafesçi ilaççımı ararsınız mevcut ve ben bunların üstüne düşmeye başladım birgün dinamitçi suda yakaladım jandarmayı aradım hemen geldi ve yakaladılar ceza aldı bıraktılar adam tekrar devam edecek ikinciye tekrar aradım bu sefer işler değişti iki şahit adama bende dava açtım dimitleri göstererek evime atacaktı çocuklarımı tehdit etti diye dava açtım 2 yıldır içerde etrafımıza yaklaşan yok korumaya çalışırken bazı şeyleri göz önüne alıyoruz malesef değermi balık tutmuyan bunun anlamını bilmez...

    kalın sağlıcakla....Rasgele
     
    sergio, Mesut1903, ino ve 1 kişi daha bunu beğendi.