Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mordoğan'da iki gün

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında agartan tarafından paylaşıldı.

  1. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.717
    Beğeniler:
    5.719
    Şehir:
    İstanbul
    Merhabalar

    İzmir'e hazır yolum düşmüşken ve bir sonraki işimde 5 gün sonrasıyken önceden yapılmış planla full tertibat arabaya yüklenmiş, yola çıkılmış ve öğle saatinde İzmir'e varılmıştı.

    Önce iş deyip iş kısmını hallettim, ekip arkadaşlarımı havaalanına bırakıp ben de bir arkadaşımda kalarak gecenin geri kalanını dinlenerek geçirdim.

    Bir gün önceden telefonla konuşup randevulaştığımız sevgili Bahadır Sarıca ile ofisinde buluşup birlikte öğle yemeği yedik, balıklardan ve genel hayattan konuşup bolca lak lak ettik. Kendisi beni pazar günü yapılacak tekne avına davet etti. Baştan tamam dediğim av davetine maalesef katılmak mümkün olmadı. Umarım keyifli ve güzel bir av olmuştur sevgili Bahadır.

    Seni tanıdığıma çok çok memnun oldum. Bir dahaki gelişimde birlikte avlanma şansını buluruz umarım.

    Bu güzel yemek ve sohbetten sonra Mordoğan'a doğru yola çıkma vakti gelmişti. Yine Bahadır Sarıca tarafından tavsiye edilen ve hatta aranıp ayırtılan yemlerimi almak için çevre yolundan Narlıdere sapağından çıkıp yemciye giderek kendimi tanıttım ve gayet torpilli olarakta yemlerimi aldım.

    Bir kere daha şunu farkettim ki İzmir balıkları damaklarına pek düşkünler. Hep taze ve pahalı yemleri seviyorlar. Ben de iki gün boyunca bolca besledim onları. Ben büyümelerine yardımcı oldum umarım sizler benim besleyip büyüttüklerimi yakalarsınız.. :D

    Yemler de hazır olunca yol manzarasını da ihmal etmeden yavaş yavaş gittim Mordoğan'a. Vardığımda hava henüz kararmamış olsa da denize çıkmak için artık geç olmuştu. Biz de oradaki arkadaşımla birşeyler içip sohbet ederek hasret giderdik. Hasreti giderdik gidermesine de ben asıl balığa, denize hasterim.

    Hemen spin takımları hazırlayıp Mordoğan limana gittik. Olta atan birkaç kişi olsa da kovalarda birşey göremedik.

    Ben saltigamla, arkadaşım da kalamar sahtesiyle başladık at çek yapmaya. Benimkinin antrenmandan öteye gitmeyeceği belliydi de arkadaşımın şansı vardı. O bölgeden sonuç alamayınca yer değiştirmeye karar verdik ve yakınlardaki diğer avlağa geçtik.

    Orada atar atmaz kalamar sahtesine takipler gelmeye başladıysa da sonuç alamadı arkadaşım. MAdem ki kalamar var ben de şamsımı onunla deneyeyim diyerek sahtemi kalamar zokasıyla değiştirdim. Sahteyi ışığa tutarak fosforunun parlamasını sağladıktan sonra attım ve daha birkaç metre çekmiştim ki birden oltam ağırlaştı. Daha ilk atışta bir kalamar almıştım. Heyecan ve umutlar tavan yapmıştı.

    Sonraki birkaç atıştan birşey çıkmadı derken bir anda merada ortalık karıştı. Bir şapırtı koptu ki anlatılmaz. Su üstünde kaçan balıkları gördük. Merada bir canavar vardı ama bu kovalamaca çok kısa sürdü. Ortalık sakinledi.

    Bu şapırtılardan etkilenmemek elde mi? Tabii ki değil ve bende hemen zokayı sahtemle değiştirip bir umut atmaya başladım ama mera tamamen boşalmıştı. O karışıklıktan sonra oradan ne kalamar, ne de o canavardan eser kalmadı.

    Yine de kısa günün karı bir adet kalamar.. :)

    Cuma gecesi hareketli başlamıştı ama gecenin geri kalanını biz yemek yiyip, sohbet ederek ve de dinlenerek geçirdik.

    Cumartesi günü hava lodos ve deniz çırpıntılıydı. Saat 13:00 gibi denize açılıp arkadaşımın belirlediği meralardan birine doğru yollandık. Çapa atıp yerimize yerleştiğimizde yolda hazırladığım oltalarımı yemleyip suyla buluşturdum.

    Oltam dibe daha yeni inmişti ki o daha önceden de alışık olduğum hisle tasmalayıp sarmaya başladım. Denizden sanki içi su dolu poşet çekiyorum.

    Teknede spin takımlarımla avlanmayı seviyorum. Doğrusu çift kollu spirex 2500 üm zorlanıyor. O an neden diğer makinama ip sarmadım ki deyip kendime kıza kıza zorla da olsa ahtapotu çektim.

    Ahtapotu etkisiz hale getirmek te pek kolay olmadı ama başardık sonunda ve ava devam etmeye başladık.

    Aşağıda tıkırtılar bol ama işe yarar balık yok. Al yukarı sal aşağıya.. Bu hareket hem yukarı çıkan balıklar için, hem de oltalardan yemleri sıklıkla çalmayı başardıkları için oltalarımız için.

    Baktık olmuyor yer değiştirmeye karar vererek yeni bir meraya gittik. Burada da durum değişmedi. Aşağısı küçük ve hırsız balıklarla doluydu ama işe yarar tek balık yoktu.

    Ben yine de arkadaşımdan daha şanslıydım ve o meradan 3 tane kalamar yakalamayı başardım.

    Hava kararınca iri balıklar gelir belki diyerek ava devam ettik. Gerçekten de geldi. Hem de ne büyüklükte. Bunlar benim aradığım balıklar değildi ama yukarı çıkarkenki mücadeleri müthişti.

    Koca bir mercan geliyor dye umutlandığım oltamın ucunda bir metreye yakın boyda köpek balığı vardı. Köpek balığını görünce yüzüm asıldı. O da anlamış olmalı ki "madem beni istemiyorsunuz, ben de giderim" dedi ve içeri almadan tekne kenarında asılı bıraktığım JAWS :) oltadan kurtulup geldiği sulara döndü..

    Hemen iğnelerimi yeniden yemleyip sallandırdım denize. DAha iner inmez saldırdı balık. TAsmalayıp çekmeye başladığımda bir öncekinin aynı hareketleri yapan balığın ne olduğu anlaşılmıştı. Balığı görüp oltamı serbest bıraktım ki kurtulsun. Neyse ki kolaylıkla kurtuldu.

    Yapacak birşey yoktu. Merayı JAWS :) basmıştı. Oltaları toplayıp dönüşe geçtik.

    Umutlar tükenmişti. Ben de tükenmiştim. Eve varıp yemek yememeiz neredeyse gece yarısını bulmuştu. Bunu anladığım anda pazar günkü davete icabet edemeyeceğim anlaşıldığından Bahadır'ı arayıp gelemeyeceğimi bildirdim.

    Pazar günü hava çok daha şiddetliydi. Tekneye kadar gidip hemen önündeki kafeye oturup havanın yatmasını bekledik ama ne çare.. Havanın yatacağı yok. Ya ben dönüşe geçeceğim, ya da bu havada denize çıkacağız.

    Denize çıktık tabii ama keşke çıkmasaydık desem yerinde olur. Tekne dalgalarla boğuşuyor. Tek deli de biz değiliz bu arada. Meralarda bir sürü tekne var. Malum pazar. Herkesin iple çektiği gün. Ravdevular verilmiş, tekneler ayarlanmış. Kimseyi durduramamış hava ama tüm tekneler yayık gibi sallanıyor.

    Bu kadar sallantıya bari balık olsa. Yerlilerin "kırıntı balık" dediklerini saymıyorum. Onlarla hiç işim yok. Ben ya çipura istiyorum, ya da mercan.. Hem de ele avuca sığmayanlarından.

    Yok, yok, yok! Ne yapsak balık yok. Mera da değiştirsek yok, Koca pazr gününü de arkadaşıma rastgelen bir kalamarla kapattık.

    İki günlük bu güzel kaçamağın bende bıraktığı en güzel iz Ardıç plajının o harika denizi oldu. İnsan orada bir defa denize girdikten sonra başka yerde denize girebilir mi bilmiyorum. Girerse o deniz hakkında ne düşünür, onu da bilmiyorum.

    Takımlar:
    Kamış: Shimano Bassterra 270
    Makina: Shimano Spirex 2500FG
    Misina: Berkley crystal 020

    Herkese rastgelsin


    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. VolkanAKGUL

    VolkanAKGUL Yeni Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    9 Ekim 2012
    Mesajlar:
    27
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Antalya
    Eline sağlık Seref abi, yine de güzel ve verimli geçmiş :) Saygılar.
     
  4. BİROL

    BİROL Daimi Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.149
    Beğeniler:
    34
    Şehir:
    İSTANBUL
    ÇAlışıyormusun, tatil mi yapıyorsun belli değil.:harika:
     
  5. maestrocan

    maestrocan Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    6 Eylül 2012
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Merter/İstanbul
    Güzel bir haftasonu geçirmişsin Şeref abi her zaman rast gelsin
     
  6. ekvator1907

    ekvator1907 Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Haziran 2012
    Mesajlar:
    104
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    yer ile gök arası
    Tebrikler Şeref Bey , Çok güzel vakit geçirmişsiniz İzmir'de. Duyarlılığınız da size çok yakışıyor. Afiyet olsun.
    Her daim rastgele
     
  7. Evren Tamer

    Evren Tamer Moderatör Yönetici

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.208
    Beğeniler:
    628
    Afiyet olsun Şeref abi.
     
  8. öncü

    öncü Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Kasım 2011
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Tebrikler şeref abi güzel macera olmuş hedef balıklarda gelse dahada iyi olurmuş:) en azından izmirin güzellikleri yeterde artar bence afiyet olsun.
     
  9. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.863
    Beğeniler:
    4.131
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Abi orada denize ciktigini okuyunca bile midem bulandi:) hatiralar canlandi gozumde:) Her av yeni bir macera, sunu cok net anladim ki insan ilk iki seferde ancak meraya adapte olabiliyor verimli avlar 3. Seferden sonra basliyor, tebrikler birdahakine cOk daha guzelleri rastgelsin
     
  10. dr.zeki

    dr.zeki Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    451
    Beğeniler:
    113
    Şehir:
    Balıkesir-İzmir
    Hem ziyaret hem ticaret bu olsa gerek :) İstediğiniz gibi bir iş-av macerası olmasa da İzmir havasını almışsınız. Bir sonraki seferde herşey istediğiniz gibi olur İnşallah. rastgelsin
     
  11. sa®gozmehmet

    sa®gozmehmet Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    6 Haziran 2010
    Mesajlar:
    547
    Beğeniler:
    33
    Şehir:
    İzmir / Menemen
    Mordoğan havası bile solumak yetmiş sana Şeref abim :) Güzel paylaşım olmuş,balık yönünden kısır olsa da sen kafanı dinlemişsin ya,o da insana yeter...Bir daha ki gelişinde umarım görüşürüz :) Selamlar...