Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ölümün Kıyısında

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında sonerose tarafından paylaşıldı.

  1. sonerose

    sonerose Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    29 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    72
    Beğeniler:
    194
    Gün yine çok güzel başladı. Hafif bir kahvaltı ve biraz gezintiden sonra tekrar yattım, uyudum, dinlendim. Akşam üstüne doğru arkadaşlarla buluşup biraz lafladık. Havadan sudan konuştuk. Abilerimizin yanında takılıp onların maceralarını dinledik her zamanki gibi öğütler öğütler...
    Hava kararmak üzereydi ve karnım iyiden iyiye acıkmaya başlamıştı. Etrafta karnımı doyuracak bir yer aramaya başladığımda fark ettim ki her yer doluydu. Ya bir yere girip sıra bekleyecek ya da boş bir yer arayacaktım. Açlık en büyük zaafımdı. Açlığımın etkisiyle iyi düşünemiyor gittikçe sinirleniyordum. Tam o anda güzel yemekleri olan boş bir yer buldum. Bu sevindiriciydi. Artık rahatlamış ve kendimi yemeğe odaklamıştım. Menünün önüme gelmesini bekliyordum. Gerçi hiç seçim yapacak durumda değildim. Önüme ne gelse bir lokmada yiyebilirdim. Bir süre bekledikten sonra sıranın bana geldiğini gördüm. Tam bana göre bir lokma hem kolay hem de doyurucu. Tüm gücümü toplayıp bir anda yumuldum yemeğe. Işte tam o anda onun benim yemeğim olmadığını anladım ama artık çok geçti. Ağzımın içinde inanılmaz bir acı ve pişmanlık vardı tükürmeye çalıştığım lokma ağzımdan gitmiyor ve adeta sürükleniyordum. Sürüklenmeye direnirken de ağzımdaki acıdan kurtulmak için çırpınıp duruyordum. Beni sürükleyen bu şey o kadar güçlüydü ki karşı koymama izin veriyor fakat ondan kurtulamıyordum. Açlıktan gücüm yoktu zaten ama bu ağzımdaki acı beni öldürecekti. Bütün gücümü toplayıp tekrar karşı koymaya çalıştım. Üzerimdeki yük o kadar ağırdı ki gücüm tükenmiş halde sürükleniyordum. Son çırpınışımda boynuma saplanan ikinci bir acı beni bitirmişti. Hayatım, arkadaşlarım, yaşadığım yer... Her biri gözümün önünden geçerken yaşamın kıyısına dayanmıştım. Bu gördüğüm... Evet şimdi hatırladım abilerimin bahsettiği şeydi; bu ölümdü...

    Aaahh, kahretsin! Yine aynı kabus... Yeter artık! Ne zaman bitecek bu zulüm?
    Her av zamanı, her karnımı doyurmak istediğimde, tekrar tekrar yaşayacak mıyım o anı? Önümden geçen her avıma, acaba mı diyeceğim her seferinde? O gün ölümün kıyısına o denli yaklaşmışken beni çeken gücü gördüğümde, hatırladım abilerimin bana anlattığı avcıyı. O da küçücük bir çocukken yaşamış benim yaşadıklarımı, minicik bedeni direnememiş bile sürüklene sürüklene çıkmış sudan. Aldığı her nefes ciğerlerini yakıyor, tüm gücüyle çırpınıyormuş. Çırpınışları sonuç vermiyormuş. Herşeyin bittiğini anladığı anda tekrar suda aldığı nefes ile gözündeki perde açılmış.
    Ve ben perdenin önündeydim. Hayatımın rolünü o an oynamalıydım. Içimde tükenmiş olduğunu zannettiğim güç yaşam arzusuyla tekrar patlamıştı. Çırpınışlarım önce boynumdaki daha sonra da ağzımdaki acıdan kurtarmıştı beni.
    Sanki o güç beni tekrar geri sürükleyecekmiş gibi durmadan kendimden geçene kadar derinliklere yüzmüştüm. Gücüm tamamen tükendiğinde, kocaman bir kayanın arkasına saklanıp günlerce karanlığın içinden çıkamamıştım.
    Şimdi yine bir kayanın arkasında, yine bir av vakti yaşamak için yapmam gerekeni yapıyorum. Gerçek ya da değil önüme gelen lokmaya acabalarımla atlıyorum.
    Soner
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. cihan drums

    cihan drums Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    17 Aralık 2014
    Mesajlar:
    594
    Beğeniler:
    396
    emeğinize sağlık işe bambaşka boyuttan bakınca insanın içi acıyor.
     
    sonerose bunu beğendi.
  4. sonerose

    sonerose Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    29 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    72
    Beğeniler:
    194
    Teşekkürler
     
  5. Lüferman

    Lüferman Aktif Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    30 Eylül 2013
    Mesajlar:
    169
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İstanbul
    Çok güzel, tebrikler.
     
    sonerose bunu beğendi.
  6. pisimiyav

    pisimiyav Üye

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    30 Aralık 2014
    Mesajlar:
    83
    Beğeniler:
    112
    Şehir:
    izmir
    yazıyı okuyupta benim gibi bir şey anlamayanlara rahatlama sağlayabilecek bir kaç kelam edeyim

    kansui tanaka yamamatu
    10 milyona aldım şu kotu
     
  7. pars

    pars Aktif Üye

    Kayıt:
    22 Haziran 2013
    Mesajlar:
    209
    Beğeniler:
    389
    Şehir:
    istanbul
    Olta ile yakalanan tüm balıklar zoka veya rapalaya başka bir canlı sandıkları için saldırır.

    Tek ısırışta saldırdığı balığı ikiye bölen lüfer veya barakudayı hiç masum bir balık olarak göremiyorum. Avcı ile av arasında duygusal bir zemin yok bence. Hayatın akışı...
     
  8. üsküdarlı balıkçı

    üsküdarlı balıkçı Aktif Üye

    Yaş:
    52
    Kayıt:
    14 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    268
    Beğeniler:
    362
    Şehir:
    Üsküdar - İstanbul
    Anlamayacak bir şey yok.. Bir balığın ağzından yazılmış bir avlanma hikayesi..
     
    coner ve sonerose bunu beğendi.
  9. SERDAR-78

    SERDAR-78 Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    21 Ekim 2014
    Mesajlar:
    498
    Beğeniler:
    369
    Şehir:
    istanbul
    Ellerinize sağlık çok beğendim:harika:
     
    sonerose bunu beğendi.
  10. sonerose

    sonerose Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    29 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    72
    Beğeniler:
    194
    Teşekkür ederim...
     
  11. levent31

    levent31 Aktif Üye

    Kayıt:
    4 Kasım 2013
    Mesajlar:
    162
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    Hatay/Dörtyol
    Çok ince ve başarılı bir
    Yakala bırak mesajı verilmiş.
    Tebrik ediyorum.

    Avcı ile av arasında duygusal bir bağ kesinlikle var.
    Avcı avının ekosistemdeki yerine ve yaşam alanlarına ehemmiyet verir.
    Adil ve sürdürülebilir avcılığı savunur.
     
    Son düzenleme: 8 Ağustos 2015
    coner ve sonerose bunu beğendi.