Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ortada balık yok ki.. Neyi yasaklıyorsun? (28.08.12 Gazete Vatan Selahattin Duman)

Konu, 'Sohbet' kısmında agartan tarafından paylaşıldı.

  1. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.735
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Bizim denizlerin çöle dönüşmesine ramak kaldı.. İstanbul Boğazı’nın simgesi lüferin fiyatı, çeyrek altının fiyatını yakaladı.. El yordamıyla tedbir alıyorsun.. İşe yarar mı yaramaz mı belli değil.. Ona bile şiddetle itiraz var..

    Sarıyerli Balıkçı Hüseyin bizim balıkçı milletinin işlerini bundan yüz on sene evvel yazmış..

    Yüz on sene önce yazılan ne mi?

    Hatıratı..

    Adamcağızın gençlikteki bahtına bir Dünya, iki Balkan bir de Kurtuluş Savaşı düşünce.. Kendisi de okur yazar familyasından olunca..

    Bakmış ki çevredeki zabitler defterlerine ha babam bir şeyler karalıyor.. O da bir defter edinip başlamış yazmaya..

    Balıkçı Hüseyin’in sarı yapraklı defteri yıllar sonra torunlarından biri tarafından değerlendirilmiş..

    Bir yayınevi de basmayı kabul edince kitap olmuş..

    Biz de bu sayede Balıkçı Hüseyin’in yüz on yıl önce denizlerimiz hakkında ne söylediğini o kitaptan okuyup öğreniyoruz..


    ***


    Balıkçı Hüseyin’in dediği elifi elifine şu..

    “Bizim balıkçı milletinde insaf arama..”

    Yukarıdaki cümle avlanma hoyratlığı üzerine..

    “Bir suya girdi mi oradaki balığın türünü kurutmadan bırakmaz..”

    Bu cümle de hoyrat avlanan balıkçının meşrebi üzerine..

    Ne yapıyormuş? Bir yerde balık yatağı gördü mü oraya dadanıp, bu ağzı var dili yok mahlzkatın kökünü kurutmadan çıkmıyormuş..

    Sanırım bunları okuyanlar arasından bir tek bile şaşıran çıkmamıştır..

    Tersi olsa şaşardık..

    RÜYA GİBİYDİ..

    Halikarnas Balıkçısı mahlasıyla tanıdığımız yazar, bilim adamı Cevat Şakir 1920’lerin Bodrum’unu Mavi Sürgün kitabında anlatır..

    Özellikle Manastır Adası ile çevresindeki suları..

    Kıraçayı minakop yer.. Minakopun yiyicisi de levrek.. Ne var ki yediği yanına kâr kalmaz, çünkü levreğin de Tuna balığı türünden avcısı vardır..

    Nihayet onu da köpekbalığı tepeler..

    Serçe parmak büyüklüğündeki balıktan başlayıp, en küçükleri yüzer kilo gelen köpekbalığına kadar uzanan beslenme zinciri bu Manastır Adası’nın etrafını çevirmiş..

    Halikarnas Balıkçısı zincirin en tepesindeki yaratığın memeli olduğuna dikkat çektikten sonra “Köpekbalığı iyi ki yumurtlamıyor..” diyor..

    O da yumurtlasa, denizin üzerinde balıklara basarak yürünebileceğine inanıyor..

    Yetmiş seksen sene sonra her şey değişti..

    Cumhuriyetimizin sivri akıllı büyükleri önce Manastır Adası’nın adını “Tavşan Adası” olarak değiştirdi..

    (İsim koymada yaratıcılıkları da bu kadar.. Tavşan, eşek, domuz, pırasa adası.. Bir de kara ada seçenekleri var.. Başka isim gelmez akıllarına..)

    Rumbükü bir kararname ile Türkbükü oluverdi..

    “Madem Türkleştirdik, bari kökünü de kurutalım..” mı dediler nedir?

    Denizin çöle dönmesi böyle başladı..

    “Osmanlı’nın bastığı yerde ot bitmez..” Suriye atasözüdür, Esad’dan önce de vardı..

    Bu atasözü denize uyar mı? Biz uydururuz.. Aha gidin bakın.. Nasıl kuruduğunu görmek için bir şnorkel yeter..


    ***


    Manastır Adası’nın çevresinde şimdi bir avuç sarpa balığı var.. Deniz bunlara kalmış..

    Gövdesi enlemesine sarı çizgili, mekik şeklindeki bu balık sadece ot yer.. O yüzden eti lezzetsizdir ve ekonomik değeri yoktur..

    Zaten ahalinin arasındaki adı “b..lu sarpa..” Miden kaldırırsa yakala ye..

    Onun çevresinde şehadet parmağı iriliğinde siyah papaz balıkları var ki acından ölen bir deniz mahlukz dahi bu balığı ağzına sürmez..

    Üç beş sene öncesine kadar kefal görüyorduk.. Kıyılara atılan ekmeklere sürüler halinde hücum eden kefaller de kalmadı..

    Levrek ve çipura hepten yok oldu..

    GÖRDÜM.. GÖRDÜM..

    On sene evvel bu sularda levrek sürüleri karşımıza çıkardı.. İnsan gördüler mi derinlere kaçışan çipuraları seyrederdik..

    Söylemesi ayıptır, zıpkınla nafakamızı da çıkarırdık..

    Şimdi o günleri bilmeyen Hanımefendi’nin alay konusu olduk..

    “Bir balık yakala da dünya gözüyle görelim..” diyen..

    Şimdi bir levrek gören oldu mu haberi cep telefonuyla
    siteden siteye yayılıyor..
    Uzaylı görsen daha fazla heyecan yapmaz..

    Yeniden belirlenen av yasaklarına tepki veren balıkçılar, televizyonlara ileri geri konuşup akılları sıra kamuoyu yaratıyorlar..

    Trollerin dibi sürdüğünde canlı bırakmayan silindirleri 24 metreye değil de 18 metreye kadar inecekmiş..

    “O zaman balıklar Yunan sularına kaçar..”

    Yunan hassasiyeti.. Ek yerimiz de burası.. Yunanlı yiyeceğine deniz kurusun daha iyi..

    Yunan sularını da biliyoruz.. Eğer tartışılan deniz altının çölü çağrıştıran fotoğrafıysa, onların denizlerini de biliyoruz.. Hâlleri bizimkinden beter.. Sarpa gördüğünde bile seviniyorsun..

    Adamlar yine de balık yasağını titizlikle uyguluyorlar.. Sıkıyorsa gece misafir olarak demir attığın bir koyda ava niyetlen..

    Elinde zıpkınla suya indiğin anda sahil koruma tepende biter..

    Bizimkiler ise “ekmek parası” namına “trol” denilen canavar tekniği savunup, yasağı genişletene nefret saçıyorlar..

    Bu kafayla üç sene sonra deniz dibinde bomba patlatsan, öldürecek canlı bulamayacaksın..

    Kimsenin umuru değil.. Biz bugünü kurtaralım da.. Gerisini deniz düşünsün..


    ***


    Çare basit.. Maliyeti de atla deve değil..

    Türkiye’de kaç kayıtlı balıkçı teknesi var.. Bunların ne kadar çalışanı var.. Yıllık gelirleri ne kadar?

    Hepsinin kaydını çıkaracaksın..

    O gemilerde tayfa olarak çalışanları “üç seneliğine” maaşa bağlayacaksın.. (Kendi iddialarına göre asgari ücret bile kazanmıyorlar..)

    Tekne sahiplerine de yıllık cirolarını elden vereceksin.. Gemileri kıyıya çekeceksin.. Kaçak avlanan yakalandı mı haklarını kaybedecek.. Gemi orada batırılacak..

    Bu arada İstanbul Boğazı’na sallanan binlerce amatör oltanın yaptığı katliamı da unutmayalım..

    Yoğurt kovalarında, serçe parmağı kadar balıkları biriktiren gözü kanlanmış amatörleri..

    Onlara da dört veya altı aylık bir yasak düşünülmeli ki balık rahat bir nefes alsın..

    Radikal önlem alamadın mı bu yasağın da dibini delerler.. Bunu beceren de tarihe geçer..

    Selahattin Duman
    Ortada balk yok ki.. Neyi yasaklyorsun? | GAZETE VATAN
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.735
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Zaman zaman dillendirdiğimiz, sohbetlerde sıkça gündeme getirdiğimiz çözümler var bu yazıda. Yazar da bizimle aynı şeyleri düşünüyor.
    Görmeyenler olabilir diye burada da paylaşayım dedim.
     
  4. ragıp oy

    ragıp oy Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    26 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    397
    Beğeniler:
    13
    Paylaştığın iyi olmuş. Teşekkür ederim Şeref.
     
  5. sa®gozmehmet

    sa®gozmehmet Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    6 Haziran 2010
    Mesajlar:
    547
    Beğeniler:
    33
    Şehir:
    İzmir / Menemen
    İyi bir paylaşım olmuş,yazar da çok güzel yazmış...Ben her zaman şunu söylüyorum ;
    Balık bitince denizlerimizde ben kasnağımı ve kamışı sokacak bir yer bulurum,fakat o trol ve tekne sahipleri trol ve teknelerini nereye sokacak onu merak ediyorum :(
    Üç tarafı deniz ile çevrili bir ülkede yaşıyorsun ve balık bulmak için çabalıyorsun elin yabancısının yakaladığı balıkların videolarına bakıp iç geçiriyorsun,yazık çok yazık....
     
  6. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Çok güzel bir yazıymış, ben ilk defa okudum, ki; bu sevdanın peşinde koşan biriyim. Tepkimizi hemen hemen her platformda veriyoruz. Bu yazıyı' da Sosyal paylaşım sitesi facebook'ta paylaşmaya davet ediyorum herkesi.
     
  7. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.073
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    İzmir
    Vayy be...:(
    Nerde gelişim, medeniyet, 21.yüzyıl insanı...
    Çok yazık, çook...

    Harika paylaşım için teşekkürler...
     
  8. seagull

    seagull Üye

    Kayıt:
    29 Mart 2012
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    izmir
    Şeref bey paylaşım için teşekkürler. Güzel bir yazı.

    Gün geçtikçe balık azalıyor. Herkes bişey söylüyor ama kimse bişey yapmıyor. Üç tarafı denizlerle çevrili güzelim memleketimizde, Gücü olan yurt dışı balık avı organizasyonlarına gidecek pek yakınlarda. Bize de youtube yüklenen videolarda tutulan balıkları seyretmek düşecek.
    Ben netteki tüm amatör balık forumu üyelerinin birleşip belirli aralıklarla belirli dönemlerde (örneğin 1 Eylül) eylem(hangisi yapılabiliyorsa) yapması taraftarıyım. Hiç bişey yapılamıyorsa 'Denizlerin, ve balık neslinin korunması' ile ilgili ortaklaşa hazırlan metnin netten paylaşılarak ilgili makamlara taleplerimizi iletiriz.
    Bu dostlar arasında sık sık konuşulan ama bir türlü neden bi şey yapılamaması konuşulmalı derim. Tüm Amatör Balık forumu yöneticilerine ve üyelerine çok iş düşüyor.
    Yoksa rapor yazacak balık kalmayacak.
     
  9. emir

    emir Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    10 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    79
    Beğeniler:
    10
    Şehir:
    istanbul
    ellerine sağlık abcim.
     
  10. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.735
    Beğeniler:
    5.731
    Şehir:
    İstanbul
    Şimdiye kadar görmemiş duymamış olan varsa eğer hemen "fikir sahibi damaklara" netten, facebook tan ulaşşsın.
    Bizim yıllardır burada yazıp yazıp yakamadığımız ateşi geçtiğimiz sene çinekop kampanyasıyla yaktılar. 1 eylülde yürülüğe girecek ticari sirkülerde onların da başarıları var. En büyük başarı bana göre tabii konuyu basına taşımayı başarmak ve etkin kişiler aracılığı ile de gündemde tutmak.