Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

ROMAN TADINDA BİR LÜFER AVI..

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Selahattin tarafından paylaşıldı.

  1. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.863
    Beğeniler:
    4.131
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Değerli Dostlarım,

    Sizlere geçen ay yaşamış olduğum güzel bir av derlemesi sunmak istiyorum..

    Bursa'nın her yeri mırmır kaynıyordu. Avlarımız artık rutinleşmiş idi. Borukurdu al, meraya git, oltayı yemle ve mırmırı tut.. Karagöz desen zor.. Eşkina desen kayıp.. Dağ taş mırmır mubarek..

    [​IMG]

    Derken bir iki boş dönmeye başladık.. Ne oldu bu mırmırlara acaba diye kendimize soruyor fakat mantıklı bir cevap bulamıyorduk.. Birden bıçak gibi kesmişti balık.. Oltaya geldiğinde geri attığımız gelincikler bile kaybolmuştu.. Ara sıra kayabalığı, bolca istavritten başka bir şey görünmez olmuştu.. Acaba dedim, acaba meraya canavar mı indi? Derken İrfan abi ile yaptığım bir istişare sonrası benim boş döndüğüm tarihlerde gayet verimli lüfer avları yaptığını öğrendim.. Artık hedefim belliydi.. Ancak ortada bir çok bilinmeyenli denklem vardı.. Boğazda kullandığımız mantarlı takım, Marmara'nın durgun sularında iş yapacak mıydı? Ayrıca geçiş yapan büyük sürü çoktan geçip gitmişti. Ancak hala balık yoktu.. Sürünün gittiğini teyit amaçlı yaptığım denemelerde yine oltalarım bomboş kalıyor, ne mırmır ne de minekop ortalıkta görünmüyordu.. Acabalar çoğaldıkça kafam davul gibi şişiyordu düşüncelerle..

    Av planları, takım hazırlamalar derken epeyce bir vakit geçmiş, artık iyice lüferden umudu kesmiştim.. Tekrar mırmıra yöneldim, gözümde tütüyordu keratalar :) 5 paket boru kurdu aldım, takımlarımı düzdüm düştüm yollara.. Av esnasında vakit ilerledikçe, tek bir vuruş olmaksızın iğnelerim bomboş geliyordu.. Şamandıralı takıma gelen irice bir istavrit adeta kafamda bir şimşek çakmasına neden oldu.. Benim takımların boş dönmesi ve hiç bir vuruş olmaması çok fazla istavrit olduğunun göstergesiydi.. Ayrıca mırmır olmaması da lüferin enazından denenmesi gerektiği sonucunu çıkartıyordu kafamda.. Hemen oracıkta tombul istavriti iki düzgün fleto haline getirdim.. Önceden hevesle alıp hiç açmadığım lüfer takımıma iliştirdim ve ümitsizce salladım..

    Mantarlı lüfer avının bendeki yeri her zaman ayrıdır.. Balık olayını kafasında bitiren canım babamın en sevdiği av şeklidir.. Ucunda mantarlı lüfer takımı olan bir kamışı ne zaman atmak için elime alsam o aklıma gelir ve Bismillah diyerek sallarım.. Bence yemli avların en karmaşık , en zor ve en heyecanlı olanıdır.. Yemi ne kadar düzgün takarsanız takın, denizin dibinde başına ne geleceğini bilemezsiniz.. Düzgün salınım yapmıyorsa saatlerce beklersiniz boş yere.. Ayrıca devamlı tetikte, eliniz mutlaka kamışta olmalıdır.. Boğaz'da avlanmaktan bile zormuş durgun denizde mantarlı takımla avlanmak.. Çünkü akıntı olmadığı için, iğne hayvanın ağzına kesinlikle batmıyor.. Yemi ağzına aldığı anda kafasını sallama hareketi ile belli belirsiz bir kamış ucu oynaması.. O anda tasmaladınız tasmaladınız, yoksa geçmiş olsun elinizde sadece istavritin kafası kalacaktır :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    Takımı yemleyip attıktan sonra yaktım bir sigara, en büyük keyif bu olsa gerek.. Kamışın ucundan gözümü bir an bile alamıyorum.. Nefesimi tutmuşum, kalbim hızla atıyor, kafamın içinden defalarca tasmalamamın provasını yapıyorum. 5 dakika bile geçmiyor kralın teşrif etmesi.. Ama ne teşrif.. Kamışın ucu ileri geri sürekli oynamaya başladığı anda tasmayı çakmamla kamışı elime alıp makineyi çevirebildiğim kadar hızlıca çevirerek çekmem bir oluyor.. Balık bir anda suüstü yapıyor ve ağzındaki takıma bağlı 75 gram kurşuna aldırmadan yarım metre havaya sıçrıyor.. Sanırım onu çok sinirlendirdim.. Kalbimin atmasını bırakın nefes aldığımı bile hatırlamıyorum.. Lüfer bu şakaya gelmez, her an kaçabilir.. Sanırım bu da onu en heyecanlı av yapıyor.. Balık bu kez bana doğru fişekliyor.. Etraftakiler şaşkın, ne yapıyor bu ya gibilerinden bakışları seziyorum.. Derken bir daha zıplıyor suların şapırtısı bütün heryerden duyulacak kadar tok bir ses çıkartıyor.. İki kere daha bana doğru boşluyor takımı.. Çeviriyorum ama onun hızına yetişmek ne mümkün.. Bana karşı aklını kullanıyor resmen.. Kaçabileceği her yolu denedi ancak yolun sonunda artık.. En son hamlesi ise gücü.. Kamışa karşı yana doğru yüzüyor ancak artık çok yaklaştı malesef hamlesi kalmadı, enazından suyun içinde diyelim zira karaya çıkartıpta kayalıklara düşerek tekrar kurtulan epey bir balığım oldu :) Tek bir hamlede kaldırıyorum, gerçekten boyutu çok güzel, bir kişinin rahat rahat doyabileceği boyda bir lüfer..Mücadelem 25 saniye sürmüştür en fazla ama balık tam 5 kere hamle yaptı.. Uzun olta gibi değil, bu tarz av bence en zor ve en zevkli lüfer avı yöntemi..Hemen torbaya atıp soluklanıyorum, nefes alışverişim bile değişti ellerim titriyor.. Olmaz denen yerden bu boyda lüfer almak gerçekten memnun edici..Hemen takımı yemleyip tekrar atıyorum ancak bu gecelik tek balık bu oluyor, zaten elimde tek bir istavrit vardı ve zorlamanın anlamı yok, bir daha ki sefere nasıl olsa daha verimli bir av yapabileceğimi düşünerek mutlu bir şekilde eve dönuyorum..

    [​IMG]


    [​IMG]


    Ertesi gün gece geç saatte işim biteceği için istavritler balıkçıdan.. O arada bir tane kendim tutup atıyorum, iki vuruş çektiğimde sadece kafası geliyor balığın.. Ve başka vuruş olmuyor.. Hayvan yem seçiyor resmen.. Artık hazırım.. Yemi, takımı ve balık olan noktaları kafamda şekillendirdim.. Sabaha kadar sürecek olan avıma sıkı sıkı giyinip hazırlanıyorum..

    Meraya akşam yine geciktim.. Mecburen istavrit tutmam gerekecek.. Bir iki derken 10 adet tutuyorum ancak balık kesiyor.. Moralim çok bozuluyor, zira gece kaşık da atamayacağım için şansım yok denecek kadar az.. Bir kötü haber de lüferlerden geliyor.. Daha önceki baba lüferler merayı terketmiş, ortalık çinekop sarıkanat kaynıyor.. Yemlerim bitene kadar avlanıyorum.. 3 adet denizin içinde ve 1 adet de kayaların arasına düşürmek suretiyle 4 garanti balık kaçırıyorum.. Kestirdiklerim de çabası.. Bunun sebebi üşenip de kendim bağlamadığım hazır takımlar hiç şüphesiz.. Ayrıca balık irili ufaklı olduğundan atar atmaz yemler parçalanıyor büyüklere fırsat vermeden küçükler yemi harap ediyor.. Geceyi 1 adet çinekoptan bozma bir sarıkanatla kapatıyorum. Bunun bir sebebi de iri iğneli lüfer takımı kullanmam..Saat henüz 03:00.. Yemim bitmiş.. Balık nazlı falan değil atar atmaz hucüm ediyorlar yeme ancak istavrit yok merada.. Uğraşlarım sonuç vermeyince, bir kayanın kovuğuna girip uyuyorum.. Sabah ezanıyla birlikte uyanıyorum.. Bir iki gofret ve ice tea eşliğinde kahvaltımı yapıp spin takımımı hazırlıyorum.. Heyecanla havanın biraz daha aydınlanmasını bekliyorum.. İçimde umutsuzluk, yenilmişlik var.. Kendime kızıp duruyorum.. Neden daha önce gelip yemlik istavritini tutmadın...Bütün gecen senin bu hatan yüzünden fiyasko.. Eğer sabah suyunda balık alamazsan yazıklar olsun sana diyorum.. Derken suyun üstünde bir hareketlenme başlıyor.. Meraya birşeyler girdi besbelli.. Heyecanla çalışmaya başlıyorum.. Daiwa sahtemi seçiyorum.. Atıp çekerken paattt balık biniyor sahteye.. Heyecanla kucaklıyorum ve öpüyorum gözlerinden.. Artık bir lüferim var :) Hemen kovama koyup atışlarıma artık kendimden emin ve şevkle devam ediyorum.. Yarım saat sonra hiç olmaz dediğim bir yere yolladığım takımın boşluğunu alırken balık biniyor.. Bu daha büyük besbelli, direne direne geliyor..Artık hava aydınlandı ve güneş doğdu. Su çok berrak.. Kayanın üstünden cici lüferimin gelişini seyrederek zevkle çekiyorum balığımı.. İğnenin önemi burda bir kez daha ortaya çıkıyor.. Owner iğnelerle donatılmış sahtemden balığın kurtulmasına imkan yok.. Ağzının her yerine saplanmış vaziyette.. Onu da öpüp kovama yolladıktan sonra dönüşe geçiyorum zira bu kadarı bana fazla fazla yeter ;) Lüfer eti için avladığım tek balık diyebilirim.. Hiç zevk almasam bile bir iki tane tutup yemek isterim.. Malum bir balığa 40 50 lira verecek durumum yok, olsa bile vermem.. Bu yüzden lüferin eti benim için çok kıymetli.. Umarım beğenirsiniz dostlar devamı da var bu avlarımın.. Balıksız geçen şu günlerde keyfimizi okuyarak ve öğrenek sürdürelim..

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    tebrik ederim selahattin gerçekten güzel rapor güzel av
     
  4. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Sabah canlı canlı dinlemiştim seni, okuyunca daha bir güzel geldi. Sen biliyorsun bu işi, eline sağlık kardeşim. Oltandan balık eksik olmasın...
     
  5. balıkoltası

    balıkoltası Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    4.154
    Beğeniler:
    2.952
    Şehir:
    İstanbul
    Güzel bir av olmuş Selahattin tebrikler. Keşke yemde olsaymış. Lüfer zamanı yem büyük dert gerçekten. Ama sabahlamanada değmiş doğrusu :)

    Rastgele
     
  6. ragıp oy

    ragıp oy Aktif Üye

    Yaş:
    53
    Kayıt:
    26 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    397
    Beğeniler:
    13
    Harika bir rapor olmuş, ellerine sağlık. Yemlinin de spinin de yeri ayrı.
     
  7. yükseltaktak

    yükseltaktak Aktif Üye

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    22 Aralık 2011
    Mesajlar:
    358
    Beğeniler:
    17
    Emeğinize sağlık, roman tadında anlatım ve güzel geçen bir av gecesi. her daim rast gelsin.
     
  8. coredon

    coredon Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    831
    Beğeniler:
    12
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler.Hele kaya kovuğnda uyuduktan sonra gelen balıklar farklı heyecan katmış diye düşündüm.
     
  9. helaldılı

    helaldılı Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Mart 2011
    Mesajlar:
    676
    Beğeniler:
    107
    Şehir:
    kocaeli gebze
    Tebrikler sevgili Selahattin balıklar ve güncen süper devamını dilerim
     
  10. Rapalacı

    Rapalacı Daimi Üye

    Yaş:
    25
    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.389
    Beğeniler:
    3.311
    Şehir:
    İstanbul / Tekirdağ
    Çok güzel bir av yaşamışsınız darısı başıma :D
    yarın bende marmara kıyılarında gezip rapala yüzdüreceğim.
     
  11. lüferoski

    lüferoski Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    12 Kasım 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğeniler:
    10
    Şehir:
    istanbul.
    valla yarın sabah saat 4 te tekneyle uzun olta dönecem umarım bende bukadar kısmetli ve becerikli olurum güzel av tebrikler.