Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Sarosda 3 Gün ve 3 Sinarit

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Burak Karadeniz tarafından paylaşıldı.

  1. Burak Karadeniz

    Burak Karadeniz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    571
    Beğeniler:
    82
    Bir önceki hafta tuttuğumuz sinaritler nedeniyle aklımız Sarosda kalmıştı. Perşembe günü Kardeşim Burç’un Ofisinde otururken ”Abi işlerim hafifledi, hafta sonu hava raporu da güzelse, cuma günü erkenden Saros’a kaçalım, ne dersin” deyince, bende “ne diyeyim körün istediği bir göz Allah verdi iki göz” diye cevap verdim. Hava tahmin sitelerine göre dört gün boyunca hava güzel ve bulutsuz, Cuma günü sakin, Cumartesi sabahtan orta şiddetli poyraz, akşamüstüne doğru sakin, Pazar günü çok güzel, pazartesi günüde öğlene kadar sakin, öğlenden sonra orta şiddetli poyraz esecek olarak görünüyordu. Bu tespit bizi bir hayli sevindirdi. Zira uzun olta, canlı yem ile sinarite dolaşmak için bir hayli uygun zamanımız olacaktı. Bu seferki ekipte; Burç, ben ve Oğlum Uluç’un yanı sıra misafirimiz olarak çok değerli dostumuz Suat Bey’de yer alacaktı. Hemen orada kafamıza göre bir program yaptık. Buna göre Cuma günü sabah yola çıkılacak, öğlenden sonra tekne limandan denize indirilecek, cumartesi, pazar ve pazartesi öğlene kadar sadece sinarite bakılacak ve pazartesi öğlenden sonra İstanbul’a dönülecekti. Planladığımız gibi cuma günü öğlene kadar yolda geçti. Alış veriş yapıp eve yerleştikten sonra tekneyi denize atıp, limandaki yerine bağladık. Denize çıkacak yeterli zaman kalmadığı için akşamüstü bir saat kadar kıyıdan levreğe at çek yaptık. Ancak balık alamadık. Akşam oltaların bakım ve hazırlanmasını takiben, sofra başında yaptığımız güzel muhabbetten sonra geç olmadan yattık.

    Cumartesi günü erkenden denize çıktık. Canlı yem için zarganaya dolaşıyoruz. Zargana bol ama en büyüğü 25 cm boyunda. Canlı yem için çok uygun değil. Uzun olta düzeneğindeki tutucu iğneler 5/0 büyüklüğünde olduğu için bu boy iğne ufak zarganalara büyük geliyor. Küçük boy zargana bu büyüklükteki iğneyi uzun zaman taşıyamıyor ve diriliğini çabuk kaybediyor. Ya da iğne büyük geldiği için takıldığı yerden ters dönerek, zarganaya duruşunu ve aksiyonunu bozacak şekilde ikinci bir yerden tekrar batıyor. Çare olarak tutucu iğneleri 5/0 yerine 3/0 iğneler ile değiştiriyoruz. Yapacak başka bir şey yok, eldeki yem balığı bu ve bu boy zargana ile sinarit avlamaya çalışacağız.

    Yeterli sayıda zargana tuttuktan sonra saat 09.30 gibi geçen hafta sinarit aldığımız meradayız. Bizim daha önceki deneyimlerimize göre sinarit avının en verimli olduğu saatler bu merada 10.00 – 11.30 arası. Hava hafifçe poyrazdan esiyor. Şimdilik bizi etkilemez ve zararsız. Oltaları yemleyip gezmeye başlıyoruz. Tık yok, saat 12.30 da elimiz boş olarak öğlen yemeği için eve dönüyoruz. Biraz moralimiz bozuk, ama olsun daha önümüzde değerlendireceğimiz iki günümüz var diyerek teselli buluyoruz.

    Öğlenden sonra rüzgarın hızı bir hayli arttı, denize çıkmak için hava uygun değil. Burç ile Uluç yorgunuz, gidip bari uyuyalım diyerek yattılar. Bizde Suat Bey ile muhabbet ediyoruz. Bir müddet sonra canımız sıkıldı. Arabayı aldık ve çevreyi gezmeye çıktık. Sahilden geze geze Erikliye doğru gidiyoruz. Yolumuzun üstündeki Danişment Orman Kampına uğradık. Ormanın denizle buluştuğu bu güzel yer bomboş. Burada biraz vakit geçirip, kamp görevlisi ile sohbet ettik. Sahilden kestirme olarak Erikliye giden yolun kapalı olduğunu öğrenince, Erikliye gitmekten vaz geçip eve döndük. Burç ile Uluç uyanmışlardı. Saat 16.30 da hava kalmaya başladı ama yem tutup sinarite bakmak için pek zaman kalmamıştı. Bu saatten sonra denize çıkmaktan vaz geçtik. Koskoca cumartesi gününü ne yazık ki boş geçmiştik.

    Pazar günü sabah erkenden tam kadro denizdeyiz. Zargana bol ama yine en büyüğü 25 cm. Yeterli sayıda zargana aldıktan sonra saat 10.00 doğru meradayız. Uzun oltaları yemleyip sinarite gezmeye başladık. Yaptığımız görev taksimine göre; oltaların başında ben ve Burç duruyor. Şayet sinarit yakalarsak videoya alma görevi Uluç’un. Balığa kepçe vurma görevi de bu konuda usta olan Suat Beyin. Çok geçmeden Burç’un çıkrığından beklediğimiz cırlama sesi geldi. Burç balığı zorlanmadan sakince tekneye aldı. Gelen 1 kg civarında genç bir sinarit. Aradan bir müddet geçtikten sonra bu seferde benim çıkrıktan cırlama sesi geldi. Birkaç saniye bekledikten sonra balığa tasmayı atarak çekmeye başladım. Tekneyi görünceye kadar pek zorlamadan gelen balık, tekneyi gördükten sonra hırçınlaşıp yol istedi. Bende balığı biraz kullandıktan sonra su üstü yapan balığa Suat Bey kafadan kepçeyi vurup tekneye aldı. Gelen balık tahminen 3 – 3,5 kg ağırlığında güzel ve yakışıklı bir sinaritti. Sinoları ikiledikten sonra keyfimiz ve moralimiz yerine geldi. Oltaları tekrar yemleyip gezmeye başladık. Aradan 15 dakika geçtikten sonra yine beklediğimiz cırlama sesi ve yine benim çıkrık. Oltanın başında baba bu seferde oltaya ben bakayım diyen oğlum Uluç var. Heyecanla balığı çekmeye başladıktan sonra “baba bu balık büyük, oltayı sana vereyim balığı sen çıkar” dedi ve oltayı ben aldım. Balık bir önce gelenden büyük. Çekerken zorlamasından, kafa atmasından ve yol istemesinden anlaşılıyor. Ancak hiçbir hata yapmadan çekerken balık iğneden kurtuldu ve olta boşaldı. Büyük bir ihtimalle Uluç’un balığa attığı ilk tasmada iğne balığın ağızına iyi oturmadı. Çene yapısı çok kemikli olan sinarit balığı da ağzına iyice geçmeyen ve zaten mecburen kullanmak zorunda kaldığımız 3/0 büyüklüğündeki iğneyi ağzından atmayı başardı. Biraz üzülüyoruz ama olsun neticede livarda iki sinarit var. Sıcağın bastırması ve uzun süre balık vurmaması üzerine saat 12.30 da öğlen yemeği için paydos edip, evin yolunu tutuyoruz.

    Yemek yiyip biraz dinlendikten sonra saat 15.00 da tekrar denize çıktık. Sinarite yem yapmak için ipekle zarganaya dolaşıyoruz. Ancak sabah yağma gelen zarganadan eser yok. Bir saate yakın hiç yemlik zargana alamayınca, sahte yem ile sinarite sırtı çekmeye karar veriyoruz. Sahte yemlere sinolar rağbet etmeyip hiç vuruş alamayınca, saat 17.30 civarında Pazar günkü avımızı sonlandırıyoruz. Hasılat biri genç diğeri orta boy yakışıklı iki adet sinarit. Hiç balık alamadan günü bitirmekte vardı, buna da şükür.

    Pazartesi günü öğlenden sonra İstanbul’a döneceğimiz için erkenden denize açıldık. Yem için zarganaya bakıyoruz. Büyük boy yine hiç yok, küçük boy zargana bolca geliyor. Yeterli yemi yaptıktan sonra saat 09.00 civarında aynı merada sinarite gezmeye başladık. Saat 09.30 gibi Burç’un çıkrığından beklenen ses geldi. Burç biraz bekledikten sonra kalamayı sıkıp tasmayı attı. Balık kaderine razıymış gibi fazla zorlamadan tekneye kadar geldi ve baş kepçecimiz Suat Bey balığın kafa tarafından kepçeyi vurarak, sinariti içeriye aldı. Kepçedeki balık yaklaşık 3 kg civarında orta boy güzel bir sino. Sabahtan hafifçe esen poyraz saat 11.00 gibi iyice artınca ve başkada balık alamayınca, kısmet bu kadarmış diyerek avımızı sonlandırdık. Tekneyi karaya alıp, eşyalarımızı ve evi topladıktan sonra saat 13.30 da sakin ve huzur dolu Saros’u bırakıp, üç gün boyunca gerçekleştirdiğimiz avın verdiği keyifle İstanbul’a doğru yola çıktık.

    Değerli arkadaşlarım Saros da yaşadığımız üç günlük balık avı maceramızı sizlerle paylaşmak istedim. Tuttuğumuz balıklar ile anılarımızda hep yer alacak hatıra resimleri çektirdik ve güzel video kayıtları yaptık. Umarım okuduğunuzda ve seyrettiğinizde beğenirsiniz. Doğaya, deniz ve amatör balık avına gönül vermiş tüm dostlarımın da aynı güzellikler yaşamaları dileklerimle sevgi ve saygılar.



    Bu avda kullandığımız ekipmanlar :

    Makine: Okuma 2011 Makaria çıkrık, Okuma Magnetic MG-45CS çıkrık
    Kamış: ProCatch Scarlet 180 cm bot ve jig kamışı 30 lbs
    İp misina: PowerPro Spectra, Moss Green 80 lb
    İğne. Mustad 540 HD 3/0 no, Hayabusa H.BEK562 2/0 no





    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    abi tekrikler maşallahınız var okudukça içim kaynıyor devamını dilerim rast gele
     
  4. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.784
    Beğeniler:
    8.169
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler abi, yine birbirinden güzel balıklar almışsınız :)
     
  5. löngöz

    löngöz Daimi Üye

    Yaş:
    60
    Kayıt:
    5 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.821
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İZMİR,AKYAKA
    tebrikler,,çok güzel balıklar...
     
  6. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Böyle balıklarda insanın aklı kalmazmı :) İyiki gitmişsiniz oralara, Ortam şahane görünüyor, daha bereketli avlarınız olsun...
     
  7. hunter

    hunter Daimi Üye

    Yaş:
    46
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.966
    Beğeniler:
    630
    Şehir:
    İstanbul-Pendik
    Tebrikler Burak abim,
    Çok güzel balıklar almışsınız yine,avlarınız her zamanki gibi hız kesmeden devam ediyor,her zaman rast gelsin abim.
    Selamlar.
     
  8. bahadir37

    bahadir37 Aktif Üye

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    10 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    415
    Beğeniler:
    12
    tebrikler burak abi on numara balıklar daha irileri rast gelsin
     
  9. Burak Karadeniz

    Burak Karadeniz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    571
    Beğeniler:
    82
    Sevgili Hızır teşekkür ederim.Selam ve sevgiler.
     
  10. Burak Karadeniz

    Burak Karadeniz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    571
    Beğeniler:
    82
    Hamdicim teşekkür ederim.Darısı başına.Sevgilerimle.
     
  11. Burak Karadeniz

    Burak Karadeniz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    571
    Beğeniler:
    82
    Sevgili Bülent teşekkür ederim.Selam ve sevgiler.