Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Sea-fari

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında Bahadır Sarıca tarafından paylaşıldı.

  1. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.073
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    İzmir
    Av yeri : Yeni Şakran(1.gün-1.seans-sabah suyu)
    Eski Foça(1.gün-2.seans-akşam suyu)
    Eski Foça-Yeni Foça arası(2.gün-1.seans- sabah suyu)
    Aliağa(2.gün-2.seans-akşam suyu)

    Av türü : Tekneden sürütme(sırtı)

    Avı gerçekleştirenler : Aykut Aytış-Bahadır Sarıca

    Hedef av : Levrek

    Gerçekleşen av : 1 Adet levrek(alıkoyuldu)
    3 Adet sinarit palazı(salındı)
    1 Adet karagöz(salındı)
    1 Adet istavrit(alıkoyuldu)
    2 Adet sinarit palazı(alıkoyuldu)

    Hava : 2-3 Bft Kuzey/Kuzeydoğu

    Ay durumu : Aysız

    Av saati : Yeni Şakran(1.gün-1.seans-sabah suyu)- 05.30/12.30
    Eski Foça(1.gün-2.seans-akşam suyu)-18.00/21.30
    Eski Foça(2.gün-1.seans- sabah suyu)-05.30/12.30
    Aliağa(2.gün-2.seans-akşam suyu) )-18.00/21.00

    Kullanılan kamışlar : Silverstar Safari 210 10-15LBS kamış Lenght:2.10 Section:2
    Pelican London 15-40g 1.80 Pelistick spin kamış

    Kullanılan makineler : Shimano Alivio 10000 - Ф0,21 mm(65LB) Berkley Whiplash ip
    Shimano Sonora 4000FB - Ф0,16 mm(20LB) Bojin ip
    Leader Ф 0,32 mm SpiderWire Ultracast(%100 Fluorocabon)

    Kullanılan sahteler : Muhtelif(Fotoğraf ve videolarda mevcut)


    Merhaba sevgili amatör balıkçı dostlar,

    Yaz aylarının gelmesi ile birlikte sevgili dostum Aykut Aytış ile birlikte at-çek avlarımıza biraz ara verip, tekneden sırtı avlarımıza başladık. Keyifle geçen bu avlarımız; yeni avlak keşifleri, fikir teatileri, deneme-yanılmalarla geçti. Bizim açımızdan güzelliklerle dolu 2-3 Temmuz 2011 avlarımızı sizlerle paylaşmak istedik.

    Eşimin şehir dışına çıkmasını fırsat bilerek, uzun zamandır yapmayı planladığımız uzun soluklu av için(sabah ve akşam suyunu içeren), hemen sevgili Aykut’u aradım;

    --“Hafta sonu uygunsan safariye(bizim için sea-fari) çıkıyoruz”
    --“Tamam Bahadır ağabeycim, nereye?”
    --“Akşam avlak çalışmalarını yap, yarın ofiste buluşup kararlaştırırız”

    Dedikten sonra; ertesi gün Cumartesi ve Pazar günlerinin sabah-akşam sularını kapsayacak Sea-fari’miz için İzmir’den kuzeye doğru çıkmaya karar verdik. Avımıza Yeni Şakran’dan başlıyacak, Eski Foça ile devam edecek, sonrasında EskiFoça ile Yeni Foça arasındaki koyları yoklayarak sonlandıracaktık. Av verimine göre seyahat sırasında değişiklikler olabilirdi nasılsa…

    Sea-fari’miz bizim için tamamen yepyeni bir keşifti. Gitmeyi planladığımız avlaklarda daha önce hiçbir deneyimimiz yoktu. Gerekli çalışmaları Google Earth ve Mapsend üzerinden yapmıştık. Hedef avımız olan levrek için olabilecek meraları araştırdık. Umudumuz paşayla buluşmaktı. Hatta trofe niteliğinde bir av yapabilirsek yakala-bırak yapmayı da hedefledik.
    Cuma gecesi Aykut’un gelmesiyle, bot&motorumuzu ve ekipmanlarımızı hazırlayarak yola koyulduk.

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    1.gün 1.seansımız için ilk hedefimiz Yeni Şakran’dı. Tabii yolda çorbacıyı atlamadık.

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Karnımızı doyurup, yolda 22 litrelik benzin depomuzu da doldurduktan sonra, sabah saat 04.30 civarında Yeni Şakran’a vardık. Google Earth üzerinden, 3.60m alüminyum taban botumuzu indirmek için seçtiğimiz yeri bularak, rahatça ekipmanımızı denize indirdik. Araç ve romörkün güvenliğini sağlayarak, denizle ilk randevumuza yol aldık;



    Mapsend incelemelerimizde avlağımızın 2-5m arası sığlıklardan oluştuğunu biliyorduk. Fakat zaman zaman otların yükseltiler oluşturup sığlığı 1 metrelere düşürmesi hem 9.8HP motorumuz için, hem de sahtelerimiz için olumsuzdu. Birkaç ot takılmasından sonra sevgili Aykut kendi buluşu “texas spiner’ını” kullanmaya karar verdi;

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Hedefimiz tabii ki levrek. Ama sevgili Aykut oldum olası hep söyler durur;
    “ Ya Bahadır ağabey, şöyle bir sinarit tutsak, ne güzel olur ama, değil mi?”
    Olmaz mı sevgili Aykut, al sana sinarit:



    Bu küçük sinarit palazının palazını tabii ki büyümesi için geldiği yere iade ettik. İlk defa sinarit yakalayan sevgili Aykut dostumun ileride birgün bu saldığı palazın dev bir cengaver olarak karşına çıkması en büyük dileğim.

    Buluş(texas spiner) at-çek avından sonra, sırtıda da bir kez daha kendini ispat etmişti. Bu arada benim tercihim; yaklaşık 60cm dalarlı Smith sahteydi:

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us


    Sonuç mu? O da çalıştı. Hem de gene sinarit:



    Renkleri muhteşem olan bu güzel palazı da, büyümesi için saldıktan sonra, tekrar paşa arayışlarımız başladı. Açıkçası sinaritle karşılaşmayı hiç beklemiyordum. Benim için büyük sürpriz oldu. Avımız çok keyifli başlamıştı. Levrek avında kendilerini ispat etmiş sahtelerimize sinarit palazlarının atlaması çok hoş bir deneyimdi. Bir ara sinaritte iddialı renkleri(sarı-kırmızı) olan sahtelerimizi taksak mı desek de, illa levrek diyerek devam ettik. Israrımız sonucunda paşayı da bulduk:



    Peşi sıra gelen balıklar keyfimize keyif katmıştı. İşte av böyle olmalıydı. Balığı bulduğumuz bölgeyi sürekli turalıyorduk. Ara ara ot takılmaları yaşasak da, balık sabah suyunda çok güzel oynuyordu. Gene bir sinarit palazı sahtemize takıldı. O cânım renklerini ise deniz kenesi mahvetmişti. Bizde palazı kenelerden temizleyip ait olduğu yere büyümek üzere gönderdik:



    Güneşin biraz yükselmesiyle, balık hareketleri yavaşladı. Bunun üzerine bölgede farklı yerler denemeye karar verdik. Ne de olsa bu bir keşif avıydı. Bölgede çok güzel yeni taşlıklar bulduk. Tam aradığımız gibi; kırma taşlı, yer yer kum ve otlukların bulunduğu çok güzel bir mera:



    Sevgili Aykut her zamanki gibi tarihe geçmeyi başardı. Sırtı avlarında aykırı olarak mırmır, çupra yakalandığını duymuş ve görmüştüm. Ama karagöz benim için bir ilkti. Aykut’un yüzdürdüğü Maria-Fake bait’e dayanamamıştı:

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us



    Güneşin iyice yükselmesiyle öğleye doğru 1.gün 1.seans avımızı sonlandırmaya karar verdik. Yüzler gülüyor, heyecan devam ediyordu. Yeni hedef Eski Foça’ydı. Eski Foça’ya Yeni Foça üzerinden geçecek, yolda Pazar günü için botumuzu suya indirmeyi planladığımız koyu görecektik.



    Koyda “aile” olmamamız sebebi ile girişimize ilk olarak izin alamasak da, aslında bizimde “aile” sahibi olduğumuz şirinliği yaparak, hatta hatta ülkemizde izin verilmese de Aykut ile birlikte aile oluşturabileceğimiz geyiği ile(tabii ki kendi aramızda) kendimizi “aile” olarak tanıtmayı başardık.

    Eski Foça’ya geldiğimizde ilk işimiz dinlenecek bir pansiyon bulmak oldu. Botumuzu indirebileceğimiz yerlerde gezinip, biraz çevreden de soruşturarak küçük bir pansiyon bulduk. Ilık bir duş sonrası 18.00’e kadar uyku yorgunluğumuzu almıştı. Uyanır uyanmaz soluğu kıyıda alıp, botumuzu tekrar mavi sulara bıraktık. İşte 1.gün 2.seans;



    Eski Foça Orak Adası kıyılarını dantel gibi ördük desem yeridir. Hava biraz yükselmiş ve 3 Bft olmuştu. Kıyı kıyı gittiğimiz için çok sorun olmadı. Burada tek sorun balıkçıların oldukça yakın bölgelere akşam suyu için bıraktıkları oldukça uzun mesafeli ağlardı. Derin dalarlı sahtelerimizle muhteşem doğa&deniz manzarasında aramalarımıza devam ettik. Bu arada Orak adasında bulunan tavşan kolonisinin martılarla iç içe yaşayarak oluşturdukları dostlukları enfes görüntülerdi. Umutla avımızı 21.30’a kadar sürdürdük. Maalesef av olarak pek verimli geçmedi. Gün batımı ise bir başka güzeldi. Dönüşte oltamızı bir istavrit ziyaret etti.

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Bot&motor ve ekipmanlarımızın toplanmasıyla pansiyona dönüşümüz saat 22.30’u buldu. Alınan duşların verdiği rehavetle yataklarımızda günün değerlendirmesini yaparken uyumuş kalmışız. Hatta bayılmışız bile denebilir. Yorgunluğumuzla birlikte o kadar derin uyumamıza rağmen, içimizdeki av heyecanından olsa gerek, saat 04.00’e kurduğumuz saatimizin çalmasıyla ikimiz de kısa sürede hazırlanıp avlağımıza doğru yola koyulduk. İşte 2.gün 1.sean başlıyor;



    Eski ile Yeni Foça arasındaki koylar gerçekten görülmeye değer. Kaya oluşumları çok ilginç. Oldukça büyük kütlesel kayalar mevcut. Denize dik uzanan dağların arasındaki bu koylarda, yer yer bu kayaların yüzeye çıkışları bize bazen zor anlar yaşatsa da, çok keyifliydi. Günün ilk ışıkları dağların arkasından kendini göstermeye başlarken işte Daiwa Saltiga’mıza teveccüh eden güzellik;



    2.gün 1.seans sabah suyu açılışımız günün güzel geçeceği konusunda bizi umutlandırmıştı. Balığı aldığımız bölgede oldukça gezindik. Hedef avımız levrek olmasına rağmen, artık alıştığımız sinarit palazlarını ararken bol bol yazılı hani,gelincik tuttuk.





    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Daha sonra yazılı hanilerin de kesmesiyle, yaklaşık 5 saat boş gezdik. Sırtı avı da en az at-çek kadar sabır isteyen bir av. Dönüşe geçmeyi düşündüğümüz bir anda bize yerli avcıların pek tavsiye etmedikleri, fakat sinarit duyumlarımızın olduğu Hayırsız Adayı turlayalım istedik. Madem sinarit arıyorduk, derinlik de müsaitti; sarı-kırmızılı Maria-Tight Slalom gayet uygundu. Ummadık taş baş yararmış misali, Hayırsız Ada bize “hayırlı” geldi. İşte günün ikinci sinarit palazı:







    Saat oldukça ilerlemiş, güneş yakıcı olmaya başlamıştı. Son palazı aldığımız yerde birkaç tur daha atıp sonuç alamayınca, daha fazla kalmanın anlamsız olacağına karar vererek dönüşe geçtik. “Aile” kampında bot&motor ve ekipmanlarımızı toplayıp, romörkümüzü bekçiye emanet edip, tekrar dinlenmek üzere Eski Foça’ya döndük. Eski Foça’da güzel bir öğle yemeğinin adından, duş sonrası pansiyonumuzda tekrar sızmışız. Uyandığımızda saat 17.00 idi. Bu zamana kadar geçen avımız bize oldukça keyif vermişti. Ama hedef avımız olan levrek bir adetti. Her ne kadar etçil sonuç önemli olmasa da, hedefimiz açısından sadece levrek olabilecek avlak olan Aliağa’da son avımızı yapmaya karar vererek, rotamızı Aliağa’ya çevirdik. Kışın at-çek ile güzel sonuçlar aldığımız avlağımızda 2.gün 2.seans son avımız başladı:





    Maalesef bu seansımızda paşamızı bulamadık. Her şeye rağmen sea-fari’mizi başarıyla gerçekleştirmiştik. Yeni yerler keşfetmiş, ilk defa gidilen avlaklarda balık yakalamanın keyfine varmış ve en önemlisi yaşamımızın keyifli günler hanesinde, unutulmayacak bir macera yerini almıştı.

    [​IMG]

    Uploaded with ImageShack.us

    Açıkçası Aykut dostumla biz çok keyf aldık. Umarım tüm amatör dostları yaşadığımız bu anlara ortak edebilmişizdir. Daha keyifli avlar sizlerin olsun.
    Sevgi ve selamlarımla…
    Rastgele….
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Tolga

    Tolga Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    ISTANBUL
    Videolarla, resimlerle, anlatımlarla herşey çok güzel. Elinize, gönlünüze sağlık.
     
  4. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.866
    Beğeniler:
    4.141
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Sevgili Bahadır abi ve Sevgili Aykut bu işi hakkıyla yapıyorsunuz helal olsun bir kez daha:) Bu güzellikleri bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim. Ellerinize sağlık çok güzel çekimler, samimi , içten üslubunuzla da farklısınız.. Tebrik eder devamını dilerim Rastgele:)
     
  5. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.730
    Beğeniler:
    5.728
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler Bahadır&Aykut
    Mükemmel bir haftasonu tatili olmuş.
    Botla koy koy dolaşmak, tüm zamanı balık peşinde geçirmek kimbilir kaçımızın hayali.
     
  6. duzensiz

    duzensiz Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.066
    Beğeniler:
    24
    balık bahane olmuş :) darısı başımıza.
     
  7. selim65

    selim65 Yeni Üye

    Yaş:
    51
    Kayıt:
    25 Nisan 2011
    Mesajlar:
    5
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    istanbul samatya
    Küçük balıkları atmayı balıkçılıkla geçinen kıyı balıkçılarınada öğretmeliyiz malesef bu konuda bilgisizler
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 16 Temmuz 2011
  8. Emir Şengezer

    Emir Şengezer Daimi Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    14 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.477
    Beğeniler:
    61
    Çok keyifli avlar olmuş tebrik ediyorum. Hedef balık levrek olduğundan sığlıklarda dolaşmanıza rağmen 5 palaz almışsınız. Ben olsam bir dahaki hafta aynı meranın daha derin taşlıklarını bu kez sinarit için yoklardım :) Güzel avlarınız daim olsun.
     
  9. m1976k

    m1976k Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    ortaca /muğla
    mükemmel bir rapor olmuş emeğinize sağlık .......
     
  10. AKIN KAPTAN

    AKIN KAPTAN Editör Moderatör

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.915
    Beğeniler:
    58
    Şehir:
    Marmaris
    Ellerinize sağlık. Çok güzel bir rapor olmuş. Tatlı sularda kullanılmasına alıştığımız spinner takımlara tuzlu suda şans vermeniz çok ilginç ve etkili bir deneyim olmuş. Bildiğim kadarı ile bu sitede ilk defa böyle bir paylaşım oldu. Spinner takım sığ suların katillerini kıskandırmayı başarmış. Belki derinlerin canavarlarında da etkili olabilir. Bir denemek lazım.
     
  11. Burak Karadeniz

    Burak Karadeniz Aktif Üye

    Yaş:
    63
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    571
    Beğeniler:
    82
    Segili Bahadır yine çok detaylı ve dolu,dolu bir paylaşım olmuş ellerinize sağlık.Devamının dahada iyi olması dileklerimle selam ve sevgiler.