Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

sonunda aslan kurbağayla konuşur

Konu, 'Genel Konular' kısmında duzensiz tarafından paylaşıldı.

  1. duzensiz

    duzensiz Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.066
    Beğeniler:
    24
    http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/tarim-bakani-ile-gorusmeden-beklenen-sonuc-cikmadi-220111/

    Greenpeace Akdeniz'in görüşme talebi üzerine Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker makamında Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı ile görüştü. Gerçekleşen görüşmede, ticari balık türlerinin yasal avlanma boylarının yeniden ne zaman düzenleneceği ile ilgili sorduğu sorulara, Bakan'ın verdiği cevaplar tam anlamıyla bir planlama içermiyor.

    Bakan yalnızca, balıkçılık kurallarını belirleyen tek yasal düzenleme olan su ürünleri tebliğinin hazırlanma süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi için "talimat" verdiğini ifade etti. Ancak bu çalışmanın, Greenpeace'in sürdürdüğü "Seninki kaç santim?" kampanyasının ana konusu olan, yasal avlanma boylarının, bilimsel üreme boylarına uygun olarak mı düzenleneceği, nasıl bir yöntem izleneceği ve ne zaman tamamlanacağı sorusuna bir yanıt vermedi.


    geyik eti yemek varken aslanımız neden balık derdine düşsün ki :)
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Vedat Abayoğlu

    Vedat Abayoğlu Daimi Üye

    Yaş:
    68
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.093
    Beğeniler:
    142
    Şehir:
    Sivrice Feneri Mevkii Sivrice Koyu ASSOS
    Sevgili Hüseyin
    Ne yazıkki Denizlerimizin bugünki vahim durumu ile ilgili her girişimde müspet sonuçlar yerine,bu halin müsebbibi olan,dengesiz güçle donanmış Büyük tekne sahipleri(Gırgır ve Trol)yeni av sahaları,daha uzun avlanma süreleri elde etmektedirler.
    Basit iki örnek vermek gerekirse;
    Neredeyse artık beynelminel bir problem haline gelen,lüfer balığının en azından ekenomik bir balık çeşidi olmasından çıkma sebebi olarak,İstanbul Boğazının Paşabahçe koyu ile Sarıyer Kefeli Köy Tarabya önündeki koyda onlarca Gırgır tarafından,normal göçlerini tamamen engeller vaziyetteki avları,hemen her duyarlı vatandaşın içini sızlatır vaziyetteydi.
    Bu iki koyun avlanmaya kapatılması için birçok kuruluş giirişimlerde bulunmuştu.
    Sonuç ise tam tersi olmuştur.Bu iki koyda tahrip edici avlar devam etmiş,politik güçleride olan büyük tekne sahipleri ilaveten bir avlanma sahası daha elde etmişlerdir.
    İkinci örnek bence dahada vahimdir.
    Bilindiği üzere evvelki sezonda yasak mevsim,havaların rüzgarlı geçmesi,büyük teknelerin yeterince avlanamamaları gerekçesiyle 15 gün uzatılmıştı.
    Bu vahim durumun sonuçunda,özellikle Marmaradan sürülerle Karadenize üremek üzere geçme çabasındaki İstavrit balığı katliama uğramış,Balıkcılık sektörünün lokomatifi olan İstavrit balığında bilahereki sezonda kıtlık görülmüştü.
    Yeni sezonda bilinçli bazı tekne sahipleri dahi,balıkcılık kooparatifleri,bizler gibi amatör toplumlar,dernekler büyük bir çaba içine girerek bu ilave av sezonunun uygulanmasının önüne geçebildiğimizi sanmıştık.
    Peki ne oldu;Gizlice o büyük tekne sahipleri politik güçlerinide kullanarak,bu kere avlanma sürelerini,güya açık denizde uygulanmasını bir gecede elde ederek,üstelik bu kere aavlanma süresini 15 gün değilde 1,5 ay uzatılmasını temin etmişlerdir.
    Sonuçta,açık denizlerde barınabilen,arada üremek üzere Karasularımıza giren Uskumru,Kolyoz bazı ton balığı,kılıç balıkları çeşitleri büyük kıyıma uğramışlar,müteakip sezonda normal verdikleri avın kerelerce misli daha az hale gelmişlerdir.
    Politik güçler devrede olduğu sürece,tebliğ ve sirkülerleri hazırlayan Tarım Bakanlığına bağlı kuruluşlar maalesef Büyük Gırgır sahiplerinin güdümünden çıkamamaktalardır.
    Durum gittikce daha vahim hale gelmektedir.
    Maalesef mesleği balıkcılık olan her türlü Profesyoneller bindikleri dalı gayretle kesme çabasındadırlar.
    Böylesine bir durumun dünya üzerinde bir örneği olduğunu hiç sanmıyorum.

    Sevgiyle kal
     
  4. muratbozk

    muratbozk Aktif Üye

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    20 Ocak 2011
    Mesajlar:
    566
    Beğeniler:
    151
    Şehir:
    istanbul
    Vedat abinin dediklerine sonuna kadar katılıyorum, buna ilaveten Sarıyer kefeliköy karşısındaki Askeri bölgede her ne şekilde olursa olsun avlanmak ne kelime izinsiz girmek mi? Gidin bakın gece olduğunda oralarında nasıl telef talan yağma edildiği....
    Dediğimiz gibi gücün varsa arkanda kuvvetliyse bu ülkede yapamayacağın şey yok maalesef. Burda herkes denizimiz gidiyor balıklarımız yok oluyor diye bağırıyor ama...
    BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GELİR MİSALİ GİDİYOR.
     
  5. hızır şeref gültekin

    hızır şeref gültekin Daimi Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    17 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.985
    Beğeniler:
    365
    Şehir:
    rize
    olmaya devlet cihanda bir küçük çinekop gibi :(