Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Soros çıkarmasının sonuçları

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında mrshadow tarafından paylaşıldı.

  1. mrshadow

    mrshadow Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Ekim 2010
    Mesajlar:
    185
    Beğeniler:
    12
    Umut veya Ümit bazen bir isim bazen bir bekleyiş bazen de insana yaşama arzusu aşılayan bir güç. Böyle başladı bu yolculuk büyük bir ümitle ve heyecanla. İlk lerin yolculuğu olacaktı. İlk defa Gelibolu yarımadası yolculuğu, ilk defa spin avcılığı ve ilk defa Paşa peşinde koşma seferberliği. Merak, ümit ve heyecan üçü bir arada ve bu karışımın enjekte ettiği yüksek dozda adrenalin. Bir ay öncesinden başlanan hazırlık ekipman temini, zaman ayarlama, gidilecek yer tespiti vs . Nerde nasıl hangi ekipman kullanılır, nerelerde olur, olan yere nasıl ulaşılır,yüksek lisans tezi hazırlarcasına hummalı bir çalışma. Hedeflediğim amaca ulaşma yolunda ulaaşabildiğim tüm kaynaklardan istifade etme. Bu arada coğrafya bilgim sınıf atladı :). Tüm bu hazırlıklar sürerken vakit yaklaştı kışlada ki askerin doğan güneş özlemi benim cuma akşamı batan güneş özlemime dönüştü. Saatler ilerledi mesai bitti ve artık dört gün sürecek kovalamaca için ilk adım atıldı.

    Cuma akşamı saat 20:00 de yola çıktım. Yanlız gitmemek adına ve kalacak yer problemini aşmak için Kilitbahir'de evi olan bir amcamızı ve yiğenimi de yanıma aldım. yağmur fırtına göz gözü görmüyor o halde bir yolculukla gece 01:30 da Kilitbahir'e vardım. Vardım ama günün yorgunluğu ve üstüne bir de İstanbul trafiği sonrası uzun yol adeta pestilimi çıkarmıştı. Bir çok zaman kendime yönelttiğim o meşhur soru yine belirivermişti zihnimde DELİ misin? Balık için onca zahmet, zaman ve para harcanır mıydı? Bu sorulara o yorgunlukla tam cevap vermekten vaz geçecektim ki bir anda şimşek gibi gözümde canlanan sahne! Kamışın ucunun yere yatarak kalamanın cırlayıp misinanın gerildiği ve kalp atışlarının yüz metre koşucusunun finish çizgisine vardığı andaki atış hızına denk bir tempoda oluşu... Bu sorulara her zaman en iyi cevap olmuştur. Ama bu hayal dahi yorgunluğumu alacak veya unutturacak gibi değildi. Saatimi kurarak biraz da olsa dinlenmek ve at çeke enerji depolamak için yattım.

    Sabah 06:00 da çalan saat işkence aletinden farksızdı, farksızdı ama daha yapılacak çok iş vardı. Zor zahmet kalktım hazırlandım ve düştüm yollara... Sabah ayazını yiyince anında kendime geldim hatta geçtim bile. Planlarım hep kuzey den güneye doğru inerek denemeler yapmaktı fakat ilk durak Kilitbahir olunca planlar sekteye uğradı doğal olarak. Yapacak çok fazla bir şey yoktu, daha önceden tespit ettiğim meralara doğru yolculuk başladı.

    ilk gün oldukça verimsiz geçti, uzaktan ne kadar araştırma yaparsan yap kime sorarsan sor duydukların ve araştırmaların sonucu ile karşılaştığın yerler çok farklı(tarafımdan tecrübe edildi). Birçok sahte ve silikon denize kurban verildi (gitti paracıklar :) ). Saatler ilerledi kollarda derman kalmadı at-çek olayı atıp çekememeye doğru sürüklendi gitti. Nihayetinde akşam olmuştu yorgunluk bir tarafa küçük bir hareket dahi olmayışı moral seviyesini yerlerde sürünür hale getirmişti. Olsun önümde daha üç gün vardı, bu teselli ile evin yolunu tutturmuştum. Eve geldim ve ilk sorular sevgili ev sahibi amcamız tarafından sorulmaya başlandı, ne tuttun, ne oldu nasıl geçti... Ne cevap verilir ki. Durum anlaşılınca amcamız hemen olaya müdahil oldu ve ilk öneri geldi. Köyde balıkçılık yapan bir arkadaşının evine doğru yol almaya başladık. Gittik oturduk sohnet ettik çay içtik ve asıl mevzumuza geldik. Nerede bu PAŞA lar. Balıkçı abimiz paşaların şuan nerede olacaklarına dair önerilerini ve adreslerini verdikten sonra tekrar bir heyecan sardı. Günün yorgunluğu bir anda unutuluverdi ve yazımın başındaki umut-ümit devreye girdi yine. Adres aldık ya daha durulur mu orada otur bir çay daha falan filan derken çoktan düşmüştüm yine yollara. Akşamın karanlığında, ıssız dağ başında buralarda ne yapacağım düşüncesi bir yanda bir yanda paşa hasreti öyle karmaşık duygularla karanlıklar içinde orman yollarından geçerek yaklaşık 20 km bir yol yaptıktan sonra hedefe ulaştım. Ben tek başıma olacağımı zannederken bir baktım ki en 6-7 kişi daha var. Selamınaleyküm diye girdik söze... Arkadaşların bir kısmı Bursa'dan bir kısmı İstanbul'dan kopmuş gelmişler. Açıkcası baya bir sevindim niye mi? Eee tek deli ben değilmişim :) . Ama üzücü haber sonradan geldi, kurulan cümleyi aynen aktarıyorum "Üç gündür burda yatıp kalkıyoruz ama nafile henüz bir şey yok" siz olsanız üzülmezmisiniz? Ne yapalım nasip belki size gelmemiştir beni bekliyordur paşa dedim(züğürt tesellisi) ve Bismillah diyip oltamı suyla buluşturdum. Tabii gece sardalya ile yemli takılıyoruz zaten at-çeke derman yok. Bir saat geçmiştiki birden kamışa bi haller oldu elim ayağıma dolaştı kalp ritmini arttırdı derken bir sıçrayış kaptım oltayı baktım bir ağırlık var içim içime sığmıyor güya kimseye de çaktırmıyorum (en azından ben o an öyle zannediyorum) yavaş yavaş kıyıya yaklaştı ve ne idüğü belirsiz bir yaratık çıktı sudan :) . Öğrendim ki mığrıymış korkunç hayvan, takımı ağzından çıkarana kadar hal geldi başıma birde korkuttular beni ısırır koparır parmağını diye... neyse güç bela ondan kurtuldum arkamda bekleyen köpekler bayram etti onların nasibiymiş. Sonra ne mi oldu. Sabaha kadar bizim paşa hariç denizde ne kadar canlı varsa oltamı ziyaret etti.

    - Mığrı
    - Mırmır
    - Ahtapot
    - İzmarit
    - Zargana
    - İspari

    Yorgunluğa birde uykusuzluk eklenmişti ikinci gün biraz arabada kestirdikten sonra kaldığım yerden çalışmaya devam. Gündüz yine sonuç hüsran gel gör ki ümit denen olgu hep canlı vaziyette bir kenarda duruyor ha geldi ha gelecek. Biraz dinlenmek ve yemek için dağ başlarından tekrar medeniyete doğru bir yolculuk yaptım. Yemek yediğim yerde sohbet ederken acaba bir yer öğrenebilirmiyim gibilerinden muhabbet açmaya çalışıyorum. Ben aklımda olan yerleri söylüyorum derken sanırım iyi bir nokta tespit etmiş olacağım ki;

    - sakın oraya gitme uyarısı ile bir an duraksadım.
    --Neden? (Hemen izahat geldi arkasından)
    -Orası güzel yer balığı da alırsın ama...
    --Ama sı ne?
    -Oraya gitmen için arabanı 2 km önce bırakman lazım sonra tepeden aşağı inmen gerekiyor ve vs devam etti...
    --Tamam bunlar sorun değil 400 km yol kat etmişim bunlar vız gelir.
    -Sorun şu ki döndüğünde arabanı taşlanmış bir vaziyette tanınmayacak halde bulma ihtimalin çok yüksek yinede sen bilirsin...!

    Bir ikilem içerisinde gitsem mi gitmesem mi? Derken yola çıktım ama bir yandan da kendimle konuşuyorum değer mi ya doğruysa yaban ellerde başımıza iş almayalım gibilerinden... Neyse ki ani bir karar ile gitmekten vaz geçtim rotayı başka bir mekana çevirdim. (Laf aramızda hala aklım orda)

    Velhasıl güzel ama bir o kadar da yorucu bir yolculuk oldu. Peşine düştüğüm paşalar malesef ortalarda yoktu. Giderken çok fazla gürültü yaptım sanırım ürküp kaçtı hepsi. Üç gün Üç gece sabah suyu akşam suyu gece suyu sabaha karşı suyu olmadı. Paşa efendiyle tanışamadık. Lafı çok uzattım farkındayım eğer hepsini okuduysanız sabrınız için ayrıca teşekkürler.

    Uğraşmaktan ve yorgunluktan çok fazla görüntü alamadım ama bir kaç kare sizler için çektim.

    PAŞA ya hasret devam ediyor, dizinin ilk bölümü biraz durgun geçti ama inanıyorum ki ilerleyen bölümlerde hasret bitecek, kavuşma anını sabırsızlıkla bekliyorum.

    Kalın Sağlıcakla,
    Rastgele.
     

    Ekli Dosyalar:

  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. murat48

    murat48 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Şubat 2012
    Mesajlar:
    284
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    muğla
    İşte aşk bu.
    Bu aşk insana neler yaptırıyor değil mi.
    15 günde bir iznim olmasına rağmen bende fırsat buldukça balığa kaçıyorum.
    Aile büyükleri zaten fazla iznin yok , yatsana , dinlensene bile deseler ben vücudum değil , kafamı tatil yaptırıyorum diye savunuyorum kendimi.
    Resimlerde çok güzeldi. Umudunuzu kaybetmediğiniz sürece o paşa elbet birgün gelecektir.
     
  4. Bahadır Sarıca

    Bahadır Sarıca Daimi Üye

    Kayıt:
    1 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.072
    Beğeniler:
    53
    Şehir:
    İzmir
    Bir amatörün güncesi. Bilindik duygular;
    Aşk, umut, sabır...
    En kısa zamanda paşayla buluşmanız umuduyla.
    Sevgi ve selamlar...
     
  5. mrshadow

    mrshadow Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    1 Ekim 2010
    Mesajlar:
    185
    Beğeniler:
    12
    Bakalım büyük buluşma ne zaman gerçekleşecek...
     
  6. dr.zeki

    dr.zeki Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    451
    Beğeniler:
    113
    Şehir:
    Balıkesir-İzmir
    Tebrik ederim bu güzel anlatım icin... Emin ol bu ısrarlı aramalara levrekler daha fazla dayanamayacak ve sahtenle bulusacaklar. Ümit gönlümün ekmeği, umar ha umar umar. ..
     
  7. SworDFish48

    SworDFish48 Aktif Üye

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    23 Kasım 2012
    Mesajlar:
    298
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    Bodrum/Mugla
    Umarım en yakın zamanda paşa ile buluşursunuz;)
     
  8. Kasırgaemre

    Kasırgaemre Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    20 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    316
    Beğeniler:
    101
    İnşallah enyakın zamanda kovanı paşalarla doldurursun
     
  9. sabora

    sabora Daimi Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.723
    Beğeniler:
    147
    Şehir:
    Kocaeli
    Sabrınız ve azminiz için tebrikler, umarım en kısa zamanda aradığınızı bulursunuz. Bir de buradan keyifle okur ve seyrederiz raporunuzu. Rast gelsin.
     
  10. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.693
    Beğeniler:
    5.696
    Şehir:
    İstanbul
    Gitmiş, denemiş ve yazmışsın Murat.. Hem de güzel yazmışsın.
    Araba ve taşlama hikayesi sanırım Soğandere ile ilgilidir.
    O bölgede belki balık vardır ama sadece bölgeyi bilenler alır.
    Gerisi genelde hava alır. :)
    Yayınladığın fotolara bakınca baloık olması lazımmış gibi geliyor ama yakaladıklarını facede yayınlayan bir bölge yerşisinin son haftalarda hiç levrek fotoğrafı koymamış olması da bölgenin hali hazırdaki kısırlığını gösteriyor..
    Denemeye devam..
    Sonrakinde denk gelir inşallah.
     
  11. wolf

    wolf Aktif Üye

    Kayıt:
    26 Mart 2012
    Mesajlar:
    136
    Beğeniler:
    25
    bu azme bu aşk'a paşalar yanlış yapmış.okurken ben heyacanlandım cesaretinize imrendim ne mutlu size..:harika: