Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Tekaüt'lerin tekne avı güncesi...

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında ishak BALLICA tarafından paylaşıldı.

  1. ishak BALLICA

    ishak BALLICA Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    99
    [​IMG]

    [​IMG]

    Günlerden Cumartesi, sıradan bir hafta sonu ve evdeyim.Yani kafada ne bir balık planı,ne de bir küçük kaçamak düşüncesi filan yok.Ailece yapılan sabah kahvaltımız sonrası,evimize gelen yakın bir aile dostumuz ile geç kalan sabah kahvesi keyfi yapmaktayız.
    Birden cep telefonum çalmaya başladı.Telefonuma ulaşıp da ekranına baktığımda arayanın Sevgili Nadir kardeşim olduğunu gördüm.Telefonda yapılan bir iki hoşbeşden sonra bana çok güzel bir teklif sundu.Sevgili Murat bey ile bir tekne avı yapacaklarını ,arzu edersem onlara katılabileceğimi söyledi.
    Telefonda görüşme yaparken, birden bir durum değerlendirmesi yaptım kafamdan ve henüz telefon görüşmemiz bitmeden neden olmasın,kaçta buluşuyoruz dedim.Sözün özü pekde geç olmayan bir saatte buluşlarak düştük yola.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Sevgili Nadir kardeşim, yem işini telefon ile hallettiklerini.Ve mamun ayırtıklarını söyleyince direkt onların dediği yemciye uğradık doğal olarak.Yemciye vardığımız da gördüğümüz manzara tam bir hayal kırıklığı oldu.Zira mamunlar aklı ötesi devasa boyuttaydı. Emin olun al her birini boynuna kolye yap.Mubareklerin he biri işaret parmağı büyüklüğüne yakın ebattalar.Halbuki oltacıların tercihi adına boncuk mamun ya da iğnelik mamun dediğimiz küçük boyutta olmalıydı.Ama, yapacak başka bir şey yok.Çaresiz olarak aldık tabiki.Üstüne de 100 kadar sülünez ilave ettik destek olsun diye.
    Tekne başına vardığımızda hava kararmaya yakındı.Hemen vakit kaybetmeden eşyalarımız yükleyerek kısa bir yoculuktan sonra tüm av güncemizi geçireceğimiz yakın bir meraya vardık.Çapanın tutmasını müteakip de doğal olarak oltalar yemlenerek su ile buluştu.Oltalar su ile buluşmasına buluştu da, ama arzu edilen vuruşlar ortalıkta yoktu.Vuruşlar ince ve zayıf gelen balıklar ise kırıntı diye tabir ettiğimiz cinstendi.
    Bu arada zaman yavaş yavaş ilerliyor ve gece yarısına doğru yaklaşıyorduk.Her ne oldu ise gere yarısından önce aynen sevgili Murat ve Nadir bey'lerin dediği gibi esas assolistler çıktı sahneye.Sağlam vuruşları yapanlar mırmır adı verilen balıklardı.Üstelik ebatları da gayet mükemmel bir boyutta.Ve sözün özü o anlardan itibaren adeta bir Murat bey sov başladı diyebilirim.Sevgili Murat bey ard arda çok güzel mırmırlar almaya başladı.Ve bunlara ara ara kaba Lidakilerde eklendi.Ve derken Sevgili Nadir Bey de başladı balık almaya.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Ama ben bir türlü ortama adate olamadım ve balık alamıyordum o sıralarda.Zira benim son 7-8 senden beri İzmir/Çeşme de kullanmış olduğum derin suya hitap eden takımlar sanırım buraya pek uygun değildi.Üstelik balıkların yem tercihi de çok farklı.Zira bizler Çeşme de av yaparken yaklaşık 50-60 metre civarlarda av yapıyoruz.Takımlarımız buraya göre daha sağır ve kurşunlarımız da 200 gr civarı.Halbuki buralarda av yaptığımız şu anki mekan ortama 18-20 metre civarı bir derinlik.Onun için daha ince bir misina ve daha ince bir takım tercih ediliyordu.İşin ilginç yani ise, bizler Çeşme de Mercan ve karagöz vs balığa sülünez yetiştiremezken, buradaki vs balık sülüneze burun ucu ile dokunurken, mamunu görünce adeta çıldırmışcasına saldırıyordu.
    Benim bu av esnasındaki ilk saatlerimizdeki bahtsızlığıma rağmen yinede ortamın tadını çıkarttım tabiki.Zira sıfıra yakın, dingin bir havada gökyüzünde gümüş bir tepsi asılı duran cam gibi parlak bir yarım ayın deniz üstünde yaratmış olduğu ışık oyunlarının altında dost meclisinde hep beraber olmanın tadı gerçekten doyum olmaz bir tad.
    Gece yarısına yakın yaklaşık 2 saat kadar süren o hızlı seromoni daha sonra sona erdi.Ve başladı balık vuruşları azalmaya.Gelen balıklar ise yine isparoz, gopez vs gibi kırıntı balıklardı.Gün ışımasına yakın sanırım 05,00 ile 06,30 arası yine bir adrenalin patlaması yaşandı teknede.Bu esnada gerçekten çok çok güzel balıklar denk geldi.Sevgili Murat bey in ard arda aldığı çupralar ve hele heke Sevgili Nadir Bey in almış olduğu 500-600 gr lık mercan aklılarda uzun sene kalacak tatlı bir av güncesi yaşattı bizler.Ha bu arada hiç de beklenmeyen bir esnada bana denk gelen yakışıklı bir antenli mercan ise günün en tatlı anlarından oldu.


    [​IMG]

    [​IMG]
    Sözün özü, başta Sevgili Murat bey ve Sevgili Nadir bey ler olmak üzere her birimizin sofralarımızı süsleyecek kadar balıkların denk geldiği harika bir av güncesi oldu.Sanırım saat 09.30 gibi de toplanarak kısa bir yolculuktan sonra barınağa vardık.Bu av güncesinde yaşadığımız tek olumsuzluk, Kaptanımız Murat bey in teknenin iskelesine yanaşmak için geri geri manevra yaparken remencenin ipini motora sardırması oldu.Nasıl oldu, nasıl gerçekleşti bir türlü anlıyamadık.Sanırım ani manevra ile kaş ile göz arasında bu gerçekleşti.Ha bu arada benim nasibimde de bu arada buz gibi soğuk suda iç çamaşır ile denize girmek varmış.Zira içimizden birimizin bir şekilde suya girmesi ve dalarak pervaneye saran remencenin ipini kesmesi ve hiç değil ise tekneyi iskeleye yanaştırmamız lazımdı.Neyse 3 tekaüt kafa kafaya vererek sahildeki insanların benim iç çamaşırlı halima şaşkın bakışları arasında olsa bile bunu sağ salim gerçekleştirdik.

    Çok daha bereketlisinin kazasız belasız sağlık ve sıhhat için de sizlere denk gelmesi dileği ile rastgele arkadaşlar


    [​IMG]



     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Dostlarla güzel bir av olmuş abi, devamını dilerim :)
     
  4. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.725
    Beğeniler:
    5.727
    Şehir:
    İstanbul
    Tebrikler İshak..
    Her horoz kendi çöplüğünde öter derler ya, bu avda sanırım bir kere daha kanıtlanmış.
    Rapor içinde de bahsettiğin gibi her bölgenin kendine has takım ve yem incelikleri var. Uzaklardan biri sorupta cevap alamayınca kızıyorlar ya bize, kızmasınlar. Bir koyda mükemmel olan diğerinde kadük olabiliyor.
    Her şeye rağmen güzel bir gece olmuş. Sabah duşu :D da alınıp av sonlanmış..
    Her zaman rast gelsin
     
  5. ishak BALLICA

    ishak BALLICA Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    99
    Sevgili Oktay ım biliyorsun havalar epeyden beri bayağı yumuşak gidiyor.:)Yani henüz kış yüzünü gösterip de, poyraza ve onun bizlere sağlayacağı Levrek camiasına kavuşamadık.:rolleyes:

    İşte o yüzden şimdilik tekne avları ile idare ediyoruz.Ama esas özlemim poyraz hava ve Levrekler...
     
  6. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.176
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    En güzel av bu işte İsak. Arkadaşlarla birlikte olup sonra evlere dönmek.

    Ne yazık ki ben bir grup arkadaşla balığa çıktığımda eve dönemiyorum.
    Onlarla gitmek istemiyorum. Uyduracak nedenim kalmadı.
    Aklınıza başka şey gelmesin, hepsi iyi insanlar ancak her balık dönüşü yeni telefonlar alınıyor. Suya sadece telefon düşürseler iyi kendileri telefonla birlikte düşüyor. Önümüz kış, bakalım neler yaşayacağız yine.

    Geçen kış kıyıya yanaştığımızda biri inmek için sandalın önüne gitti, sonra geri dönüp küpeşteden suya indi. Boğazına kadar derin yere. Aylardan şubat veya mart saat gece 03;30
    Sonra suyun içinde yürüyerek iskeleye çıktı. Sandalın önünden iskeye atlarken düşer ıslanırım korkusuyla böyle yapmış. Adam öyle sarhoş ki ıslandığının farkında değildi.
    Sizin ıslanma zorunlu olmuş. Bizim Nevzat'ınki düşünememe.
    Bu hafta başka bir arkadaşı aradım. İlk an beni tanımadı. Çünkü kayıtlı değilim. Bir ayda 2 I phon harcamış telefon hafızası yok olmuş.
     
  7. ishak BALLICA

    ishak BALLICA Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    99
    Kardeşim, yerinde tespitler içeren yorumun için çok teşekkürler. Tek sıkıntı yanaşma esnasında yaşanan o olumsuzluk oldu.:rolleyes:Ben zorunlu duşumu alırken :p şu kekamozlar ellerimi kesmeseydi çok daha iyi olacaktı.Her iki elimin hem avuç içlerindeki farklı yerleri hem de parmaklarım muhtelif yerleri adeta jiletle kesilmiş gibi...:eek:

    NOT: Kekamoz denilen nesneyi bilmeyen dostlar için küçük bir açıklama..:)

    Kekamoz : Teknelerin su kesimin altında kalan tüm yüzeyleri zaman içerisinde zırh gibi kaplayan ve şekli şemali aşağıdaki resimde görüldüğü gibi bir oluşum.Cam kırıkları kadar keskin nesneler.Elinizin deydiği her noktayı jilet gibi kesiyor.:eek:

    [​IMG]
     
  8. ishak BALLICA

    ishak BALLICA Aktif Üye

    Kayıt:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    809
    Beğeniler:
    99
    Sevgili Bülent, öncelikle yorumun için teşekkür ediyorum.Kardeşim yorumundan anladığım kadar ile emin ol hepimiz aynıyız diyebilirim.Yani bizler için bir nevi yaşam kaynağı ve doping etkisi yapan bu hobimiz yüzünden neler, neler yaşamıyoruz ki...:p
    Nihayetinde ben de 2 adet cep telefonumun başını yedim.Biri tekne avında, diğeri ise bir kıyı avında.Helali hoş olsun her ikisi de deniz anaya kurban oldular.:p

    Denize düşme olayına gelince ise onu hiç ama hiç sorma...:p:pBenim bu konudaki bahtsızlığım tescillidir...:p:p:p:p
     
  9. oktay16

    oktay16 Moderatör

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    31 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    4.585
    Beğeniler:
    867
    Şehir:
    BURSA
    Aynı beklenti içerisindeyiz ishak abicim, bende o havaları beklemekteyim inşallah güzel bir sezon geçiririz. :)