Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Tekne ile Balık avlamayı nasıl öğrendim. Öğreniyorum.

Konu, 'Tekneden Balık Avcılığı ve Genel Teknikleri' kısmında Orhan Küçükbiçmen tarafından paylaşıldı.

  1. Orhan Küçükbiçmen

    Orhan Küçükbiçmen Daimi Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.509
    Beğeniler:
    19
    Tekne ile balık avlamayı nasıl öğrendim.

    Sevgili amatör balıkçı arkadaşlarım,
    Tekneden Balık tutmak nasıl öğrenilir diye bana soru soran yeni balıkçılığa başlamış arkadaşlar için düşündüm ve benim ilk tekne ile balık avına başladığım günlerimi aklımdan geçirdim ve taaaa bu günlere kadar geldim, bana göre balık avcılığı basamak basamak, balık avlayarak öğrenilen hiç bir zaman da yeterli olarak öğrenilmeyen bir konu, işte sizlere ilk basamaktan başlayıp her basamağı tekneden balık tutarak ve yaptığımız hatalardan tecrübeli bir hale nasıl gelinir sizlere bunu anlatmak istiyorum.

    İlk basamak,
    Tekne ile balık avları yapmaya başladım, elimde bulunan takımlarımın ucuna bir de rapala bağladım ve teknemin arkasından sarkıttım, elimde plastikten yapılmış köstekler var ve kösteğe saılmış misinam da 0.60 mm kalınlığında beden olarakta 030 mm misina kullanıyorum, arada bir balık rapalaya vuruyor çekmeye fırsat kalmadan takım ana misinadan kopuyor gidiyor, arada sırada rapalam dibe takılıyor ve kopuyor, işte ilk başladığım zamanlar böyle devam ediyor, kaybettiğim rapalaların sayısını kaç tane olduğunu söylesem inanmazsınız yüzlerce.

    İkinci basamak,
    Bu şekilde olmadığını artık öğrendim ve sırtı ile balık avları konusunda nerede bulursam araştırmaya başladım, demek ki ilk basamakta her şeyi yanlış yaptığım ortaya çıktı, hemen takımlarımı tekrar gözden geçirdim ve yeni takımlar hazırlamaya başladım, misinalarımı biraz kalınlaştırdım bu sefer de Torikler vurduğu an takımı elimden alıyor ve köstekte denizin dibini boyluyor gene sorunlar devam ediyor.

    Üçüncü basamak,
    Merada hangi balıklar onları araştırmaya başladım ve çok büyük balıkların da oltama takılabileceğini öğrendim, bu sefer sırtı ytakımımı a dan z ye değiştirdim ilk iş olarak ana misinamı 0.90 olarak 300 metre kadar büyük bir suni mantara sardım, beden olarak kullandığım 10 metre kadar olan misinamı da 040- 0.50 olarak değiştirdim.

    Dördüncü basamak,
    Tenenin arkasında yeni takımımı saldım ve ilk barakudamı bu şekilde tekneye aldım, dünyalar benim olmuştu, avlarıma devam ediyorum bu sefer rapalam taşa takıldı ve koptu, attığım düğümden koptuğunu gördüm, demek ki çok sağlam düğüm atmalıyım onu örendim, birde normal olarak tekne ile sırtı çekerken 12 metre derinliklerden aniden 6 metre sığlıklara geliyoruz ve gene benim rapalalar gidiyor.

    Beşinci basamak,
    Bu sefer rapala düğümünü kalsik balıkçı düğümü olarak, halkadan iki sefer geçirerek ve 6 sefer düğüm atarak bu arada düğümü sıkmak için de tükürüklemeyi öğrendim, düğümden kopan misinaların kuru bir şekilde çekildiğinde sürtünmeden dolayı yandıklarını ve inceldiklerini öğrendim her defasında düğümü sıkmadan evvel ıslatıp iki parmağımın arasında yavaşçacık çeherek ve güğümün sağlam olup olmadığını her defasında kontrol ettim, sıra balık avladığımız meraların durumuna geldi bu arada mutlaka derinliği ölçen bir alet gerektiğine inandım, ucuz bir balık bulucu aldım, son avımdaki sorunları giderdim.

    Altıncı başamak,
    Artık sırtı çekerken hangi derinlikten gittiğimi görmeye başladım aynı zamanda aşağıdaki balıkların noktacıklardan oluşmuş sinyallarinide görüyordum, takımı sağlam beden 0.40 ana misina 0.90 başık bulucumda açık dolaşmaya başladım, gene barakudalar oltama gelmeye başladıler genelde orta sularda ve üst sularda dolaşan barakudaları çok rahat avlıyordum,
    bir ara denizin üzerinde torik oynakları gördüm ve üzerlerine gittim hemen bir tork vurdu ve 0.40 bedeni patlattı heee demek ki beden ince geldi yeni bir beden ve yeni bir rapala ile torklerin içersindeyim b sfer balık oltada çok mücadele ettim ama tekneye aldıktan sonra artık bir torik yakalamı ve milli olmuştum derken ikincisini de aldım....tek kelime ile zehirlendim, torkle yatıyor torikle kalkıyordum.

    Yedinci başamak,
    Torklerin nerede olduklarını öğrendim, barakudalarıda genel olarak aynı yerlerde yakalıyorum, sıra sinarit avlarına geldi bu balıklar kalın misinadan hiç hoşlanmıyor ve denizin tam dibinde bulunuyorlar be ardada fazla hızı da hiç sevmiyorlar rapalalarda fazla bir sorun yok aynı rapala da sinariti yakalıyor, sinarit için ayrı bir takım yaptım, bazen 8 metreler, bazen 12 metreler bazen de 14 metrelerde sinaritlei almaya başladım, artık merayı biraz biraz tanımaya başladım, toriklerin nerede olacağını, barakudaları nerede avlayacağımı, sinaritlerin nerede beklediklerini öğrendim.

    Sekizinci başamak,
    Bazı sorunlar hala devam etmekte akşam üzerleri gelen kocaman barakudaları tekneye almakta çok zorlanıyorum ve teknenin yanından rapalamıda koparıp kaçıyorlar, toriklerle de problemlerim oluyor onlarında kocamanları teknenin yanına gelince delirmeye başlıyorlar bu sorunu da uzun zamandan beri çozememiştim.

    Dokuzuncu basamak,
    Barakuda sorununu incelemeye başladım ilk başta akşam üzerleri büyük balıkların oltaya vurma şansının çok olduğu için
    bedeni en sağlam misina ile 050 asso dan yaptım, düğümleri her seferinde tekrar yeniledim, barakuda yakalandıktan sonra kendisinin ne kadar büyük bir balık olduğunu hissettiriyor, bu sefer takımıma çok güveniyorum tuttuğum balığı tekneye yaklaştırdığım zaman hiç ara verdmeden balığın sağa, sola dönmesine müsade etmeden direk olarak o hızla teknenin içine çekmeyi becerdim, gelelim toriklerin teknenin yanına gelince çılgınlaştıkları için teknenin alt tarafına giriyorlar arada sırada da kaçıyorlar, bu sefer aldığım değişik bir tüyo ile teknenin yanına gelen toriğin kafasını suyun üzerine çıkartmak işte bunu yaptım ve balık suyun üzerinde yatmaya başladı ve bir kepçe yardımı ile balığı tekneye aldım.

    Onunca basamak,
    Artık sırtı konusunda biraz başarılı avlar yapmaya başladım, ama arada sırada oltama gelen balıkları tekneye almakta biraz acele ettiğim için gene de balıkları kaçırıyordum, burada değişik bir sistem daha denemek zorunda kaldım, bir balık oltama vurunca gerçekten çok heyecanlanıyorum ama sonra çok sakin oluyorum bundan sonrası balığı kaçırmadan tekneye almak,
    bunu için balığın biraz yorukması gerektiğini düşünerek ona istediği kadar hürriyet sağlıyorum ve devamlı misinama boşluk vermeden ona çektiğikadar misina salıyorum bu bazı avlarımda 200 metreye kadar çıkıyor, sonra takımımdaki ağılıkları da etkisi ile balık yorularak teknenin yanına kadar geliyor ve kepçe ile tekneye buyur ediyorum.

    On birinci basamak,
    Ne kadar tecrübeli olursam olayım her geçen gün sırtı avıma yeni fikirler ve yorumlar katmaya da devam ediyoru, mesela balığın tam vuracağı yerlerde biraz gazı fazlalaştırıp balığın yeme atladığını yaşıyorum, gene bu yerlerde ani dönüşlerde de balıkların yeme saldırdığına şahit oluyorum, toriği avlamak için teknenin hızının bir hayli fazla olamasına dikkat etmek lazım, barakuda da biraz daha düşük hız, sinaritte de rolantinin biraz üştü.

    Onikin
    ci başamak,
    Artık sırtı avlarında takım olsun, yöntem olsun bir hayli yol katettim diyebilirim, sıra hangi havalarda ve hangi rüzgerlerde hangi balıklar olur, denize açıldığımda havanı güneşli olması, rüzgarın yönüne göre , tabi bu tecrübeleri kendi bulunduğumuz denizlerimizde, meralarımızda senelerce balık tutarak öğrendik, her denizin her meranın kendine göre özelliklerini birlmek ve öğrenmenin çok önemli olduğunu söyleyebilirim, genel olarak sırtı avında dalgaya karşı olarak ve güneşi arkanıza alarak avınızı yapmaya dikkat etmek lazım.:gulumse:

    Onüçüncü basamak,

    Hala öğrenmeye devam ediyorum. Devam edeceğim.:gulumse:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.730
    Beğeniler:
    5.727
    Şehir:
    İstanbul
    Çok değerli bir paylaşım olmuş Orhan Abi,
    Eline sağlık
     
  4. Fatih Koç

    Fatih Koç Daimi Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    25 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    11
    Hadi hadi Orhan abi kompetanı olmuşsun birde öğrendim öğreneceğim diye tevazu gösteriyorsun...
    :)
    selamlar..
     
  5. müthişaman

    müthişaman Daimi Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.125
    Beğeniler:
    189
    Şehir:
    İstanbul
    Sevgili Orhan Abi,güzel paylaşımın için teşekkürler.:)
    Bu tecrübeler bizleri yolun ortasından olmasa da biraz daha gerisinden başlamamız için çok değerli bilgiler.
    Zira tecrübeyi elde etmek demek,zaman demek,emek demek,maddi ve manevi fedakarlık demek.
    Tecrübeye her zaman saygı duyar,dikkatle dinlerim.
    Çünkü kazanması meşakkatlidir.
    Altın gibi kıymetlidir.
    Bunu paylaşmak ise kolay değildir.

    Çok doğru bir tesbite işaret etmek istiyorum.
    Her merada kuralların değişeceği kuralı.

    Selam ve sevgilerimle...:)
     
  6. Orhan Küçükbiçmen

    Orhan Küçükbiçmen Daimi Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.509
    Beğeniler:
    19
    Beğendiğin için ben de çok memnun oldum Seref kardeşim, sevgiler hoşça kal.:):):)
     
  7. Taurus

    Taurus Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Mart 2011
    Mesajlar:
    183
    Beğeniler:
    55
    Şehir:
    Balıkesir
    Paylaşım için teşekkürler.Sizlerden çok değerli bilgiler ediniyoruz.Elinize sağlık.
     
  8. nuri deniz

    nuri deniz Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2012
    Mesajlar:
    462
    Beğeniler:
    23
    Orhan;
    Raporun için çok teşekkür ederim...Harika bir rapor...
     
  9. Orhan Küçükbiçmen

    Orhan Küçükbiçmen Daimi Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.509
    Beğeniler:
    19


    Çok teşekkürler Nuri kardeş, sevgiler, saygılar.:))))
     
  10. Orhan Küçükbiçmen

    Orhan Küçükbiçmen Daimi Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.509
    Beğeniler:
    19
    Elimden geldiği kadar sizlerle güzel paylaşımlarda bulunmaya çalışıyorum, sevgiler.:)))))
     
  11. Orhan Küçükbiçmen

    Orhan Küçükbiçmen Daimi Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.509
    Beğeniler:
    19
    Sevgili Emre kardeşim bu güzel ve samimi yorumların için sana çok teşekkür ederim.
    Sevgili kardeşim, bu bir gerçektir, hiç bilmediğin bir yerde balık tutarsın ama sayısı çok az olur, bildiğin merada ise çok verimli avlar yaparsın, bu her yerde her balıkçı için geçerli, artık bunları hepimiz öğrendik, ben de bu meralarda 15 seneden beri balık avlıyorum, torikleri avlamamın tek nedeni onların nerede olduklarını bildiğim içindir, bu kadar basit.:)))
    Sana da kendi meranda güzel ve bereketli avlar dilerim, sevgiler.:)))))