Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

TROFE SİNARİT AVCILIĞI TEKNİKLERİ

Konu, 'Tekneden Balık Avcılığı ve Genel Teknikleri' kısmında TAHİR GÜRHAN tarafından paylaşıldı.

  1. TAHİR GÜRHAN

    TAHİR GÜRHAN Aktif Üye

    Yaş:
    57
    Kayıt:
    4 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    226
    Beğeniler:
    3
    "Cehennem Nişanı"nda beş sandaldık. Güzel bir Ocak akşamı. Hava lodos. Denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. Çok kaynamış ıhlamur rengindeki hayvan, geniş, ölü dalgalar. Sandallar ağır ağır sallanıyor, oltalar bekliyor, insanlar susuyor.
    Otuzsekiz kulaç suyun altındaki derin sessizliğe, dibindeki dallı budaklı kayalara yedi rengin en koyusu girer mi şimdi. Sinarit baba döner mi avdan. Pırıl pırıl, eleğimsağma rengi pullarıyla ağır ağır, muhteşem, bir İlkçağ kralı gibi zengin, cömert, asil ve zalim mantosu ile dolaşır mı kim bilir. Altunu, zümrüdü, incisi, mercanı, sedefi lacivertliğin içinde yanıp yanıp sönen sarayını özlemiş acele mi ediyordur."

    Böyle başlamıştı Sait Faik Abasıyanık üstadımız ,derinliklerin maço serserisini anlatmaya buram buram ege.buram buram deniz kokan eserinde...
    Denizlerin sert, maço, belalı serserileri ...bir o kadarda yakışıklı evet sinaritlerden bahsediyorum.


    Muhteşem renkleri ve avlanmak için tasarlanmış bir vücut yapısı.Uzun yıllardır büyük bir heyecan ve aşkla onların peşinden koşturuyorum.Her balığın avı ayrı bir heyecan ancak sinoların ve levreklerin keyfi benim için farklı. Özellikle trofe değeri kazanmış devler.

    RESİM 1(TROFE SİNARİT)

    Lezzetli etleri ve zevkli avcılıkları ile her amatör balıkçının rüyalarını süslerler.Yazın kıyılardaki kayalık ve kırmalıklarda genellikle 5-30 metrelerde,kışınsa 200 metreye varan derinliklerde genellikle sürüler halinde yaşarlar.Dik yar başlarındaki döküntüler sığ kıyıların hemen yakınındaki taşlıklar hep yazın sinarit alınabilecek yerlerdir.Çok hareketli ve sert bir balıktır.Akıllı ve şüphecidir.Aynı zamanda kıskançtır yanında başka sinolar varsa yeme atlaması daha kolay gerçekleşir.Çenelerinin gücü yengeç istakoz gibi deniz canlılarının sert kabuklarını bile rahatlıkla kırabilecek düzeydedir.İri köpek dişleri sayesinde hiçbir canlıya saldırmaktan çekinmez.Bu dişler onun canlı yemle yapılan avcılığında işin en zor kısmını oluşturur.Zira takımı tırnak makası gibi keser. Çelik beden vs gibi önlemlerde sinarit gibi dikkatli bir balığın avında şüphelenmesine neden olur.

    RESİM 2 (DİŞLER)

    Ufaklarına palaz denir ve özellikle sahte yemlerle avlananlar tarafından bolca yakalanırlar.Özellikle 300 grlık porsiyonluklar sahte balıklara asla dayanamazlar.Sürü halinde dolaştıkları için aynı sahteye birden fazla palazın yakalandığı olmuştur.Yeni sırtıcılığa başlayanların hatta ustaların bile severek yaptıkları bir avcılıktır.Palazların kiloluk olanları mangalda son derece lezzetlidir.

    RESİM 3 (PALAZLAR)

    Özellikle turuncu rengin egemen olduğu sahte balıklar palaz ve genç sinaritlerin avcılığında kesinlikle iyi randıman verir.Bunlardan karpuz diye isim takılmış bir ( firetiger ) model vardırki bir çok yörede “Palaz sinarit katili “diye anılmaktadır.

    RESİM 4 (FİRETİGER)

    Aslında ekonomik olarak kilo altı olanların salınmasında fayda vardır.Aşırı avlanılması ve deniz kirliliği doğal sinarit populasyonunu son yıllarda çok azaltmıştır.Son dönemlerde çiftliklerde üretime geçilmesi levrek,çipura gibi piyasada sinaritin artmasını sağlamıştır.Ama doğal balıkların trofe boyutlarına gelmesi için seneler geçmesi gerekmektedir.

    Uzun olta düzeni şeklinde veya sıralı mavruka kurşun düzeneğinde hazırlanmış takımlarla 5-15 metrelerde rolantinin az üstünde yol alınarak dolaşıldığında palaz ve genç balıklar avlanır.

    RESİM 5 (ÇIKRIK VE PALAZLAR)

    Arada mutlaka ben sahteyle şu kadar kilo sinarit aldım diyenler çıkacaktır ama istisnalar kaideyi bozmaz .Trofe sinarit için canlı yem gereklidir.Sabit oltalarla bırakma ,paraketa vs de balıklar alınmıştır ancak amatör balıkçılıkta trofe değeri olan sinarit yakalamanın en etkin yolu canlı balığı dolaştırmaktır.Yani diğer bir deyişle canlı balık sırtısı....Bu yazımızın ana temasıda canlı balıkla yapılan ve trofe sinaritleri hedefleyen avlanma şeklidir.


    Besin zincirleri o kadar geniştir ki bence su altında hareket eden herşey sinarit için yemdir.Tabiki sinoların yemek listesinde birinci sırada bir çok diğer etçil balıkta olduğu gibi zargana vardır.Zargana ince uzun vücut yapısı ve kıvrak hareketleriyle ayrıca bir cazibe merkezidir.Yazın ve sonbaharda kıyılarımızda bol miktarda olduğu için tedarikide nispeten kolaydır.Ayrıca Kefal (ilarya),sarpa ,izmarit,tirsi,iskorpit,uskumru,ahtapot,istavrit,......Yani su altında hareketli her canlı yemdir onun için. Ahtapot hiç hayır diyemediği ve gördüğü yerde saldırdığı bir canlıdır.Yakaladığım sinolardan komple ahtapot çıktığı olmuştur.Zarganaları ipekle yakalamak en iyi yöntemdir zira ipek gagaya dolandığı için zarganaya zarar vermeden yakalamış olursunuz.Balığın diri kalması için livarda kesinlikle bol su sirkülasyonu şarttır.Bol ve geniş miçozları olmalı ve livar içininde zargananın gagasını saplayıp yaralanmıyacağı kadar cidarları pürüzsüz olmalıdır.Yinede gaganın en ucundaki kısım keskin bir makasla kesilebilir.Ayrıca zarganalar uzun süre rolantide giden bir teknenin livarında aşırı sıcakta dolaşıcaklarsa yakalanan zarganalar kalın bir misinaya sıralı takılmış klipsli fırdöndülerin klipslerine gagada açılacak bir delikle tespit edilir ve denize salınır.Bu yöntem şayet sürat yapılmıyacaksa yemlik zargananın çok daha uzun sürelerde diri kalmasını sağlar.Yemlik balığınız ne kadar diri ve kıvrak hareket ediyorsa devlerin ilgisini o derece daha fazla çekecektir.Takımla denize saldığınız zargana şayet yan dönüyor veya hareketsiz kalıyorsa hiç vakit kaybetmeyin ve daha canlı bir yemle değiştirin.

    Sinarit avlamak için en uygun mevsim diye sorarsanız kesinlikle Ağustos ortasından Eylül ortasına kadar en verimli zaman derim..Mayıs ayı yumurtlama dönemidir ve ısınan sularla birlikte kışı geçirdikleri derin sulardan yavaş yavaş 30 metre taşlarına gelirler.Bu dönemde sinoları nispeten kıyı şeridinde yakalamak olasıdır.Özellikle lodos sonrası durgun havalar ,hafif imbat en sevdiği havalardır.En verimli avlanma saatleri ise akşam saatleridir.Güneşin batmasını müteakip alaca karanlıkta dahi av verir.Sabah çok erken saatler gün bitimi kadar iyi randıman vermez.

    Avlanıcağımız teknenin özellikleri aslında hangi bölgede avlanıcağımıza göre tanımlanmalıdır ancak canlı yemle yapacağımız dip sırtısında ortak özellik yavaşlık ve sessizliktir.Sinarit avcılığında teknede bir derinlik göstergesi olmasında fayda vardır zira buna göre rotamızı belirleyip yemin hep aynı derinlikten gelmesi sağlanabilir.Bazı kaynaklarda belirtilen iskandil kurşununu dibe vurdurarak gezilmesi gibi dünyada kabul görmeyen ve balığı kesinlikle ürkütecek yöntemlerden kaçınmalıyız.

    RESİM 6 (BALIK BULUCU)

    Derinlik cihazları artık herkesin edinebileceği makul rakamlara satılmaktadır.Bunların çok pahalı ve fazla fonksiyonlara sahip olanlarıda vardır.Ancak sadece derinlik göstermesi dip sırtısı avında yeterlidir.
    Mümkün olan en yavaş sürat canlı yemle avcılığın en can alıcı noktasıdır.Hele derin sularda geziyorsak suyun misinamıza uygulayacağı kaldırma etkisinden dolayı birde süratliysek takım iyice havalanır ve gereğinden fazla ağırlıkla avlanmak zorunda kalabiliriz.
    Ben sinarit avında çıkrık makinalar kullanmaktayım.El oltası ile avcılığın takımı ve yöntemi biraz daha farklı olsada temelde aynıdır.Kamışları teknelerde uygun yerlere takılmış kamış tutuculara yerleştirerek dolaşmalıyız. Çıkrık tipi makinelerde derin sularda avlanıyorsak rahatlıkla ana beden olarak misina yerine ip kullanabiliriz.Bunların çekerleri çok daha yüksek olduğu için daha ince takım kullanabiliriz.Ana bedenin incelmeside daha az kurşunla avlanma şansını getirir.

    RESİM 7( ÇIKRIK)

    Ancak iplerin dayanıklı ve yüksek taşıma gücüne sahip olmasının yanısıra bir dezavantajları vardır buda misinalara oranla daha görünür olmalarıdır.Buda sinarit gibi akıllı ve şüpheci bir balıkta hele hele deneyimli bir trofeyse yeme daha temkinli yaklaşmasına sebep olur.Ben derin sularda olta ipi kullanırken sığ sularda mümkün olduğunca monofilament (şeffaf) kullanıyorum.Teknede genellikle yalnız avlandığım için farklı ağırlıkta, dolayısıyla farklı derinliklerden; çektiğim iki takımla ancak baş edebiliyorum.Teknede avlanan insan sayısına göre takım sayısı arttırılıp değişik yem ve derinlikler taranabilir.Zira aynı periyodlarda sinarit takımıyla trança ,alyanak ,akya ,sarıkuyruk,orfoz,lahoz,orkinos,lambuka,turna gibi diğer bazı balıklarıda avlama şansınız yüksektir.
    Canlı yem sırtısında tekneden iki takım çekerken takımlardan birini sıralı mavruka kurşunlu,Diğerinide uzun olta düzeneğinde kullanıyorum.Tekrar göz atmamız gerekirse ; sıralı mavrukada:
    Çıkrığımıza sarılı ip veya misinanın ucuna bir fırdöndü bağlıyoruz ve bu fırdöndüden sonra sıralı delikli kurşunları peşpeşe kolye dizer gibi diziyoruz.Ben teknede 200 gr dan 600 grama kadar değişik ağırlıklarda birkaç kolyeyi hazır bulunduruyorum ve akıntının şiddetine rüzgarın durumuna göre ağırlık değiştiriyorum.Burada kurşunların oturduğu misina biraz kalın ve kaliteli misinadan seçilirse kurşun kenarlarının yıpratıcı etkisi minimuma indirilmiş olur.

    RESİM 8(KURŞUN)

    Diğer fırdöndünün ucunada 10-15 kulaç uzunluktaki tercihan florocarbon misinamızı ve iğne veye iğnelerimizi yerleştiriyoruz.Ben tercihan şeffaf 0.50 – 0.70 mm saf florocarbon kullanıyorum.İğne olarakda değişik ebatlarda dövme çelik iğneleri tercih ediyorum.
    Bu iğnelerin tercihinde en önemli neden balığın inanılmaz çene kuvvetidir.Daha ince iğnelerin bu tip çene gücü yüksek balıklarda kırılma riski yüksektir.

    Diğer yöntemimiz ise uzun olta düzeneğindeki gibidir.Ana bedene bağladığımız üçlü bir fırdöndü ve buna bağlı bir kurşun kösteği birde yem uzantısı.Kurşunu bağlıyacağımız beden 1 metre civarı ince misinadan oluşmalıdır.Dipte herhangi bir şekilde kurşunun takılması halinde ince misina koparak takımın kurtulması sağlanmış olur.Üçlü fırdöndümüzün diğer ucuna da
    10-15 kulaç kadar misinamızı ve iğne düzenimizi bağlıyoruz.


    Canlı balığın oltaya takılmasında iki yöntem vardır .Birincisi tek iğneli takım diğeri çok iğneli takım.Özellikle zargana ile avlanırken birden fazla iğne kullanımı kimilerine göre daha iyi sonuç vermektedir.Hele hele zargananın boyu 50 cm ve üzeriyse kesinlikle birden fazla iğne kullanmakta fayda vardır.

    RESİM 9(ÇOK İĞNELİ ZARGANA TAKIMI)

    Zarganada gaga iğnesi olarak kullandığımız iğneninde taşıyıcı ve sağlam olması lazımdır.Zira zaman zaman kafadan gelen saldırılar olabilmektedir.Genel olarak sinaritler avlarına arkadan ve yandan saldırırlar bundan dolayı esas iğnemiz arkadaki iğnedir.Gaga iğnesi zargananın çenesinin altında sadece deri olan zayıf noktadan girilip üst gaganın tam ortasından dışarı çıkacak şekilde takılmalıdır.Zargana ufaksa tek iğne olarakta gezilebilir.Kuyruktaki iğneyse ya kuyruğa yakın deri altı yapılmalı yada kuyruk dibine bakır telle tespit edilmelidir.Amaç mümkün olduğunca balığın kan kaybına ve doku zedelenmesine uğramadan oltanın ucunda diri kalmasını sağlamaktır. Çok iri zarganalarda üçüncü bir iğne monte edilebilir.İğnelerin montajından sonra takım dibe indirilmeden yemlik balığın gelişi suda kontrol edilmeli hafif yanlama ,baygınlık vs gibi şeyler varsa yem ya düzeltilmeli yada değiştirilmelidir.Balık süratle tekneden uzaklaşmaya çalışıyorsa mükemmel bir canlı yemimiz var demektir.Şayet yem yan yatıyorsa veya teknenin altına gelip duruyorsa ve yem fazlanız varsa değiştirin derim.
    Kefali tek iğne ve burun deliklerinden takmanızı öneririm.Keza zargana hariç tüm yemliklerin tek iğneyle sunulmasında fayda vardır.Diğer yemlikleri alt çeneden girip üst dudak bitiminden çıkartınız.Şayet yemlik balık 20 cm üzerindeyse çift iğne kullanmakta fayda olabilir.Tamamen tercihe bağlıdır.

    Kepçe her teknede olması gereken önemli demirbaşlardan biridir.Şayet derin sularda avlanıyorsak ve sinariti 30 metreden yukarı alıyorsak kepçeye ihtiyaç bile olmayabilir. Zira balık derinlik farkından dolayı yarı baygın vaziyette olacaktır.Ancak 5-10 metrelerde avlanırken balığımızı aldıysak o zaman kepçeye ihtiyacımız olacaktır.

    Teknik olarak tüm detaylarımızı hallettik ve artık avımıza başlıyacağız.Sinaritlerin genellikle daha önce yakaladığınız taşlıklarda hemen hemen aynı bölgelerde ve aynı hava şartlarında bulunacağından emin olunuz.Şayet kendimize uzun bir rota çizebiliyorsak birden fazla takımla düz bir hat üzerinde gidip gelebiliriz.Şayet taşlıklar bölge bölge ise o zaman takımları toplayıp süratle diğer mıntıkalara yönelmemiz gerekir.Bu gibi durumlarda zarganaların livarda canlılıklarından bir şey kaybetmeden gelmelerini sağlamak gereklidir.Rotamızı belirledik ve zarganamızı takıma monte ettik.Arzu edilen derinliğe ulaştığımızda takımı yavaş yavaş yol vererek kurşuna kadarki kısmını suya salıp daha sonra yavaş bir şekilde kurşunun dibe inmesini sağlıyoruz.Doğrusu bunu akıntıya veya dalgaya karşı giderken yapmaktır ancak akıntı arkamızdan geliyorsa tekneyi boşa alıp takımı salarken hafif yol vererek düzenleyebiliriz.Buradaki amaç kurşunun aşağıya çok hızlı inmesini engelleyip takımın dolaşmasını önlemektir.Amacımız dibi bulduktan sonra iki kulaç kadar yerden keserek vede takımın suya giriş açısına bakarak yemlik balığımızın dipten birkaç kulaç yukardan gelmesini sağlamaktır.Yolumuz hep rolanti süratinde devam ediyoruz ve aynı derinliği tutturmaya çalışıyoruz .Burada en önemli yardımcımız derinliği gösteren cihazımız oluyor.Bazı meralarda ani derinlik farklılıkları oluşmaktadır buda şayet önlem almazsak takımın dibe takılmasına sebep olur.Takım suda gezerken çıkrığımızın ambreyaj ayarının en hassas konumda olması gereklidir.Yani kurşunun ve yemlik balığın ağırlığının takımdan misina istemeyeceği konumda tutulmalıdır .Ama en ufak bir darbede bile cırıltıyı duyup ona göre önlem alabileceğimiz şekildede hassas ayarlanmış olması gereklidir.Bazen ufak palazlar yeme bir diş atıp bırakabilir Yaralanma veya yemin iğnede çıkması gibi istenmeyen durumlar olabilir .Veyahutta bir parça erişte otu zargananın gagasına takılır ve siz bihaber vaziyette saatlerce gezersiniz. Bunu engellemek için çıkrık ayarının çok hassas olması şarttır.Şayet rüzgar ve akıntı uygunsa vede zemin biteviye aynı derinlikteyse motorsuzda akabiliriz.Şayet akıntının şiddeti fazla geliyorsa fırtına çapası dediğimiz bir paraşüt açarak teknemizi yavaşlatabiliriz.
    Düz bir hat üzerinde dolaşırken ikinci bir takımı farklı bir ağırlıkla biraz daha uzağa da salarak iki takım dipten çekebiliriz.Şayet teknenin idaresinde ustaysanız üçüncü bir takımı su üstünden pelajik balıklara deneme yapabilirsiniz.
    Sinaritin vurduğu anda hemen tasmalamak yanlıştır.Zira balık ilk darbeyi vurup ikincisinde yemi yutabilir.Birkaç saniye beklemek her zaman kazandırır.Vuruş anında tekneyi boşa atıp, zaten ambreyajı en açık konumdaki çıkrıktan balık misina almaya başladıktan sonra hafifçe tasmalayınız,akabinde tasmayı kuvvetlice yineleyip iğnenin çeneye oturmasını sağlayınız.Sinarit mücadeleci bir balıktır evet ama sadece dipte.Şayet dipten yukarı biraz alabilirseniz zafer sizindir.Bu canavarın dişlerine hiç bir şey kafa tutamaz yani çelik ve dacron ip tarzı yöntemler hariç.Bunlarıda genellikle gördüğü için çoğu zaman zarganaya hava aldırırsınız gelip yeminize vurmaz.Dolayısıyla sinariti ilk seferde yukarı almak için harcadığınız çaba ve uyguladığınız güçle misina kesilmediyse balık % 90 sizindir.Yani ilk başlarda kesecekse keser yapılacak bi şey yoktur. Kesemediyse asansör o çok kıymetli yükünü yukarı taşır.
    Sinarit yemi alınca kuvvetli ama kısa bir depar atar ve kafa atmaya başlar .Akya veya orkinos gibi devamlı yol istemez.Kafa darbelerini ambreyaj zaten kompanse edecektir.30 metre derinlikten 10 metre yukarı alınmış her sinarit yakalanmış sayılır.Trofe bir sinaritin 0.50 veya 0.70 florocarbon bir misinayı kesmesi anlık bir iştir.Bu noktada bence ustalıktan ziyade birazda şans faktörü rol oynamaktadır.İğnenin dişlerin arasına denk gelmesi sinarit açısından şanssızlıktır.Misinanın dişlerin arasına gelmesi ise tam tersine bizim kesilmiş bir misina ile baş başa kalmamıza neden olacaktır.
    Balığı kurşunlar tekneye gelene kadar kaloma ayarı ile aldıktan sonra derinlerden gelen balığı zahmetsizce tekneye alabilirsiniz.Ancak sığ sularda balık tüm gücüyle mücadele edecektir.7-8 metrelerde oltaya takılmış 8-10 kg lık veya üzeri bir sinarit tam bir baş belasıdır.Bu durumda kurşunları balık depar attığında çapariz oluşturmadan denize atacak şekilde toplamakta fayda vardır.Zira sığ suda hele tekneyi gördüğünde atacağı deparlar inanılmaz olabilir.Zorlamadan mümkünse motor gücüyle üstüne gidip boşluğu almak ve tekrar yormaya çalışmak lazımdır.Bu boyda bir sinaritin kafasını çevirmek için asla uğraşmayın mümkünse yorulup bıkmasını bekleyin.Balık tekneye yakınlaştığında asla gürültü yapmayınız.Sonunda kepçeyle tanışacaktır.

    10 kg ve üzeri bir sinaritin oltanıza gelmesi her şeyi doğru yapsanız bile büyük bir şanstır.Sinaritler genellikle irili ufaklı değişik boylarda sürüler halinde yaşarlar.13 kglık bir canavarın burnunun dibine kadar yeminizi getirseniz bile sürüden fırlayan bir 3-4 kglık yeniyetmenin yeminize dalması tüm trofe hayallerini bitiricektir.
    Ama kısmet bu; birgün her şey doğru gider ve vuslata erersiniz….
    Sarosdan sevgilerimle….

    M.Tahir Gürhan

    RESİM 1(TROFE SİNARİT)


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]


    RESİM 2 (DİŞLER)
    [​IMG]

    RESİM 3 (PALAZLAR)
    [​IMG]

    RESİM 4 (FİRETİGER)
    [​IMG]


    RESİM 5 (ÇIKRIK VE PALAZLAR)
    [​IMG]

    RESİM 6 (BALIK BULUCU)
    [​IMG]


    RESİM 7( ÇIKRIK)
    [​IMG]


    RESİM 8 (KURŞUN)
    [​IMG]


    RESİM 9(ÇOK İĞNELİ ZARGANA TAKIMI)
    [​IMG]
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.761
    Beğeniler:
    8.120
    Şehir:
    İstanbul
    Emek verilmiş ve tecrübeler ile sabit arşivlik bir konu.

    Paylaşımların için teşekkür ederiz Tahir abi.
     
  4. İrfan

    İrfan Moderatör

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.987
    Beğeniler:
    350
    Şehir:
    Bursa /Mudanya/Osmangazi
    Paylaşım için teşekkürler Tahir abi,

    Yine çok güzel ve faydalı bir çalışma olmuş emeğinize sağlık.:)
     
  5. agartan

    agartan Moderatör Yönetici

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.691
    Beğeniler:
    5.694
    Şehir:
    İstanbul
    Teşekkürler Tahir Abi
     
  6. Surffishing

    Surffishing Daimi Üye

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.675
    Beğeniler:
    25
    Şehir:
    Balıkesir
    Muhteşem bir yazı.Bilgi ve tecrübenin özeti,sonuca giden yolların tarifleri,inanılmaz Trofeler.Teşekkürler Tahir abi.:)
     
  7. Selahattin

    Selahattin Moderatör Yönetici

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    7.863
    Beğeniler:
    4.130
    Şehir:
    Şişli, İstanbul
    Çok kıymetli ve kaynak olarak çok yararlı olacak bir çalışma çok teşekkürler Tahir Abi. Ellerinize emeğinize sağlık.
     
  8. çılgınbalıkçı

    çılgınbalıkçı Aktif Üye

    Yaş:
    55
    Kayıt:
    5 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    165
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Manisa soma
    Paylaşım için teşekkürler:)
    Bilgilendirici bir konu olmuş:)
     
  9. TAHİR GÜRHAN

    TAHİR GÜRHAN Aktif Üye

    Yaş:
    57
    Kayıt:
    4 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    226
    Beğeniler:
    3
    Eski bir konu olmasına rağmen silinmişti .Sevgili Hamdinin ricası üzerine tekrar açıldı.Tüm dostlarıma çok teşekkür ederim.Sevgiler
     
    egeden bunu beğendi.
  10. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.761
    Beğeniler:
    8.120
    Şehir:
    İstanbul
    Daha çok bilgilendirici konuların var Tahir abi :)

    Onları da bekliyoruz :)
     
  11. Surffishing

    Surffishing Daimi Üye

    Yaş:
    44
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4.675
    Beğeniler:
    25
    Şehir:
    Balıkesir
    Haklısın Hamdi.Tahir abinin her yazısı,her raporu balığa giden yolun tarifi gibi oluyor.Hele resimlerle gösterilen sonuçlar inanılmaz.:)