Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Türkiye sularına dışarıdan getirilip aşılanan balıklar ( ETKİLERİ )

Konu, 'Tatlı Su Balıkları ve Balık Çeşitlerine Genel Bakış' kısmında nakres106 tarafından paylaşıldı.

  1. nakres106

    nakres106 Yeni Üye

    Kayıt:
    23 Şubat 2012
    Mesajlar:
    10
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Ankara
    TÜRKİYE SULARINA AŞILANAN VEYA STOKLANAN
    EGZOTİK VE YERLİ BALIK TÜRLERİ, BUNLARIN
    YETİŞTİRİCİLİK BALIKÇILIK, DOĞAL POPULASYONLAR VE
    SUCUL EKOSİSTEMLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ:
    VERİ TABANI İÇİN BİR ÖN ÇALIŞMA
    Osman ÇETİNKAYA

    Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü 65080 VAN
    ÖZET:
    Türkiye su kaynaklarının çeşitliliği ve önemli biyocoğrafik bölgeler arasında olması gibi nedenlerle zengin bir balık faunasına sahiptir. Bu zengin fauna, habitat kaybı, su kaynaklarına olan müdahaleler, yerli ve egzotik türlerin yetiştiricilik, ticari ve sportif balıkçılık, biyolojik mücadele amaçlarıyla veya bilinçsizce habitatlara girmesi, faunada hızlı değişmelere yol açmaktadır. Bu değişim bazen olumlu iken bazen de doğal populasyonlar, yerli endemik türler ve su ekosistemleri üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye sularına aşılanan veya stoklanan balıklar, statüler ve etkileri, ulaşılabilen kaynaklar, veri tabanları ve yazarın gözlemleri ile birleştirilerek bir veri tabanı oluşturulmaya çalışılmıştır. Süveyş kanalı yoluyla Akdenize giren balıklar ile egzotik akvaryum balıkları değerlendirmeye alınmamıştır. Derlenen bilgilere göre Türkiye sularına bugüne kadar 25 adet egzotik tür girmiştir, bunlardan 5 tanesi artık görülmemektedir. Yerli olup aşılamalara konu olan 15 tür belirlenmiştir, bunlardan 3 tür diğer ülkelerden ithal edilerek, diğerleri de mevcut oldukları su kaynaklarından alınarak tekrar stoklanmıştır. Bazı türlerin ise statüleri belirgin değildir. Aşılanan veya stoklanan türlerden bir kısmı başarısız olmuş, bir kısmı başarı kazanarak yaygınlaşmıştır. Başta sudak olmak üzere bazı türler ekolojik sorunlara yol açmaktadır. Aşılanan ve transfer edilen türler ve statüleri konusunda önemli bir bilgi açığı vardır, bunların statüleri etkileri ve aşılandıkları kaynaklar üzerinde araştırma yapılmalıdır. Bu araştırmaların sonuçları, daha detaylı taramalar temel alınarak, buy türlerle ilgili güncelleştirmeye elverişli elektronik veri tabanı haline getirilmelidir.
    Anahtar kelimeler: Aşılama, stoklama, transfer, egzotik ve yerli balık türleri, yetiştiricilik, balıkçılık, doğal populasyonlar, veri tabanı, Türkiye.

    1. GİRİŞ
    Asya ve Avrupa kıtaları arasında yer alan Türkiye, denizleri yanında sularını Akdeniz,Ege, Marmara, Karadeniz, Hazar ve Basra körfezine gönderen ve kapalı konumdaki havzalara ve bu havzalar içinde, tatlı, acı, tuzlu, sodalı çok çeşitli karakterdeki su kaynaklarına sahiptir. Bu kaynak çeşitliliği ve önemli biyocoğrafik bölgeler arasında olması nedeniyle zengin bir balık faunasına sahiptir. Bu zengin fauna, habitat kaybı, su kaynaklarına olan müdahaleler, yerli ve egzotik türlerin yetiştiricilik, ticari ve sportif balıkçılık, biyolojik mücadele amaçları ile veya bilinçsizce habitatlara dahil edilmesi, faunada hızlıdeğişmelere yol açmaktadır. FAO tarafından hazırlanan DIAS (Aşılanan akvatik türler) veri tabanında Türkiye’ye 44 türün dışarıdan girdiği/aşılandığı bildirilmiştir. Bu 44 türden 4 ü balık değildir (salyangoz,deniz anası vd.), listede yer alan türlerden 12 tanesi Hint okyanusu ve Kızıldeniz’den Süveyş kanalı yoluyla Akdenize, oradan da Türkiye sahillerine yerleşmiş deniz balıklarıdır. Veri tabanında yer alan 12 tür (Tinca tinca, Stizostedion lucioperca, Salmo trutta, Rutilu.frisi, Perca fluviatilis, Leuciscus idus, Cyprins carpio, Chalcalburnus. calcoides, Barbus medionalis, Anguilla anguilla, Abramis brama, Esox lucius) esasen Türkiye sularının yerli, hatta Chalcalburnus tarichi ( syn. Alburnus tarichi) endemik türleri iken (Berg 1964, Geldiay ve Balık 1988, Kuru 2004), diğer ülkelerden giren türler olarak kayıtlara geçmiş bulunmaktadır (DIAS 2006). DIAS listelerindeki bazı türlere rastlanmaz iken listede yer almayan diğer bir çok tür de halen Türkiye sularından bildirilmiş, gözlemlenmiştir. DIAS listelerinde yer alan statü ve etkilee ait bilgiler de ülkesel ölçekte yetersiz kalmaktadır.
    Türkiye sularına aşılanan veya stoklanan balık türlerinin listesi ile bunların akvatik ekosistemler, doğal populasyonlar, avcılık, yetiştiricilik üzerindeki etkilerine ait bilgiler ya yok yada çok yetersiz hatalıdır. Bunun yanında çeşitli zamanlarda oluşturulmuş tür listeleri (Geldiay ve Balık 1988, Kuru 2004) ise farklı amaçlara yönelik olduğundan, egzotik veya yerli olup aşılanan stoklanan türlere ait yeterli bilgiyi içermemektedir.

    Dünyada trendler örgütü verilerine göre 1992-2003 periyodu içinde Türkiyede toplam kayda alınan içsu/tatlısu balıklarının ( tatlısulara giren bazı deniz türlerinin de listeye dahil edilmesi muhteledir) tür sayısı 162; 1992-2002 periyodu için kayda geçen tehlikede olan türler sayısı 22 olarak bildirilmektedir (Anon. 2005). Bu türlerin tehlike altında olmalarının sebepleri verilmemiştir. Ancak tüm dünyada egzotik türlerin yerli türlerin yok olması üzerindeki etkileri, habitat tahribi yok edilmesinden sonra ikinci sırada gelmektedir. Türkiyede tek bir balık türünün (sudak) tek bir habitatta (Eğirdir gölü), 7-8 türün yok olmasına sebep olmuş olması (Campbell 1992, Küçük ve İkiz 2004) egzotik/aşılanan türlerinin olumsuz ekolojik etkilerinin ne düzeyde olabileceğini göstermektedir.
    Crivelli (1995), Kuzey Akdenizde bölge sularına aşınanan egzotik türlerin yerli endemik türler üzerinde etkili olduğunu, hibritleşmeler yoluyla genetik olarak, türlerin yok olması (Phoxinellus sp), besin ve yaşama alanı rekabeti (Gambusia sp ile Aphanius sp.) ve aşılama yapılan sularda bulanıklık (Carassius auratus) yoluyla ekolojik sorunlar yaşandığını belirtmiştir. Yazara göre Gambusia affinis aşılanan yerlerde Aphanius sp türleri habitatı terk etmek kendilerine yeni alanlar bulmak zorunda kalmışlardır.
    Bu çalışmada, Türkiye sularına aşılanan stoklanan, transfer edilen egzotik ve yerli balık türlerinin güncel bir listesi oluşturulmaya çalışılmakta, türlere ait habitat ve hayat hikayeleri, doğal yayılış alanları verilmekte ve etkileri değerlendirilmektedir. Süveyş kanalı yoluyla Türkiye denizlerine giren türler ile yeterli basılı bilgiler olmadığından süs (akvaryum) balığı olarak getirilen türlere yer verilmemiştir.
    2. MATERYAL ve METOT
    Oluşturulan listeler ve türllee ait bilgiler Türkiye ve diğer ülkelerde yayınlanmış olan kaynaklar, internet ortamında elektronik veri tabanları taranarak, yazarın Türkiye sularında, çalışma bölgelerinde su kaynaklarındaki kişisel gözlemleri ile ortaya çıkarılmıştır. Türlerle ilgili olumlu veya olumsuz etkilerin iyi değerlendirilebilmesi için türlere ait yaşama habitatı, hayat hikayesi, doğal yayılış alanı, aşılama stoklama nedenleri ve
    etkiler, temel olarak Welcomme (1988), USGS (2004) ve Anon (2006) den alınmıştır.

    3. BULGULAR
    3.1. Türkiye Sularına Ülke Dışından Giren Egzotik Balık Türleri

    [​IMG]
    Acipenser baeri (Brant) ACIPENSERIDAE
    (Sibirya Mersin Balığı, Sibirya Mersini)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Büyük boylu (150-200 cm), uzun ömürlü (60 yıl), tatlı ve acı, soğuk sularda yaşayabilen anadrom bir türdür. Irtysh nehir sisteminde göç etmeyen populasyonları da bulunmaktadır. Bölgesel olarak ticari balıkçılıkta ve kültür balıkçılığında önemli bir türdür. Yumurtadan sofralık balığa kadar yetiştiriciliği yapılmaktadır.
    Doğal Yayılış Alanı: Sibirya. Yetiştiricilik amacıyla doğal yayılış alanı dışına götürülmüştür, doğal stoklarının oluşup oluşmadığı konusunda bilgi yoktur. Türkiye’ye 1998 de yetiştiricilik amacıyla Fransa’dan getirilmiş başarılı sonuçlar alınmıştır (Köksal et al. 2000, Rad et al. 2003). Türkiye’de doğal sulara stoklandığı veya rastlandığına dair bir bilgi yoktur.
    Etkiler ve Değerlendirme: Dünyada türün olumsuz etkilerine dair bir kayıt yoktur. Türkiyede ise henüz çok yeni bir türdür. Doğal populasyonlarında gerilemeler kaydedilmektedir, yaşadığı habitatlarda zararsız bir türdür, CITES’in nesli tehlikede olan türler listesindedir (Anon. 2006). Türkiye ile ilgili DIAS listesinde kayıt yoktur (DİAS 2006).

    [​IMG]
    Mugil soiuy (Basilewsky, 1855) MUGİLİDAE
    (Soiuy Kefali, Rus Kefali, Pasifik Kefali)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Yüksek seviyede eurohalin bir türdür, tatlı ve tuzlu su ortamlarında bulunmaktadır, daha çok östarin suları ve kıyı kesimlerini, Karadeniz’de ise daha az tuzlu suları tercih ederler. Omnivor beslenir, detritus, diatomlar ve mavi yeşil algler önemli yemlerini oluşturur. Büyüme oranı oldukça yüksektir, 5 yılda 60 cm ye ulaşabilirler, yumurta ve larvaları planktoniktir.
    Doğal Yayılış Alanı : Uzak-doğu Asya, Rusya’dan Çine kadar bölgeler. Yetiştiricilik için getirildiği havuzlardan kaçarak Azak denizine ve Karadeniz’e yayılmış ve kendi kendini sürdürebilen populasyonlar oluşturmuştur. Karadeniz’den boğazlar yoluyla Marmara denizine, Trakya kıyılarına ve azda olsa Kuzey Ege ye kadar yayılmıştır. (Kaya et al., 1998).
    Etkiler ve Değerlendirme: Ticari olarak önemli, değeri yüksek bir türdür, halen Karadeniz’de büyük av veren populasyonları oluşmuştur, Karadeniz kıyılarında avlanıp pazarlanmaktadır (CIESM 2006, Kaya et al. 1998, Starushenko and Kazansky 1996). Olumsuz bir ekolojik etkisi bildirilmemiştir.

    [​IMG]
    Ctenopharyngodon idella (Valenciennes, 1844 ) CYPRİNİDAE
    (Ot Sazanı, Çayır sazanı, Çim Sazanı, Çin sazanı, Beyaz Amur Sazanı)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Asıl olarak tatlı sularda ve tuzluluğu ‰10 a kadar olan, nispeten az oksijenli, sıcaklığı 0-35ºC arasında değişen nehirler, büyük akarsular, baraj göllerinde yaşar, demersal ve potamodrom karakterdedir. Üreyebilmek için mutlaka akarsulara ihtiyaç gösterir, kuvvetli akıntıya sahip nehir yataklarına yumurta bırakır,
    göllerde üreme yapamaz. (Anon 2006). Doğal yayılış alanında ılık yağışlı aylarda yumurtlar (USGS 2004). Üreme koşulları bakımından oldukça seçicidir ve her yerde üreme göstermez. Aşılandığı bir çok yerde yapay üretimle stok sürekliliği sağlanabilmektedir. Tuna ve Mississipi nehirlerinde ve Rusyada kendi kendine üreyebilen populasyonlar belirlenmiştir. (Welcomme 1988). Su bitkileri, detritus, böcek larvaları ve diğer
    omurgasızlarla beslenir. Tür 150 cm ye kadar büyüyebilir, maksimum yaş 21 olarak kaydedilmiştir (Anon 2006).
    Doğal yayılış Alanı: Doğu Asyada Amur nehri, Doğu Sibirya, Güneyden batıya kadar Çin. Dünyanın bir çok yerine götürülmüş ve global bir yayılışa ulaşmıştır. Ot sazanı su kaynaklarında istenmeyen yabancı otlarla biyolojik mücadele ve yetiştiricilik amaçları ile stoklanmaktadır (Welcomme 1988, USGS 2004, Anon 2006).
    Etkiler ve Değerlendirme: Ot sazanının her hangi bir su kaynağına aşılandığında ortaya çıkan etkisi, stoklama oranına, makrofit bolluğuna, ekosistemdeki kommünite yapısına bağlıdır. Aşılandığı kaynaklarda negatif etkiler, omurgasız su canlıları ( özellikle kerevit) ve diğer balık türleri ile besin rekabetine girdiği, makrofitlerin, fitoplankton gruplarının, omurgasızların kompozisyonunda değişime neden olduğu, diğer balıkların
    üreme davranışları ile girişim yaptığı, diğer balıkların üreme beslenme ve saklanma alanlarını daralttığı bildirilmektedir.
    Ot sazanı genellikle seçilmiş bazı makrofitlerle su yosunları ile mücadele amacıyla kullanılmaktadır. Ancak, hedeflenmeyen bitki türlerini de tüketerek azaltmakta ve yok etmektedir. Ayrıca sularda fitoplantkton yoğunluğunda artışa neden olmaktadır. Ot sazanı yerli balıklar için tehlike oluşturan parazit (Asya kökenli bir sestod olan Bothriocephalus opsarichthydis) ve hastalıkları taşımaktadır. Aşılandığı bazı ülkelerde submers bitki topluluklarına zarar verdiğinden potansiyel olarak zararlı kaydedilmiştir. (Anon 2006). Üreme şansına sahip olduğu su kaynakları için steril triploid fertler kullanılmaktadır (USGS 2004).
    Ot sazanı Türkiye’ye DSİ tarafından, yetiştiricilik ve yabancı ot kontrolü amaçlarıyla 1990 da Çin’den getirilmiştir. Üretme istasyonlarında yapay üretimi yapılmakta ve stokları yapay yavru üretimi ile desteklenmektedir, henüz yaygınlaşmamıştır, olumsuz bir ekolojik etkisi bildirilmemiştir (DIAS 2006). Aşılandığı kaynaklar; Çat, Cip, Seyhan, Belpınar, Hakkıbeyli, Yağızlar, Gözegöl göletleri. Ot sazanının Türkiye’deki durumu, ekolojik etkileri yetiştiriciliği ve avcılığı hakkında yeterli bilgi yoktur.


    [​IMG]
    Hypophthalmichthys molitrix (Valenciennes 1844) CYPRINIDAE
    Gümüş Sazanı, Mermer Sazanı.

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Tür temel olarak planktonik organizmalarla) beslenir, bu nedenle polikültürde yada yalnız başına alg patlamalarına mani olmak, alg gelişimini kontrol etmek için kullanılmaktadır. Doğal yayılış alanı dışındaki sularda normal olarak üreme göstermez, stoklar yapay üretimle veya sürekli yavru ithaliyle desteklenmektedir Doğal ortamda vejetasyonu bol, suyu ılık, akarsu ve gölleri tercih eder. Tropik ve subtropik koşullarda 2-3; daha soğuk şartlarda ise 6-7 yılda olgunlaşırlar(Welcomme 1988, Celayir ve ark. 2003). Bentopelajik ve potamodrom dur, tatlı sularda yaşar.
    Doğal yayılış Alanı: Mermer sazanı yetiştiricilik amacıyla tüm dünyaya götürülüp yaygınlaştırılan Çin sazanlarından biridir. Tuna ve Misisisipi nehir sistemlerinde, üreme koşullarının elverişli olması durumunda doğal olarak üreyebilen populasyonlarının olduğu doğrulanmıştır (Welcomme 1988).
    Etkiler ve Değerlendirme: Tür doğal balıkçılık ve yetiştircilikte öneme sahiptir. Türkiye’de Akdeniz Su ürünleri Araştırma Merkez,, Antalya Kepez üretim istasyonunda ve DSİ Elazığ Keban üretim istasyonlarında bulunmakta, üretim çalışmaları yapılmaktadır (Celayir ve ark. 2003). Doğal sulara aşılama yapıldığı ve kitlesel olarak yetiştiriciliğinin yapıldığı şeklinde bir kayda rastlanmamıştır. Dolayısıyla henüz Türkiye için olumlu veya olumsuz bir etki söz konusu değildir. Aşılama yapılan bazı ülkelerde ise olumsuz ekolojik etkileri bildirilmektedir (Anon 2006). DIAS kayıtlarında, Türkiye sularına ot kontrolü ve yetiştiricilik amaçlı getirildiği, sürekli stok takviyesi yapılarak doğal stok oluştuğu ifade edilmekle birlikte (Coad 1995, DIAS 2006), doğal stok oluştuğuna dair bir bilgi yoktur, doğal olarak Türkiye ekolojik koşullarında üremesi de pek beklenmemelidir.

    [​IMG]
    Aristichthys nobilis (Richardson 1845 ) (Syn.=Hypophthalmichthys nobilis
    (Richardson 1845))CYPRINIDAE (Büyükbaş Sazan)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Büyük cüsseli (112 cm ye kadar), bentopelajik ve potamodrom dur. Süzerek beslenir, büyük nehir habitatlarını tercih eder. Tipik olarak 18-25.5oC arasındaki sularda, hızlı akıntılı veya karışımın olduğu yerlerde üremektedir. Bir dişi yılda ortalama 660,000-872,000 arasında yumurta verir.
    Doğal Yayılış Alanı: Doğal yayılış alanı Çin ve Doğu Sibirya’dır Tür dünyada çok sayıda ülkeye götürülmüş ve neredeyse küresel bir yaygınlık kazanmıştır. Büyükbaş sazan, Çin sazanları arasında doğal ayayılış alanı içinde geniş ölçüde yetiştiriciliği yapılan bir balık türüdür. Bununla birlikte üreme ihtiyaçları esnek değildir ve stok sürekliliği yapay üretimle yada habitatlara sürekli ithali ile sağlanabilmektedir. Türün aşılandığı habitatlarda doğal populasyonlar oluşturma riskinin minimum iken, habitatlara dışarıdan sürekli ithali hastalık ve parazit riskini devam ettirmektedir.
    Etkiler ve Değerlendirme: Dünyada türün olumsuz etkilerine dair bir kayıt yoktur. Planktivor ve büyük cüsseli bir tür olduğundan sudaki zooplankton populasyonları üzerinde etkisi olması beklenir. ABD de Kanal yayını ile birlikte stoklandığı havuzlarda su kalitesini iyileştirci rol oynadığı görülmüştür. Bazen de gümüş sazanı ile birlikte stoklandığı olmaktadır. USGS 2004. Aşılama yapılan bazı ülkelerde olumsuz ekolojik etkileri bildirilmektedir (Anon 2006). DIAS kayıtlarına göre tür Türkiye’ye bilinmeyen bir tarihte yetiştiricilik, zoo ve fitoplankton kontrolü amaçlı getirilmiş, sürekli stok takviyesi yapılarak doğal stok oluşmuş ( Coad 1995, DIAS 2006). Ancak doğal stok oluştuğuna dair bir bilgi yoktur, doğal olarak Türkiye ekolojik koşullarında üremesi de pek beklenmemelidir. Türkiye’de ise henüz çok yeni bir türdür ekolojik etkileri ve ekonomik ölçekli yetiştiriciliği bilinmemektedir.

    [​IMG]
    Carassius auratus (L., 1758) CYPRINIDAE
    (Altın Balık, Japon Balığı)

    Habitat ve hayat Hikayesi: Demersal ve potamodrom bir türdür, 0-41o C arasındaki orta kuşak, tropik ve subtropik tatlı sularda yaşayabilir, soğuk suları da çok iyi tolere eder. Nehir, göl, havuz ve su birikintilerinde yaşar. Bazen acı ve tuzlu sularda da rastlanabilir. Su bitkileri üzerine yumurta bırakır, larvaları pelajiktir. Omnivordur, küçük krusteseler, böcek larvaları, detritus hatta su bitkileri gibi çok çeşitli organizmalarla beslenir ( Anon. 2006).
    Doğal Yayılış Alanı: Doğu Avrupa, orta Asya ve Çin. Bu tür, C. a. auratus (Asya formu: altın balık, japon balığı, altın havuz balığı) ve C. a. gibelio (Doğu Avrupa formu: Prusya sazanı, Gümüşi havuz balığı) olmak üzere iki alt türe sahiptir. C. gibelio nun ayrı bir türe olduğuna dair kayıtlar da vardır. Altın balık akvaryum balığı olarak dünyanın hemen her yerine götürülmüş ve yayılmış durumdadır. Yetiştirme sistemlerinden kaçan bireyler veya bilinçli olarak su kaynaklarına yapılan aşılamalar dünya üzerinde 20 den fazla ülkede doğal populasyonların oluşmasına yol açmıştır. Muhtemelen gerçek yayılış bugünkü tespit edilen sınırların çok dışına çıkmış durumdadır ( Welcomme 1988).
    Etkiler ve Değerlendirme: Bu türün doğal avcılık, yetiştiricilik, akvaryum ve süs havuzları, yem balığı, deney hayvanı gibi kategorilerde önemi vardır. Bu türün çevresel etkileri bir dereceye kadar nötür görünmekle birlikte, bazı bölgelerde yüksek üreme potansiyeli ve aşırı çoğalma, dejenere kötü büyüyen populasyonlar oluşturması nedeniyle zararlı bir tür olarak
    değerlendirilmektedir( Welcomme 1988, Anon 2006). Prusya sazanı diğer alt türe göre daha az aşılamalara konu olmakta ve daha çok Batı Avrupa’ya doğru ve az yaygınlık göstermektedir. Her ikisi de küçük ölçekli balıkçılık ve yetiştirirciliğe konu olmaktadır (Welcomme 1988). Türkiye sularında egzotik bir tür olan altın balık muhtemelen sazan aşılamaları ile bir çok kaynağa yayılmış durumdadır. C. gibelio ayrı bir tür olarak değerlendirilirse Türkiye için 2 ayrı Carassius türünün egzotik olduğu söylenebilir (Şaşı ve Balık 2003, Balık et al. 2003) Yüksek üreme potansiyeli ve geniş çevresel toleransı nedeniyle en azından ticari değeri olan avcılığı yapılan türler ile üreme alanı ve besin rekabetine girmektedir.


    [​IMG]
    Pseudorasbora parva ( Temminck and Schlegel, 1846) CYPRİNİDAE
    (Çizgili Sazancık)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Bentopelajik, orta kuşak tatlı sularında da yaşayan küçük bir sazangil türüdür. Soğuk akarsularda bulunur, küçük böcekler, balık ve balık yumurtaları ile beslenir.
    Doğal Yayılış Alanı: Çin, Kore, Japonya ve Amur nehri havzası. Çin sazanları ile birlikte önce Rusya sonra da Tuna nehri havzasına bilinçsiz olarak nakledildiği sanılmaktadır. Tuna nehir havzasında da geniş bir alana yayılmıştır.
    Etkiler ve Değerlendirme: balıkçılık veya diğer sahalarda her hangi bir kullanımı yoktur. Bu tür kontrolsüz olarak girdiği su kaynaklarında yüksek üreme potansiyueli, çok yoğun populasyonlar oluşturarak yerli türlerin larva ve yavrularıyla rekabeti nedeniyle çok yerde zararlı tür satatüsünde değerlendirilmektedir. Bazı sularda, kendi doğal yaylış alanına oranla daha hızlı bir üreme ve yüksek fekunditeye sahip populasyonlar oluşturarak, istilacı bir davranış sergileyip diğer türlerin yerini almaktadır (Welcomme 1988, Anon 2006). DİAS kayıtlarına göre Türkiye sularına bilinmeyen bir tarihte kaza ile girmiştir. Doğal üreme ile populasyonlar oluşmuştur ( Coad 1996, DIAS 2006). Türkiye’de halen Trakya, Ege ve Akdeniz bölgesi tatlı sularının bir kısmına yayılmış bulunmaktadır ( Erk,akan 1984, Şaşı ve Balık 2003, Küçük ve İkiz 2004, Coop et al. 2005). Hızla genişleyen bir yayılış alanına sahip olması, yerli balıklarla rekabet etmesi, istenmeyen zararlı bir balık olarak değerlendirilmesi nedeniyle üzerinde dikkatle durulmalı yayılmasının önüne geçilmelidir.


    [​IMG]
    Ictalurus punctatus (Rafinesque, 1818 ): ICTALURIDAE,
    (Amerikan Kanal Yayını)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Kanal yayını büyük cesametli (130 cm) ılık orta kuşak koşullarında yaşayabilen yetiştiricilikte büyük önemi olan, demersal tatlı sularda yaşayan bir türdür.
    Doğal Yayılış Alanı: Amerika Birleşik Devletleri orta ve doğu bölgeleri. Tür ABD ve Kanada da diğer kıta ve ülkelerde yetiştiricilik ve sportif balıkçılık amaçlarıyla götürülüp aşılanmıştır.
    Etkiler ve Değerlendirme: Götürüldüğü habitatlarda farklı başarılar elde edilmiştir. Avrupada pek az bir etki görülürken, Güney Amerika’da yerli tüketim ve ihracat yönleriyle çok önemli bir kültür balığı haline gelmiştir. Yetiştiriciliğindeki gelişim ve yüksek ekonomik değer nedeniyle dünyanın diğer bölgelerine götürülme yayılma girişimleri devam etmektedir (Welcomme 1988). Türkiyeye 1989 da ABD den getirilmiş ancak getirilen bireylerin ölmesi üzerine her hangi bir yetiştiricilik ve aşılama söz konusu olmamıştır (DIAS 2006, Anon. 2006).

    [​IMG]
    Oreochromis niloticus ( L. 1758) (Syn= Tilapia nilotica)
    (CICHLIDAE, Nil Tilapiası)

    Habitat ve hayat Hikayesi: Nehirler, göller, evsel atık sular, sulama kanalları gibi tropik ve suptropik bölgelerin tatlısu habitatlarında, bazen acı sularda bulunur. Bentoplelajik ve potamodromdur. Fitoplankton ve bentik alglerle beslenir. Döllenen yumurtalar dişiler tarafından ağızda kuluçkalanır, 60 cm boy, 4.300 g ağırlığa ulaşabilir (Anon 2006).
    Doğal Yayılış Alanı: Nil Nehri, Chart havzası, Filistin, Güney İsrail Doğal olarak en geniş yayılım alanına sahip olan tilapia türüdür, yetiştiricilik ve baraj göllerine stoklama açısından çok popülerdir. Dünya çapında taşıma ve stoklamalara konu olmuştur, global bir yayılış gösterir.
    Etkiler ve Değerlendirme: Subtropikal bir balık türü olarak, orta kuşak bölgelerinde bulunan bir çok ülkede doğal üreme göstermez (Welcomme 1988). Yoğun ancak kötü büyüyen populasyonlar oluşturma eğilimi daha zayıf olduğundan bir çok yerde O. mosambicus a tercih edilir. Büyüme karakteristikleri ve tadı iyidir.. Aşırı üreme potansiyeli nedeniyle potansiyel olarak zararlı bir türdür. O. mossabicus ile olan hibritleri (kırmızı tilapia) Tayvan da yetiştiricilikte kullanılmaktadır. Hibritleri dünyanın çeşitli yerlerine yetiştiricilik ve bilimsel amaçlarla götürülmektedir. (Welcomme 1988). Türkiye’de hibritlerinin olup olmadığı bilinmemektedir.
    DIAS türün Türkiye sularına ne zaman ve kim tarafından aşılandığına dair kesin bilgiler yoktur, muhtemelen kaza ile yetiştiricilik ve bilimsel amaçlı olarak getirildiğini, doğal stok oluşmadığı bildirmiştir (Coad 1996, DIAS 2006). Ancak bu tür Türkiye’ye DSİ tarafından 1975 li yıllarda getirilmiştir. Halen Hırla gölünde, Çukurova sularında, Asi nehri, Köyceğiz gölünde üreyebilen populasyonlar oluştuğu, Köyceğiz gölünde baskın hale gelerek diğer türleri tehdit ettiği bildirilmektedir (Sarıhan ve Toral 1982, Sarıhan ve ark. 1990, Başusta ve ark. 1996, Tekelioğlu ve ark. 1999, Çelik ve Gökçe 2003, Akın et. al. 2005). Bu tür halen doğal ortamlarda, yetiştiricilik ve bilimsel amaçlı olarak çeşitli kurumlarda bulunmaktadır.

    [​IMG]
    Oreochromis aureus (Steindachner 1864)
    (Syn= Tilapia aurea) CICHLIDAE, (Mavi tilapia)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Göl, baraj gölleri, gölet ve havuzları, nehirleri içine alan, sıcaklığı 8 to 30°C arasında değişen tatlı ve acı su kaynaklarında yaşar ve üreyebilir. Bir mevsim içinde bir kaç defa yumurta bırakır. Yüksek tuzluluklara dayanıklıdırlar ve acısu şartlarında da iyi büyürler. Su sıcaklığı 22oC yi geçtiğinde koloniler halinde ürerler, erkekler yuva yapar, dişiler döllenen yumurtaları ağızlarında kuluçkalar. 6-7o C nin altındaki su sıcaklığına dayanamazlar.
    Doğal Yayılış Alanı: Afrika ve Orta Doğunun tropikal ve subtropikal suları, Senegal -Nijer arası bölgeler, Afrika ve Orta Doğudaki drenaj kanalları ve Göller. Doğal yayılış alanı dışındaki çok sayıda bölgeye götürülmüştür.
    Etkileri ve Değerlendirme: Mavi Tilapia aşılandığı su kaynaklarında yerli balıklarla üreme alanı, besin ve yaşama alanı bakımından rekabet oluşturur. O. aureus ‘un baskın hale geldiği bazı akarsularda mevcut vejetasyon ve yerli türlerin neredeyse yok olduğu rapor edilmektedir. Ayrıca unionid midye türleri üzerinde de olumsuz etki yaptıkları belirlenmiştir (Welcomme 1988, USGS 2004). Türün Türkiye sularına aşılanmasına dair DIAS kaydı yoktur (DIAS 2006). Türkiye’den Çukurova ve Köyceğiz gölünden bildirilmekte, yetiştiricilik ve bilimsel amaçlı olarak çeşitli kurumlarda bulunmaktadır (Tekelioğlu ve ark. 1999, Çelik ve Gökçe 2003, Akın et. al. 2005). Üreme ve beslenmesi için yüksek sıcaklık gerektiği için Türkiye’de çok az sayıda su kaynağında üreyebilir populasyon oluşturma şansı olabilir.

    [​IMG]
    Tilapia zillii (Gervais, 1848) CICHLIDAE,
    Tilapiya, Kırmızı Karınlı Tilapia

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Türün yüksek adaptasyon gücü tatlısu ve deniz habitatlarında süratle yayılmasına yol açmaktadır. Yaşadığı habitatlarda sıcaklık 7-43ºC arasında değişir. Küçük yapılı bir tilapia türüdür, 40 cm boy ve 300 g. ağırlığa ulaşabilir, demersal ve potamodromdur. Zaman zaman sürüler oluşturur, sığ vejetasyonlu yerleri tercih eder, gençler taşkın alanlarına girebilir. Herbivordur, su bitkileri ile epifiton ve bazı omurgasızlarla beslenir. Substrat üzerine yumurta bırakır (Welcomme 1988, Anon 2006).
    Doğal Yayılış alanı: batı Afrika, Nijer, Çad, Nil havzası, Anadolu. Dünyanın çeşitli bölgelerine götürülüp yayılmış bulunmaktadır. Her iki tür de yüksek bitkiler üzerinden beslenmektedir, bu yüzden su bitkilerinin kontrolü ve yetiştiricilik amacıyla aşılanmaktadır.
    Doğal ortamda bir çok kendi kendine üreyebilen populasyonlar oluşmuştur.
    Etkiler ve Değerlendirme: Tilapia rendalli ve T. zillii görünüş ve davranış bakımından ayırd edilememekte ve mevcut dağılımları ile aşılamalar genel olarak bir birine karıştırılmaktadır. Her iki tür aynı habitatta birlikte bulunduğunda kolayca hibritleşebilmekte ve durum daha da karmaşık hale gelmektedir. Tür, ticari balıkçılık, yetiştiricilik ve akvaryum balıkçılığında önemlidir, ancak potansiyel olarak zararlı türlerdendir (Welcomme 1988, Anon 2006). DIAS (2006) ve Coad (1996) türün Türkiye sularına bilinmeyen bir tarihte ve bilinmeyen bir merci tarafından, yetiştiricilik ve yabancı ot kontrolü amaçlarıyla aşılandığını muhtemelen doğal stok oluşturmadığını bildirmiştir. Ancak bilinçsiz olarak Köyceğiz gölüne aşılanan bu türün yüksek üreme potansiyeli nedeniyle populasyonunun hızla arttığı, gölde ve göle dökülen akarsularda diğer balıkların yumurta, larva ve erginleri ile beslendiği, diğer balık türleri üzerinde tehlike oluşturduğu. Fazla ekonomik değeri olmayan bu türün akarsulardaki besin zinciri içinde tehlikeli olduğu bildirilmiştir (Barlas ve ark. 2000). Tür Seyhan baraj gölünde kafeslerde yetiştirilmekte, Çukurova sularında görülmektedir (Gökçe ve ark. 2003).


    [​IMG]
    Tilapia rendalli (Boulenger, 1897) (Kırmızı Gerdanlı Tilapia)
    Habitat ve hayat Hikayesi: Sakin, bol vejetasyonlu suları, nehir kıyılarını, taşkın alanlarını ve bataklıkları tercih eder, geniş bir sıcaklık aralığına ( 8-41ºC)ve binde 19 a kadar tuzluluğa toleranslıdır. Tatlı ve acı sularda yaşarlar. Sürüler oluşturabilir, gençler planktonla erginler su bitkileri, algler, böcekler ve krusteselerle beslenirler. 45 cm kadar boy 2.500 g ağırlığa ulaşabilirler. Bentopelajik bir türdür ( Anon 2006).
    Doğal Yayılış Alanı: Orta ve Batı Afrika, tür su bitkileri ile beslendiğinden su bitkilerinin kontrolü ve yetiştiricilik amacıyla
    aşılanmaktadır. Doğal ortamda kendi kendine üreyebilen populasyonlar oluşmuştur.
    Etkiler ve Değerlendirme: Türün aşılamaları farklı reaksiyonlar ortaya çıkarmaktadır. Bazı bölgelerde ticari değeri olan avlanabilir populasyonlar, yerel balıkçılık oluşurken bazı yerlerde aşırı üreme ve yoğun populasyonlar türe zararlı/parazit olarak bakılmasına yol açmaktadır( Welcomme 1988). Türün Türkiye sularına aşılanmasına dair DIAS kaydı yoktur (DIAS 2006). Çukurova bölgesi sularından, Seyhan nehrinden bildirilmiştir (Tekelioğlu ve ark. 1999, Gökçe ve ark. 2003, Çelik ve Gökçe 2003).


    [​IMG]
    Sarotherodon galilaeus (L., 1758): Mongo Tilapia
    Habitat ve Hayat Hikayesi: demersal ve potamodrom bir türdür, 5 metreye kadar derinlikteki suptropikal tatlı ve acı sularda yaşarlar. Genelde açık suları tercih ederler, ancak gençler ve ürme sezonunda erginler kıyıları tercih ederler, bazen sürü oluşturular . Algler ve detritus ile beslenirler, ebeveynler yumurtaları ağızlarında kuluçkalarlar ( Anon 2006).
    Doğal Yayılış Alanı:Ürdün, Nil nehri ve Nijer nehir sistemi.
    Etkiler ve Değerlendirme: Ticari olarak avcılık, yetiştiericilik ve akvaryum balığı olarak öneme sahiptir. Afrika ve İsrail deki yetiştiricilik çalışmaları hariç, kendi doğal yayılış alanı dışına pek çıkarılmamıştır (Welcomme 1988). Türün bilinmeyen kişiler ve bilinmeyen bir tarihte, yetiştiricilik, ot kontrolü veya kaza ile Türkiye sularına girdiği, doğal stok oluşturmadığı bildirilmiştir (Coad 1996, DIAS 2006) Bu türün Ege koşullarında yetiştiriciliği üzerinde bir doktora tezi yapılmıştır (Yaqoup 1983). Ancak araştırma amacıyla getirilen bireylerin durumu hakkında bilgi yoktur, bu türün Türkiyedeki durumu bilinmemektedir.


    [​IMG]
    Gambusia affinis (Baird and Girard, 1853) POECILIIDAE
    (Sivrisinek Balığı)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Küçük bir balık olan ( erkekler 4, dişiler 7-8 cm) sivrisinek balığı vivipar, bentopelajik, potamodrom bir türdür, tatlı ve acı sularda 12-29º C sıcaklık aralığında yaşayabilir. Durgun ve çok yavaş akan suları, bol vejetasyonlu havuz, göl ve su birikintilerini tercih eder, küçük böcekler, zooplankton ve detritusla beslenir. Çok düşük ve yüksek sıcaklıklara, düşük oksijene toleranslı oluşu geniş bir iklim aralığında üreyebilen populasyonlar oluşturmasını sağlamıştır.
    Doğal Yayılış Alanı: A.B.D nin güneyi, orta güneyi, Mississipi havzası ve Kuzey Meksika. Sivrisinek balığı geniş ölçüde aşılamalara konu olmuş bir balık türüdür. Sivirsinek ile mücadele amacıyla hemen her kıtaya, ülkeye götürülmüş ve neredeyse global bir yayılışa ulaşmıştır.
    Etkiler ve Değerlendirme: Türün sivrisinek kontrolündeki başarısı tartışmalıdır. Pestisitlerin yoğun biçimde kullanımıyla biyolojik vektör kontrolünde yaralanılan canlılara ilgiyi azaltmış görünüyorsa da pestisitlerin birer toksikant olarak etkileri ortaya çıktıkça biyolojik mücadeleye olan ilgi yeniden artamaya başlamıştır (Welcomme 1988). Sivrisinek araştırma ve kontrolü ile ilgilenenler Gambusia affinis in sivrisinek mücadelesinde kullanımı, çeşitli kaynaklara aşılanması konusunda çok emin iken, balık bilimi ile ilgili çevreler bu türün yerli olmadığı habitatlara aşılanmasına, bu ekosistemlere olan hali hazırdaki gerçek ve potansiyel zararlı etkileri nedeniyle karşı çıkmaktadırlar (Crivelli 1995, Rupp 2005). DIAS kayıtlarında bu tür Türkiye sularına bilinmeyen bir tarihte aşılanmıştır, populasyon oluşturmuştur (Crivelli 1995, DIAS 2006) Ancak türün Türkiye’ye 1920-30 lu yıllarda Fransızlar tarafından Hatay bölgesinde sivrisinek mücadelesi amacıyla aşılandığı (Geldiay ve Balık 1988), ve geniş bir yayılışa sahip olduğu görülmektedir (Antalya Havzası, Muğla çevresi, Eğirdir Kovada gölleri, Yuvarlak çay, Dipsiz-Çine çayı, Porsuk BG. Enne BG. Van Gölü havzası, Akşehir gölü) Tür üzerinde detaylı çalışmalar Şaşı ve İkiz (2003, 2004) tarafından yapılmıştır. Dünyadaki istilacı ilk 100 canlı türü içinde yer alıyor, bazı küçük kaynaklarda istila ve dişli sazancıklarla rekabet tehlikesi vardır.

    [​IMG]
    Gambusia holbrooki (Girard 1859) POECILIIDAE
    (Doğu Sivrisinek Balığı)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Kücük cesametli ( erkekler 3.5, dişiler 8 cm), bentopelajik, potamodrom tatlı ve acı sularda yaşayabilen, vivipar bir türdür. Orta kuşak sularında ( 15-35 C) yaşar. Küçük karasal böceklerle beslenir çok küçük yemleri aktif olarak seçebilir
    Doğal yayılış Alanı: Kuzey Amerika. Sivrisinek mücadelesi amacıla bir çok ülkeye götürülüp yaygınlaştırılmıştır.
    Etkiler ve Değerlendirme: Sivrisinek kontrolünde pek az bazen hiç etkisinin olmadığına dair kayıtlar vardır, üstelik aşılandığı yerlerdeki yerli balık türleri üzerinde oluımsuz etkileri söz konusudur, potansiyel olarak zararlı bir türdür (Anon 2006, Crivelli 1995). G. holbrooki’nin Türkiye sularına aşılandığına dair DIAS kaydı mevcut değildir (DIAS 2006). İznik gölü ve Ömerli BG den bildirilmiştir (Özuluğ et al. 2005a, 2005b).


    [​IMG]
    Oncorhynchus mykiss (Walbaum 1792) SALMONİDAE
    (Gökkuşağı Alabalığı, Alabalık)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Dereler, çaylar, Nehirler, göller, baraj gölleri ve havuzlar doğal yaşama alanlarını oluşturur. Dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı zamanlarda üreme göstermektedir. Hızlı ve orta hızda akan, bol oksijenli suları üreme için tercih eder, göllerde akarsulardan daha iyi büyür. Genelde tabana yakın beslenir, Erginleri akvatik ve karasal böceklerle, yumuşakçalar, krusteseler, balık yumurtaları, küçük balık türleri ile, yavru ve planktonlar ile beslenir. 120 cm kadar uzunluk 25 kg ağırlığa ulaşabilir, bentopelajik ve anadromdur. Tatlı acı ve tuzlu sularda yaşayabilir (Anon 2006).
    Doğal Yayılış Alanı: Kuzey Amerikanın batısında bulunan nehirler, Kaliforniya’dan Alaska’ya kadar uzanan kıyı bölgeleri. Dünyada en fazla aşılamalara, yetiştiricilik amacıyla nakillere konu olmuş balık türü durumundadır. Tropik bölgelerin bir kısmı istisna edilirse tüm dünyada global bir yayılış alanına ulaşmıştır. Gökkuşağı alabalığı ilk olarak sportif balıkçılık amacıyla çeşitli habitatlara götürülmüş ancak sonradan yetiştiricilik önde gelen amaç olmuştur.
    Etkileri ve Değerlendirme: Gökkuşağı alabalığı tatlısu ve denizde yetiştiricliği en fazla yapılan, sportif balıkçılık ve ticari balıkçılıkta, deney hayvanı olarak yaygın olarak kullanılan bir türdür. Tür Türkiye kültür balıkçılığının asıl unsurunu oluşturur, üretim miktarı toplam akuakültür üretiminin yarısına yakındır. Gökkuşağı alabalığı aşılandığı kaynaklarda diğer nesli tehlikede olan alabalık türleri ile melezler oluşturabilir, bu türlerin genetik bütünlüğü üzerinde etki yapabilir. Tür, predetasyon ve rekabet nedeniyle dahil edildiği bazı kaynaklarda (Titicaca gölü) yerli küçük cesametli balıkların veya yerli salmonid türlerinin (Ohrid gölü) populasyonlarının azalması/yok olmasında sorumlu olarak gösterilmektedir (Welcomme 1988). DIAS kayıtlarına göre tür bilinmeyen bir tarihte yetiştiricilik amaçlı Türkiye’ye getirilmiş (Coad 1995, DIAS 2006) görülmektedir. Gökkuşağı alabalığı 1970 te ilk olarak Almanya’dan getirilip, Türkiye’de yetiştiriciliği başlatılmıştır. Gökkuşağı alabalığı Türkiye de İşletmelerin suyunun bağlı olduğu akarsu ve göllere (Köprü çay, Manavgat çayı, Alara çayı, Eşen çayı, Şamran suyu, Çatak çayı, Tortum çayı, Tortum gölü); amaçlı olarak bazı akarsu, göl, baraj gölü, göletlere (Sapanca, Gölcük, Nemrut Gölleri. Kuzgun, Demirdöven, Sır, Kesikköprü, Keban, Kurtboğazı, Gölköy Karakaya, Bayındır Sürgü, Alakır., Atatürk, Koçköprü, Zernek Baraj Gölleri, Palandöken, Işıktepe, Mursal, Korkut, Gerindol göletleri) aşılanmıştır. Bu kaynakların çoğunda kendi kendini sürdürebilir populasyon oluşturamıyor, bazı uygun kaynaklarda üreyebildiği (Küçük ve İkiz 2004). Belirtilmiş omakla birlikte, üreyebilen populasyonlara ait detaylı bir bilgiye, böyle bir populasyon üzerinde yapılmış çalışmaya rastlanmamıştır. Gökkuşağı alabalığı, dünyada istilacı ilk 100 canlı türü içinde yer almaktadır. Ancak Türkiye’de üreyebilen populasyonlar oluşmadığı için böyle bir risk söz konusu değildir.

    [​IMG]
    Salmo salar (L.:1758) SALMONIDAE
    (Salmon, Atlantik Salmonu, Somon, Som)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Atlantik okyanusu ile kuzey yarım kürenin ortakuşakkutup arası zonlarında bulunan akarsularda yaşar. Bentopelajik ve anadrom bir türdür, tatlı acı ve tuzlu sularda yaşar. Okyanustan akarsulara üreme, akarsulardan da denizlere beslenme amacıyla göç eder. Aktif bir balıktır, gençleri su böcekleri, yumuşakçalar , krusteseler ve küçük balıklarla; erginleri mürekkep balıkları, karidesler ve balıklarla beslenir. Göç esnasında yem almazlar, tatlısuda yavaş denizde ise oldukça hızlı büyürler. Bazı populasyonları denizle bağlantısı kesilmiş baraj göllerinde yaşamaktadır.
    Doğal Yayılış Alanı: Avrupa’nın kuzey-batısında yer alan akarsular; Kuzey Amerikanın kuzey doğu kesimleri ile Kuzey Atlantik okyanusu. Atlantik salmonu çok sayıda aşılamaya ve stoklamaya konu olmuşsa da bunlardan pek azı (Arjantin ve Yeni Zellanda) başarılı olmuştur (Welcomme 1988).
    Etkileri ve Değerlendirme: Atlantik salmonu bir endüstri haline gelmiş yetiştiriciliği, ticari ve sportif balıkçılıktaki yeri ile dünyadaki çok önemli balıklardan biridir. Tür Türkiye ye 1989 da Norveç’ten yetiştiricilik amacıyla özel işletmeler tarafından getirilmiştir, doğal stok oluşmamış, yetiştiriciliği de karadenizin yaz dönemi ekolojik özellikleri nedeniyle pek başarılı olmamıştır (DİFAS 2006). Karadeniz in yaz dönemindeki ekolojik özellikleriyetiştiriciliğin başarısız olması sonucunu doğurmuştur. Doğal bir populasyon Karadeniz’de ve kuluçkahanelerin bağlantılı olduğu su kaynaklarında kaydedilmemiştir.Halen çok az yetiştirilmektedir (Çelikkale et. al 1998 )

    [​IMG]
    Salvelinus alpinus (L., 1758): (Alp Alabalığı, Alp Alası)
    Habitat ve Hayat Hikayesi: Derin orta büyüklükteki ve büyük nehirlerde, göllerde yaşar. Bentopelajik ve anadrom bir türdür, göçmen olmayan populasyonları da göllerde bulunur. Tatlısu, acı su ve denizde yaşayabilir. Tatlısu populasyonları krustese, amfipod, yumuşakça, böcek ve balıklarla beslenir. 100 cm ye ve 15 kg a kadar büyüyebilir, uzun ömürlü bir balıktır, su kirliliğine aşırı duyarlıdır ( Anon 2006).
    Doğal Yayılış Alanı: Alp alabalığı İngiltere’nin Kuzeyi, İskandinavya ve Alpler bölgesinde izole olmuş populasyonlara sahiptir. Doğal yayılış alanı dışındaki göllere aşılanmış ancak pek az bir başarı sağlanmıştır.
    Etkiler ve Değerlendirme: Bu tür, yavaş büyümesi nedeniyle yetiştiricilikte yeterli ilgiyi görmemiştir (Welcomme 1988). Türkiye’ye 1990 lı yıllarda bilimsel amaçlarla, soğuk su kaynaklarında gökkuşağı alabalığına alternatif olabilir düşüncesiyle getirilmiştir (Yanık et. al. 2002). Doğu Anadolu’da bazı alabalık işletmelerinde bulunmaktadır, doğal ortamlara aşılanmamıştır.

    [​IMG]
    Salvelinus fontinalis (Mitchill, 1814) (Nehir Alabalığı, Nehir Alası, Çay Alası)
    Habitat ve Hayat Hikayesi: Demersal ve anadrom bir türdür, temiz berrak, soğuk bol oksijenli dereler, nehirler ve göllerde bulunur. Doğal habitatında nehirlerin menba ve mansap kesimlerine, bazen denize göç yaparlar. Çok çeşitli organizmalarla beslenirler.
    Doğal Yayılış alanı: Kuzey Amerikanın kuzey-doğu kesimleri. Tür buradan ABD nin diğer sularına ve Kanada’ya götürülmüştür. Nehir alası buradan başlıca sportif balıkçılık ve yetiştiricilik amaçlarıyla dünyanın çeşitli yerlerine götürülmüş yaygınlaştırılmıştır. Aşılama çalışmalarında, doğal sulara stoklama ve sportif olta balığı ve sofralık olarak popularite açısından ülkeden ülkeye değişen farklı başarılar elde edilmiştir (Welcomme 1988).
    Etkiler ve Değerlendirme: Ticari, sportif balıkçılıkta, gösteri akvaryumlarında ve deney hayvanı olarak öneme sahiptir. Tür Türkiye ye Fransa’dan yetiştiricilik amacıyla getirilmiş olup halen Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde bazı işletmelerde kısmen yetiştiriciliği yapılmaktadır. Türkiye’de yeni bir tür olarak ekolojik ve ekonomik etkileri henüz ortaya çıkmamıştır. Doğal ortamlara aşılandığına dair bir kayda rastlanmamıştır.

    [​IMG]
    Coregonus macrophthalmus (Nüsslin, 1882) SALMONIDAE
    (Koregon Beyaz balık)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Pelajik, orta kuşak sularında yaşayan tatlısu balığıdır.Ovipar ürer, yumurtalarını özel bir yuvaya bırakır (Anon 2006).
    Doğal yayılış Alanı: Almanya, İsviçre Avusturya, Konstanz gölü.
    Etkiler ve Değerlendirme: Avusturyadan getirilip Türkiye’de İznik gölüne aşılandığı bildirilmekle birlikte (Nümann 1958) sonraki yıllarda bu türe veya başka bir olduğu görülmektedir. Genel olarak zararsız bir türdür.

    [​IMG]
    Coregonus laveratus ( L., 1758) SALMONIDAE (Koregon, Beyaz balık)
    Habitat ve Hayat Hikayesi: Demersal, tatlısu, acı su ve denizel ortamlarda yaşayabilen, tamamen lakustrin ve anadrom östarin formları bulunan bir türdür. Acı sularda daha çok planktonik veya bentik krusteseler ile beslenir, zooplankton gelişimi ve yoğunluğuna bağlı olarak göçler yapar, 70 cm boy, 10 kg ağırlığa ulaşabilir (Anon 2006).
    Doğal yayılış Alanı: Avrupa suları, doğal yayılış habitatları dışında bir çok yere götürülüp aşılanmıştır. Koregon türlerinin sistematik ayrımındaki sorunlar nedeniyle, aşılama ve stoklamaya ilişkin çelişkili bilgiler ortaya çıkmaktadır.
    Etkiler ve Değerlendirme: Ticari ve sportif balıkçılıkta, yetiştiricilikte değerli, zararsız bir türdür. Türkiye’de İznik gölüne aşılandığı bildirilmekle birlikte (Nümann 1958) daha sonraki yıllarda bu türe veya başka bir koregon türüne rastlanmamıştır (Özuluğ et al. 2004). Türkiye içsu balıkları tür listesinde de yer almakla birlikte (Kuru 2004) lokalite konusunda açıklık yoktur. Doğal stok oluşturmadığı, aşılamanın başarısız olduğu sanılmaktadır. Her iki koregon türüne ait çalışma yapılması gereklidir.

    [​IMG]
    Morone chrysops x saxatilis hybrid (wiper) PERCICHTHYIDAE
    (Melez Çizgili Levrek)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: Morone saxatilis deniz ve acı sularda yaşar. Anadromdur, üreme sezonunda nehirlerin yukarı kesimlerine doğru göç eder. Morone chrysops x saxatilis hibritin hızlı büyüdüğü, yaşama gücünün yüksek olduğu, sportif balıkçılıkta daha kolay yakalandığı ancak çizgili levrek kadar büyük boya ulaşmadığı bilinmektedir (USGS 2004).
    Doğal Yayılış Alanı: Morone saxatilis ABD nin doğu kıyılarında yaşar. Bu hibrit doğal olarak sadece ABD Arkansas eyaletinde bulunmaktadır. Buradan ABD nin çeşitli kesimlerine yetiştiricilik amacıyla götürülmüştür. Dünyanın diğer bölgelerine götürülmesi ise henüz çok yaygın değildir (USGS 2004).
    Etkiler ve Değerlendirme: Değerli bir sportif ve ticari türdür, melez çizgili levrek, dişi çizgili levrek ile erkek beyaz levreğin bir melezidir. Yaşam alanında geri melezlemelere rastlanmakta, melezlemeye konu olan türlerin genetik büyünlüğü, yerli türler ve alt türler, özel durumu olan populasyonlar üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Yetiştiriciliği ilk olarak 1965 te başlamış, bazı kaynaklara stoklanmıştır (USGS 2004). Türkiye’ye de Ege bölgesinde özel bir işletme tarafından yetiştiricilik amacıyla getirilmiş olup (Altınok 2003), Kemer BG de üretim ve pazarlama başlamıştır (Güner 2005). Türkiye’de henüz yeni olması, doğal sularda görülmemesi nedeniyle hem yetiştiricilik üretim hem de ekolojik etkiler konusunda bilgi mevcut değildir. Ancak her ihtimale karşı yetiştiriciliğin yapıldığı işletmelerden doğal sulara kaçışı engellenmelidir.


    [​IMG]
    Lepomis gibbosus ( L., 1758) CENTRARCHIDAE (Güneş Balığı)
    Habitat ve Hayat Hikayesi: Sakin bol vejetasyonlu göllerde, havuzlarda nehirlerin havuz oluşturduğu kesimlerde bulunan, bentopelajik, potamodrom bir tatlısu türüdür. 40 cm boy 600 gr ağırlığa ulaşabilir. Genel olarak kurtçuklar, krusteseler ve böceklerle beslenir, küçük balıklar, omurgasızlarla ve balık yumurtaları ile de beslendiği olur.. Soğuk sulara toleranslıdır.
    Doğal Yayılış Alanı: Kuzey Amerikanın Kuzey-Doğu bölgeleri. Bu tür buradan Kuzey Amerikanın geri kalan bölgelerine ve Avrupa başta olmak üzere dünyada çeşitli yerlere yayılmıştır. Türkiye’ye de Avrupa’dan geldiği sanılmaktadır. Aşılamaların temel nedeni açık değildir, orijin genellikle belirsizdir, Avrupa’da kanallar ve nehir yoluyla kolayca yayılabilmiştir.
    Etkiler ve Değerlendirme: Ticari avcılıkta istenmeyen bir türdür, geçimlik balık avcılığı ve akvaryumlarda değerlendirilir. Bu tür aşılandığı bir çok yerde zararlı tür statüsünde değerlendirilmiştir ( Welcomme 1988, Anon 2006). Hızla genişleyen bir yayılış alanına sahip olması, yerli balıklarla rekabet etmesi, istenmeyen zararlı bir balık olarakdeğerlendirilmesi nedeniyle üzerinde dikkatle durulmalı yayılmasının önüne geçilmelidir. DİFAS kayıtlarına göre bu tür bilinmeyen bir tarihte süs balığı olarak Türkiye’ye sokulmuş, doğal populasyon oluşmamış şeklinde bildiriliyor (Coad 1996, DIAS 2006) Ancak Trakya, Ege ve Akdeniz bölgelerinde çeşitli kaynaklarda bu balığın populasyon oluşturduğu ve yayılmaya devam ettiği kaydedilmektedir ( Barlas ve ark. 2001, Barlaş ve Dirican 2004,Küçük ve İkiz 2004, Şaşı ve Balık 2003).

    [​IMG]
    Ameirus nebulosus (Leseur 1819) ( Syn= Ictalurus nebulosus) ICTALURIDAE
    (Bodur Yayın)

    Habitat ve Hayat Hikayesi: 40 m ye kadar derinlikteki tatlı ve acı orta kuşak (0-37º C ) sularında yaşayabilen demersal bir türdür, 55 cm boy ve 2,740 g ağırlığa ulaşabilir.
    Doğal Yayılış Alanı: Kuzey Amerika, kıyısal alanlar göller, körfezler, Mississipi havzası, Bazı ülkelere aşılanmıştır, Türkiye ve İran a da aşılandığı bildirilmektedir (Anon. 2006).
    Etkiler ve Değerlendirme: Balıkçılıkta pek az öneme sahip, yetiştiriciliği, sportif balıkçılığı ve genel akvaryumlarda akvaryum balığı olarak kullanılıyor. Aşılandığı ülkelerde olumsuz ekolojik etkiler rapor edilmektedir, potansiyel olarak zararlı bir türdür (Anon 2006). Türkiye sularına bilinmeyen bir tarihte girdiği bildirilmekle birlikte (Anon.2006, DIAS 2006) tür listelerinde (Kuru 2004) yer almamaktadır, türe ait her hangi bir müstakil yayına da rastlanmıştır.



    Çeşitli Kaynaklardan faydalanarak düzenlediğim bilgi amaçlı kullanılması gereken güzel bir konu.

    SERKAN OKTAMIŞ
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. fisherman_01

    fisherman_01 Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    18 Şubat 2012
    Mesajlar:
    77
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    ADANA
    çok güzel bir çalışma olmuş..eline ve emeğine sağlık.
     
  4. ondersoydinc

    ondersoydinc Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    358
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Baştan sona keyifle okuyup inceledim, bravo güzel araştırma olmuş hocam.
     
  5. Tolga

    Tolga Aktif Üye

    Yaş:
    39
    Kayıt:
    30 Nisan 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    ISTANBUL
    Eline sağlık Serkan. Gerçekten özenle hazırlanmış. Keyifle okudum.
     
  6. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    18.780
    Beğeniler:
    8.140
    Şehir:
    İstanbul
    Güzel bir derleme olmuş eline sağlık.
     
  7. löngöz

    löngöz Daimi Üye

    Yaş:
    60
    Kayıt:
    5 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.821
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    İZMİR,AKYAKA
    tebrikler,eline sağlık,
    güzel bir paylaşım....:)
     
  8. nakres106

    nakres106 Yeni Üye

    Kayıt:
    23 Şubat 2012
    Mesajlar:
    10
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Ankara
    İlk önce hepinize ayrı ayrı teşekkür,

    Şunu söylemek isterim ki Yemeğin önce sunumu sonra tadı güzel olmalı bende elimden geldiğince okuduğum beğendiğim konuları grafik ve resimlerle işleyerek daha kolay okunur ve anlaşılır hale getirmeye çalışıyorum.

    Faydalı olabiliyorsa ne mutlu
     
  9. avcihan

    avcihan Aktif Üye

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    23 Aralık 2011
    Mesajlar:
    423
    Beğeniler:
    48
    Şehir:
    Çanakkale
    üşenmeden hazırlayıp bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler
     
  10. horasanlı

    horasanlı Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    2 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    735
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    Pendik Güzelyalı
    Güzel paylaşımın için çok teşekkür ederim. Zevkle okudum.