Duyuruyu Kapat
Google Gözat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Uzun olta ile Lüfer avım - 12 Ekim 2014

Konu, 'Balık Avı ile İlgili Fotoğraflı Av Hikayeleri' kısmında TekAdam tarafından paylaşıldı.

  1. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.228
    Beğeniler:
    2.570
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Değerli arkadaşlar merhaba,



    Bu senenin ilk uzun olta ile Lüfer avımı sizlere aktarmak istiyorum.



    Uzun zamandır içimi Lüfer ateşi basmıştı ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Bayram sonrası deniz ana ile kucaklaşıp, uzun olta ile Lüfer yakalamak için işlerimi ayarladım ve tüm hazırlıklarımı yaptıktan sonra Cumartesi gecesi hiç uyumadan 04:00 gibi termos kupaya kahvemi yaptıktan sonra evden çıktım. Artık, içimdeki ateşi söndürmek istiyordum. Yolda kendi kendime konuşuyor, kahvemi yudumluyordum. "Zargana bulabilecek miyim acaba" sorularıyla ve "bu saatte mutlaka Zargana'ya voli yapan vardır" düşünceleriyle Selimpaşa'ya ulaştım. Liman kahvesine girdiğimde ortalık çok sessizdi, sadece tanıdığım iki kişi vardı ve onlar da balığa çıkacaklardı. Selamlaşma faslından sonra Zargana'ya voli yapan olmadığını öğrendiğimde içim burkulmuştu. Nedenini sorduğumda bana "denizde uzatma ağlarının" olduğunu ve bu ağlara girecek balığın yolunun bozulmaması için volicilik yapılmadığını öğrendim.



    Zargana bulmak için havanın ağarmasını beklemek zorundayım, yapacak bir şey yok diye düşünürken Birol ağabeyim kahveye geldi, selamlaştık, bir iki satır hoş sohbet ettik. Zargana konusunu söylediğimde bana "livarda zarganam var, ben balığa çıkmayacağım, sana vereyim" dediğinde gözlerim açıldı. Fazla vakit kaybetmeden Zargana'ları aldım ve doğru Kumburgaz'a doğru yola çıktım. Giderken de uzatma ağlarının ışıklı başlıklarının dışından seyir ettim. Gördüklerime inanamadım, her yerde uzatma ağı vardı. Böylelikle neden Zargana için voli yapılmadığını daha da iyi anlamış oldum, voli için ağ atacak yer kalmamış.



    Meraya vardığımda henüz gün ağarmamıştı ama belki 30 tekne Lüfer peşindeydi. Takımı yemledikten sonra "Vira Bismillah" dedim ve oltamı suyla buluşturdum. Onbeş dakika sonra hava aydınlanmaya başladı, tanıdığım kişilerle selamlaştım, sorguladım. Kimsede balık yoktu, şaşırmıştım. Zira bu meradan gelen haberler beni çok umutlandırmıştı ama o sabah balık yoktu. Hava bulutlu olduğu için güneşin doğuşunu izleyemedim. Saat 07:15 gibi ilk vuruş geldi ve tasmaladım, balık oltadaydı. Yavaş yavaş takımı topladım ve bu sezon yakaladığım ilk Lüfer'im ellerimdeydi, içimden "Allah'ım, sana şükürler olsun, bu günü de gösterdin, bu nimeti bana kısmet ettin" dedim. Balığı livara attım ve takımı yeniden yemledim ve suyla buluşturdum.



    Yaklaşık 20 dakika sonra bir vuruş daha aldım ve onu da tasmaladım, o da oltadaydı. Keyfini çıkara çıkara topladım takımı ve ikinci Lüfer'im de ellerimdeydi. Sevinçten içim içime sığmıyordu, haykırarak bağırasım vardı içimde ama bağıramadım. Yine, içimden şükrettim ve takımımı yemledim. Ara sıra tek tük balık alınıyordu ama ne olduysa oldu ve iki saat gezmeme rağmen bir daha vuruş alamadım. Tekneler bir bir kıyıya dönmeye başladı. Anladım ki, balık kesmişti. "Kısmetim bu kadarmış, boşuna dön gel yapmanın bir anlamı yok" diyerek takımı topladım ve Selimpaşa'ya döndüm. Liman önünde gezen tekneleri gördüğümde sevinmiştim. Hemen takımı yemleyip suyla buluşturdum ve merada gezmeye başladım. Gezerken, burada da balığın kestiğini teknelerin limana dönmeleriyle anlamış oldum. Ama inat ettim ve bir saat kadar oltamı gezdirdim ama inadım sonuç vermedi. Oltamı topladım ve limana döndüm.



    Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarım ile liman kahvesinde muhabbete oturdum. Bir ara konu canlı Zargana üzerine dönmeye başladı. Bazı arkadaşlarım canlı Zargana ile avlanacağını söylediğinde içimde bir heyecan oluştu. Aklımdan geçeni yapmak için planımı yaptım ve alış veriş için köy meydanına gittim. İhtiyaçlarımı karşılayıp tekrar limana döndüm. Canlı Zargana yakalamak için iki tane "ipek" takımı hazırladım. Son bir çay içtim ve denize çıktım. Zargana takımlarımı açarak gezmeye başladım. Yarım saatlik bir süreçte bana yetecek kadar 10 tane Zargana yakaladım. Sonra doğru mezarlık önü dediğimiz meraya ulaştım. Yine bir sürü tekne geziyordu. Selamlaşıp, sorguladım. Aldığım cevaplar hiç iç açıcı değildi ama denizdeydim, denemeden dönmeyecektim. Canlı Zargana için hazırladığım takımı açtım, Zargana'mı taktım ve suyla buluşturdum. Dön gel kervanına katıldığımda balık yakalayacağımı düşünüyordum. Fazla olmamıştı ve yine bir vuruş gelmişti, tasmaladım ve çekmeye başladım, bir iki kulaç aldım, takım boşaldı, balık kurtulmuştu. "Kısmet değilmiş" diyerek yeniden takımı yemledim ve gezmeye devam ettim. Ara ara balık alanları gördükçe içim içime sığmaz olmuştu, hayaller eşliğinde dön gel yapıyordum.



    Sonra, hayal aleminden çıktım ve balık alınan yerin kerterizini aldım. Balık, 12 metreden 10 metreye çıkan bir döküntünün üzerindeydi. Balık bulucudan da bunu teyit ettim ve sıram geldikçe takımı oradan geçiriyordum. Her seferinde olmasa bile mutlaka oradan balık alınıyordu. Yine bir vuruş ve balık oltada ama yine karavana, balık yine kurtuldu. Aynı yerde beş vuruş aldım ama hepsi karavana oldu. Kısmetim bu kadarmış diyerek takımı topladım ve limana döndüm. Teknemi römorka aldıktan sonra mutlu olarak evimin yolunu tuttum, zira iki adet Lüfer'im ve kalan beş adet Zargana'm vardı. Eve girdiğimde balık yiyeyecek halim kalmamıştı. Üzerimde Lüfer yakalamanın mutluluğundan oluşan rehavet vardı, o rehavete yenik düştüm ve mışıl mışıl uyudum. Ertesi gün balıkları ayıkladım ve arkadaşıma hediye ettim.



    Bu senenin ilk uzun olta ile Lüfer avım bu şekilde sonuçlandı ve çok mutluydum. Yazı biraz uzun oldu, umarım sıkıcı olmamıştır.



    Herkesin bu mutluluğu yaşaması ve her zaman rast gelmesi dileklerimle. sağlıcakla kalın…

    [​IMG]




    .
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 18 Ekim 2014
    Ogiveogi, hunter, Emreomem ve 14 kişi daha bunu beğendi.
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.176
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Konuştuğun gibi yazmışsın Süleyman, hepsini okudum.
    Eksik aradım bulamadım.:)

    Burada da lüfer var üstüne de zargana sıkıntısı var.
    Afiyet kikkoman olsun. Sen sevmedin ama kikkoman şekerden iyidir.
     
    TekAdam bunu beğendi.
  4. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.228
    Beğeniler:
    2.570
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Eksik kalmasın diye hafızayı epeyce zorladım abi, arada atladığım olmuştur ama buna da şükür

    Zargana varsa Lüfer yok, Lüfer yoksa Zargana çok oluyor abi ;)

    Kikkoman'ı yemeye başladım, yavaş yavaş damak tadı oluşuyor, sanırım uzun yıllar tüketeceğim bir sos olarak dolabımda yerini alacak :D:D
     
  5. Kasırgaemre

    Kasırgaemre Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    20 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    316
    Beğeniler:
    101
    Tebrikler süleyman abi afiyet olsun
     
    TekAdam bunu beğendi.
  6. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.176
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Bir zamanlar kikkoman almak için iş uydurup Japonya'ya giderdim


    Sent from my iPhone using Tapatalk
     
    TekAdam bunu beğendi.
  7. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.228
    Beğeniler:
    2.570
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Sağol Emre'cim, teşekkür ederim :)

    Balıkları arkadaşıma verdim, eşiyle birlikte afiyetle yemişlerdir ;)
     
  8. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.228
    Beğeniler:
    2.570
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Zaman hızlı akıp gidiyor abi, şimdi bakkallarda bile var

    Bu arada iPhone almışsın ve Tapatalk kullanıyorsun, hayırlı olsun :D:D:D:D
     
  9. Horozbina

    Horozbina Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2012
    Mesajlar:
    2.149
    Beğeniler:
    3.176
    Şehir:
    Tekirdağ / İstanbul / Ören
    Biliyorsun benim buradaki interneti, poyraz ve imbattan etkileniyor, şimdi yine bağlandı.
    Takatukayı epeydir kullanıyorum. Mecburen.
    Kamerası bozuk telefon da hala duruyor. Denize düşme durumuna karşılık tekneyle balığa gittiğimde diğer hattı olan emektarla gidiyorum.
    Birinin de batmaz yelek vermesini pek o kadar beklemiyorum. Can değil Iphone önemli.:D Alım vergileri de arttı.
    Iphonu ben almadım verdiler. Beleş telefon kalamardan tatlıdır, kadim bir kızılderili sözü.
     
    TekAdam bunu beğendi.
  10. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.228
    Beğeniler:
    2.570
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Biliyorum abi, senin orası bazen Kervansaray bazen de kerbela oluyor. Dilerim her zaman Kervansaray olur

    Son söze bayıldım :D:D:D
     
  11. bahadirbalkan

    bahadirbalkan Yeni Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    19 Eylül 2014
    Mesajlar:
    23
    Beğeniler:
    17
    Şehir:
    antalya-kaş
    Tebrikler usta :)
    kısmette 1-2 veya 5 olsun;yeter ki oltanın ucunda olsun :)
    sonuçta; parmaklarında hissedip; yüreğinde o kan pompalamasını yapıyorsa o gün av; bizlerden daha mutlusu olamaz :)
    daha büyükleri nasip olur inşallah :)
     
    TekAdam bunu beğendi.