Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

ATATÜRK KÖŞESİ

Ersin

Daimi Üye
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
2,374
Tepkime puanı
164
Puanları
63
Konum
Çorum
Adı
Ersin M.Karaketir
Kan Grubu
A Rh Negatif
YIKIN HEYKELERİMİ!



Ey milletim,
Ben Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hala "en hakiki mürşit" değilse ilim
Kurusun damağım dilim,
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi...



Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer...
"Prangalı kalsın" diyorsanız, köleler...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi...



Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağ'a taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi...



Yetmediyse acısı şiddetin, savaşın,
Anlamı kalmadıysa
"Yurtta sulh dünyada barış”ın,
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi...



Özlediyseniz fesi, peçeyi,
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi,
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten,
Şifa buluyorsanız
Muskadan, üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi...



Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek...
"Kara çarşafa girsin" diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek...
Diyorsanız ki, "okumasın
kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız..."
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...



Fazla geldiyse size, hürriyet, Cumhuriyet...
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın, sultanın...
Hala önemini anlayamadıysanız
"Ulus" olmanın
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin Şeyhülislamın...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
RAHAT BIRAKIN BENİ

 

Erhan41

Aktif Üye
Katılım
3 May 2010
Mesajlar
344
Tepkime puanı
25
Puanları
28
Yaş
65
Konum
İzmit
Adı
Erhan ALKAN
ATATÜRK' TEN SON MEKTUP

Siz beni hala anlayamadınız
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da
Hep tutturmuş yıl 1919 Mayıs’ın 19’u diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyorsunuz
Mustafa Kemal’ i anlamak bu değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık
Bırakın rahat etsin anılarda şehitlerde
Siz bana, neler yaptınız!ondan haber veriniz
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal’ i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal’ in ülküsü sadece söz değil

Bana muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan
Kuru söz değil iş istiyorum anladınız mı?
Mustafa kemali anlamak avunmak değil
Mustafa kemelin ülküsü sadece söz değil

Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda
Hala oturmuş 10 kasımlarda bana ağlıyorsunuz
Uyanın artık diyorum,uyanın, uyanın
Uluslar fethine çıkıyor dünyaların
Mustafa kemeli anlamak göz boyamak değil
Mustafa kemelin ülküsü sadece söz değil

Beni seviyorsanız eğer, anlıyorsanız
Laboratuarlarda sabahlayın kahvelerde değil
Bilim ağarsın saçlarınızı , kitaplar
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa kemali anlamak ağlamak değil
Mustafa kemal ülküsü sadece söz değil

Demokrasiyi getirmiştim size özgürlüğü
Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen
Mustafa kemali anlamak işitmek değil
Mustafa kemal ülküsü sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan bu canım vatan sizden çalışmak ister.
Paydos öğünmeye paydos avunmaya yeter, yeter
Mustafa kemali anlamak aldatmak değil
Mustafa kemal ülküsü sadece söz değil.

HALİM YAĞCIOĞLU
 

Ersin

Daimi Üye
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
2,374
Tepkime puanı
164
Puanları
63
Konum
Çorum
Adı
Ersin M.Karaketir
Kan Grubu
A Rh Negatif
1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ
"Atatürk" hitabını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış* Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2.EN SEVDİĞİ YEMEK
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

4.BAŞ UCU KİTABI "ÇALIKUŞU" YDU
Binlerce kitabi vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin`in unlu Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır* her gün rasgele bir yerinden acar* birkaç sayfa okurdu.

5.KABUL SALONUNDAKİ AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fob" adini verdiği köpeği* Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

6.TAM BİR SALON ADAMI
En sevdiği dans valstı. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına onculuk edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

8.DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

9.ÖLÇÜLERİ
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46`ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

10.RUMELİ ŞİVESİ
Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

11.HAZİN BİR HİKAYE
Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor* çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI
Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur* günün ilk kahvesini sigarasını içerdi.Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
Evinde *çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

16.HOŞ GÖRÜLÜ LİDER
Koylunun birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli yanmış*"Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

17.SİGARA PAZARLIĞI
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş* Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım".

18.BU NASIL HALKÇILIK?
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti.Kondüktörü n milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş* "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.

19.LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!
İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak demektir hocam*adam olmak!"

20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

21.YABANCI DİLE MERAKI
Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca`yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

22.FASULYESİNE POKER
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı.Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: " T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar".

25.BİR RİCASI BAŞ AÇTIRDI
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış* "Hafız Hanim benim hatırım için basındaki örtüyü acar misin?" diye sormuştu. Kadın bas örtüsünü açarak * Atatürk`un önünde eğildi ve ellerini öptü.

26.BİLARDO VE YÜZME
Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner * yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

27.EN BAŞARILI DERS
Eğitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca surdu.

28.YAĞCILARA GEÇİT YOK
Yağcılığa çok kızardı Bir aksam sofrası da kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.

29.SON YILBAŞI GECESİ
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

30.KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK
Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`de özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı
 

Ersin

Daimi Üye
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
2,374
Tepkime puanı
164
Puanları
63
Konum
Çorum
Adı
Ersin M.Karaketir
Kan Grubu
A Rh Negatif
ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı...
Böbreklerinden.
Vuruldu...
Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.

Evet...
Mustafa Kemal Atatürk bu.

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
ibaret değil çünkü... Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş...
Bunu anlatın.
Direnen...
Teslim olmayan ruhu anlatın.

Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten.
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.

Yürek dediğin...
Sadece organ değil arkadaş.
Bunu anlayın!!!

Izmir kurtulmus, çok tatli bir yorgunluk, Ankara`ya hareket edecekler...
Trene binerler ve kompartimana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk`ün
kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini
yikamaktadir. Yaveri: `Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye
böylesiniz`, der. `Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi
unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
uyumadim kalktim`, der. Yaveri: `Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
hemen size bir yastikla battaniye getirirdik`, der. Ve bir ülke kurtarmaktan
dönen komutan tarihi bir cevap verir:`Geç fark ettim, hepiniz en az benim
kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
milletimin rahat uyumasi`.

ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?
 

Cahil Peri

Yeni Üye
Katılım
1 May 2010
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Adı
Ada Bahar
Ellerinize sağlık arkadaşlar, ne güzel olmuş Ersincim paylaşımların. Şu son ay M.kemal Atatürk ve hayatı hakkında daha detaylı araştırma yapıyor, okuyor ve izliyorum. Ilgili tam 5 kitap okuyup 4 belgesel izledim ve zaman zaman hayrete düşerek gördüm ki, her bir eser bir puzzle parçası gibi birbirini tamamlıyor ve toplamında oldukça detaylı ve keyifli bir birikim ortaya çıkıyordu. Ancak doğal olarak biribirlerine eskik yada fazla kaldıkları çok açı da meydana geliyordu. Ancak bu açı, yazarın kitabı ''ne için'' yazdığı sorusuna bağlı olarak, olguyu atlama ve detaylandırma hakkına sahip olduğundan belli olaylar hariç bir yanlışlık yaratmıyordu. Bu nedenle de genelde birşeyi öğrenmek istemeniz yetmiyor, önce kaynağın kendisini araştırıp, bilmeniz ondan sonra okuyup izlemeniz gerekiyor. Bu nedenle her kalemi incelemek durumunda kalıyorsunuz, ben de elimden geldiğince bu bilgileri bu kaynak çokluğunda harmanlayarak paylaşmak isterim.
 

Tolga

Daimi Üye
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
718
Tepkime puanı
69
Puanları
28
Yaş
43
Konum
ISTANBUL
Adı
Tolga Özgür
Bursa Nutku

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
 

selçuk

Aktif Üye
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
273
Tepkime puanı
20
Puanları
18
Yaş
50
Adı
SELÇUK DİNÇ
ATATÜRK VE İLİMİZ

BALIKESİR HUTBESİ;



Atatürk'ün Balıkesir'i ziyaretleri 7 kez oldu. Bunlardan ilki, 6 Şubat 1923'te gerçekleşti. İzmir'den trenle Balıkesir’e gelen Mustafa Kemal Paşa'nın beraberinde eşi ve Kâzım Karabekir Paşa ile diğer zevat bulunuyordu.

Milli Kuvvetler Caddesi üzerine serilen halılar ve devasa taklarla süslenen cadde boyunca halkı selamlayarak Belediye binasına gitti ve burada yapılan geçit törenini izledi.

Balıkesir Gazi Mustafa Kemal Paşayı büyük bir sevgi ve coşku ile kucakladı. Pasa geceyi Sacitzade Mahmut Bey'in evinde geçirdi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılırken Mustafa Kemal Atatürk halkla içice olmayı ,memleketin esas sahipleri ile birlikte hareket etmeyi ilke edindigi icin olsa gerek ,zor koşullarda ülkeyi "Emperyalistler"den temizleyerek Bizlere emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmustur.

Mustafa Kemal Atatürk sürekli Anadolu'yu dolasarak, halkinin yaninda olmus, sorunlarini dinlemis, Cumhuriye'tin kurulmasina yardimci olduklari gibi korumalarini da istemistir.

Nitekim,7 Şubat 1923 günü öğleyin Paşa Camii'nde okunan mevlidden sonra minbere çıkarak yaptığı konuşmada da bu konulara değinmistir.

"Balıkesir Hutbesi" diye anılan bu konuşmasında "Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun" diyerek söze başladı ve kurulacak yeni devletin temel esasları ile devrimler ve cumhuriyete ışık tutan mesajlar verdi.

Atatürk, Zagnos Pasa Cami Hutbe'sin de cemaata söyle seslenmistir:

“ Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir. İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.

Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman
insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.
Kaynakça:
Türkiye Cumhuriyetinin 75. Yılında BALIKESİR,Balıkesir Valiliği 1999